Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9458 E. 2015/10283 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gümrük müşavirliği↗ vekalet ilişkisi↗ bilirkişi ücreti↗ çek↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının uzun süre davalı-karşı davacıya gümrük müşavirliği hizmeti verdiği, ithal edilen ürünün tarife pozisyonunun farklı tarihlerde farklı GTİP'lerde beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği, davalı-karşı davacının uzun yıllardır ithalatını gerçekleştirdiği ürünün teknik özelliklerini bilmek ve bu konuda vekalet ilişkisi içerisinde bulunduğu davacı gümrük müşavirliğini aydınlatarak ürünün doğru GTİP'de beyan edilmesini sağlayacak tüm bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğu, davacı-karşı davalının ürün sahibince kendisine tebliğ edilen vesaiklere göre beyanını düzenleyip gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacının 23/10/2009 tarihli fax mesajı ile davacıyı bilgilendirdiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı-karşı davalının gümrük idaresince kesilen cezadan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle gümrük cezasına karşılık olarak alınan 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 01/03/2010 tarihinde tahsil edilen 19.000,00 TL'lik çek bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl ve birleşen dava yönünden davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak, dosyaya bilirkişi raporu sunan üç farklı bilirkişi heyetinin ücretlerinin yarısı davalı-karşı davacı tarafından karşılanmış olup, mahkemece, toplam bilirkişi ücretinin yarısı olan 2.250,00 TL'yi davalı-karşı davacı yatırdığı halde bu tutarın tekrar davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2457 E. 2017/4651 K.
Ortak:gümrük müşavirliği
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının uzun süre davalı-karşı davacıya «gümrük müşavirliği» hizmeti verdiği, ithal edilen ürünün tarife pozisyonunun farklı tarihlerde farklı GTİP'lerde beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği, davalı-karşı davacının uzun yıllardır ithalatını gerçekleştirdiği ürünün teknik özelliklerini bilmek ve bu konuda «vekalet ilişkisi» içerisinde bulunduğu davacı gümrük müşavirliğini aydınlatarak ürünün doğru GTİP'de beyan edilmesini sağlayacak tüm bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğu, davacı-karşı davalının ürün sahibince kendisine tebliğ edilen vesaiklere göre beyanını düzenleyip gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacının 23/10/2009 tarihli fax mesajı ile davacıyı bilgilendirdiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı-karşı davalının gümrük idaresince kesilen cezadan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle gümrük cezasına karşılık olarak alınan 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 01/03/2010 tarihinde tahsil edilen 19.000,00 TL'lik «çek» bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan «gümrük müşavirinin» hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda «beyanname» tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde «kusuru» ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalının «gümrük müşavirliğini» yapan davacının düzenlediği «beyannamenin» farklı GTİP sınıfında olması gerektiğinden bahisle gümrük idaresi tarafından tahakkuk ettirilen ek vergi ve faizlerin tahsili için başlatılan takibe vergi mükellefinin itirazının iptali istemine ilişkindir.
… kişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin «rücuen tazminin» amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği «gümrük müşavirinin» sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · ba beyannamesi · davanın konusu · ihtar · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çalışanı olan «gümrük müşavirinin» hatalı beyanı üzerine idarenin cezai işlem tesis ettiği, müşavirin mesleği gereği güncel mevzuat doğrultusunda «beyanname» tanzim etmesi ve mükellefin haklarını koruması gerektiği, gerekli özeni göstermediği hallerde zarardan sorumlu olacağı, görev ve sorumluluğu kapsamındaki iş ve işlemlerde «kusuru» ile verdiği zararı davalıya yansıtamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, davacı tarafından «dava konusu» ek vergi tahakkuklarının itiraz ve dava konusu yapılması konusunda kendisine bir «ihtarda» bulunmadığını, dava açılması halinde bu davaların kazanılabileceğini savunmuştur.
Dava, davalının «gümrük müşavirliğini» yapan davacının düzenlediği «beyannamenin» farklı GTİP sınıfında olması gerektiğinden bahisle gümrük idaresi tarafından tahakkuk ettirilen ek vergi ve faizlerin tahsili için başlatılan takibe vergi mükellefinin itirazının iptali istemine ilişkindir.
… kişi raporu alınmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun "Tespit Edilen Hususlar" başlığı altında; işbu davada davacının katlandığı ve ödediği cezaya ilişkin «rücuen tazminin» amaçlandığı, "Sonuç" kısmında da, hatalı GTİP beyanı ile cezai müeyyidenin uygulandığı, davacının gümrük idaresi tarafından verilen cezadan sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda hatalı GTİP beyanı nedeniyle cezai müeyyidenin uygulandığının anlaşıldığı, bu husustan mesleği gereği «gümrük müşavirinin» sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7528 E. 2013/10518 K.
Ortak:gümrük müşavirliği · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının uzun süre davalı-karşı davacıya «gümrük müşavirliği» hizmeti verdiği, ithal edilen ürünün tarife pozisyonunun farklı tarihlerde farklı GTİP'lerde beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği, davalı-karşı davacının uzun yıllardır ithalatını gerçekleştirdiği ürünün teknik özelliklerini bilmek ve bu konuda «vekalet ilişkisi» içerisinde bulunduğu davacı gümrük müşavirliğini aydınlatarak ürünün doğru GTİP'de beyan edilmesini sağlayacak tüm bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğu, davacı-karşı davalının ürün sahibince kendisine tebliğ edilen vesaiklere göre beyanını düzenleyip gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacının 23/10/2009 tarihli fax mesajı ile davacıyı bilgilendirdiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı-karşı davalının gümrük idaresince kesilen cezadan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle gümrük cezasına karşılık olarak alınan 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 01/03/2010 tarihinde tahsil edilen 19.000,00 TL'lik «çek» bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özen borcu · ba beyannamesi · illiyet bağı · hizmet sözleşmesi · ifa · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'in davacıyla sözleşmesi olmadığı, diğer davalı nezdinde «gümrük müşaviri» olarak çalıştığı, bu davalıya «husumet» düşmeyeceği, diğer davalıyla gümrük müşavirliği «hizmet sözleşmesi» olduğu, davalı şirketin edimini «özen borcu» çerçevesinde «ifa» etmesi gerektiği, alınan raporda özen borcunun ihlal edilmediğinin açıklandığı, davacının ithal ettiği eşyalarla ilgili olarak kendisine vermiş olduğu belgelerde belirtilen kodları kullanmak suretiyle «beyannameleri» düzenlediği, bu beyannameleri düzenlerken bağlayıcı tarife bilgisi almak için Gümrükler Genel Müdürlüğüne başvurmasının zorunlu olmadığı, yasal ve sözleşmesel mecburiyetinin bulunmadığı, bağlayıcı tarife bilgisinin her ithalatta ve her durumda alınmadığı, özel durumlarda gerekirse alındığı, esasen böyle bir başvuruda yaklaşık 5 ay beklenileceği, ivedilikle ithalatın gerçekleştirileceği durumlarda uygun olmadığı, davalının düzenlediği beyannamelerde davacının verdiği faturalarda yer alan GTİP kodlarını kullandığı, davalının düzenlendiği beyannamelerdeki kodların gerçeğe uygun olmadığının tespiti sonrasında verilen ceza ile ek vergi tahakkuku ile davalı edimi arasında «illiyet bağı» bulunmadığı, vergi mahkemesi kararlarının da davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı gerçek kişi hakkındaki davanın «husumetten», diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmesine ve davalılar hakkındaki davaların reddinin farklı sebeplere dayanmasına rağmen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 ve 7/2 maddelerine uygun şekilde davalı ... hakkındaki davanın reddinden dolayı 1.000 TL, diğer davalı hakkındaki davanın reddi nedeniyle de 2.400 TL «vekalet ücreti» tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12984 E. 2012/4048 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gümrük beyannamesi · hizmet alım sözleşmesi · ba beyannamesi · bilirkişi incelemesi · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, GTİP numarasının «gümrük beyannamesine» doğru yazılmasının davalının sorumluluğu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «hizmet alım sözleşmesinden» kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olarak açılmış olup, uyuşmazlık esas itibariyle davalının iddia edilen eylem nedeni ile bir «kusuru» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık özel bilgiyi gerektirdiğine göre, mahkemece gümrükleme işlemlerinden anlayan bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak ileri sürülen işlemin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından yapılmış ise davalının bir «kusuru» bulunup bulunmadığı, davalının savunmaları da karşılanmak suretiyle tespit ettirilerek neticesine göre karar vermek gerekirken, gümrükleme hususunda ne şekilde uzm …
Uyuşmazlık bu niteliğine göre özel bilgiyi gerektirir nitelikte bir uyuşmazlık olup nitekim yerel mahkemece de bu husus kabul edilerek «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3355 E. 2011/14671 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıplı ifa · müddeabih · hizmet sözleşmesi · ispat yükü · ifa · eksik inceleme · ibraz · temsil
Benzer bu karardaBu ilke ışığında, davaya konu gümrük hizmetinin «ayıplı ifa» edildiğini ileri süren davacının, bu iddiasını «ispat yükünün» kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir.
Ayrıca, davalı taraf savunmasında, gümrük işlemlerinde emtiayı «temsil» eden “gümrük tarife istatistik pozisyonu” (GTİP) numarasının gümrük hizmeti alan davacı tarafından tespit edildiğini ve davacı yükümlülüğünde olan bu bildirime dayalı olarak kendisi tarafından işlemlerin yapıldığını savunmuş olup, hatalı olduğu gümrük idaresince tespit edilen numaranın davacı tarafından TSE belgesi alınırken de kullanıldığını ileri sürerek anılan belgenin suretini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Oysa, TMK’nun 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri «müddeasını» ispata mecburdur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9303 E. 2018/1919 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zayi belgesi · tacir sıfatı · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · zayi · taraf ehliyeti · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı ...'nin 82/7. maddesine göre «zayi belgesi» verilmesine ilişkin davanın «tacirler» tarafından açılabileceği, davacının mali müşavir olduğu, «tacir sıfatına» haiz olmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı, gerekçesiyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9458 E. , 2015/10283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/04/2014
NUMARASI 2011/184-2014/76
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2014 tarih ve 2011/184-2014/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili şirketin uzun süredir davalı şirkete gümrük müşavirliği hizmeti verdiğini, en son SIFI S. E. IND. Farm. İta. Spa firmasından ithal edilen B. S. 40 ml isimli ürününün H. Gümrük Müdürlüğünün 14/12/2009 tarih ve 219169 sayılı beyannamesi ile tescil edildiğini, söz konusu malların 2006 ve 2007 yıllarında “kozmetik ürünü” olarak beyan edilip %20 özel tüketim vergisi ödenerek ithal edildiğini, 2008 ve 2009 yıllarında aynı ürünün davalının bildirimi üzerine “sağlık ürünü” olarak beyan edilip özel tüketim vergisi ödenmeden ithal edildiğini, söz konusu ürünün 16/12/2009 tarihinde gümrük kimyahanesine sevk edilerek “kozmetik ürünü” olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davalı şirketin ceza ödemek zorunda kaldığını, davalının Beyoğlu 31.
Noterliğinden gönderilen 28/12/2009 tarihli 53299 yevmiye nolu ihtarname ile sözkonusu ürünün farklı nitelikte beyan edilmesinden kaynaklanan zararın müvekkili firmaya ait olacağını iddia ettiğini, daha sonra firma çalışanını yanıltarak 28/02/2010 tarihli 19.000,00 TL bedelli çeki ödedikleri cezadan mahsup edeceklerini bildirdiklerini, oysaki olası vergi ve cezaların müvekkili firmaya yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından müvekkili firmayı bilgilendirici bir belgenin ibraz edilmediği gibi herhangi bir uyarının da yapılmadığını ileri sürerek G. […] şubesinin 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin bedelinin ödenmesi durumunda bedelin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin İtalyan üreticiden ithal edilen ürünlerin Türkiye'de gümrük işlemlerinin yapılması için davacı ile 2006 yılından bu yana çalışmakta olduğunu, davaya konu olan ithalatın müvekkili tarafından satışı yapılan B. S. 40 ml isimli ürünle ilgili olduğunu, bu ürünün Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nün 03/09/2003 tarihli 2003/52 sayılı izin belgesi çerçevesinde “ara ürün” vasfındayken 22/09/2009 tarihinde “kozmetik ürün" olarak vasıflandırıldığını, dava konusu ithalat işinden 2 ay önce ürün vasfının değiştirilmiş olduğunun davacı şirkete 23/10/2009 tarihinde hem yazılı hem de sözlü olarak bildirildiğini, böyle olduğu halde davacı şirketin gümrük müşaviri imzasıyla H.Gümrük Müdürlüğü'ne verilen 14/12/2009 tarihli beyannamede sözkonusu ürünün hatalı olarak beyan edilmesi nedeniyle 31/12/2009 tarihinde müvekkili aleyhine 29.400,00 TL gümrük cezası kesilip cezanın ödendiğini, sözkonusu gümrük cezasına mahsuben davacı tarafından dava konusu edilen çekin müvekkiline verildiğini ileri sürerek asıl davanın reddi ile 10.400,00 TL'nin reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının uzun süre davalı-karşı davacıya gümrük müşavirliği hizmeti verdiği, ithal edilen ürünün tarife pozisyonunun farklı tarihlerde farklı GTİP'lerde beyan edilerek ithalatının gerçekleştirildiği, davalı-karşı davacının uzun yıllardır ithalatını gerçekleştirdiği ürünün teknik özelliklerini bilmek ve bu konuda vekalet ilişkisi içerisinde bulunduğu davacı gümrük müşavirliğini aydınlatarak ürünün doğru GTİP'de beyan edilmesini sağlayacak tüm bilgi ve belgeleri vermekle yükümlü olduğu, davacı-karşı davalının ürün sahibince kendisine tebliğ edilen vesaiklere göre beyanını düzenleyip gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, davalı-karşı davacının 23/10/2009 tarihli fax mesajı ile davacıyı bilgilendirdiğini ispat edemediği, bu nedenle davacı-karşı davalının gümrük idaresince kesilen cezadan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle gümrük cezasına karşılık olarak alınan 28/02/2010 tarihli 8034102 nolu 19.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile 01/03/2010 tarihinde tahsil edilen 19.000,00 TL'lik çek bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl ve birleşen dava yönünden davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak, dosyaya bilirkişi raporu sunan üç farklı bilirkişi heyetinin ücretlerinin yarısı davalı-karşı davacı tarafından karşılanmış olup, mahkemece, toplam bilirkişi ücretinin yarısı olan 2.250,00 TL'yi davalı-karşı davacı yatırdığı halde bu tutarın tekrar davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmişse de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, asıl ve birleşen dava yönünden davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının davalı-karşı davacıya bilirkişi ücreti yükleyen (3) nolu bendinde yer alan ''4.500,00 TL'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''2.250,00 TL'' ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127657000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz