Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3824 E. 2013/3526 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nama yazılı pay↗ şirket merkezi mahkemesi↗ pay sahipliği↗ genel kurul kararının iptali↗ hisse senedi↗ anonim şirket↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ taahhütname↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre, toplantının yapıldığı tarihte ve öncesinde davacı tarafından, davalı şirkete yeni adres bildirimi yapılmadığı, davalı şirketin toplantı çağrısına ilişkin davetini, yasa ve ana sözleşmede belirtilen usullerde ve
sürelerde, davacının bilinen adresine gönderdiği, davacının, usulüne uygun olarak yapılan çağrıya rağmen toplantıya katılmadığı, davacının alınan kararların iptalini isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 381. maddesi uyarınca anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf, toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığı nedenine dayanmıştır.
Davaya konu genel kurul toplantısına katılmayan davacının, iş bu davayı açma hakkı bulunup bulunmadığı hususu toplantıya çağrının usulüne uygun yapılıp yapılmadığına bağlı olduğundan 6762 sayılı ...'nın 368. maddesi ve şirket ana sözleşmesinin .... maddesi birlikte değerlendirilmelidir. Dosya kapsamından genel kurul toplantı ilanının Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı ve davacının şirkete bildirdiği adrese iadeli taahütlü mektup yoluyla tebligat yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Ancak, ...'nın 368. maddesi " Umumi heyetin toplantıya daveti, esas mukavelede gösterilen şekil ve surette ve her halde 37'nci maddede anılan gazete ile ilan ve toplantı günleri dahi olmamak üzere, toplantı vaktinden en az iki hafta önce yapılmak lazımdır. Senetleri nama yazılı olan pay sahipleriyle önceden şirkete bir hisse senedi tevdi ederek ikametgahını bildiren pay sahiplerine, taahhütlü mektup gönderilmesi suretiyle de toplantı günü bildirilir." hükmünü haiz olup, şirket ana sözleşmesinin .... maddesindeki "Şirkete ait ilanlar, ...'nın 37/4. fıkrası hükümleri saklı kalmak şartıyla, şirket merkezinin bulunduğu yerde çıkan bir gazete ile en az ... gün evvel yapılır. Şirket merkezinde gazete çıkmadığı takdirde ilan en yakın yerdeki gazete ile yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, genel kurul toplantı çağrısının Ticaret Sicil gazetesinde ilanı ve taahütlü mektubla tebliği dışında ayrıca ana sözleşmenin .... maddesinde belirtildiği şekilde şirket merkezinin bulunduğu yer veya şirket merkezinin bulunduğu yerde gazete çıkmadığı takdirde en yakın yerdeki gazetede de ilanı gerektiği açık olmakla, bu şekilde ilan yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığına göre, genel kurul toplantı çağrısının usulüne aykırı yapılması nedeniyle davacının, genel kurul kararının iptaline ilişkin dava açma hakkı bulunduğu gözetilerek, davanın esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde toplantı çağrısının usule uygun olmasına rağmen davacının toplantıya katılmaması nedeniyle dava açma hakkı bulunmadığı gerkçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12874 E. 2013/11086 K.
Ortak:şirket merkezi mahkemesi · pay sahipliği · hisse senedi · taahhütname · ilan
İncelediğiniz karardaSenetleri nama yazılı olan «pay sahipleriyle» önceden şirkete bir «hisse senedi» tevdi ederek ikametgahını bildiren pay sahiplerine, «taahhütlü» mektup gönderilmesi suretiyle de toplantı günü bildirilir." hükmünü haiz olup, şirket ana sözleşmesinin .... maddesindeki "Şirkete ait «ilanlar», ...'nın 37/4. fıkrası hükümleri saklı kalmak şartıyla, «şirket merkezinin» bulunduğu yerde çıkan bir gazete ile en az ... gün evvel yapılır.
Şirket merkezinde gazete çıkmadığı takdirde «ilan» en yakın yerdeki gazete ile yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, genel kurul toplantı çağrısının Ticaret Sicil gazetesinde ilanı ve taahütlü mektubla tebliği dışında ayrıca ana sözleşmenin .... maddesinde belirtildiği şekilde «şirket merkezinin» bulunduğu yer veya şirket merkezinin bulunduğu yerde gazete çıkmadığı takdirde en yakın yerdeki gazetede de ilanı gerektiği açık olmakla, bu şekilde ilan yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığına göre, genel kurul toplantı çağrısının usulüne aykırı yapılması nedeniyle davacının, «genel kurul kararının iptaline» ilişkin dava açma hakkı bulunduğu gözetilerek, davanın esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde toplantı …
Dosya kapsamından genel kurul toplantı «ilanının» Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı ve davacının şirkete bildirdiği adrese iadeli taahütlü mektup yoluyla «tebligat» yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaSenetleri nama yazılı olan «pay sahipleriyle» önceden şirkete bir «hisse senedi» tevdi ederek ikametgahını bildiren pay sahiplerine, «taahhütlü» mektup gönderilmesi suretiyle de toplantı günü bildirilir" hükmünü haiz olup, şirket ana sözleşmesinin 17. maddesindeki "Şirkete ait «ilanlar», TTK'nın 37/4. fıkrası hükümleri saklı kalmak şartıyla, «şirket merkezinin» bulunduğu yerde çıkan bir gazete ile en az 15 gün evvel yapılır.
Şirket merkezinde gazete çıkmadığı takdirde «ilan» en yakın yerdeki gazete ile yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, «olağanüstü genel kurul» toplantı çağrısının Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanı ve taahütlü mektubla tebliği dışında ayrıca ana sözleşmenin 17. maddesinde belirtildiği şekilde «şirket merkezinin» bulunduğu yer veya şirket merkezinin bulunduğu yerde gazete çıkmadığı takdirde en yakın yerdeki gazetede de ilanı gerektiği açık olmakla, bu şekilde ilan yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ana sözleşmenin 17. maddesindeki ilana ilişkin düzenleme dikkate alınmaksızın «eksik incelemeyle» karar verilmesi doğru olmamış, davacı ... vekili ve davacı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıların genel kurul toplantılarına iştirak etmemeleri nedeniyle ancak toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmediğini iddia edebilecekleri, toplantıların Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilip posta yolu ile de hisse sahiplerine tebliğ edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · eksik inceleme
Benzer bu karardaŞirket merkezinde gazete çıkmadığı takdirde «ilan» en yakın yerdeki gazete ile yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, «olağanüstü genel kurul» toplantı çağrısının Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanı ve taahütlü mektubla tebliği dışında ayrıca ana sözleşmenin 17. maddesinde belirtildiği şekilde «şirket merkezinin» bulunduğu yer veya şirket merkezinin bulunduğu yerde gazete çıkmadığı takdirde en yakın yerdeki gazetede de ilanı gerektiği açık olmakla, bu şekilde ilan yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ana sözleşmenin 17. maddesindeki ilana ilişkin düzenleme dikkate alınmaksızın «eksik incelemeyle» karar verilmesi doğru olmamış, davacı ... vekili ve davacı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
… gi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 01.10.2011 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına davacıların gündeme ilave yapılması için teklif göndermiş olmaları karşısında, bu toplantıya davetin usulüne uygun yapılmadığı iddasıyla dava açmaları …
2- Dava, dava tarihinde yürürlükte buluran 6762 sayılı TTK'nın 381. maddesi uyarınca şirket «olağanüstü genel kurul» toplantısının ve alınan kararların iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf, toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığı nedenine dayanmıştır.
Mahkemece, 24.07.2011 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısına davetin Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiği ve taahütlü mektupla tebliğ edildiği, bu suretle toplantıya davetin usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davaya kon …
-
Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8404 E. 2014/18513 K.
Ortak:şirket merkezi mahkemesi · taahhütname · ilan
İncelediğiniz karardaSenetleri nama yazılı olan «pay sahipleriyle» önceden şirkete bir «hisse senedi» tevdi ederek ikametgahını bildiren pay sahiplerine, «taahhütlü» mektup gönderilmesi suretiyle de toplantı günü bildirilir." hükmünü haiz olup, şirket ana sözleşmesinin .... maddesindeki "Şirkete ait «ilanlar», ...'nın 37/4. fıkrası hükümleri saklı kalmak şartıyla, «şirket merkezinin» bulunduğu yerde çıkan bir gazete ile en az ... gün evvel yapılır.
Şirket merkezinde gazete çıkmadığı takdirde «ilan» en yakın yerdeki gazete ile yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, genel kurul toplantı çağrısının Ticaret Sicil gazetesinde ilanı ve taahütlü mektubla tebliği dışında ayrıca ana sözleşmenin .... maddesinde belirtildiği şekilde «şirket merkezinin» bulunduğu yer veya şirket merkezinin bulunduğu yerde gazete çıkmadığı takdirde en yakın yerdeki gazetede de ilanı gerektiği açık olmakla, bu şekilde ilan yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığına göre, genel kurul toplantı çağrısının usulüne aykırı yapılması nedeniyle davacının, «genel kurul kararının iptaline» ilişkin dava açma hakkı bulunduğu gözetilerek, davanın esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde toplantı …
Dosya kapsamından genel kurul toplantı «ilanının» Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı ve davacının şirkete bildirdiği adrese iadeli taahütlü mektup yoluyla «tebligat» yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDosya kapsamından karar öncesi böyle bir «ilan» yapıldığı veya «taahhütlü» mektupla veyahut başka bir kanalla ortaklara toplantının yapılacağının bildirildiği kanıtlanmamış, aksine toplantının yapılacağının sözlü olarak ortaklara bildirildiği, davacıya da bu şekilde bildirim yapıldığı savunulmuştur.
Anılan düzenleme uyarınca toplantıya ve yazılı olarak oy vermeye davetin, şirketin ana sözleşmesinde gösterilen şekilde ve eğer ana sözleşmede bu yönde bir düzenleme yoksa «taahhütlü» mektupla ve toplantıdan en az beş gün önce ve gündem bildirilmek suretiyle yapılacaktır.
Dava konusu olay bakımından değerlendirme yapıldığında davalı şirketin ana sözleşmesinin 7. maddesinde şirkete ait ilanların TTK'nın 37. maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla «şirket merkezinin» bulunduğu yerde en az bir gazete ile 7 gün evvel yapılabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · ortaklar kurulu kararının iptali · karar nisabı · iyiniyet kuralı · tasdik kararı · emredici hüküm · ortaklar kurulu kararı · iyiniyet
Benzer bu karardaDava, davalı «limited şirketin» «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Davacı, davalının 23.06.2009 tarihli mevcut müdürlerin «yetkisinin» «tasdikine» ilişkin «ortaklar kurulu» kararının usulüne uygun şekilde alınmadığını, kendisine ve başka ortaklara çağrı yapılmadığını ileri sürerek iptaline karar verilmesini istemiştir.
Öte yandan çağrıda usulsüzlük, tek başına alınan kararların iptali için yeterli olmayıp, kararın aynı zamanda kanuna, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» da aykırı olması zorunludur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu olayda TTK'nın 538/4. maddesine uygun bir davetin yapılmadığı, ancak alınan kararların toplantı ve karar «nisabı» ile içerik bakımından kanuna ve ana «sözleşmeye aykırılık» içermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Genel kurul kararının yokluğu tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4560 E. 2022/8566 K.
Ortak:anonim şirket
İncelediğiniz karardaDava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 381. maddesi uyarınca «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, davacı taraf, toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığı nedenine dayanmıştır.
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararının yokluğunun» tespiti istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, bölge adliye mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının yokluğu · çağrısız genel kurul · toplantı ve karar nisabı · karar nisabı · kamu düzeni · yönetim kurulu kararı · temsil
Benzer bu karardaAncak «yönetim kurulu» çağrı kararının yok hükmünde olmasına rağmen «çağrısız genel kurulu» düzenleyen TTK 416. maddesi “Bütün payların sahipleri veya «temsilcileri», aralarından biri itirazda bulunmadığı takdirde, genel kurula katılmaya ve genel kurul toplantılarının yapılmasına ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, çağrıya ilişkin usule uyulmaksızın, genel kurul olarak toplanabilir ve bu «toplantı nisabı» var olduğu sürece karar alabilirler.” şeklindedir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davaya konu genel kurul toplantısına çağrı için alınan 03/04/2018 tarihli «yönetim kurulu» kararı «toplantı nisabı» oluşmadığnıdan yok hükmünde olduğundan, çağrının hiç yapılmadığı dolayısıyla davaya konu 27/04/2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlarında yok hükmünde olduğu, TTK'nın 416 maddesi hükmü uyarınca bütün pay sahiplerinin katılımıyla «çağrısız genel kurul» yapma şartlarının da mevcut olmadığı dikkate alınarak davaya konu genel kurulu toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ka …
Bölge adliye mahkemesince, kararda «kamu düzenine» ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının yokluğunun» tespiti istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, bölge adliye mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4306 E. 2013/7381 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çağrı usulsüzlüğü · ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu kararda538/4 maddesinin amir hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden toplantıya «çağrının usulsüz» yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 31/.../2010 tarihli şirket «ortaklar kurulu kararının iptaline» dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3824 E. , 2013/3526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29...2011 tarih ve 2011/239 - 2011/551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 1.715,00 TL sermayesi ile pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 09.03.2011 tarihinde genel kurul toplantısının yapıldığını, Türk Ticaret Yasası’nın 368. maddesinde ve ana sözleşmenin .... maddesinde gösterilen çağrı usulüne uyulmadığını ve müvekkilinin, toplantıya katılmasına engel olunduğunu, çağrı, taahhütlü mektupla gönderilmişse bile müvekkiline ulaşmadığını, yapılan genel kurulda “yönetim kurulunun ibrası” hakkındaki oylamada, oy kullanma hakkı bulunmayan ... ...’in oy kullandığını, kendisinin ticari mümessil olduğunu, toplantıda “sermaye artırılmasının gerekliliği ve artırılma şartlarının oluşup oluşmadığı” konusunda bir değerlendirme yapılmadan ve gerekçesi açıklanmadan sermaye artırımı yapıldığını, bu şekilde çoğunluğun çıkarları gözetilmeden ve azınlığın payını küçültmek amacı gütmek suretiyle paydaşların zarara uğratıldığını, daha önce de sermaye artırımı yapıldığını ve mahkemenin 31.01.2007 tarihli, 2003/682 Esas ve 2007/29 Karar sayılı kararı ile “genel kurul kararının iptaline” karar verildiğini, mahkemenin 29.11.2006 tarih ve 2003/215 Esas, 2006/437 Karar sayılı kesinleşmiş ilamına rağmen hisse oranları mahkeme kararına göre düzenlenmediğini, iptali istenilen genel kurulda mahkeme kararından önceki hisse oranlarına göre oylama yapılarak karar alındığını, müvekkilinin, davalı şirketin olağan genel kuruluna ve anılan kararlarına 29.03.2011 tarihinde tebliğ edilen iştirak taahhütnamesi düzenlenmesine ilişkin belge ile haberdar olduğunu ileri sürerek, 09.03.2011 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplantıya ait ilanların, uzun yıllardır uygulanan usul ile Türk Ticaret Yasası’nın 368. maddesine uygun olarak Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, davacının, müvekkili şirkete bildirdiği adresine toplantıya çağrı tebligatının gönderildiğini, ancak davacının toplantıya katılmadığını, davacının 29.03.2011 tarihinde vermiş olduğu iki dilekçeden birinde yeni adresini bildirdiğini, diğerinde ise “09.03.2011 tarihinde yapılan genel kurulda alınan karar gereği sermaye artırımına katılıyorum ve taahhüt ediyorum” şeklinde beyanda bulunduğunu, davacının, dava açma hakkının bulunmadığını, alınan kararların usule uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre, toplantının yapıldığı tarihte ve öncesinde davacı tarafından, davalı şirkete yeni adres bildirimi yapılmadığı, davalı şirketin toplantı çağrısına ilişkin davetini, yasa ve ana sözleşmede belirtilen usullerde ve
sürelerde, davacının bilinen adresine gönderdiği, davacının, usulüne uygun olarak yapılan çağrıya rağmen toplantıya katılmadığı, davacının alınan kararların iptalini isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 381. maddesi uyarınca anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf, toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığı nedenine dayanmıştır.
Davaya konu genel kurul toplantısına katılmayan davacının, iş bu davayı açma hakkı bulunup bulunmadığı hususu toplantıya çağrının usulüne uygun yapılıp yapılmadığına bağlı olduğundan 6762 sayılı ...'nın 368. maddesi ve şirket ana sözleşmesinin .... maddesi birlikte değerlendirilmelidir. Dosya kapsamından genel kurul toplantı ilanının Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı ve davacının şirkete bildirdiği adrese iadeli taahütlü mektup yoluyla tebligat yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Ancak, ...'nın 368. maddesi " Umumi heyetin toplantıya daveti, esas mukavelede gösterilen şekil ve surette ve her halde 37'nci maddede anılan gazete ile ilan ve toplantı günleri dahi olmamak üzere, toplantı vaktinden en az iki hafta önce yapılmak lazımdır.
Senetleri nama yazılı olan pay sahipleriyle önceden şirkete bir hisse senedi tevdi ederek ikametgahını bildiren pay sahiplerine, taahhütlü mektup gönderilmesi suretiyle de toplantı günü bildirilir." hükmünü haiz olup, şirket ana sözleşmesinin .... maddesindeki "Şirkete ait ilanlar, ...'nın 37/4. fıkrası hükümleri saklı kalmak şartıyla, şirket merkezinin bulunduğu yerde çıkan bir gazete ile en az ... gün evvel yapılır. Şirket merkezinde gazete çıkmadığı takdirde ilan en yakın yerdeki gazete ile yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, genel kurul toplantı çağrısının Ticaret Sicil gazetesinde ilanı ve taahütlü mektubla tebliği dışında ayrıca ana sözleşmenin .... maddesinde belirtildiği şekilde şirket merkezinin bulunduğu yer veya şirket merkezinin bulunduğu yerde gazete çıkmadığı takdirde en yakın yerdeki gazetede de ilanı gerektiği açık olmakla, bu şekilde ilan yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığına göre, genel kurul toplantı çağrısının usulüne aykırı yapılması nedeniyle davacının, genel kurul kararının iptaline ilişkin dava açma hakkı bulunduğu gözetilerek, davanın esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde toplantı çağrısının usule uygun olmasına rağmen davacının toplantıya katılmaması nedeniyle dava açma hakkı bulunmadığı gerkçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487624100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz