Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2840 E. 2021/2010 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tereke↗ mirasçılık↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozlmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacıların murisine ait banka hesabından yetkisiz kişi tarafından çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...’nün davalı bankada bulunan mevduatının müvekkillerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda yetki içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmı davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı bankanın murisin davalı bankada bulunan hesabındaki parayı tüm mirasçılara veya vekillerine hisseleri oranında ödediği belirtilmiştir.
Davacılar tarafından dava dışı ...'ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan ...'in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin mirasçılara intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve tereke mevcudundaki araçların tescil edilmesi için yetki verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, bu sebeple davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak, davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesi usulsüzdür ve davalının sorumluluğunu gerektirmektedir. Bu itibarla mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm yerinde olup, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2596 E. 2019/1665 K.
Ortak:tereke · mirasçılık · yetki · cy/cy kaydı · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacılar tarafından dava dışı ...'ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan ...'in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair …
… killerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda «yetki» içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmı davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı bankanın murisin davalı bankada bulunan hesabındaki parayı tüm «mirasçılara» veya vekillerine hisseleri oranında ödediği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu vekaletname ile davacıların dava dışı ...'ye miras bırakan ...’nün terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, vekaletnamede muristen intikal eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesinin usulsüz olduğu ve davalının sorumluluğunu gerektirdiği, her bir davacının mirasçılık belgesinde belirlenen .../20'lik hissesine düşen ve her iki davacı için toplam 472.951,54 İsveç Kronunun faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle (T.C Merkez Bankası’nın bir yıllık döviz mevduatına uygulanan faiz oranı miktarını geçmemek kaydıyla) 472.951,54 İsveç Kronunun (SEK) ödeme ta …
… killerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda «yetki» içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmın davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · miras ortaklığı · iştirak halinde mülkiyet · muvafakat · taraf ehliyeti · yasal faiz · dahili dava · temsil
Benzer bu karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/... madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de TMK’nun 640. maddesine göre birden çok «mirasçı» bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
… ilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu vekaletname ile davacıların dava dışı ...'ye miras bırakan ...’nün terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, vekaletnamede muristen intikal eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesinin usulsüz olduğu ve davalının sorumluluğunu gerektirdiği, her bir davacının mirasçılık belgesinde belirlenen .../20'lik hissesine düşen ve her iki davacı için toplam 472.951,54 İsveç Kronunun faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle (T.C Merkez Bankası’nın bir yıllık döviz mevduatına uygulanan faiz oranı miktarını geçmemek kaydıyla) 472.951,54 İsveç Kronunun (SEK) ödeme ta …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13175 E. 2016/3601 K.
Ortak:tereke · mirasçılık · yetki · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacılar tarafından dava dışı ...'ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan ...'in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair …
… killerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda «yetki» içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmı davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı bankanın murisin davalı bankada bulunan hesabındaki parayı tüm «mirasçılara» veya vekillerine hisseleri oranında ödediği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların dava dışı ...'ye terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi konusunda «yetki» verildiği, muristen intikal eden menkullerin alınması konusunda herhangi bir yetki verilmediği, tüm «mirasçıların» müracaatı sağlanmadan dava dışı ..'nün «ibraz» ettiği yetersiz vekaletnameye dayanılarak vadeli «mevduat hesabının» vadesinin bozulması ve davacılara ait miras hissesine isabet eden paranın dava dışı ..'e ödenmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile, …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işbölümü · mevduat hesabı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların dava dışı ...'ye terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi konusunda «yetki» verildiği, muristen intikal eden menkullerin alınması konusunda herhangi bir yetki verilmediği, tüm «mirasçıların» müracaatı sağlanmadan dava dışı ..'nün «ibraz» ettiği yetersiz vekaletnameye dayanılarak vadeli «mevduat hesabının» vadesinin bozulması ve davacılara ait miras hissesine isabet eden paranın dava dışı ..'e ödenmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile, …
… k istemine ilişkin olup, 6102 sayılı TTK 4. maddesi uyarınca, ticari dava olması, ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki görev hususu «işbölümünden» çıkartılıp görev haline getirilmesi karşısında Mahkemece dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken, işin esasına girilip karar verilmesi doğru o …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/926 E. 2019/318 K.
Ortak:tereke
İncelediğiniz karardaDavacılar tarafından dava dışı ...'ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan ...'in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair …
Benzer bu karardaDavalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tereke temsilcisi · tasfiye memuru · ek tasfiye · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... terekesi «tasfiye memuru» vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9451 E. 2018/1978 K.
Ortak:tereke · mirasçılık · yetki
İncelediğiniz karardaDavacılar tarafından dava dışı ...'ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan ...'in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair …
… killerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda «yetki» içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmı davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı bankanın murisin davalı bankada bulunan hesabındaki parayı tüm «mirasçılara» veya vekillerine hisseleri oranında ödediği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davaya konu olan «tereke» mevcudunun «mirasçılara» 04.08.2000 tarihinde ödendiği ve ödeme tarihinden itibaren «genel zamanaşımı» süresi olan ... yıllık sürenin geçtiği anlaşılmakta ise de terekenin idaresi için «tereke idare memuru» atanmadığı bu kararın 14.02.2011 tarihinde verildiği, ......2011 tarihinde «yetki belgesi» düzenlendiği, davanın da 07...2011 tarihinde açıldığı, tereke idare memuru atanmakla birlikte zamanaşımının işleyeceği bu tarihten itibaren 1 ve ... yıllık sürenin geçmediği, T.M.K'nin 625. maddesine göre de terekenin tasfiyesi sürecinde zamanaşımının işlemeyeceğinin öngörülmüş bulunmasına göre «zamanaşımı defi» reddedilerek, tereke mahkemesince verilmiş «ihtiyati tedbir» kararına rağmen mirasçılara ödeme yapan tereke mevcudunu azaltan bankanın, hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tereke idare memuru · yetki belgesi · genel zamanaşımı · zamanaşımı defi · ihtiyati tedbir · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davaya konu olan «tereke» mevcudunun «mirasçılara» 04.08.2000 tarihinde ödendiği ve ödeme tarihinden itibaren «genel zamanaşımı» süresi olan ... yıllık sürenin geçtiği anlaşılmakta ise de terekenin idaresi için «tereke idare memuru» atanmadığı bu kararın 14.02.2011 tarihinde verildiği, ......2011 tarihinde «yetki belgesi» düzenlendiği, davanın da 07...2011 tarihinde açıldığı, tereke idare memuru atanmakla birlikte zamanaşımının işleyeceği bu tarihten itibaren 1 ve ... yıllık sürenin geçmediği, T.M.K'nin 625. maddesine göre de terekenin tasfiyesi sürecinde zamanaşımının işlemeyeceğinin öngörülmüş bulunmasına göre «zamanaşımı defi» reddedilerek, tereke mahkemesince verilmiş «ihtiyati tedbir» kararına rağmen mirasçılara ödeme yapan tereke mevcudunu azaltan bankanın, hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2118 E. 2012/4102 K.
Ortak:tereke · mirasçılık
İncelediğiniz karardaDavacılar tarafından dava dışı ...'ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan ...'in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair …
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı bankanın murisin davalı bankada bulunan hesabındaki parayı tüm «mirasçılara» veya vekillerine hisseleri oranında ödediği belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, «anonim şirketlerde» ortağın vefatı sonrası hisseleri doğrudan «mirasçılarına» intikal etmeyip, miras taksimine kadar «tereke» adına kayıtlıdır.
Oysa, davacı vekili dava ve «ıslah» dilekçesinde hisselerin «tereke» adına tescilini talep etmiş olup, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 74.maddesi ile halen yürürlükte bulunan HMK’nun 26/1. maddesi uyarınca, hakim her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Bu itibarla mahkemece, davalının muristen intikal edipte iptaline karar verilen hisselerin, «tereke» adına «iştirak halinde mülkiyet» olarak tespitine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muris muvazaası · iştirak halinde mülkiyet · mal kaçırma · muvazaa · anonim şirket · ıslah
Benzer bu kararda2-Dava, «anonim şirket» hisselerinin «muris muvazaasına» dayalı olarak iptali ile tescili istemine ilişkin olup, mahkemece davalının muristen intikal eden 1/2 hissesinin iptali ile davalı adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, murisin mal varlığı ve ekonomik durumu itibariyle şirket hisselerini davalıya satmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, davacı kızından «mal kaçırmak» amacıyla «muvazaalı» olarak hisselerini devrettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, şirketlerdeki hisselerin iptali ile davacı adına 1/2 kısmının tesciline karar verilmiştir.
Oysa, davacı vekili dava ve «ıslah» dilekçesinde hisselerin «tereke» adına tescilini talep etmiş olup, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 74.maddesi ile halen yürürlükte bulunan HMK’nun 26/1. maddesi uyarınca, hakim her iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Ayrıca, «anonim şirketlerde» ortağın vefatı sonrası hisseleri doğrudan «mirasçılarına» intikal etmeyip, miras taksimine kadar «tereke» adına kayıtlıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2840 E. , 2021/2010 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.03.2017 gün ve 2017/133 - 2017/219 sayılı kararı bozan Daire'nin 28.02.2019 gün ve 2017/2596 - 2019/1665 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...’nün davalı bankada 1.677.264,81 İsveç Kronu mevduatı olduğunu, müvekkillerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye Konya 10. Noterliği’nde düzenlenen 01.07.2013 tarihli vekaletname verdiklerini, vekaletnamede muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda yetki verilmediğini, müvekillerinin payına düşen kısmın davalı bankaca dava konusu vekaletnameye istinaden ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığını, TMK’nın 640. maddesi nazara alındığında iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği mirasçıların davayı birlikte takip etmesi gerektiğini, vekaletnamenin usulüne uygun olduğunu, bir anlaşmazlık veya itiraz halinde çekilen paranın talep edilmesi halinde şubeye iade edileceği hususunda taahhütname verildiğini, husumetin yanlış yöneltildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozlmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacıların murisine ait banka hesabından yetkisiz kişi tarafından çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...’nün davalı bankada bulunan mevduatının müvekkillerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda yetki içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmı davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı bankanın murisin davalı bankada bulunan hesabındaki parayı tüm mirasçılara veya vekillerine hisseleri oranında ödediği belirtilmiştir.
Davacılar tarafından dava dışı ...'ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan ...'in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin mirasçılara intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve tereke mevcudundaki araçların tescil edilmesi için yetki verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair yetkilerin verilmediği, bu sebeple davalı bankanın bu vekaletnameye dayalı olarak, davacılara isabet eden miras hissesindeki paranın dava dışı ...'ye ödenmesi usulsüzdür ve davalının sorumluluğunu gerektirmektedir. Bu itibarla mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm yerinde olup, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 28.02.2019 tarih ve 2017/2596 Esas 2019/1665 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen hükmün ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, peşin harcın onama harcından mahsubula 7.756,20 TL'nin davalıdan alınmasına, 04.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/656562500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz