Rücuen Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11719 E. 2018/4573 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat abonman sigortası↗ nakliyat abonman sigorta poliçesi↗ saklama sözleşmesi↗ abonman sigorta poliçesi↗ karine↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının, yükleme ve indirmede gerekli özeni göstermediği, emtianın hasarlanmasına neden olduğu, %100 kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 3.073,00 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesine dayalı rucüen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle taşımanın belli bir aşamasında gümrük antreposunda saklanması nedeniyle yükün hasar gördüğü, bundan da davacı gümrük antreposunun sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak saklama sözleşmesine ilişkin olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK m 468'e göre vedia hıfsedilmesi gereken yerde iade olunur. Saklamaya konu yükün hasarlandığı davacı sigortalısının deposunda ardiyecinin veya çalışanlarının katılmadığı bir tutanakla saptanmıştır. Bu durumda ardiyeden davacı deposuna yapılan taşıma da gözetildiğinde ardiyecinin malı ardiyede teslim ettiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bu taşımaya ilişkin belge ve tutanak da bulunmadığına göre karine olarak ardiyecinin malı sağlam teslim ettiğinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5879 E. 2013/5258 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda ardiyeden davacı deposuna yapılan taşıma da gözetildiğinde ardiyecinin malı ardiyede «teslim» ettiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bu taşımaya ilişkin belge ve tutanak da bulunmadığına göre «karine» olarak ardiyecinin malı sağlam teslim ettiğinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaŞti'nin ithal ettiği eşyaların davacının antreposuna ....08.2008 tarihinde «depo» edildiği ve malları antrepoya tevdi eden davalı tarafça «teslim» alınmadığı, davacının 20 günlük süre için antrepo ücreti isteyebileceği gerekçesiyle ve hakkındaki dava atiye bırakılan davalı Enerji Büromak Ticaret Limited Şirketi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 460,00 Euro antrepo bedelinin ....09.2008 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiliyle d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · mevduat hesabı · bilirkişi incelemesi · ek tasfiye · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaŞti'nin ithal ettiği eşyaların davacının antreposuna ....08.2008 tarihinde «depo» edildiği ve malları antrepoya tevdi eden davalı tarafça «teslim» alınmadığı, davacının 20 günlük süre için antrepo ücreti isteyebileceği gerekçesiyle ve hakkındaki dava atiye bırakılan davalı Enerji Büromak Ticaret Limited Şirketi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», 460,00 Euro antrepo bedelinin ....09.2008 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiliyle d …
Süresinde «tasfiye» işlemine tabi usulleri yapmaması hali eşyanın ardiyesinde kaldığı sürece ücretini 818 sayılı BK'nın 473 vd. maddeleri uyarınca isteyebilme hakkını ortadan kaldırmaz.
Ancak eşyanın ardiyede durduğu süre gözetilerek zararın artması karşılığında da, BK'nun 98/.... maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 44.maddesi gereğince davacının zararın artmasına sebebiyet verip vermediği değerlendirilmeli, bu hususları nazara alan «bilirkişi incelemesi» yaptırılmalı ve oluşacak kanaate göre karar verilmelidir.
Mahkemece «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3901 E. 2011/14930 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda ardiyeden davacı deposuna yapılan taşıma da gözetildiğinde ardiyecinin malı ardiyede «teslim» ettiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bu taşımaya ilişkin belge ve tutanak da bulunmadığına göre «karine» olarak ardiyecinin malı sağlam teslim ettiğinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBir yazılı sözleşmenin bulunmaması halinde de kural olarak ,malı antrepoya «teslim» eden antrepo ücretinden sorumlu olur.
Somut olayda, saklamaya konu malların gümrüğe geldiği ve davacının ardiyesine davalı «taşıyan» şirket tarafından «teslim» edildiği anlaşılmakta ancak «gümrük beyannamesi», manifesto ve «ordinonun» kim tarafından tarafından düzenlendiği anlaşılamamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:antrepo sözleşmesi · ordino · gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · husumet yokluğu · taşıyan · eksik inceleme · husumet
Benzer bu karardaSomut olayda, saklamaya konu malların gümrüğe geldiği ve davacının ardiyesine davalı «taşıyan» şirket tarafından «teslim» edildiği anlaşılmakta ancak «gümrük beyannamesi», manifesto ve «ordinonun» kim tarafından tarafından düzenlendiği anlaşılamamaktadır.
A.Ş yönünden davanın «husumet yokluğu» nedeniyle, diğer davalı yönünden de davalı şirket yetkilisi veya kanuni tesilcisi tarafından eşyanın depolanması talimatı verilmediğinden her iki davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «antrepo sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa ilişkindir.
Bu nedenle davalılardan hangisinin antrepo ücretinden sorumlu olduğunun açıklığa kavuşturulması bakımından yukardaki belgelerin kim tarafından düzenlendiği araştırılıp gerekirse bu konuda gümrük işlemlerinden anlayan bilirkişi veya bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılmak suretiyle sonucuna göre karak vermek gerekirken «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14105 E. 2010/6226 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda ardiyeden davacı deposuna yapılan taşıma da gözetildiğinde ardiyecinin malı ardiyede «teslim» ettiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bu taşımaya ilişkin belge ve tutanak da bulunmadığına göre «karine» olarak ardiyecinin malı sağlam teslim ettiğinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacıya ait gümrük deposuna bırakılan malın «teslim» alınmaması nedeniyle oluşan «ardiye ücreti» alacağına ilişkindir.
Somut olayda, davalı «taşıyıcı» tarafından Almanya’dan getirilen 165 kg emtia 12.1.2001 tarihinde davacının gümrük deposuna bırakıldığı, ancak emtia hakkında gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle 26.6.2003 tarihinde yasal bekleme süresi dolduğuna ilişkin gümrük idaresi tarafından tutanak tutulduğu ve buna dayalı olarak emtianın 15.11.2005 tarihinde açık artırma ile satılarak 30.12.2005 tarihinde malın alıcısına «teslim» edildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
12.1.2001 tarihinde davalı «taşıyıcı» tarafından emtianın gümrük deposuna «teslim» edilmesinden sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde gümrük işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle yine aynı Kanun' un 177. maddesine göre 26.6.2003 tarihinde gümrük idaresi tarafından «tasfiye işlemleri» başlatılmış olup, davacı bu tarihe kadar «ardiye ücretini» ancak davalılardan isteyebilir ise de, davalılardan malın alıcısı olduğu iddia edilen ...’nın eşyayı kabule ilişkin her hangi bir işleminin mevcut olmaması nedeniy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti · ek tasfiye işlemleri · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · ek tasfiye · eksik inceleme
Benzer bu kararda12.1.2001 tarihinde davalı «taşıyıcı» tarafından emtianın gümrük deposuna «teslim» edilmesinden sonra 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen süre içinde gümrük işlemlerinin başlatılmaması nedeniyle yine aynı Kanun' un 177. maddesine göre 26.6.2003 tarihinde gümrük idaresi tarafından «tasfiye işlemleri» başlatılmış olup, davacı bu tarihe kadar «ardiye ücretini» ancak davalılardan isteyebilir ise de, davalılardan malın alıcısı olduğu iddia edilen ...’nın eşyayı kabule ilişkin her hangi bir işleminin mevcut olmaması nedeniy …
Bu itibarla, mahkemece, davacının deposuna 12.1.2001 tarihinde bırakılan emtianın gümrük idaresi tarafından «tasfiye» işlemlerinin başlatıldığı 26.6.2003 tarihine kadar geçen süre için oluşan ardiye ücretinden davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu kabul edilerek taşıma ve ardiyecilik konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişi veya heyetinden rapor alınarak davacı alacağının belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… göre, 20 günlük süre içinde gümrük işlemleri yapılmaması nedeniyle gümrük idaresi tarafından mallara elkonularak satıldığı, davalıların sorumlu oldukları süre için «ardiye ücreti» bedelinin satım bedelinden davacıya ödendiği, gümrük idaresinin «tasfiye» işlemlerini gecikmeli yapması nedeniyle oluşan ardiye ücretinden davalıların sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, gönderilen durumunda olduğu iddia edilen davalı ...’nın malı «taşıyıcıdan» tesellüm ederek hukuken ardiyeye tevdi etmediği ve bundan haberi olmadığı halde «ardiye ücreti» ile sorumlu tutulması mümkün değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3848 E. 2019/2534 K.
Ortak:kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının, yükleme ve indirmede gerekli özeni göstermediği, emtianın hasarlanmasına neden olduğu, %100 «kusuru» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 3.073,00 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle taşımanın belli bir aşamasında gümrük antreposunda saklanması nedeniyle yükün «hasar» gördüğü, bundan da davacı gümrük antreposunun sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda ardiyeden davacı deposuna yapılan taşıma da gözetildiğinde ardiyecinin malı ardiyede «teslim» ettiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bu taşımaya ilişkin belge ve tutanak da bulunmadığına göre «karine» olarak ardiyecinin malı sağlam teslim ettiğinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaYukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, kural olarak ardiyecinin kontrol, ürünün dayanma süresini gözetim, dayanma süresinden önce inceleme ve «ihbar yükümlüğü» olup, davalının soğuk hava deposuna konulan ürünün «hasara» uğramasında «kusur sorumluluğu» bulunmaktadır.
Ancak, Kasım 2007 tarihinde Çin'de üretilen dava konusu sarımsakların davalının soğuk hava deposuna 21.03.2008 tarihinde «teslim» edildiği, sarımsak ürününün ideal saklama koşullarında dahi dayanma ömrünün 7-8 ay olduğu ve bu itibarla, sarımsaklardaki bozulmaların ideal saklama koşullarında saklanmamaları nedeniyle değil, doğal dayanma ömrünün sonuna ulaşması nedeniyle oluştuğunun bilirkişi raporlarında belirtildiği, davacı tarafından «delil tespitinin» yaptırıldığı tarih olan 20.06.2008 tarihinde sarımsakların üretim tarihinin üzerinden 7 ay geçmiş olduğu, bu durumda sarımsakların «depoya» getirilinceye kadar ve depoda en uygun şartlarda saklanmış olması halinde bile ekonomik ömrünü tamamlamış olması nedeniyle «hasara» uğrayabileceği de nazara alınarak BK'nın 43. maddesi uyarınca tazminatın takdir ve tayini ile tazminatta «hakkaniyete» uygun bir indirim yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken davalının kusurlu olmadığından bahisle yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tes …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sarımsakların saklanmasından kaynaklı davalının «kusuru» olmadığından davacının talep edebileceği maddi zararının da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş beyyinesi · ihbar yükümlülüğü · sorumluluktan kurtulma · delil tespiti · kusur sorumluluğu · ihtisas mahkemesi · illiyet bağı · depo kararı
Benzer bu karardaHakim tazminatın tayininde ardiyecilik mesleği çerçevesinde, depolama ve emtia çeşidindeki hal ve şartlara göre ve bilhassa belirtilen depolama ve «depo» malı için aranan muamele için lazım olan «ihtisasa» duyulan güvene riayet edilip edilmediğine dikkat eder.
BK'nın 96. maddesi uyarınca da ardiyeci sözleşmeye kendi «kusuru» olmadan aykırı davrandığına dair «kurtuluş beyyinesi» getirirse «sorumluluktan kurtulur».
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, kural olarak ardiyecinin kontrol, ürünün dayanma süresini gözetim, dayanma süresinden önce inceleme ve «ihbar yükümlüğü» olup, davalının soğuk hava deposuna konulan ürünün «hasara» uğramasında «kusur sorumluluğu» bulunmaktadır.
Ancak, Kasım 2007 tarihinde Çin'de üretilen dava konusu sarımsakların davalının soğuk hava deposuna 21.03.2008 tarihinde «teslim» edildiği, sarımsak ürününün ideal saklama koşullarında dahi dayanma ömrünün 7-8 ay olduğu ve bu itibarla, sarımsaklardaki bozulmaların ideal saklama koşullarında saklanmamaları nedeniyle değil, doğal dayanma ömrünün sonuna ulaşması nedeniyle oluştuğunun bilirkişi raporlarında belirtildiği, davacı tarafından «delil tespitinin» yaptırıldığı tarih olan 20.06.2008 tarihinde sarımsakların üretim tarihinin üzerinden 7 ay geçmiş olduğu, bu durumda sarımsakların «depoya» getirilinceye kadar ve depoda en uygun şartlarda saklanmış olması halinde bile ekonomik ömrünü tamamlamış olması nedeniyle «hasara» uğrayabileceği de nazara alınarak BK'nın 43. maddesi uyarınca tazminatın takdir ve tayini ile tazminatta «hakkaniyete» uygun bir indirim yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken davalının kusurlu olmadığından bahisle yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tes …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11719 E. , 2018/4573 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2016 tarih ve 2008/452-2016/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın, davalı tarafından taşınırken hasara uğradığını, müvekkili tarafından sigortalısına 3.073,00 TL ödeme yapıldığını, yaptıkları takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının, yükleme ve indirmede gerekli özeni göstermediği, emtianın hasarlanmasına neden olduğu, %100 kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 3.073,00 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesine dayalı rucüen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle taşımanın belli bir aşamasında gümrük antreposunda saklanması nedeniyle yükün hasar gördüğü, bundan da davacı gümrük antreposunun sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak saklama sözleşmesine ilişkin olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK m 468'e göre vedia hıfsedilmesi gereken yerde iade olunur. Saklamaya konu yükün hasarlandığı davacı sigortalısının deposunda ardiyecinin veya çalışanlarının katılmadığı bir tutanakla saptanmıştır. Bu durumda ardiyeden davacı deposuna yapılan taşıma da gözetildiğinde ardiyecinin malı ardiyede teslim ettiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bu taşımaya ilişkin belge ve tutanak da bulunmadığına göre karine olarak ardiyecinin malı sağlam teslim ettiğinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/428857400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz