6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7949 E. 2013/12781 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297 hükümsüzlüğün tespiti takipsizlik kararı delil tespiti tescilsiz tasarım maddi hata maddi ve manevi tazminat ayırt edicilik ilan haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 297

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2013/7949 E.  ,  2013/12781 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2009 gün ve 2003/1097-2009/276 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.02.2013 gün ve 2012/3577-2013/3187 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri abiye bayan elbiseleri üretimi ve ticareti ile uğraştığını, müvekkili adına TPE nezdinde tescilli olan 19.08.2002 tarih ve 2002/02167 tescil sayılı, 18 ve 25 numaralı özgün tasarımların davalı tarafından taklit edilerek piyasa sürüldüğünü, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu hususun delil tespiti dosyasıyla mahkemece tespit edildiğini ileri sürerek, 554 sayılı KHK çerçevesinde davalının müvekkiline ait 2002/02167 sayılı tasarımlarından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ini, taklit ürünlerin ve tanıtım vasıtalarının imhasını, haksız rekabete ilişkin sonuçların ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın 19.08.2002 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle tahsilini, davalının haksız rekabete konu işlemlerden elde etmiş olduğu kazancın işlem tarihlerinden itibaren ticari faiziyle müvekkiline devrini ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı ve karşı davacı vekili, davalının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise, davacı-karşı davalı adına tescilli 2002/02167 ve 2002/00717 sayılı 18, 25 ve 41 numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığını, müvekkilinin firmasında tespiti yapılan ürünlerin müvekkilince başka bir firmadan Polin etiketi altında satın alındığını ileri sürerek, hükümsüzlüklerinin tespitini ve iptalini talep ve dava etmiş, ancak daha sonra davasını takipsiz bırakmıştır.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.

Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, tescilli tasarım hakkına tecavüz iddiasına dayalı haksız rekabetin tesbit ve men’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkeme kararının gerekçe kısmında, davalı aleyhine 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği açıklandıktan sonra, kararın hüküm fıkrasında 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HMK'nın 297. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Ayrıca kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekmektedir.

Dairemizin bozma ilamında kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş ise de, bu maddi hata olup, mahkemece, anılan yasa hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 22.02.2013 tarih, 2012/3577 Esas, 2013/3187 Karar sayılı kararının kaldırılarak, kararın açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3577 E. 2013/3187 K.

    Ortak: · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6808 E. 2016/746 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kararın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17253 E. 2015/2034 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü | Tecavüz | Haksız rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/477 E. 2019/5779 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/7949 E.  ,  2013/12781 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2009 gün ve 2003/1097-2009/276 sayılı kararı bozan Daire’nin 22.02.2013 gün ve 2012/3577-2013/3187 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri abiye bayan elbiseleri üretimi ve ticareti ile uğraştığını, müvekkili adına TPE nezdinde tescilli olan 19.08.2002 tarih ve 2002/02167 tescil sayılı, 18 ve 25 numaralı özgün tasarımların davalı tarafından taklit edilerek piyasa sürüldüğünü, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, bu hususun delil tespiti dosyasıyla mahkemece tespit edildiğini ileri sürerek, 554 sayılı KHK çerçevesinde davalının müvekkiline ait 2002/02167 sayılı tasarımlarından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin men'ini, taklit ürünlerin ve tanıtım vasıtalarının imhasını, haksız rekabete ilişkin sonuçların ortadan kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın 19.08.2002 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle tahsilini, davalının haksız rekabete konu işlemlerden elde etmiş olduğu kazancın işlem tarihlerinden itibaren ticari faiziyle müvekkiline devrini ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı ve karşı davacı vekili, davalının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise, davacı-karşı davalı adına tescilli 2002/02167 ve 2002/00717 sayılı 18, 25 ve 41 numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığını, müvekkilinin firmasında tespiti yapılan ürünlerin müvekkilince başka bir firmadan Polin etiketi altında satın alındığını ileri sürerek, hükümsüzlüklerinin tespitini ve iptalini talep ve dava etmiş, ancak daha sonra davasını takipsiz bırakmıştır.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.

Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, tescilli tasarım hakkına tecavüz iddiasına dayalı haksız rekabetin tesbit ve men’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkeme kararının gerekçe kısmında, davalı aleyhine 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği açıklandıktan sonra, kararın hüküm fıkrasında 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HMK'nın 297. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Ayrıca kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekmektedir.

Dairemizin bozma ilamında kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuş ise de, bu maddi hata olup, mahkemece, anılan yasa hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 22.02.2013 tarih, 2012/3577 Esas, 2013/3187 Karar sayılı kararının kaldırılarak, kararın açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzletme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 22.02.2013 tarih, 2012/3577 Esas, 2013/3187 Karar sayılı kararının kaldırılarak kararın açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1038705100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.