Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/14105 E. 2010/6226 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ardiye ücreti↗ ek tasfiye işlemleri↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ taşıyıcı↗ ek tasfiye↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 20 günlük süre içinde gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle gümrük idaresi tarafından mallara elkonularak satıldığı, davalıların sorumlu oldukları süre için ardiye ücreti bedelinin satım bedelinden davacıya ödendiği, gümrük idaresinin tasfiye işlemlerini gecikmeli yapması nedeniyle oluşan ardiye ücretinden davalıların sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın teslim alınmaması nedeniyle oluşan ardiye ücreti alacağına ilişkindir.
Somut olayda, davalı taşıyıcı tarafından Almanya’dan getirilen 165 kg emtia 12.1.2001 tarihinde davacının gümrük deposuna bırakıldığı, ancak emtia hakkında gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle 26.6.2003 tarihinde yasal bekleme süresi dolduğuna ilişkin gümrük idaresi tarafından tutanak tutulduğu ve buna dayalı olarak emtianın 15.11.2005 tarihinde açık artırma ile satılarak 30.12.2005 tarihinde malın alıcısına teslim edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, 12.1.2001 tarihinden 30.12.2005 tarihine kadar davacının deposunda bekleyen malın ardiye ücretinden kimin, ne kadar sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.
12.1.2001 tarihinde davalı taşıyıcı tarafından emtianın gümrük deposuna teslim edilmesinden sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde gümrük işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle yine aynı Kanun' un 177. maddesine göre 26.6.2003 tarihinde gümrük idaresi tarafından tasfiye işlemleri başlatılmış olup, davacı bu tarihe kadar ardiye ücretini ancak davalılardan isteyebilir ise de, davalılardan malın alıcısı olduğu iddia edilen ...’nın eşyayı kabule ilişkin her hangi bir işleminin mevcut olmaması nedeniyle ardiye ücretinden bu davalının sorumluluğu sözkonusu olmaz. Zira, gönderilen durumunda olduğu iddia edilen davalı ...’nın malı taşıyıcıdan tesellüm ederek hukuken ardiyeye tevdi etmediği ve bundan haberi olmadığı halde ardiye ücreti ile sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu durumda ardiye ücretinden, davacı ile ardiye sözleşmesi yapan, malı davacıya yani ardiyeye teslim eden davalı taşıyıcı sorumludur.
Bu itibarla, mahkemece, davacının deposuna 12.1.2001 tarihinde bırakılan emtianın gümrük idaresi tarafından tasfiye işlemlerinin başlatıldığı 26.6.2003 tarihine kadar geçen süre için oluşan ardiye ücretinden davalı taşıyıcının sorumlu olduğu kabul edilerek taşıma ve ardiyecilik konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişi veya heyetinden rapor alınarak davacı alacağının belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6592 E. 2013/6748 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaDava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «ardiye ücreti» alacağına ilişkindir.
Somut olayda, davalı «taşıyıcı» tarafından Almanya’dan getirilen 165 kg emtia 12.1.2001 tarihinde davacının gümrük deposuna bırakıldığı, ancak emtia hakkında gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle 26.6.2003 tarihinde yasal bekleme süresi dolduğuna ilişkin gümrük idaresi tarafından tutanak tutulduğu ve buna dayalı olarak emtianın 15.11.2005 tarihinde açık artırma ile satılarak 30.12.2005 tarihinde malın alıcısına «teslim» edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
12.1.2001 tarihinde davalı «taşıyıcı» tarafından emtianın gümrük deposuna «teslim» edilmesinden sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde gümrük işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle yine aynı Kanun' un 177. maddesine göre 26.6.2003 tarihinde gümrük idaresi tarafından «tasfiye işlemleri» başlatılmış olup, davacı bu tarihe kadar «ardiye ücretini» ancak davalılardan isteyebilir ise de, davalılardan malın alıcısı olduğu iddia edilen ...’nın eşyayı kabule ilişkin her hangi bir işleminin mevcut olmaması nedeniy …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya ait «depoya» «teslim» ettiği çerezlik ayçiçeğinin depoda meydana gelen «hırsızlık» eylemi sonucunda çalındığı, depo sahibi olan davalının bedel karşılığında deposuna saklanması amacıyla konulan emtiayı hasarsız ve eksiksiz bir şekilde tekrar iade etmek yükümlülüğü bulunduğu bu kapsamda deponun güvenliğini sağlaması ve içindeki emtiayı koruması gerektiği için depoda meydana gelen hırsızlık sonucunda «zayi» olan emtia bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.180,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · emredici hüküm · depo kararı · zayi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya ait «depoya» «teslim» ettiği çerezlik ayçiçeğinin depoda meydana gelen «hırsızlık» eylemi sonucunda çalındığı, depo sahibi olan davalının bedel karşılığında deposuna saklanması amacıyla konulan emtiayı hasarsız ve eksiksiz bir şekilde tekrar iade etmek yükümlülüğü bulunduğu bu kapsamda deponun güvenliğini sağlaması ve içindeki emtiayı koruması gerektiği için depoda meydana gelen hırsızlık sonucunda «zayi» olan emtia bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.180,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 477. maddesinde, ardiye sahibinin tevdi edilen malı tam ve eksiksiz olarak tevdi edene iade yükümlülüğünden bahsedilse de anılan düzenleme «emredici» mahiyette olmayıp, ardiyecinin sorumluluğu BK.
Ne var ki böyle bir sözleşme «kaydının» açık olması zorunludur.
Nitekim davalı da, davacı ile aralarında akd edilen ardiye sözleşmesine göre malların bozulmasından, «zayi» ve hasarından kendisinin sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11998 E. 2015/11370 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konişmento · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz · fatura
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, faturanın her zaman tek taraflı olarak düzenlenmesinin mümkün bulunduğu faturalardan alacağın varlığı ve «muaccel» olduğu hususunda yaklaşık kanaat oluşmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı, noter aracılığıyla tebliğ edilen «fatura» ve «konişmento» ile alacağını yaklaşık olarak ispat etmiş sayılacağından İİK «257» ve devamı maddelerini gözönüne almak suretiyle ihtiyati hacze karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, ardiye ücretinden kaynaklanan faturalı alacağa dayalı «ihtiyati haciz» talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11719 E. 2018/4573 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaDava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «ardiye ücreti» alacağına ilişkindir.
Somut olayda, davalı «taşıyıcı» tarafından Almanya’dan getirilen 165 kg emtia 12.1.2001 tarihinde davacının gümrük deposuna bırakıldığı, ancak emtia hakkında gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle 26.6.2003 tarihinde yasal bekleme süresi dolduğuna ilişkin gümrük idaresi tarafından tutanak tutulduğu ve buna dayalı olarak emtianın 15.11.2005 tarihinde açık artırma ile satılarak 30.12.2005 tarihinde malın alıcısına «teslim» edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
12.1.2001 tarihinde davalı «taşıyıcı» tarafından emtianın gümrük deposuna «teslim» edilmesinden sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde gümrük işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle yine aynı Kanun' un 177. maddesine göre 26.6.2003 tarihinde gümrük idaresi tarafından «tasfiye işlemleri» başlatılmış olup, davacı bu tarihe kadar «ardiye ücretini» ancak davalılardan isteyebilir ise de, davalılardan malın alıcısı olduğu iddia edilen ...’nın eşyayı kabule ilişkin her hangi bir işleminin mevcut olmaması nedeniy …
Benzer bu karardaBu durumda ardiyeden davacı deposuna yapılan taşıma da gözetildiğinde ardiyecinin malı ardiyede «teslim» ettiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bu taşımaya ilişkin belge ve tutanak da bulunmadığına göre «karine» olarak ardiyecinin malı sağlam teslim ettiğinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat abonman sigortası · nakliyat abonman sigorta poliçesi · saklama sözleşmesi · abonman sigorta poliçesi · karine · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat abonman sigorta poliçesine» dayalı rucüen alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının, yükleme ve indirmede gerekli özeni göstermediği, emtianın hasarlanmasına neden olduğu, %100 «kusuru» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 3.073,00 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak «saklama sözleşmesine» ilişkin olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK m 468'e göre vedia hıfsedilmesi gereken yerde iade olunur.
Bu durumda ardiyeden davacı deposuna yapılan taşıma da gözetildiğinde ardiyecinin malı ardiyede «teslim» ettiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bu taşımaya ilişkin belge ve tutanak da bulunmadığına göre «karine» olarak ardiyecinin malı sağlam teslim ettiğinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15579 E. 2012/6072 K.
Ortak:ardiye ücreti · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «ardiye ücreti» alacağına ilişkindir.
12.1.2001 tarihinde davalı «taşıyıcı» tarafından emtianın gümrük deposuna «teslim» edilmesinden sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde gümrük işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle yine aynı Kanun' un 177. maddesine göre 26.6.2003 tarihinde gümrük idaresi tarafından «tasfiye işlemleri» başlatılmış olup, davacı bu tarihe kadar «ardiye ücretini» ancak davalılardan isteyebilir ise de, davalılardan malın alıcısı olduğu iddia edilen ...’nın eşyayı kabule ilişkin her hangi bir işleminin mevcut olmaması nedeniy …
… göre, 20 günlük süre içinde gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle gümrük idaresi tarafından mallara elkonularak satıldığı, davalıların sorumlu oldukları süre için «ardiye ücreti» bedelinin satım bedelinden davacıya ödendiği, gümrük idaresinin «tasfiye» işlemlerini gecikmeli yapması nedeniyle oluşan ardiye ücretinden davalıların sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «ardiye ücretinin» tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 arası antrepoda muhafaza edildiğini ileri sürerek ardiye ücretinin ödenmesini talep etmiş, davalı alıcı ise malları gümrüğe «terk» ettiklerini savunmuş, mahkemece Gümrük Müdürlüğü’ne tasfiyenin bildirilmediği, 46/2. maddesi uyarınca antrepo ücretinin 20 günle sınırlı olduğu gerekçesiyle, 1.000 …
Bu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davaya konu emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasında, davacının geçerli antrepo tarifesi uyarınca talep edebileceği «ardiye ücreti» belirlenip, varsa davacının «müterafik kusuru» oranında indirim yapılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · terkin · kusur
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davaya konu emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasında, davacının geçerli antrepo tarifesi uyarınca talep edebileceği «ardiye ücreti» belirlenip, varsa davacının «müterafik kusuru» oranında indirim yapılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «ardiye ücretinin» tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf emtianın 04.11.1999- 14.06.2007 arası antrepoda muhafaza edildiğini ileri sürerek ardiye ücretinin ödenmesini talep etmiş, davalı alıcı ise malları gümrüğe «terk» ettiklerini savunmuş, mahkemece Gümrük Müdürlüğü’ne tasfiyenin bildirilmediği, 46/2. maddesi uyarınca antrepo ücretinin 20 günle sınırlı olduğu gerekçesiyle, 1.000 …
Ancak, davacı antrepocunun da 04.11.1999- 14.06.2007 tarihleri arasında uzun süre sessiz kalarak, Borçlar Kanunu’nun 98/2 maddesi delaletiyle 44. maddesi uyarınca zararın artmasına sebebiyet verip vermediği, yani olayda müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa «kusur» indirimi yapılarak davacının talep edebileceği antrepo ücreti belirlenmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/14105 E. , 2010/6226 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2008 tarih ve 2007/468-2008/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların taşıyıcısı ve alıcısı oldukları malın Almanya’dan Türkiye’ye getirilerek müvekkiline ait gümrük deposuna bırakıldığını, ancak malın teslim alınmaması nedeniyle Gümrük İdaresi tarafından tasfiye işlemlerinin yapıldığını, bu süre içinde müvekkilinin ardiye ücretinin davalılar tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 1.171 €’nun temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 20 günlük süre içinde gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle gümrük idaresi tarafından mallara elkonularak satıldığı, davalıların sorumlu oldukları süre için ardiye ücreti bedelinin satım bedelinden davacıya ödendiği, gümrük idaresinin tasfiye işlemlerini gecikmeli yapması nedeniyle oluşan ardiye ücretinden davalıların sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın teslim alınmaması nedeniyle oluşan ardiye ücreti alacağına ilişkindir.
Somut olayda, davalı taşıyıcı tarafından Almanya’dan getirilen 165 kg emtia 12.1.2001 tarihinde davacının gümrük deposuna bırakıldığı, ancak emtia hakkında gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle 26.6.2003 tarihinde yasal bekleme süresi dolduğuna ilişkin gümrük idaresi tarafından tutanak tutulduğu ve buna dayalı olarak emtianın 15.11.2005 tarihinde açık artırma ile satılarak 30.12.2005 tarihinde malın alıcısına teslim edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, 12.1.2001 tarihinden 30.12.2005 tarihine kadar davacının deposunda bekleyen malın ardiye ücretinden kimin, ne kadar sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.
12.1.2001 tarihinde davalı taşıyıcı tarafından emtianın gümrük deposuna teslim edilmesinden sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde gümrük işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle yine aynı Kanun' un 177. maddesine göre 26.6.2003 tarihinde gümrük idaresi tarafından tasfiye işlemleri başlatılmış olup, davacı bu tarihe kadar ardiye ücretini ancak davalılardan isteyebilir ise de, davalılardan malın alıcısı olduğu iddia edilen ...’nın eşyayı kabule ilişkin her hangi bir işleminin mevcut olmaması nedeniyle ardiye ücretinden bu davalının sorumluluğu sözkonusu olmaz. Zira, gönderilen durumunda olduğu iddia edilen davalı ...’nın malı taşıyıcıdan tesellüm ederek hukuken ardiyeye tevdi etmediği ve bundan haberi olmadığı halde ardiye ücreti ile sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu durumda ardiye ücretinden, davacı ile ardiye sözleşmesi yapan, malı davacıya yani ardiyeye teslim eden davalı taşıyıcı sorumludur.
Bu itibarla, mahkemece, davacının deposuna 12.1.2001 tarihinde bırakılan emtianın gümrük idaresi tarafından tasfiye işlemlerinin başlatıldığı 26.6.2003 tarihine kadar geçen süre için oluşan ardiye ücretinden davalı taşıyıcının sorumlu olduğu kabul edilerek taşıma ve ardiyecilik konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişi veya heyetinden rapor alınarak davacı alacağının belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021465200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz