6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3851 E. 2013/3290 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aciz vesikası davanın açılmamış sayılması açılmamış sayılma dolandırıcılık tüzel kişilik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 41BK 53

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacının yüksek faiz oranı nedeniyle ... hesabını tercih ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda davalı ... (...)’taki hesap sahibinin bu bankadan ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... ... Ltd. Şti’den alacağını talep etmesi gerektiği, davacının ... ... Ltd. Şti’ne başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının bu aşamada erken açılmış bir dava olduğu

gerekçesiyle, davalı ... ... ... Ltd. hakkındaki davanın takip edilmemesi nedeniyle müracaata bırakıldığından bu davalı hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında henüz erken açılmış bir dava olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... A.Ş (...) vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş (...) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Dava, davalı ... (...) A.Ş.’nin külli halefi olduğu ... A.Ş. ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak ... ... ... Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, ... ... ... Bank Ltd. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin ......2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve ... A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, ... A.Ş. aracılığıyla ... hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, ... bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, ... A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle ... hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen ... ... ... Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 Sayılı BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, 6762 Sayılı ...’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6307 E. 2013/5763 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6305 E. 2013/5851 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3850 E. 2013/3927 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6304 E. 2013/6055 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3853 E. 2013/3627 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Paranın iadesi | Temerrüt faizi | Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3857 E. 2013/4215 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6306 E. 2013/6087 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/700 E. 2013/3001 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/3851 E.  ,  2013/3290 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2004 tarih ve 2002/291-2004/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... A.Ş. (...) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ... Şubesinde hesabı bulunduğunu, banka görevlilerince tüm mevduatının ... hesaplarına yönlendirildiğini, açılan hesapların ... hesaplar olduğunun açıklanmadığını, tüm mevduatların ... olarak toplanıp sanki bilinen bir işlemden kaçmanın yollarının arandığını ve tüm paraların başka kanallara aktarılarak bankaya gelen tüm mevduatın devlet kontrolünden ve denetiminden kaçırılıp hortumlandığını, Kıbrıs’a yapılan herhangi bir havalenin söz konusu olmadığını, davalı ...’in Bankalar Yasası’nın 69. maddesi gereğince şahsen sorumlu bulunduğunu, yine davalılar ... ve ...’in de ... ... ... Bank’ın direktörü olduklarını ileri sürerek, 5.171, 70 TL'nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

... ... ... Ltd. dışındaki davalılar vekilleri, yetki ve husumet itirazında bulunarak ayrı ayrı davanın usulden ve esastan reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davacının yüksek faiz oranı nedeniyle ... hesabını tercih ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda davalı ... (...)’taki hesap sahibinin bu bankadan ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... ... Ltd. Şti’den alacağını talep etmesi gerektiği, davacının ... ... Ltd. Şti’ne başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının bu aşamada erken açılmış bir dava olduğu

gerekçesiyle, davalı ... ... ... Ltd. hakkındaki davanın takip edilmemesi nedeniyle müracaata bırakıldığından bu davalı hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında henüz erken açılmış bir dava olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... A.Ş (...) vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş (...) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Dava, davalı ... (...) A.Ş.’nin külli halefi olduğu ... A.Ş. ... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak ... ... ... Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.

Mahkemece, ... ... ... Bank Ltd. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra ...

8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin ......2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve ... A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, ... A.Ş. aracılığıyla ... hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, ...

bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, ... A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer ... hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle ... hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen ... ... ... Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 Sayılı BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, 6762 Sayılı ...’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı Banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487577800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.