6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Dolaylı zarar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16856 E. 2015/1954 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dolaylı zarar anonim şirket limited şirket yönetim kurulu kararı temsil i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 3 · HUMK — HUMK 438 · TTK — TTK 340TTK 556

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı vekilince sunulan 31.05.2013 tarihli dilekçe ile talep edilen tazminatın miktar ve hangi nedenlerden kaynaklı olarak talep edildiğinin açıklandığı, alınan bilirkişi raporu ve toplanan deliller uyarınca iddia edilen zararların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirketi temsile yetkili müdürün sorumluluğuna ilişkindir. Dava konusu eylemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi atfıyla limted şirketi temsile yetkili müdürlerin sorumluluğunun belirlenmesinde aynı yasanın anonim şirketlere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.Anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen yönetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Ancak; dolaylı zarara sebebiyet veren eylemler nedeniyle şirket ortağı tarafından alacak isteminde bulunulması halinde, TTK'nın 340, 309. maddeleri uyarınca dava sonucunda

hükmedilecek tazminatın zarar verilen şirket yararına hükmedilmesi yönünde talepte bulunulmalıdır. Somut olayda, davacı vekilince hükmedilecek tazminatın müvekkili olan davacıya ödenmesi talep edilmiş olup mahkemece bu husus nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın HMK'nın 3. maddesi delaletiyle mülga HUMK'nın 438/son madde ve fıkrası uyarınca onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Limited şirket müdürlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2085 E. 2021/2481 K.

    Ortak:

    Farklı:

  • Aktif dava ehliyeti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12408 E. 2011/5239 K.

    Farklı:

  • Şirket müdürünün sorumluluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1286 E. 2018/6774 K.

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/16856 E.  ,  2015/1954 K.

"İçtihat Metni"

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2014 tarih ve 2011/207-2014/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil şirketin Almanya'da faaliyet gösterdiğini, otomotiv sektöründe kullanılan bir takım kimyasal ürünleri üretip pazarladığını, daha öncesinde davalıya ait şirketle iş yaptıklarını, sonrasında Türkiye pazarına daha etkin bir biçimde girmek amacıyla ...'yi kurduklarını, müvekkilinin ve davalını bu şirketin %25'er oranda hisseli ortağı olduğunu, davalının 24.04.2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan şirket ana sözleşmesi uyarınca 10 yıl süreyle müdür olarak görevlendirildiğini, 08.03.2010 tarihine kadar şirketi münferiden temsile yetkili müdür sıfatıyla görev yaptığını, görev yaptığı dönem içerisinde müdürlük vazifesini gereği gibi icra etmemek, kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak ve bir takım yetkisiz işlemler yapmak suretiyle şirketi ve müvekkilini zarara uğrattığını, bu nedenle 08.03.2010 tarihinde müdürlük yetkisine son verildiğini ileri sürerek davalının şirketin içini boşaltması, birtakım muvazaalı işlemler nedeniyle menfaat temin etmesi ve görevini kötüye kullanması nedeniyle oluşan zarara binaen 15.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının iddialarının yersiz olduğunu, müvekkilinin çabaları sonrasında saygın bir yere gelen şirketin davalının tutumları nedeniyle mal tedarikinde sorun yaşadığını ve kapanma noktasına geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı vekilince sunulan 31.05.2013 tarihli dilekçe ile talep edilen tazminatın miktar ve hangi nedenlerden kaynaklı olarak talep edildiğinin açıklandığı, alınan bilirkişi raporu ve toplanan deliller uyarınca iddia edilen zararların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirketi temsile yetkili müdürün sorumluluğuna ilişkindir. Dava konusu eylemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi atfıyla limted şirketi temsile yetkili müdürlerin sorumluluğunun belirlenmesinde aynı yasanın anonim şirketlere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.Anonim şirketlerde yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen yönetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Ancak; dolaylı zarara sebebiyet veren eylemler nedeniyle şirket ortağı tarafından alacak isteminde bulunulması halinde, TTK'nın 340, 309.

maddeleri uyarınca dava sonucunda

hükmedilecek tazminatın zarar verilen şirket yararına hükmedilmesi yönünde talepte bulunulmalıdır. Somut olayda, davacı vekilince hükmedilecek tazminatın müvekkili olan davacıya ödenmesi talep edilmiş olup mahkemece bu husus nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın HMK'nın 3. maddesi delaletiyle mülga HUMK'nın 438/son madde ve fıkrası uyarınca onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, kararın HMK'nın 3. madde delaletiyle mülga HUMK'nın 438/son. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166974500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.