6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak | Paranın iadesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5569 E. 2013/5689 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aciz vesikası pasif husumet yokluğu dolandırıcılık pasif husumet tüzel kişilik husumet yokluğu terkin vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına temsil husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 41BK 53 · HUMK — HUMK 425

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ... ... Bank Ltd. İle ... hakkındaki davanın atiye terk edilmiş bulunması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ... bankasının ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olması nedeniyle bu banka dışındaki kişilere husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle de diğer davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalılar ... ile ... ... ... Bank hakkında açılan dava yönünden atiye bırakılma nedeniyle, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki ... nolu bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

...- Dava, davalı ...'ın (... A.Ş.) külli halefi olduğu ... A.Ş. ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak ... ... ... Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın davalılar ... AŞ (... A.Ş.), ... ve Balkaner Holding'e yöneltilemeyeceğinden bahisle husumet yönünden reddi cihetine gidilmiş ise de, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin ....2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Ali Balkaner ve ... A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, ... A.Ş. aracılığıyla ... hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, ... bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, ... A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle ... hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını davalı ... ... ... Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılara husumet düşeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, ...’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

...- Davalı ...'nin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili 03/05/2002 tarihli celsede davasını ... yönünden atiye terk ettiğini bildirmiş, bu talep davalı vekilince de kabul edilmiştir. Davacı davasını terk etmiş, yani atiye bırakmış ise, HUMK'nın 425. madde hükmünden yararlandırılması gerekir. Hal böyle olunca vekille temsil edilen davalı yararına tarife hükümleri gözetilerek vekalet ücretine hükmolunması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2996 E. 2013/5796 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5572 E. 2013/8007 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2785 E. 2013/3401 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4000 E. 2013/3694 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6306 E. 2013/6087 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3853 E. 2013/3627 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5590 E. 2013/4951 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1999 E. 2018/7554 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/5569 E.  ,  2013/5689 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../06/2004 tarih ve 2001/1850-2004/624 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ... Bank AŞ İzmin Şubesi'nde vadeli hesap açtırdığını, banka görevlilerince hesap cüzdanının kendisine daha sonra verileceği ve gerekirse paranın Kıbrıs'ta bulunan şubelerince değerlendirilerek yüksek faiz uygulanacağını bildirdiklerini, daha sonra müvekkiline hesap cüzdanı verildiğini ve yatırdığı 5.000.000.000 TL'ye %92 faiz uygulanacağının belirtildiğini, ancak daha sonra kendisine verilen cüzdanın ... bankasına ait olduğunun anlaşıldığını, ancak aslında yatırdığı paranın bu bankaya gitmediğini ileri sürerek yatırdığı paranın tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında ise ... ... Bank ve ... hakkındaki davasını atiye terk etmiştir.

Davalı ... ve Balkaner Holding vekili, müvekkilinin ... barkasının kurucu hissedarı olmadığını bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının parasını kendi bankalarına yatırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, ... ... ... Bank ile müvekkili arasında hiçbir hukuki ve fiili bağlantı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, yetki ve husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ... ... Bank Ltd. İle ... hakkındaki davanın atiye terk edilmiş bulunması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ... bankasının ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olması nedeniyle bu banka dışındaki kişilere husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle de diğer davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalılar ... ile ... ... ... Bank hakkında açılan dava yönünden atiye bırakılma nedeniyle, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki ... nolu bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

...- Dava, davalı ...'ın (... A.Ş.) külli halefi olduğu ... A.Ş. ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak ... ... ... Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın davalılar ... AŞ (... A.Ş.), ... ve Balkaner Holding'e yöneltilemeyeceğinden bahisle husumet yönünden reddi cihetine gidilmiş ise de, ...

8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin ....2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Ali Balkaner ve ... A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, ... A.Ş. aracılığıyla ... hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, ...

bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, ... A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle ... hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını davalı ... ... ... Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılara husumet düşeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, ...’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

...- Davalı ...'nin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili 03/05/2002 tarihli celsede davasını ... yönünden atiye terk ettiğini bildirmiş, bu talep davalı vekilince de kabul edilmiştir. Davacı davasını terk etmiş, yani atiye bırakmış ise, HUMK'nın 425. madde hükmünden yararlandırılması gerekir. Hal böyle olunca vekille temsil edilen davalı yararına tarife hükümleri gözetilerek vekalet ücretine hükmolunması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı şirket yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı ... yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, .../03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/489527800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.