Faydalı Model Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13413 E. 2012/4129 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mücbir sebep↗ davanın konusuz kalması↗ infaz↗ içtihadı birleştirme kararı↗ hukuki yarar↗ geçersizlik↗ dava sebebi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının faydalı model belgesinin, yıllık ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile geçersizlik sürecine girdiğini, davalının mücbir sebep başvurusunun TPE tarafından reddedildiği, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK’nin 134. maddesi hükmü uyarınca, mücbir sebep başvurusu reddedilen belge sahibinin, belgeyi tekrar geçerli hale getiremeyeceği, davalının bu yolda bir yasal olanağının kalmadığı ve faydalı modelden doğan haklarının sona erdiği, dava açıldığı sırada askıda geçersizliği söz konusu olan belgenin, dava devam ederken yıllık ücretlerin son ödendiği tarihten bu yana geçersiz kaldığı, hükümsüzlük kararına konu edilebilecek bir belge bulunmadığı, hukuki yararın ve davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nun 382. ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.Hatta,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı Kararı’nda da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluktur. Somut olayda mahkemenin gerekçesinde davanın hukuki yarar yokluğundan ve konusu kalmadığından reddi gerektiği belirtilmiş iken, hüküm kısmında davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmekle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması doğru görülmemiştir. Davalı adına tescilli faydalı model belgesinin yargılama sırasında hükümsüz kaldığı anlaşıldığından davanın konusuz kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde çelişkili verilen kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1659 E. 2013/3138 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/288 E. 2013/912 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaSomut olaya gelindiğinde, mahkemece 02.11.2011 tarihli oturumda verilen kısa kararda davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine; davacının birleşen dosyadaki davasının reddine dair hüküm kurulmuş iken, gerekçeli kararda davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine, 74.224,24 TL «maddi tazminatın» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6092 E. 2012/13282 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, «maddi tazminata» ilişkin davanın kabulüne, manevi tazminata ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olaya gelindiğinde, mahkemece 23.02.2011 tarihli oturumda verilen kısa kararda «maddi tazminata» ilişkin olarak davanın kabulüne, 3.300,00 TL'nın davalıdan tahsiline dair hüküm kurulmuş iken gerekçeli kararda davanın 3.244,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2461 E. 2010/8505 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu kararda… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:satış sözleşmesi · cy/cy şerhi · reeskont faizi · ıslah
Benzer bu kararda… itine, davalı kooperatifin 16.10.2005 tarihli genel kurul gündeminin 7 nci maddesi gereğince alınan kararın “Peşin satış yapılan, genel kurul kararı olan dairelerin «reeskont faizi» hesaplanarak aradaki farkı ödedikleri takdirde kendilerine verilmesine, kabul etmedikleri takdirde ödedikleri paranın Kooperatifler Kanununa aykırı olduğundan hesaplanarak paranın ödenerek kooperatif hissesine geçirilmesine, genel kurul kararı olmaksızın peşin satışı yapılan dairelerin iptaline, kooperatif yönetimince tapu verilmemesine, verilmişse iptaline oy birliğiyle karar verilmiştir” şeklindeki kısmının yok hükmünde olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, davacı vekilinin diğer davalılara yönelik tapu iptal ve tescil isteminin sözleşmelerin tapu siciline «şerhi» şeklinde «ıslah» edilen davasının reddine karar verilmiştir.
1-Dava, ortaklığın tespiti, 16.10.2005 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali, alacak ve «satış sözleşmelerinin» tapuya tescili istemlerine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3966 E. 2010/10273 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · asıl alacak · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kooperatife ödenmemiş aidat borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının 3.201,00 YTL asıl borç, 192,00 YTL «yasal faiz» olmak üzere toplam 3.393,00 YTL alacağa karşı yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, «asıl alacak» üzerinden hesaplanacak % 40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece verilen kısa kararda «inkar tazminatına» hükmedilmemiş olmasına rağmen gerekçeli kararda inkar tazminatına karar verilmiş olması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açıldığı gibi, kararın gerekçesinde takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması gerektiği belirtildiği halde, hükümde takibe konu asıl alacağa yasal faiz oranları uygulanacağı hususu belirtilmeden takibin devamına karar verilmesi suretiyle takipte istenen aylık % 10 «gecikme faizi» oranının uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesisi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında da çelişkiye yol açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14182 E. 2016/2176 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan icra takip miktarı kadar alacağı olduğu, davalının «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacı lehine hükmedilmesine, karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece verilen kısa kararda, “Davacının davasının kabulüne, %20 «icra inkar tazminatına» davacı lehine hükmedilmesine” karar verilmiş iken gerekçeli kararda kısa karardan farklı olarak “Davacının davasının kabulüne % 30 icra inkar tazminatına davacı lehine hükmedilmesine ” karar verilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkili bir durum yaratılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13196 E. 2010/4471 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · sigorta sözleşmesi · ıslah · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar murisinin hastalığına resmi teşhisin konulduğu 28.10.2005 tarihinden önce «hayat sigortası» yaptırdığı, hastalığın başlangıç tarihinin tam olarak bilinmediği, «sigorta sözleşmesinin» geçerli olduğu gerekçesiyle 25.000,00 TL alacağın 6.000,00 TL'nın dava tarihinden, bakiye kısmın «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece verilen kısa kararda, 25.000 YTL’nın dava tarihideki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, meblağın 6.000 YTL’lık kısmına dava tarihinden yasal faiz yürütülmesine rağmen gerekçeli kararda, davacı yanın davasının kabulü ile, 25.000,00 YTL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6.000,00 YTL’lık kısımna dava tarihinden itibaren bakiyesine «ıslah» tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açıldığı, kısa kararda alacağın tamamına …
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3696 E. 2010/10277 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu kararda… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 2.759,00 TL'nın 23.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsil edilecek şekilde itirazın iptali ile takibin devamına, «inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13413 E. , 2012/4129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/06/2010 tarih ve 2009/47-2010/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına kayıtlı 22.12.2006 tarihli “amortisörlü kapı menteşesi” adlı faydalı modelin, mutlak yenilik özelliğini taşımadığını ileri sürerek, faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, hükümsüzlük sebeplerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının faydalı model belgesinin, yıllık ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile geçersizlik sürecine girdiğini, davalının mücbir sebep başvurusunun TPE tarafından reddedildiği, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK’nin 134. maddesi hükmü uyarınca, mücbir sebep başvurusu reddedilen belge sahibinin, belgeyi tekrar geçerli hale getiremeyeceği, davalının bu yolda bir yasal olanağının kalmadığı ve faydalı modelden doğan haklarının sona erdiği, dava açıldığı sırada askıda geçersizliği söz konusu olan belgenin, dava devam ederken yıllık ücretlerin son ödendiği tarihten bu yana geçersiz kaldığı, hükümsüzlük kararına konu edilebilecek bir belge bulunmadığı, hukuki yararın ve davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nun 382. ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.Hatta,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı Kararı’nda da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluktur.
Somut olayda mahkemenin gerekçesinde davanın hukuki yarar yokluğundan ve konusu kalmadığından reddi gerektiği belirtilmiş iken, hüküm kısmında davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmekle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması doğru görülmemiştir. Davalı adına tescilli faydalı model belgesinin yargılama sırasında hükümsüz kaldığı anlaşıldığından davanın konusuz kalması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde çelişkili verilen kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049326500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz