Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2596 E. 2019/1665 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
elbirliği mülkiyeti↗ miras ortaklığı↗ iştirak halinde mülkiyet↗ tereke↗ aktif dava ehliyeti↗ mirasçılık↗ muvafakat↗ taraf ehliyeti↗ yetki↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu vekaletname ile davacıların dava dışı ...'ye miras bırakan ...’nün terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin mirasçılara intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve tereke mevcudundaki araçların tescil edilmesi için yetki verildiği, vekaletnamede muristen intikal eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesinin usulsüz olduğu ve davalının sorumluluğunu gerektirdiği, her bir davacının mirasçılık belgesinde belirlenen .../20'lik hissesine düşen ve her iki davacı için toplam 472.951,54 İsveç Kronunun faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren yasal faiz
uygulanmak suretiyle (T.C Merkez Bankası’nın bir yıllık döviz mevduatına uygulanan faiz oranı miktarını geçmemek kaydıyla) 472.951,54 İsveç Kronunun (SEK) ödeme tarihindeki döviz kuru esas alınmak suretiyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıların murisine ait banka hesabından yetkisi bulunmayan kişilerce para çekilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacılar müvekkillerinin murisi ...’nün davalı bankada bulunan mevduatının müvekkillerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda yetki içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmın davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de TMK’nun 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir. TMK’nın 640. maddesine göre, mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçılar tereke üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın diğer mirasçıların muvafakatlarının sağlanması veya TMK'nın 640/... madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir. İştirak halindeki terekeye dahil bir hakka dayanarak mirasçılardan birinin sadece kendi payına yönelik olarak açtığı dava ise dinlenilemez.
Bu durumda mahkemece, anılan hususlar nazara alınarak davacıların aktif dava ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın ve TMK’nın 644. maddesi uyarınca mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülüp dönüştürülmediği de araştırılmaksızın uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
...-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13175 E. 2016/3601 K.
Ortak:tereke · mirasçılık · yetki · Alacak
İncelediğiniz kararda… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu vekaletname ile davacıların dava dışı ...'ye miras bırakan ...’nün terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, vekaletnamede muristen intikal eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesinin usulsüz olduğu ve davalının sorumluluğunu gerektirdiği, her bir davacının mirasçılık belgesinde belirlenen .../20'lik hissesine düşen ve her iki davacı için toplam 472.951,54 İsveç Kronunun faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle (T.C Merkez Bankası’nın bir yıllık döviz mevduatına uygulanan faiz oranı miktarını geçmemek kaydıyla) 472.951,54 İsveç Kronunun (SEK) ödeme ta …
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/... madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların dava dışı ...'ye terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi konusunda «yetki» verildiği, muristen intikal eden menkullerin alınması konusunda herhangi bir yetki verilmediği, tüm «mirasçıların» müracaatı sağlanmadan dava dışı ..'nün «ibraz» ettiği yetersiz vekaletnameye dayanılarak vadeli «mevduat hesabının» vadesinin bozulması ve davacılara ait miras hissesine isabet eden paranın dava dışı ..'e ödenmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işbölümü · mevduat hesabı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların dava dışı ...'ye terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi konusunda «yetki» verildiği, muristen intikal eden menkullerin alınması konusunda herhangi bir yetki verilmediği, tüm «mirasçıların» müracaatı sağlanmadan dava dışı ..'nün «ibraz» ettiği yetersiz vekaletnameye dayanılarak vadeli «mevduat hesabının» vadesinin bozulması ve davacılara ait miras hissesine isabet eden paranın dava dışı ..'e ödenmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile, …
… k istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK 4. maddesi uyarınca, ticari dava olması, ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki görev hususu «işbölümünden» çıkartılıp görev haline getirilmesi karşısında Mahkemece dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken, işin esasına girilip karar verilmesi doğru o …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2840 E. 2021/2010 K.
Ortak:tereke · mirasçılık · yetki · cy/cy kaydı · Alacak
İncelediğiniz kararda… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu vekaletname ile davacıların dava dışı ...'ye miras bırakan ...’nün terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, vekaletnamede muristen intikal eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesinin usulsüz olduğu ve davalının sorumluluğunu gerektirdiği, her bir davacının mirasçılık belgesinde belirlenen .../20'lik hissesine düşen ve her iki davacı için toplam 472.951,54 İsveç Kronunun faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle (T.C Merkez Bankası’nın bir yıllık döviz mevduatına uygulanan faiz oranı miktarını geçmemek kaydıyla) 472.951,54 İsveç Kronunun (SEK) ödeme ta …
… killerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda «yetki» içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmın davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Benzer bu karardaDavacılar tarafından dava dışı ...'ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan ...'in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair …
… killerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda «yetki» içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmı davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı bankanın murisin davalı bankada bulunan hesabındaki parayı tüm «mirasçılara» veya vekillerine hisseleri oranında ödediği belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaDava, davacıların murisine ait banka hesabından «yetkisiz» kişi tarafından çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/195 E. 2019/7049 K.
Ortak:elbirliği mülkiyeti · miras ortaklığı · iştirak halinde mülkiyet · tereke · mirasçılık · muvafakat · taraf ehliyeti · dahili dava · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAnılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/... madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu vekaletname ile davacıların dava dışı ...'ye miras bırakan ...’nün terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, vekaletnamede muristen intikal eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesinin usulsüz olduğu ve davalının sorumluluğunu gerektirdiği, her bir davacının mirasçılık belgesinde belirlenen .../20'lik hissesine düşen ve her iki davacı için toplam 472.951,54 İsveç Kronunun faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle (T.C Merkez Bankası’nın bir yıllık döviz mevduatına uygulanan faiz oranı miktarını geçmemek kaydıyla) 472.951,54 İsveç Kronunun (SEK) ödeme ta …
Benzer bu karardaAnılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Davacı, dava dilekçesinde müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve kar paylarının da tespitini talep etmiş olup dava dilekçesi ekindeki 15.10.2012 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · tespit davası · hukuki yarar
Benzer bu kararda… vasıyla yerine getirilmesinin mümkün olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 109-(2) fıkrasının 01/4/2015 tarihinde 6644 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, «eda davası» açılması mümkün olan hallerde «tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gereçesiyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 106/2-3 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
1-) Dava, davacıya ve davacının müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve ödenmemiş kar paylarının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/674 E. 2022/4484 K.
Ortak:elbirliği mülkiyeti · miras ortaklığı · iştirak halinde mülkiyet · tereke · mirasçılık · muvafakat · taraf ehliyeti · dahili dava · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAnılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/... madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu vekaletname ile davacıların dava dışı ...'ye miras bırakan ...’nün terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, vekaletnamede muristen intikal eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesinin usulsüz olduğu ve davalının sorumluluğunu gerektirdiği, her bir davacının mirasçılık belgesinde belirlenen .../20'lik hissesine düşen ve her iki davacı için toplam 472.951,54 İsveç Kronunun faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle (T.C Merkez Bankası’nın bir yıllık döviz mevduatına uygulanan faiz oranı miktarını geçmemek kaydıyla) 472.951,54 İsveç Kronunun (SEK) ödeme ta …
Benzer bu karardaAnılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Dava dilekçesi ekindeki 17.02.2014 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra sözleşmesi · sözleşmenin feshi · ibra · ciro · hisse devir sözleşmesi · fesih · bono · protokol
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «protokole» göre devredilecek taşınmaz ... adına kayıtlı ise de davalı, bu taşınmazın bedeline karşılık gelen 80.000.-TL bedelli senedi ...'a vermiş ve «bonoda» "«hisse devir sözleşmesine» göre devredilecek arsaya karşılık «teminat» olarak verildiğinin ve «ciro» edilemeyeceğinin" belirtilmiş olduğu, ... tarafından noter «ihtarnamesi» ile taşınmaz devredilmediği takdirde bonoyu takibe koyacağını belirtilerek icra takibi başlatıldığı, miras bırakanın tercihini «sözleşmenin feshi» yerine alacağını tahsil yönünde kullandığından protokolün kandırılmak suretiyle imzalatıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, k …
Bölge Adliye Mahkemesince; «protokolde» belirtilen taşınmazın müteveffa adına kayıtlı olması nedeniyle devri mümkün olmadığından sözleşme «geçersiz» sayılabilecek ise de, müteveffanın sözleşmede devir bedeli olarak kararlaştırılan 80.000,00 TL'nın «teminatı» olan senedi icraya koymakla iradesini «fesih» yönünde kullanmadığı, davalı da sözleşmede devir bedeli olarak gösterilen tutardaki bonoyu ...'a vermekle sözleşmenin bu hükmüne göre edimi yerine getirmiş olduğundan, müteveffa ...'un aldatıldığı gerekçesiyle sözleşmenin geçersiz olduğundan bahsedilemeyeceği, «sulh» ve «ibra sözleşmesinde» hisse devir bedeline karşılık alınan diğer senetlerin ödenmemesi ise alacak davasının konusu olup protokolün geçersiz sayılmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle dav …
1- Dava, «geçersiz» «limited şirket» «hisse devir sözleşmesiyle» devredilen hisselerin miras «payı» oranında tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ile davacının babası arasında yapılan «hisse devir sözleşmesinin» batıl olduğunu, davacının babasının sözleşmenin ifasından sonra vefat ettiğini, sözleşmenin «geçersizliği» nedeniyle iptali ile murisin davalıya devrettiği «limited şirket» hisselerinin miras «payı» oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12328 E. 2017/302 K.
Ortak:iştirak halinde mülkiyet · tereke · mirasçılık · muvafakat · taraf ehliyeti · dahili dava · temsil · yetki/yetkisizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/... madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu vekaletname ile davacıların dava dışı ...'ye miras bırakan ...’nün terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, vekaletnamede muristen intikal eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesinin usulsüz olduğu ve davalının sorumluluğunu gerektirdiği, her bir davacının mirasçılık belgesinde belirlenen .../20'lik hissesine düşen ve her iki davacı için toplam 472.951,54 İsveç Kronunun faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle (T.C Merkez Bankası’nın bir yıllık döviz mevduatına uygulanan faiz oranı miktarını geçmemek kaydıyla) 472.951,54 İsveç Kronunun (SEK) ödeme ta …
Benzer bu karardaŞubesi 'ne 17/11/1999 tarihinde 100.000 DEM tutarında parayı yatırdığı, paranın .... hesabına «havale» edildiği, murisin dava tarihinden önce vefat ettiği, geriye iki «mirasçısının» kaldığı, terekenin «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine tabi olduğu, iştirakin çözülmediği, davacının sadece kendi «payı» için dava açtığını beyan ettiği, hesabın tamamı için dava açılmadığı, iştirak halinde mülkiyet kuralları gereğince miras şirketinin ( terekenin ) tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, TMK’nın 640. maddesine göre mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçıların «tereke» üzerinde «tasarruf yetkilerini» ancak oybirliğiyle kullanabilecekleri, davacının ise, terekenin tamamı için dava açmadığından dava dışı diğer mirasçının davaya «muvafakati» alınarak ve terekeye «temsilci» atanarak davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı zira, terekenin tamamı için açılmış bir dava olmadığına göre muvafakat ile davanın yürütülemeyeceği, davacının sadece kendi payı için dava açtığını beyan etmekle beraber iştirak halinde mülkiyette her bir mirasçının üzerinde serbestçe tasarruf edeceği kendine ait belli bir payının bulunmadığı, dolayısıyla davacının sadece kendi belirli bir payı bulunmadığından ve iştirak de çözülmediğinden davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Mahkemece davacının terekenin tamamı için dava açmadığı, bu nedenle dava dışı diğer «mirasçının» davaya «muvafakatının» alınarak ve terekeye «temsilci» atanarak davaya devam edilmesinin de mümkün olmadığı zira, terekenin tamamı için açılmış bir dava olmadığına göre muvafakat ile davanın yürütülemeyeceği, davacının sadece kendi «payı» için dava açtığını beyan etmekle birlikte «iştirak halinde mülkiyette» her bir mirasçının üzerinde serbestçe tasarruf edeceği kendine ait belli bir payı bulunmadığı, dolayısıyla davacının sadece kendi belirli bir payı olmadığından ve iştirak de çözülmediğinden «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davanın ileri sürülüş biçimi itibari ile tahsiline karar verilmesi istenen alacak davacının murisinin terekesi kapsamında olup, dosyada bulunan «veraset ilamı» gereğince murisin davacı dışında da yargılama sırasında davaya katılarak muvafakat verdiğini beyan eden ... isimli mirasçısının bulunduğu anlaşılmıştır.
TMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · veraset ilamı · aktif husumet ehliyeti · ihbar olunan · aktif husumet · husumet ehliyeti · ihbar · hukuki yarar
Benzer bu karardaŞubesi 'ne 17/11/1999 tarihinde 100.000 DEM tutarında parayı yatırdığı, paranın .... hesabına «havale» edildiği, murisin dava tarihinden önce vefat ettiği, geriye iki «mirasçısının» kaldığı, terekenin «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine tabi olduğu, iştirakin çözülmediği, davacının sadece kendi «payı» için dava açtığını beyan ettiği, hesabın tamamı için dava açılmadığı, iştirak halinde mülkiyet kuralları gereğince miras şirketinin ( terekenin ) tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, TMK’nın 640. maddesine göre mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçıların «tereke» üzerinde «tasarruf yetkilerini» ancak oybirliğiyle kullanabilecekleri, davacının ise, terekenin tamamı için dava açmadığından dava dışı diğer mirasçının davaya «muvafakati» alınarak ve terekeye «temsilci» atanarak davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı zira, terekenin tamamı için açılmış bir dava olmadığına göre muvafakat ile davanın yürütülemeyeceği, davacının sadece kendi payı için dava açtığını beyan etmekle beraber iştirak halinde mülkiyette her bir mirasçının üzerinde serbestçe tasarruf edeceği kendine ait belli bir payının bulunmadığı, dolayısıyla davacının sadece kendi belirli bir payı bulunmadığından ve iştirak de çözülmediğinden davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Mahkemece davacının terekenin tamamı için dava açmadığı, bu nedenle dava dışı diğer «mirasçının» davaya «muvafakatının» alınarak ve terekeye «temsilci» atanarak davaya devam edilmesinin de mümkün olmadığı zira, terekenin tamamı için açılmış bir dava olmadığına göre muvafakat ile davanın yürütülemeyeceği, davacının sadece kendi «payı» için dava açtığını beyan etmekle birlikte «iştirak halinde mülkiyette» her bir mirasçının üzerinde serbestçe tasarruf edeceği kendine ait belli bir payı bulunmadığı, dolayısıyla davacının sadece kendi belirli bir payı olmadığından ve iştirak de çözülmediğinden «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davanın ileri sürülüş biçimi itibari ile tahsiline karar verilmesi istenen alacak davacının murisinin terekesi kapsamında olup, dosyada bulunan «veraset ilamı» gereğince murisin davacı dışında da yargılama sırasında davaya katılarak muvafakat verdiğini beyan eden ... isimli mirasçısının bulunduğu anlaşılmıştır.
1- İhbar olunan ... vekilinin 27/07/2015 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, «ihbar olunan» ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ...'ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · muvafakat · taraf ehliyeti · temsil
İncelediğiniz karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/... madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de TMK’nun 640. maddesine göre birden çok «mirasçı» bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2596 E. , 2019/1665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .../03/2017 tarih ve 2017/133-2017/219 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen ....02.2019 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi...’nün davalı bankada 1.677.264,81 İsveç Kronu mevduatı olduğunu, müvekkillerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye ... .... Noterliği’nde düzenlenen 01.07.2013 tarihli vekaletname verdiklerini, vekaletnamede muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda yetki verilmediğini, müvekillerinin payına düşen kısmın davalı bankaca dava konusu vekaletnameye istinaden ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığını, TMK’nın 640. maddesi nazara alındığında iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği mirasçıların davayı birlikte takip etmesi gerektiğini, vekaletnamenin usulüne uygun olduğunu, bir anlaşmazlık veya itiraz halinde çekilen paranın talep edilmesi halinde şubeye iade edileceği hususunda taahhütname verildiğini, husumetin yanlış yöneltildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu vekaletname ile davacıların dava dışı ...'ye miras bırakan ...’nün terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin mirasçılara intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve tereke mevcudundaki araçların tescil edilmesi için yetki verildiği, vekaletnamede muristen intikal eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesinin usulsüz olduğu ve davalının sorumluluğunu gerektirdiği, her bir davacının mirasçılık belgesinde belirlenen .../20'lik hissesine düşen ve her iki davacı için toplam 472.951,54 İsveç Kronunun faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren yasal faiz
uygulanmak suretiyle (T.C Merkez Bankası’nın bir yıllık döviz mevduatına uygulanan faiz oranı miktarını geçmemek kaydıyla) 472.951,54 İsveç Kronunun (SEK) ödeme tarihindeki döviz kuru esas alınmak suretiyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıların murisine ait banka hesabından yetkisi bulunmayan kişilerce para çekilmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacılar müvekkillerinin murisi ...’nün davalı bankada bulunan mevduatının müvekkillerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda yetki içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmın davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de TMK’nun 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1.
maddesinde ise elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir. TMK’nın 640. maddesine göre, mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçılar tereke üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın diğer mirasçıların muvafakatlarının sağlanması veya TMK'nın 640/... madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
İştirak halindeki terekeye dahil bir hakka dayanarak mirasçılardan birinin sadece kendi payına yönelik olarak açtığı dava ise dinlenilemez.
Bu durumda mahkemece, anılan hususlar nazara alınarak davacıların aktif dava ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın ve TMK’nın 644. maddesi uyarınca mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülüp dönüştürülmediği de araştırılmaksızın uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
...-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/491710400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz