Haksız fesih
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7999 E. 2013/10131 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız fesih↗ zamanaşımı defi↗ fesih↗ yönetim kurulu kararı↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıllık
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların işlem tarihindeki hukuki durumları itibariyle eylemlerinin BK'nun 41. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda BK. 60. maddesindeki bir yıllık ve on yıllık azami zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerekeceğinden, eylem tarihi 04/05/2000 olup dava tarihi olan 26/05/2010 tarihi itibariyle on yıllık azami zamanaşımı süresinin geçtiği
gerekçesiyle, davalılar vekilinin zamanaşımı definin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülga TTK'nın 341. maddesine dayalı, yönetim kurulu üyelerine karşı açılan sorumluluk davasıdır. Mülga TTK'nın 340. maddesi delaletiyle uyuşmazlıkta uygulanacak olan aynı Yasanın 309. maddesine göre; zamanaşımı zararın ve sorumlu olan kişinin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren 5 yıl olup, somut uyuşmazlıkta zararı doğuran fiil davalı Yönetim Kurulu üyelerinin 04/05/2000 tarihli haksız fesih kararı olduğuna göre, zararı doğuran fiilden dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın açıklanan bu gerekçeyle reddi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan kararın gerekçesi değiştirilerek HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12408 E. 2011/5239 K.
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirket adına açılmış bir dava bulunmadığından davacı ortağın aktif dava «ehliyetini» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7835 E. 2013/8475 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı bir yıllık
İncelediğiniz kararda60. maddesindeki bir yıllık ve on yıllık azami «zamanaşımı» sürelerinin uygulanması gerekeceğinden, eylem tarihi 04/05/2000 olup dava tarihi olan 26/05/2010 tarihi itibariyle on yıllık azami zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle, davalılar vekilinin «zamanaşımı definin» kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 340. maddesi delaletiyle uyuşmazlıkta uygulanacak olan aynı Yasanın 309. maddesine göre; «zamanaşımı» zararın ve sorumlu olan kişinin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren 5 yıl olup, somut uyuşmazlıkta zararı doğuran fiil davalı Yönetim Kurulu üyelerinin 04/05/2000 tarihli «haksız fesih» kararı olduğuna göre, zararı doğuran fiilden dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın açıklanan bu gerekçeyle reddi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan kararın gerekçesi değiştirilerek HUMK'nun 438/«son» maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… fiilin gerçekleşme tarihinden itibaren ... yıl geçmekle talebin zaman aşımına uğrayacağı, çeklere dayalı takibin .../06/2004 tarihinde başlatıldığı, ceza dosyasında «şikayetin» 31/05/2004 tarihinde gerçekleştiği, davacının zararı ve sorumlusunu en geç Asliye Ceza Mahkemesine şikayetin gerçekleştiği tarihte öğrendiği gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Farklı:şikayet
Benzer bu kararda… fiilin gerçekleşme tarihinden itibaren ... yıl geçmekle talebin zaman aşımına uğrayacağı, çeklere dayalı takibin .../06/2004 tarihinde başlatıldığı, ceza dosyasında «şikayetin» 31/05/2004 tarihinde gerçekleştiği, davacının zararı ve sorumlusunu en geç Asliye Ceza Mahkemesine şikayetin gerçekleştiği tarihte öğrendiği gerekçesiyle davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16856 E. 2015/1954 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava, mülga TTK'nın 341. maddesine dayalı, «yönetim kurulu» üyelerine karşı açılan sorumluluk davasıdır.
Mülga TTK'nın 340. maddesi delaletiyle uyuşmazlıkta uygulanacak olan aynı Yasanın 309. maddesine göre; «zamanaşımı» zararın ve sorumlu olan kişinin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren 5 yıl olup, somut uyuşmazlıkta zararı doğuran fiil davalı Yönetim Kurulu üyelerinin 04/05/2000 tarihli «haksız fesih» kararı olduğuna göre, zararı doğuran fiilden dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın açıklanan bu gerekçeyle reddi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan kararın gerekçesi değiştirilerek HUMK'nun 438/«son» maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava konusu eylemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi atfıyla limted şirketi «temsile» yetkili müdürlerin sorumluluğunun belirlenmesinde aynı yasanın «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.Anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen «yönetim kurulu» üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Somut olayda, davacı vekilince hükmedilecek tazminatın müvekkili olan davacıya ödenmesi talep edilmiş olup mahkemece bu husus nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın HMK'nın 3. maddesi delaletiyle mülga HUMK'nın 438/«son» madde ve fıkrası uyarınca onanması gerekmiştir.
Farklı:dolaylı zarar · anonim şirket · limited şirket · temsil · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava konusu eylemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi atfıyla limted şirketi «temsile» yetkili müdürlerin sorumluluğunun belirlenmesinde aynı yasanın «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.Anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen «yönetim kurulu» üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Dava, «limited şirketi» «temsile» yetkili müdürün sorumluluğuna ilişkindir.
Ancak; «dolaylı zarara» sebebiyet veren eylemler nedeniyle şirket ortağı tarafından alacak isteminde bulunulması halinde, TTK'nın 340, 309. maddeleri uyarınca dava sonucunda hükmedilecek tazminatın zarar verilen şirket yararına hükmedilmesi yönünde talepte bulunulmalıdır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16640 E. 2014/503 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Onama ↔ benzerinde Ret
Farklı:ibra · maddi hata · tazminat davası
Benzer bu kararda2- Ancak Dairemizin 08.05.2013 tarihli bozma ilamının gerekçe bölümünde “Dava, TTK’nun 341. maddesi uyarınca açılmış «tazminat davası» olup…” ibaresi yerine sehven “TTK’nun 309. maddesi uyarınca…” ibaresinin yazılması «maddi hata» niteliğinde olup, HUMK.nun 459. maddesi gereğince her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan bozma kararında belirtilen “…TTK’nun 309. maddesi uyarınca açılmış tazmi …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yönetimin «ibra» edildiği, davacı tarafın davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7999 E. , 2013/10131 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 tarih ve 2011/290-2011/752 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Niğde Pazarlama ve Dağıtım Baş Müdürlüğü Çiftlik İlçesi Toptan Satıcılık Sözleşmesinin iptali nedeniyle müvekkili idare aleyhine tazminata hükmedildiği, Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/446 E., 2002/273 K. sayılı kararının Yargıtay 19. HD. tarafından 06/11/2003 tarihli kararıyla onanmasından sonra 23/01/2004 tarihinde satıcıya toplam 52.763,40 TL ödendiği, tashihi karar başvurusu sonrasında verilen bozma kararı üzerine yapılan yeniden yargılama sonunda Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/11/2005 Tarih, 2005/20 E, 2005/744 K sayılı kararı ile 5.819,98 TL tazminata hükmedildiğini, davalıların eylemleri nedeniyle davacı şirketin 52.009,40 TL zarara uğradığını, bu zarara neden olan davacı şirket yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhine işbu davayı açmak durumunda kaldıklarını ileri sürerek, 52.009,40 TL idare zararının ödemenin yapıldığı 23/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş ve ayrıca davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların işlem tarihindeki hukuki durumları itibariyle eylemlerinin BK'nun 41. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda BK.
60. maddesindeki bir yıllık ve on yıllık azami zamanaşımı sürelerinin uygulanması gerekeceğinden, eylem tarihi 04/05/2000 olup dava tarihi olan 26/05/2010 tarihi itibariyle on yıllık azami zamanaşımı süresinin geçtiği
gerekçesiyle, davalılar vekilinin zamanaşımı definin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülga TTK'nın 341. maddesine dayalı, yönetim kurulu üyelerine karşı açılan sorumluluk davasıdır. Mülga TTK'nın 340. maddesi delaletiyle uyuşmazlıkta uygulanacak olan aynı Yasanın 309. maddesine göre; zamanaşımı zararın ve sorumlu olan kişinin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren 5 yıl olup, somut uyuşmazlıkta zararı doğuran fiil davalı Yönetim Kurulu üyelerinin 04/05/2000 tarihli haksız fesih kararı olduğuna göre, zararı doğuran fiilden dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davanın açıklanan bu gerekçeyle reddi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan kararın gerekçesi değiştirilerek HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca GEREKÇESİ DEĞİŞTİRİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521491600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz