6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4000 E. 2013/3694 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aciz vesikası dolandırıcılık karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi terkin dahili dava vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına temsil i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 41BK 53 · HUMK — HUMK 185HUMK 425

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş. (eski ... AŞ) ile davalılar ... A.Ş.’nin yönetici sıfatı ile ... ve bu bankanın dahil olduğu davalı ... Holding A.Ş. hakkındaki dava zamansız açıldığından reddine, davalı ... ... ... Ltd. ve ... hakkındaki dava atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili, davalılar ... A.Ş. vekili ve ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... (...) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

...-Dava, davalı ...Ş.’nin külli halefi olduğu ... A.Ş. ... ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak ... ... ... Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalı ... ... ... Ltd. ve ... hakkında açılan davanın atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka, ..., Balkaner Holding AŞ hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de yerel mahkeme kararından sonra ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin ....2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve ... A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, ... A.Ş. aracılığıyla ... hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, ... bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, ... A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle ... hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen ... ... ... Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, ...’nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerek bankanın gerekse şirketin davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

...-... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı ... hakkındaki dava atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı vekili 05.07.2002 tarihli celsede davalı ... hakkındaki davasını atiye terk ettiğini bildirmiş, davalı ... vekili de HUMK’nın 185. maddesi uyarınca itiraz etmeyip, kabul ettiklerini belirtmiştir. HUMK’nın 425. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına tarife hükümleri gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun mahkemece nazara alınmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3853 E. 2013/3627 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6306 E. 2013/6087 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2785 E. 2013/3401 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6307 E. 2013/5763 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6305 E. 2013/5851 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10760 E. 2013/9420 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2996 E. 2013/5796 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3851 E. 2013/3290 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/4000 E.  ,  2013/3694 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/.../2003 tarih ve 2001/1901-2003/1131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... A.Ş. vekili ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş. ... Şubesi’nde hesap açtırdığını, hesap cüzdanı verilince paranın ... bankasına aktarıldığını fark ettiğini, gerçekte paranın aktarılmadığını, ... A.Ş. mevduat hesaplarında toplandığını, Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere kredi olarak kullandırılıp tüketildiğini, davalı banka ile ... arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürerek 5.700,00 TL’nin 02...1999 tarihinden itibaren, 1.178,00 TL’nin ....11.1999 tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalılar ... ve .... hakkındaki davaları atiye terk ettiğini bildirmiştir.

... ... ... Ltd. dışındaki davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.

Davalı ... ... ... Ltd.’ye tebligat yapılmamıştır.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş. (eski ... AŞ) ile davalılar ... A.Ş.’nin yönetici sıfatı ile ... ve bu bankanın dahil olduğu davalı ... Holding A.Ş. hakkındaki dava zamansız açıldığından reddine, davalı ... ... ... Ltd. ve ... hakkındaki dava atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili, davalılar ... A.Ş. vekili ve ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... (...) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

...-Dava, davalı ...Ş.’nin külli halefi olduğu ... A.Ş. ... ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak ... ... ... Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalı ... ... ... Ltd. ve ... hakkında açılan davanın atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı banka, ..., Balkaner Holding AŞ hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de yerel mahkeme kararından sonra ...

8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin ....2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve ... A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, ... A.Ş. aracılığıyla ... hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, ...

bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, ... A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle ... hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen ... ... ... Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, ...’nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerek bankanın gerekse şirketin davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

...-... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı ... hakkındaki dava atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı vekili 05.07.2002 tarihli celsede davalı ... hakkındaki davasını atiye terk ettiğini bildirmiş, davalı ... vekili de HUMK’nın 185. maddesi uyarınca itiraz etmeyip, kabul ettiklerini belirtmiştir. HUMK’nın 425. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına tarife hükümleri gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun mahkemece nazara alınmaması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488169500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.