Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11114 E. 2013/9773 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusursuzluk ispatı↗ halefiyet ilkesi↗ halefiyet↗ sigorta teminatı↗ basiretli tacir↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ komisyon↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı Senkron Kimyevi Maddeler İth. İhr. Tic. San. A.Ş. ile düzenlediği "Ticari Risk Sigorta Poliçesi" ile şirkete ait emtiayı sigorta teminatına aldığı, sigorta teminatına alınan emtianın davalının işlettiği ardiyede meydana gelen yangın sırasında hasara uğradığı, davacının sigortalısına 54.861,30 TL ödeyerek yasal halef haline geldiği, rizikonun gerçekleşmesinde basiretli bir tacirin göstermesi gereken özeni göstermeyen davalının %75 oranında, dava dışı bina malikinin ise binadaki eksiklikler nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 41.145,75 TL nin 06/10/2004 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davacı tarafından sigorta teminatı altına alınmış olan emtianın davalı ardiyeci elinde iken zarar gördüğü iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacının sigortalısı ile davalı arasında mülga BK'nın 473 ve devamı maddelerinde düzenlenen ardiyecilik sözleşmesi söz konusu olup, halefiyet ilkelerine göre, davanın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Mülga Borçlar Kanunu'nun 474'üncü maddesi gereğince, ardiye sahibi, eşyayı bir komisyoncu gibi ihtimam ile muhafaza etmeye mecbur olup, gerek aynı Yasanın 464/2'inci maddesi hükmü uyarınca ve gerekse 96 ve 98'inci madde hükümleri uyarınca tamamen kusursuzluğunu ispat etmediği müddetçe meydana gelen zararı tazmin ile sorumludur. Bu durumda mahkemece meydana gelen zararda davalı ardiyecinin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, kusurun kiracı ardiyeci ile bina sahibi arasında bölüştürülerek, BK 58. maddesi uyarınca, bina sahibine de kusur izafe edilerek, ardiyeci davalının meydana gelen zarardan %75 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1739 E. 2015/11592 K.
Ortak:komisyon · kusur · Sigorta
İncelediğiniz karardaMülga Borçlar Kanunu'nun 474'üncü maddesi gereğince, ardiye sahibi, eşyayı bir «komisyoncu» gibi ihtimam ile muhafaza etmeye mecbur olup, gerek aynı Yasanın 464/2'inci maddesi hükmü uyarınca ve gerekse 96 ve 98'inci madde hükümleri uyarınca tamamen «kusursuzluğunu ispat» etmediği müddetçe meydana gelen zararı tazmin ile sorumludur.
Bu durumda mahkemece meydana gelen zararda davalı ardiyecinin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, «kusurun» kiracı ardiyeci ile bina sahibi arasında bölüştürülerek, BK 58. maddesi uyarınca, bina sahibine de kusur izafe edilerek, ardiyeci davalının meydana gelen zarardan %75 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, binanın yetersizliğinden ve sair sebeplerden kaynaklanan bir yangının söz konusu olmadığı, dava konusu zararın doğmasından veya büyümesinde davalılardan kaynaklı bir «kusurun» da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mülga BK.nun 474 ncü maddesi hükmü gereğince ardiye sahibi eşyayı bir «komisyoncu» gibi ihtimam ile muhafaza etmeye mecburdur.
Her akit gibi ardiye sözleşmesinde de malı tevdi eden şahıs alacağını kısmen ve ya tamamen istifade edemediği takdirde ardiyeci kendisine hiçbir «kusur» isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan doğan zararı BK'nun 96 ncı maddesi hükmünce tazmine mecburdur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · rücuen tahsil · depo kararı · ispat yükü
Benzer bu kararda… hsulleri A.Ş. arasındaki sözleşmenin ardiye sözleşmesi olduğunun kabulü ile sözleşme koşulları değerlendirilerek, mülga BK.nun 473 ve devamı maddelerinde düzenlenen «depo» işletmecisi olan bu davalının, BK 474 ve BK 477. maddeleri uyarına üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği yeterince tartışılmak, sonuçta «ispat yükünün» bu davalıda olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanılgılı vasıflandırmaya ve ilkeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm …
2-Davacının diğer davalıya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, nakliye ve yangın sigortasına dayalı olarak ödenen bedelin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalı antrepo işleticisinin oluşan zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
… ı gönderdiği dava dışı Pamuk ve Toprak Mahsulleri A.Ş.'ne 15.11.2005 tarihli sözleşme ilişkisi çerçevesinde kullandırdığı sabit olup, mahkemece bu sözleşme ilişkisi «kira ilişkisi» olarak ele alınmış ise de sözleşmenin tümü bir bütün olarak değerlendirildiğinde kabulün aksine sözleşmenin kira değil ardiye sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11719 E. 2018/4573 K.
Ortak:sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaA.Ş. ile düzenlediği "Ticari Risk Sigorta Poliçesi" ile şirkete ait emtiayı «sigorta teminatına» aldığı, sigorta teminatına alınan emtianın davalının işlettiği ardiyede meydana gelen yangın sırasında «hasara» uğradığı, davacının sigortalısına 54.861,30 TL ödeyerek yasal halef haline geldiği, «rizikonun» gerçekleşmesinde basiretli bir «tacirin» göstermesi gereken özeni göstermeyen davalının %75 oranında, dava dışı bina malikinin ise binadaki eksiklikler nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 41.145,75 TL nin 06/10/2004 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan «avans faiz» oranları uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine, karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece meydana gelen zararda davalı ardiyecinin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, «kusurun» kiracı ardiyeci ile bina sahibi arasında bölüştürülerek, BK 58. maddesi uyarınca, bina sahibine de kusur izafe edilerek, ardiyeci davalının meydana gelen zarardan %75 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının, yükleme ve indirmede gerekli özeni göstermediği, emtianın hasarlanmasına neden olduğu, %100 «kusuru» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 3.073,00 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat abonman sigorta poliçesine» dayalı rucüen alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle taşımanın belli bir aşamasında gümrük antreposunda saklanması nedeniyle yükün «hasar» gördüğü, bundan da davacı gümrük antreposunun sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat abonman sigortası · nakliyat abonman sigorta poliçesi · saklama sözleşmesi · abonman sigorta poliçesi · karine · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · teslim
Benzer bu karardaDava, «nakliyat abonman sigorta poliçesine» dayalı rucüen alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının, yükleme ve indirmede gerekli özeni göstermediği, emtianın hasarlanmasına neden olduğu, %100 «kusuru» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 3.073,00 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda ardiyeden davacı deposuna yapılan taşıma da gözetildiğinde ardiyecinin malı ardiyede «teslim» ettiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bu taşımaya ilişkin belge ve tutanak da bulunmadığına göre «karine» olarak ardiyecinin malı sağlam teslim ettiğinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ancak «saklama sözleşmesine» ilişkin olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK m 468'e göre vedia hıfsedilmesi gereken yerde iade olunur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14105 E. 2010/6226 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti · ek tasfiye işlemleri · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · ek tasfiye · eksik inceleme · teslim
Benzer bu kararda12.1.2001 tarihinde davalı «taşıyıcı» tarafından emtianın gümrük deposuna «teslim» edilmesinden sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde gümrük işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle yine aynı Kanun' un 177. maddesine göre 26.6.2003 tarihinde gümrük idaresi tarafından «tasfiye işlemleri» başlatılmış olup, davacı bu tarihe kadar «ardiye ücretini» ancak davalılardan isteyebilir ise de, davalılardan malın alıcısı olduğu iddia edilen ...’nın eşyayı kabule ilişkin her hangi bir işleminin mevcut olmaması nedeniy …
Bu itibarla, mahkemece, davacının deposuna 12.1.2001 tarihinde bırakılan emtianın gümrük idaresi tarafından «tasfiye» işlemlerinin başlatıldığı 26.6.2003 tarihine kadar geçen süre için oluşan ardiye ücretinden davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu kabul edilerek taşıma ve ardiyecilik konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişi veya heyetinden rapor alınarak davacı alacağının belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu durumda ardiye ücretinden, davacı ile ardiye sözleşmesi yapan, malı davacıya yani ardiyeye «teslim» eden davalı «taşıyıcı sorumludur».
… göre, 20 günlük süre içinde gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle gümrük idaresi tarafından mallara elkonularak satıldığı, davalıların sorumlu oldukları süre için «ardiye ücreti» bedelinin satım bedelinden davacıya ödendiği, gümrük idaresinin «tasfiye» işlemlerini gecikmeli yapması nedeniyle oluşan ardiye ücretinden davalıların sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5879 E. 2013/5258 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · mevduat hesabı · bilirkişi incelemesi · ek tasfiye · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına · teslim
Benzer bu karardaŞti'nin ithal ettiği eşyaların davacının antreposuna ....08.2008 tarihinde «depo» edildiği ve malları antrepoya tevdi eden davalı tarafça «teslim» alınmadığı, davacının 20 günlük süre için antrepo ücreti isteyebileceği gerekçesiyle ve hakkındaki dava atiye bırakılan davalı Enerji Büromak Ticaret Limited Şirketi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 460,00 Euro antrepo bedelinin ....09.2008 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiliyle d …
Süresinde «tasfiye» işlemine tabi usulleri yapmaması hali eşyanın ardiyesinde kaldığı sürece ücretini 818 sayılı BK'nın 473 vd. maddeleri uyarınca isteyebilme hakkını ortadan kaldırmaz.
Ancak eşyanın ardiyede durduğu süre gözetilerek zararın artması karşılığında da, BK'nun 98/.... maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 44.maddesi gereğince davacının zararın artmasına sebebiyet verip vermediği değerlendirilmeli, bu hususları nazara alan «bilirkişi incelemesi» yaptırılmalı ve oluşacak kanaate göre karar verilmelidir.
Mahkemece «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1856 E. 2022/4898 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece meydana gelen zararda davalı ardiyecinin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, «kusurun» kiracı ardiyeci ile bina sahibi arasında bölüştürülerek, BK 58. maddesi uyarınca, bina sahibine de kusur izafe edilerek, ardiyeci davalının meydana gelen zarardan %75 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu hususlar ile ardiyeye «teslimden» sonraki aşamada yapılacak işleri kapsayan sözleşme değerlendirilerek tarafların «müterafik kusuru» bulunup bulunmadığı , davalının teslim alma ödevi kapsamında kalan teslim ve istifleme zararı doğuracak olaylara karşı uyarı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · saklama yükümlülüğü · müterafik kusur · istifa · depo kararı · dava sebebi · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin işlettiği antrepoda çıkan yangın sonucunda «depoda» bulunan pamukların büyük bir kısmının yandığı, davalı şirketin ardiyeci sıfatı ile pamuk emtiasını özenle «saklama yükümlülüğü» bulunmakla birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşme ile emtianın bakım ve muhafazası yükümlülüğü ile sözleşmenin 14. maddesi uyarınca depo anahtarının saklatanda olacağının kararlaştırıldığı, dolayısı ile saklayanda olmadığı, saklatanın dilediği zaman örnek alabilmesine ve gerekli koruma tedbirlerini almasına imkan verildiği, dava konusu depo ve ekipmanlarının yanıcı bir özelliğinin bulunmadığı, depo ve ekipmanlarla ilgili yangına karşı gerekli önlemlerin alındığı, bu itibarla mülga Borçlar Kanunu 474. maddesinde öngörülen ardiye sahibinin muhafaza borcu ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerince ardiyeci olan davalının üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiği, İtfaiye Daire Başkanlığı yangın raporunda yangının çıkış «sebebi» tam olarak tespit edilemediği, bilirkişiler tarafından yangın çıkmasına sebep olabilecek çeşitli etkenlerin değerlendirildiği, yangın sebebinin elektrik kontağı ol …
Bu hususlar ile ardiyeye «teslimden» sonraki aşamada yapılacak işleri kapsayan sözleşme değerlendirilerek tarafların «müterafik kusuru» bulunup bulunmadığı , davalının teslim alma ödevi kapsamında kalan teslim ve istifleme zararı doğuracak olaylara karşı uyarı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dairemizin uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere davalı ...Ş. ile dava dışı Pamuk ve Toprak Mahsülleri arasında imzalanan sözleşmenin «saklama sözleşmesi» (ardiye) olduğu anlaşılmaktadır.
Bu sözleşme uyarınca saklayanın en önemli borcu, sözleşme konusu şeyi «teslim» (kabul etme) ve güvenli bir yerde koruma altına alma borcudur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11114 E. , 2013/9773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 12.04.2012 tarih ve 2005/551-2012/487 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından "Ticari Risk Sigorta Poliçesi" ile sigortalı Senkron Kimyevi Maddeler İthalat İhracat Ticaret A.Ş'ye ait emtianın davalının sahibi olduğu depoda iken yanarak zayi olduğunu, açılan hasar dosyasına binaen sigortalıya 54.861,30 TL ödeme yapıldığını, ardiyeci sıfatı ile depolama alanında yanıcı/parlayıcı özelliği bulunan kimyevi maddeleri bulundurmasına rağmen yangına karşı gerekli önlemleri almayan davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek sigortalıya yapılan ödemenin ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yangının çıktığı depoda kiracı sıfatı ile bulunduğunu, BK'nın 58'inci maddesi uyarınca malikin sorumlu olduğunu, kusurlu sorumluluk ilkeleri uyarınca sorumlu olabilecek müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı Senkron Kimyevi Maddeler İth. İhr. Tic. San. A.Ş. ile düzenlediği "Ticari Risk Sigorta Poliçesi" ile şirkete ait emtiayı sigorta teminatına aldığı, sigorta teminatına alınan emtianın davalının işlettiği ardiyede meydana gelen yangın sırasında hasara uğradığı, davacının sigortalısına 54.861,30 TL ödeyerek yasal halef haline geldiği, rizikonun gerçekleşmesinde basiretli bir tacirin göstermesi gereken özeni göstermeyen davalının %75 oranında, dava dışı bina malikinin ise binadaki eksiklikler nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 41.145,75 TL nin 06/10/2004 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline, aşan istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davacı tarafından sigorta teminatı altına alınmış olan emtianın davalı ardiyeci elinde iken zarar gördüğü iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacının sigortalısı ile davalı arasında mülga BK'nın 473 ve devamı maddelerinde düzenlenen ardiyecilik sözleşmesi söz konusu olup, halefiyet ilkelerine göre, davanın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekir. Mülga Borçlar Kanunu'nun 474'üncü maddesi gereğince, ardiye sahibi, eşyayı bir komisyoncu gibi ihtimam ile muhafaza etmeye mecbur olup, gerek aynı Yasanın 464/2'inci maddesi hükmü uyarınca ve gerekse 96 ve 98'inci madde hükümleri uyarınca tamamen kusursuzluğunu ispat etmediği müddetçe meydana gelen zararı tazmin ile sorumludur.
Bu durumda mahkemece meydana gelen zararda davalı ardiyecinin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, kusurun kiracı ardiyeci ile bina sahibi arasında bölüştürülerek, BK 58. maddesi uyarınca, bina sahibine de kusur izafe edilerek, ardiyeci davalının meydana gelen zarardan %75 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.221,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516103400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz