6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel Kurul Kararının İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3824 E. 2013/3526 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nama yazılı pay şirket merkezi mahkemesi pay sahipliği genel kurul kararının iptali hisse senedi anonim şirket tebligat ticaret sicili taahhütname ilan

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre, toplantının yapıldığı tarihte ve öncesinde davacı tarafından, davalı şirkete yeni adres bildirimi yapılmadığı, davalı şirketin toplantı çağrısına ilişkin davetini, yasa ve ana sözleşmede belirtilen usullerde ve

sürelerde, davacının bilinen adresine gönderdiği, davacının, usulüne uygun olarak yapılan çağrıya rağmen toplantıya katılmadığı, davacının alınan kararların iptalini isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 381. maddesi uyarınca anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf, toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığı nedenine dayanmıştır.

Davaya konu genel kurul toplantısına katılmayan davacının, iş bu davayı açma hakkı bulunup bulunmadığı hususu toplantıya çağrının usulüne uygun yapılıp yapılmadığına bağlı olduğundan 6762 sayılı ...'nın 368. maddesi ve şirket ana sözleşmesinin .... maddesi birlikte değerlendirilmelidir. Dosya kapsamından genel kurul toplantı ilanının Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı ve davacının şirkete bildirdiği adrese iadeli taahütlü mektup yoluyla tebligat yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Ancak, ...'nın 368. maddesi " Umumi heyetin toplantıya daveti, esas mukavelede gösterilen şekil ve surette ve her halde 37'nci maddede anılan gazete ile ilan ve toplantı günleri dahi olmamak üzere, toplantı vaktinden en az iki hafta önce yapılmak lazımdır. Senetleri nama yazılı olan pay sahipleriyle önceden şirkete bir hisse senedi tevdi ederek ikametgahını bildiren pay sahiplerine, taahhütlü mektup gönderilmesi suretiyle de toplantı günü bildirilir." hükmünü haiz olup, şirket ana sözleşmesinin .... maddesindeki "Şirkete ait ilanlar, ...'nın 37/4. fıkrası hükümleri saklı kalmak şartıyla, şirket merkezinin bulunduğu yerde çıkan bir gazete ile en az ... gün evvel yapılır. Şirket merkezinde gazete çıkmadığı takdirde ilan en yakın yerdeki gazete ile yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, genel kurul toplantı çağrısının Ticaret Sicil gazetesinde ilanı ve taahütlü mektubla tebliği dışında ayrıca ana sözleşmenin .... maddesinde belirtildiği şekilde şirket merkezinin bulunduğu yer veya şirket merkezinin bulunduğu yerde gazete çıkmadığı takdirde en yakın yerdeki gazetede de ilanı gerektiği açık olmakla, bu şekilde ilan yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığına göre, genel kurul toplantı çağrısının usulüne aykırı yapılması nedeniyle davacının, genel kurul kararının iptaline ilişkin dava açma hakkı bulunduğu gözetilerek, davanın esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde toplantı çağrısının usule uygun olmasına rağmen davacının toplantıya katılmaması nedeniyle dava açma hakkı bulunmadığı gerkçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Nama yazılı pay

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12874 E. 2013/11086 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklar kurulu kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8404 E. 2014/18513 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının yokluğu tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4560 E. 2022/8566 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Ortaklar Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4306 E. 2013/7381 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/3824 E.  ,  2013/3526 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29...2011 tarih ve 2011/239 - 2011/551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 1.715,00 TL sermayesi ile pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 09.03.2011 tarihinde genel kurul toplantısının yapıldığını, Türk Ticaret Yasası’nın 368. maddesinde ve ana sözleşmenin .... maddesinde gösterilen çağrı usulüne uyulmadığını ve müvekkilinin, toplantıya katılmasına engel olunduğunu, çağrı, taahhütlü mektupla gönderilmişse bile müvekkiline ulaşmadığını, yapılan genel kurulda “yönetim kurulunun ibrası” hakkındaki oylamada, oy kullanma hakkı bulunmayan ... ...’in oy kullandığını, kendisinin ticari mümessil olduğunu, toplantıda “sermaye artırılmasının gerekliliği ve artırılma şartlarının oluşup oluşmadığı” konusunda bir değerlendirme yapılmadan ve gerekçesi açıklanmadan sermaye artırımı yapıldığını, bu şekilde çoğunluğun çıkarları gözetilmeden ve azınlığın payını küçültmek amacı gütmek suretiyle paydaşların zarara uğratıldığını, daha önce de sermaye artırımı yapıldığını ve mahkemenin 31.01.2007 tarihli, 2003/682 Esas ve 2007/29 Karar sayılı kararı ile “genel kurul kararının iptaline” karar verildiğini, mahkemenin 29.11.2006 tarih ve 2003/215 Esas, 2006/437 Karar sayılı kesinleşmiş ilamına rağmen hisse oranları mahkeme kararına göre düzenlenmediğini, iptali istenilen genel kurulda mahkeme kararından önceki hisse oranlarına göre oylama yapılarak karar alındığını, müvekkilinin, davalı şirketin olağan genel kuruluna ve anılan kararlarına 29.03.2011 tarihinde tebliğ edilen iştirak taahhütnamesi düzenlenmesine ilişkin belge ile haberdar olduğunu ileri sürerek, 09.03.2011 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, toplantıya ait ilanların, uzun yıllardır uygulanan usul ile Türk Ticaret Yasası’nın 368. maddesine uygun olarak Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiğini, davacının, müvekkili şirkete bildirdiği adresine toplantıya çağrı tebligatının gönderildiğini, ancak davacının toplantıya katılmadığını, davacının 29.03.2011 tarihinde vermiş olduğu iki dilekçeden birinde yeni adresini bildirdiğini, diğerinde ise “09.03.2011 tarihinde yapılan genel kurulda alınan karar gereği sermaye artırımına katılıyorum ve taahhüt ediyorum” şeklinde beyanda bulunduğunu, davacının, dava açma hakkının bulunmadığını, alınan kararların usule uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, ve dosya kapsamına göre, toplantının yapıldığı tarihte ve öncesinde davacı tarafından, davalı şirkete yeni adres bildirimi yapılmadığı, davalı şirketin toplantı çağrısına ilişkin davetini, yasa ve ana sözleşmede belirtilen usullerde ve

sürelerde, davacının bilinen adresine gönderdiği, davacının, usulüne uygun olarak yapılan çağrıya rağmen toplantıya katılmadığı, davacının alınan kararların iptalini isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 381. maddesi uyarınca anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf, toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığı nedenine dayanmıştır.

Davaya konu genel kurul toplantısına katılmayan davacının, iş bu davayı açma hakkı bulunup bulunmadığı hususu toplantıya çağrının usulüne uygun yapılıp yapılmadığına bağlı olduğundan 6762 sayılı ...'nın 368. maddesi ve şirket ana sözleşmesinin .... maddesi birlikte değerlendirilmelidir. Dosya kapsamından genel kurul toplantı ilanının Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı ve davacının şirkete bildirdiği adrese iadeli taahütlü mektup yoluyla tebligat yoluna gidildiği anlaşılmaktadır. Ancak, ...'nın 368. maddesi " Umumi heyetin toplantıya daveti, esas mukavelede gösterilen şekil ve surette ve her halde 37'nci maddede anılan gazete ile ilan ve toplantı günleri dahi olmamak üzere, toplantı vaktinden en az iki hafta önce yapılmak lazımdır.

Senetleri nama yazılı olan pay sahipleriyle önceden şirkete bir hisse senedi tevdi ederek ikametgahını bildiren pay sahiplerine, taahhütlü mektup gönderilmesi suretiyle de toplantı günü bildirilir." hükmünü haiz olup, şirket ana sözleşmesinin .... maddesindeki "Şirkete ait ilanlar, ...'nın 37/4. fıkrası hükümleri saklı kalmak şartıyla, şirket merkezinin bulunduğu yerde çıkan bir gazete ile en az ... gün evvel yapılır. Şirket merkezinde gazete çıkmadığı takdirde ilan en yakın yerdeki gazete ile yapılır." şeklindeki düzenleme karşısında, genel kurul toplantı çağrısının Ticaret Sicil gazetesinde ilanı ve taahütlü mektubla tebliği dışında ayrıca ana sözleşmenin .... maddesinde belirtildiği şekilde şirket merkezinin bulunduğu yer veya şirket merkezinin bulunduğu yerde gazete çıkmadığı takdirde en yakın yerdeki gazetede de ilanı gerektiği açık olmakla, bu şekilde ilan yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığına göre, genel kurul toplantı çağrısının usulüne aykırı yapılması nedeniyle davacının, genel kurul kararının iptaline ilişkin dava açma hakkı bulunduğu gözetilerek, davanın esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde toplantı çağrısının usule uygun olmasına rağmen davacının toplantıya katılmaması nedeniyle dava açma hakkı bulunmadığı gerkçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487624100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.