İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2457 E. 2017/4651 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük müşavirliği↗ rücuen tazmin↗ ba beyannamesi↗ davanın konusu↗ ihtar↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan gümrük müşavirinin hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda beyanname tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde kusuru ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının gümrük müşavirliğini yapan davacının düzenlediği beyannamenin farklı GTİP sınıfında olması gerektiğinden bahisle gümrük idaresi tarafından tahakkuk ettirilen ek vergi ve faizlerin tahsili için başlatılan takibe vergi mükellefinin itirazının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin rücuen tazminin amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği gümrük müşavirinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı açıkça ödediği cezaların işbu davanın konusu olmadığını, ek vergi ve faizlerinin takibe ve davaya konu edildiğini belirtmiştir. Bu durumda, vergilerin sorumluluğunun kaideten ithalatçı mal sahibine ait olduğu nazara alınmalıdır. Davalı, davacı tarafından dava konusu ek vergi tahakkuklarının itiraz ve dava konusu yapılması konusunda kendisine bir ihtarda bulunmadığını, dava açılması halinde bu davaların kazanılabileceğini savunmuştur. Bu durumda, mahkemece davacının sadece vergi ve faizlerini talep ettiği ve kural olarak vergilerden davalının sorumlu olduğu nazara alınıp, dava konusu ek vergi tahakkuklarının neden yapıldığı ve neye dayalı olduğu, ek vergi tahakkukuna konu emtiada alınması gereken verginin ne olduğu, ek tahakkuka kimin sebebiyet verdiği, bu ek vergi tahakkuklarında davacının eyleminin etkisinin ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken sadece gümrük idaresi tarafından kesilen ceza yönünden araştırma yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12984 E. 2012/4048 K.
Ortak:ba beyannamesi · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan «gümrük müşavirinin» hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda «beyanname» tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde «kusuru» ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalının «gümrük müşavirliğini» yapan davacının düzenlediği «beyannamenin» farklı GTİP sınıfında olması gerektiğinden bahisle gümrük idaresi tarafından tahakkuk ettirilen ek vergi ve faizlerin tahsili için başlatılan takibe vergi mükellefinin itirazının iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, GTİP numarasının «gümrük beyannamesine» doğru yazılmasının davalının sorumluluğu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmış olup, uyuşmazlık esas itibariyle davalının iddia edilen eylem nedeni ile bir «kusuru» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık özel bilgiyi gerektirdiğine göre, mahkemece gümrükleme işlemlerinden anlayan bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak ileri sürülen işlemin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından yapılmış ise davalının bir «kusuru» bulunup bulunmadığı, davalının savunmaları da karşılanmak suretiyle tespit ettirilerek neticesine göre karar vermek gerekirken, gümrükleme hususunda ne şekilde uzm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gümrük beyannamesi · hizmet alım sözleşmesi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, GTİP numarasının «gümrük beyannamesine» doğru yazılmasının davalının sorumluluğu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmış olup, uyuşmazlık esas itibariyle davalının iddia edilen eylem nedeni ile bir «kusuru» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık bu niteliğine göre özel bilgiyi gerektirir nitelikte bir uyuşmazlık olup nitekim yerel mahkemece de bu husus kabul edilerek «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
Uyuşmazlık özel bilgiyi gerektirdiğine göre, mahkemece gümrükleme işlemlerinden anlayan bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak ileri sürülen işlemin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından yapılmış ise davalının bir «kusuru» bulunup bulunmadığı, davalının savunmaları da karşılanmak suretiyle tespit ettirilerek neticesine göre karar vermek gerekirken, gümrükleme hususunda ne şekilde uzm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7528 E. 2013/10518 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · ba beyannamesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan «gümrük müşavirinin» hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda «beyanname» tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde «kusuru» ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalının «gümrük müşavirliğini» yapan davacının düzenlediği «beyannamenin» farklı GTİP sınıfında olması gerektiğinden bahisle gümrük idaresi tarafından tahakkuk ettirilen ek vergi ve faizlerin tahsili için başlatılan takibe vergi mükellefinin itirazının iptali istemine ilişkindir.
… kişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin «rücuen tazminin» amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği «gümrük müşavirinin» sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu · illiyet bağı · hizmet sözleşmesi · ifa · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı gerçek kişi hakkındaki davanın «husumetten», diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmesine ve davalılar hakkındaki davaların reddinin farklı sebeplere dayanmasına rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 ve 7/2 maddelerine uygun şekilde davalı ... hakkındaki davanın reddinden dolayı 1.000 TL, diğer davalı hakkındaki davanın reddi nedeniyle de 2.400 TL «vekalet ücreti» tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9458 E. 2015/10283 K.
Ortak:gümrük müşavirliği
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan «gümrük müşavirinin» hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda «beyanname» tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde «kusuru» ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalının «gümrük müşavirliğini» yapan davacının düzenlediği «beyannamenin» farklı GTİP sınıfında olması gerektiğinden bahisle gümrük idaresi tarafından tahakkuk ettirilen ek vergi ve faizlerin tahsili için başlatılan takibe vergi mükellefinin itirazının iptali istemine ilişkindir.
… kişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin «rücuen tazminin» amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği «gümrük müşavirinin» sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının uzun süre davalı-karşı davacıya «gümrük müşavirliği» hizmeti verdiği, ithal edilen ürünün tarife pozisyonunun farklı tarihlerde farklı GTİP'lerde beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği, davalı-karşı davacının uzun yıllardır ithalatını gerçekleştirdiği ürünün teknik özelliklerini bilmek ve bu konuda «vekalet ilişkisi» içerisinde bulunduğu davacı gümrük müşavirliğini aydınlatarak ürünün doğru GTİP'de beyan edilmesini sağlayacak tüm bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğu, davacı-karşı davalının ürün sahibince kendisine tebliğ edilen vesaiklere göre beyanını düzenleyip gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacının 23/10/2009 tarihli fax mesajı ile davacıyı bilgilendirdiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı-karşı davalının gümrük idaresince kesilen cezadan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle gümrük cezasına karşılık olarak alınan 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 01/03/2010 tarihinde tahsil edilen 19.000,00 TL'lik «çek» bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · bilirkişi ücreti · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının uzun süre davalı-karşı davacıya «gümrük müşavirliği» hizmeti verdiği, ithal edilen ürünün tarife pozisyonunun farklı tarihlerde farklı GTİP'lerde beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği, davalı-karşı davacının uzun yıllardır ithalatını gerçekleştirdiği ürünün teknik özelliklerini bilmek ve bu konuda «vekalet ilişkisi» içerisinde bulunduğu davacı gümrük müşavirliğini aydınlatarak ürünün doğru GTİP'de beyan edilmesini sağlayacak tüm bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğu, davacı-karşı davalının ürün sahibince kendisine tebliğ edilen vesaiklere göre beyanını düzenleyip gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacının 23/10/2009 tarihli fax mesajı ile davacıyı bilgilendirdiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı-karşı davalının gümrük idaresince kesilen cezadan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle gümrük cezasına karşılık olarak alınan 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 01/03/2010 tarihinde tahsil edilen 19.000,00 TL'lik «çek» bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dosyaya bilirkişi raporu sunan üç farklı bilirkişi heyetinin ücretlerinin yarısı davalı-karşı davacı tarafından karşılanmış olup, mahkemece, toplam «bilirkişi ücretinin» yarısı olan 2.250,00 TL'yi davalı-karşı davacı yatırdığı halde bu tutarın tekrar davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması ge …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14983 E. 2013/18937 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · ba beyannamesi · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan «gümrük müşavirinin» hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda «beyanname» tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde «kusuru» ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalının «gümrük müşavirliğini» yapan davacının düzenlediği «beyannamenin» farklı GTİP sınıfında olması gerektiğinden bahisle gümrük idaresi tarafından tahakkuk ettirilen ek vergi ve faizlerin tahsili için başlatılan takibe vergi mükellefinin itirazının iptali istemine ilişkindir.
… kişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin «rücuen tazminin» amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği «gümrük müşavirinin» sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Gümrük Kanunu kapsamında «temsil» «yetkisini» düzenleyen 5. maddeye göre gümrük idarelerinde doğrudan temsilin mümkün olacağı, doğrudan temsilin ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket şeklinde gerçekleşeceği, 225. maddenin 1. maddesinde de dolaylı temsilci ile iş takibinin ön görüldüğü, Gümrük yönetmeliği kapsamında «gümrük müşavirlerinin» beyanlarının beyan sahibini bağlayacağı ve vergilerin tahakkukuna da esas tutulacağının düzenlendiği,dolaylı temsil durumunda 181. maddenin 3. fıkrası uyarınca temsilcisi durumundaki kişi hesabına gümrükte beyanda bulunan kişinin yükümlülüğünün ve aynı yönetmeliğin 698/1 maddesi uyarınca sorumluluğun davalı-karşı davacıda olduğu, Gümrük Kanunu kapsamında gerçek kişi gümrük müşavirlerinin, hesabına beyanda bulunulan kişi ile birlikte gümrük idaresine karşı birlikte «müteselsil sorumlu» olacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte; aynı kanunun 181. maddesi uyarınca vergi ödemeleri bakımından mükellefiyetleri düzenlendiği, anlaşıldığından BK 140 vd. maddeleri kapsamında bir değerlendirme yapılması gerektiği, beyan sahibi gümrük müşavir ile eşya sahibine birlikte «tebligat» yapıldığı, itiraz bakımından davacının gecikmesinden doğan şekilde bir ödemenin gerçekleştiği, ancak davalının da taraflar arasındaki akdi ilişki kapsamında edimini eksiksiz bir şekilde «ifa» etmediği gibi itiraz işlemlerini yapmadığı ve davacı tarafça yatırılan bedelleri geri almadığı, bu yönde başvurusunun bulunmadığı ve yetkisini kullanmadığı asıl dava bakımından 4458 sayılı yasanın 234/1-b maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen ve davacı tarafça ödenen para cezaları bakımından davalı şirketin sorumluluğu bakımından yasal koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne 10.552,95 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, karşı dava yönünden davalının çalışanının ve davalının cevap dilekçelerindeki ikrarları da gözetildiğinde; aksi yasal delillerle kanıtlanamadığından; alacağının bulunmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine, davalı ...’in ise incelenen «beyannamelere» göre imzasının bulunmadığı, müstakilen yetkili sıfatı ile gümrük işlerini yürüttüğüne ilişkin yasal delil sunulmadığı ve kusurunun da saptanamadığı gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» açılan davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava Gümrük İdaresi tarafından davacıya taahhuk ettirilen idari para cezasının «gümrük müşavirliği» şirketi olan davalının kendisine verilen vekaletnamede bu konuda «yetki» bulunmasına rağmen itiraz etmemesi nedeniyle bu yönden uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, davacıya tahakkuk eden idari para cezasının Gümrük İdaresi tarafından davacıya tebliğ edildiği ve davalının vekaletnamesinde bu cezaya itiraz etme «yetkisinin» bulunduğu hususu taraflar arasında ihtilafsızdır.
Davalının «gümrük müşaviri» sıfatıyla yanlış bir işlem yapmadığı da kendisine taahhuk ettirilen cezanın Gümrük İdaresi tarafından itiraz üzerine kaldırılmasıyla anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · pasif husumet yokluğu · ifa · pasif husumet · husumet yokluğu · tebligat · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Gümrük Kanunu kapsamında «temsil» «yetkisini» düzenleyen 5. maddeye göre gümrük idarelerinde doğrudan temsilin mümkün olacağı, doğrudan temsilin ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket şeklinde gerçekleşeceği, 225. maddenin 1. maddesinde de dolaylı temsilci ile iş takibinin ön görüldüğü, Gümrük yönetmeliği kapsamında «gümrük müşavirlerinin» beyanlarının beyan sahibini bağlayacağı ve vergilerin tahakkukuna da esas tutulacağının düzenlendiği,dolaylı temsil durumunda 181. maddenin 3. fıkrası uyarınca temsilcisi durumundaki kişi hesabına gümrükte beyanda bulunan kişinin yükümlülüğünün ve aynı yönetmeliğin 698/1 maddesi uyarınca sorumluluğun davalı-karşı davacıda olduğu, Gümrük Kanunu kapsamında gerçek kişi gümrük müşavirlerinin, hesabına beyanda bulunulan kişi ile birlikte gümrük idaresine karşı birlikte «müteselsil sorumlu» olacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte; aynı kanunun 181. maddesi uyarınca vergi ödemeleri bakımından mükellefiyetleri düzenlendiği, anlaşıldığından BK 140 vd. maddeleri kapsamında bir değerlendirme yapılması gerektiği, beyan sahibi gümrük müşavir ile eşya sahibine birlikte «tebligat» yapıldığı, itiraz bakımından davacının gecikmesinden doğan şekilde bir ödemenin gerçekleştiği, ancak davalının da taraflar arasındaki akdi ilişki kapsamında edimini eksiksiz bir şekilde «ifa» etmediği gibi itiraz işlemlerini yapmadığı ve davacı tarafça yatırılan bedelleri geri almadığı, bu yönde başvurusunun bulunmadığı ve yetkisini kullanmadığı asıl dava bakımından 4458 sayılı yasanın 234/1-b maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen ve davacı tarafça ödenen para cezaları bakımından davalı şirketin sorumluluğu bakımından yasal koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne 10.552,95 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya verilmesine, karşı dava yönünden davalının çalışanının ve davalının cevap dilekçelerindeki ikrarları da gözetildiğinde; aksi yasal delillerle kanıtlanamadığından; alacağının bulunmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine, davalı ...’in ise incelenen «beyannamelere» göre imzasının bulunmadığı, müstakilen yetkili sıfatı ile gümrük işlerini yürüttüğüne ilişkin yasal delil sunulmadığı ve kusurunun da saptanamadığı gerekçesiyle «pasif husumet yokluğundan» açılan davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava Gümrük İdaresi tarafından davacıya taahhuk ettirilen idari para cezasının «gümrük müşavirliği» şirketi olan davalının kendisine verilen vekaletnamede bu konuda «yetki» bulunmasına rağmen itiraz etmemesi nedeniyle bu yönden uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, davacıya tahakkuk eden idari para cezasının Gümrük İdaresi tarafından davacıya tebliğ edildiği ve davalının vekaletnamesinde bu cezaya itiraz etme «yetkisinin» bulunduğu hususu taraflar arasında ihtilafsızdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2457 E. , 2017/4651 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2015 tarih ve 2015/105-2015/972 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği gümrük müşavirliği hizmeti kapsamında davalı adına ithal edilen koku aparatı, parfüm dispenseri, koku dispenseri ürünleri için müvekkilinin beyanname düzenleyerek gümrük işlemlerini tamamladığını, Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce bu işlemden sonra adı geçen ürünlerin küçük ev aletleri statüsünde yer almasına karar verilip gümrük idaresi tarafından davalı adına ek vergi ve para cezası tahakkuk ettirildiğini, uzlaşma sonucu toplam 22.225,60 TL vergi ve cezanın müvekkili tarafından gümrük saymanlığına ödendiğini, bu tutarın vergi ve faize ilişkin 13.225,60 TL tutarındaki kısmı için davalıya borç dekontu düzenlendiğini, davalının bir ödeme yapmaması üzerine aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu, zira belirtilen ürünlerin gümrük işlemlerinin tamamlanmasını müteakip idare tarafından getirilen düzenleme sonucu ek verginin tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, hatalı yapılan müşavirlik hizmetlerinde yasanın mükellef ile birlikte müşaviri de sorumlu tuttuğunu, uzlaşmanın müvekkili tarafından değil, bizzat davacı tarafından istendiğini, davacının, ek tahakkukların hukuka aykırı olduğuna dair itiraz ve dava yoluna gidilmesi gerektiği yönünde bir ihtarının bulunmadığını, ödemeyi kendisinin yapmasının ve sadece vergi ve faizi istemesinin kusurunu kabul ettiği anlamına geldiğini, sonradan yürürlüğe girecek bir düzenlemenin geçmişe yürütülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan gümrük müşavirinin hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda beyanname tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde kusuru ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının gümrük müşavirliğini yapan davacının düzenlediği beyannamenin farklı GTİP sınıfında olması gerektiğinden bahisle gümrük idaresi tarafından tahakkuk ettirilen ek vergi ve faizlerin tahsili için başlatılan takibe vergi mükellefinin itirazının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin rücuen tazminin amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği gümrük müşavirinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı açıkça ödediği cezaların işbu davanın konusu olmadığını, ek vergi ve faizlerinin takibe ve davaya konu edildiğini belirtmiştir. Bu durumda, vergilerin sorumluluğunun kaideten ithalatçı mal sahibine ait olduğu nazara alınmalıdır. Davalı, davacı tarafından dava konusu ek vergi tahakkuklarının itiraz ve dava konusu yapılması konusunda kendisine bir ihtarda bulunmadığını, dava açılması halinde bu davaların kazanılabileceğini savunmuştur. Bu durumda, mahkemece davacının sadece vergi ve faizlerini talep ettiği ve kural olarak vergilerden davalının sorumlu olduğu nazara alınıp, dava konusu ek vergi tahakkuklarının neden yapıldığı ve neye dayalı olduğu, ek vergi tahakkukuna konu emtiada alınması gereken verginin ne olduğu, ek tahakkuka kimin sebebiyet verdiği, bu ek vergi tahakkuklarında davacının eyleminin etkisinin ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken sadece gümrük idaresi tarafından kesilen ceza yönünden araştırma yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/371878000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz