Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1830 E. 2019/1206 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ organik bağ↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ terkin↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın açıldığı tarihte davalının tescilli bir markaya sahip bulunduğu, dava tarihi itibariyle, tarafların
ticaret unvanı yönünden yaklaşık ... yıl ve marka yönünden yaklaşık 14 yıl boyunca birbirlerinden haberdar olarak ve üstelik aralarında organik bağ bulunmak suretiyle ticari faaliyet gösterdikleri, buna rağmen marka ve ticaret unvanları arasında karışıklık olduğu iddialarının, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, çok uzun yıllar boyunca birbirlerine tolerans gösteren, uyum içinde ticari faaliyette bulunan şirketlerden birisinin, diğeri hakkında markaya tecavüz ve ticaret unvanına tecavüz, terkin taleplerinde bulunmasının TMK'nın .... maddesine aykırı olduğu, davalı şirketin ticaret unvanındaki “METRANS” ibaresinin unvandan terkini talebinde bulunulmuş ise de sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğu, davalı şirketin 1991 yılında ...'da kurulduğu, daha sonra ... isimli şahıs ortak alınmak suretiyle davacı şirketin kurulduğu, bu şirketin kurucu iradesinin davalı şirkete ve onun hakim ortağı...'ye ait olduğu, her iki tarafin ve şirket ortaklarının uzun yıllar boyunca birbirlerinin ticari faaliyetlerinden, unvanlarından, isim ve logo kullanımlarından haberdar olarak birbirlerine tolerans göstermeleri nazara alınarak davalının 2004 36136 sayılı markanın tescil başvuru tarihinden önceki döneme ilişkin kullanımlarının da herhangi bir tazminat sorumluluğunu gerektirmediği, davalının kullandığı iddia edilen logonun davalı şirket tarafından ... isimli bir tasarımcıya hazırlattırıldığı ve bu logonun gerçek hak sahibinin de davalı şirket olduğu yönündeki savunmanın dosya kapsamına uygun düştüğü gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10298 E. 2012/13820 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin
İncelediğiniz kararda… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın açıldığı tarihte davalının tescilli bir markaya sahip bulunduğu, dava tarihi itibariyle, tarafların «ticaret unvanı» yönünden yaklaşık ... yıl ve marka yönünden yaklaşık 14 yıl boyunca birbirlerinden haberdar olarak ve üstelik aralarında «organik bağ» bulunmak suretiyle ticari faaliyet gösterdikleri, buna rağmen marka ve ticaret unvanları arasında karışıklık olduğu iddialarının, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, çok uzun yıllar boyunca birbirlerine tolerans gösteren, uyum içinde ticari faaliyette bulunan şirketlerden birisinin, diğeri hakkında markaya tecavüz ve «ticaret unvanına tecavüz», «terkin» taleplerinde bulunmasının TMK'nın .... maddesine aykırı olduğu, davalı şirketin ticaret unvanındaki “METRANS” ibaresinin unvandan terkini talebinde bulunulmuş ise de sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, davalı şirketin 1991 yılında ...'da kurulduğu, daha sonra ... isimli şahıs ortak alınmak suretiyle davacı şirketin kurulduğu, bu şirketin kurucu …
Benzer bu kararda2-Dava, davalı tarafından davacı şirkete ait «ticaret unvanının» kullanılması suretiyle yapılan «haksız rekabetin» tespit ve men’i ile davalı şirket unvanının «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Davalı şirketin davacının daha eski tarihte tescil ettirdiği «ticaret unvanının» ayırt edici ve yönlendirici unsurunu oluşturan “Metrans” ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirmesi ve kullanmasının davacının daha eski tarihli tescil ile kazandığı yasal ve kazanılmış haklarına aykırılık oluşturduğundan mahkemece davalının unvanından davacının unvanı ile «iltibas» oluşturan bu ibarenin çıkarılmasına ilişkin olarak verdiği karar yasaya uygun ise de davalının unvanının tescilli olması nedeniyle tescil devam ettiği sürece tescilli unvanını kullanması haksız bir kullanım olmayıp, yasal bir hakkın kullanımı niteliğinde bulunduğundan bu durum «haksız rekabet» oluşturmaz.Bu itibarla, davalının tescile dayalı kullanımının haksız rekabet eylemini oluşturmayacağı göz önüne alınarak mahkemece haksız rekabetin tespit ve men’i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · sicilden terkin · ticaret sicili · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… davacı şirketin 1991 yılında Ankara'da kurulduğu, 17.01.2005 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na tescil edildiği, davalı şirketin ise 05.03.2008 tarihinde «ticaret siciline tescil» edildiği, her iki şirket unvanında ek niteliğindeki unsurun "Metrans" ibaresi olup, davacı şirket unvanının davalıdan önce tescil edildiği, bu nedenle davacının öncelikli hak sahibi olduğu sonucuna varılarak, davalı şirketin unvanında yer alan “METRANS” ibaresinin davacıya karşı «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine ve bu haksız rekabetin önlenmesine, bu olgunun hukuki sonucu olarak davalı şirketin ticaret sicilinde yer alan “METRANS” ibaresinin davalı …
2-Dava, davalı tarafından davacı şirkete ait «ticaret unvanının» kullanılması suretiyle yapılan «haksız rekabetin» tespit ve men’i ile davalı şirket unvanının «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Davalı şirketin davacının daha eski tarihte tescil ettirdiği «ticaret unvanının» ayırt edici ve yönlendirici unsurunu oluşturan “Metrans” ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirmesi ve kullanmasının davacının daha eski tarihli tescil ile kazandığı yasal ve kazanılmış haklarına aykırılık oluşturduğundan mahkemece davalının unvanından davacının unvanı ile «iltibas» oluşturan bu ibarenin çıkarılmasına ilişkin olarak verdiği karar yasaya uygun ise de davalının unvanının tescilli olması nedeniyle tescil devam ettiği sürece tescilli unvanını kullanması haksız bir kullanım olmayıp, yasal bir hakkın kullanımı niteliğinde bulunduğundan bu durum «haksız rekabet» oluşturmaz.Bu itibarla, davalının tescile dayalı kullanımının haksız rekabet eylemini oluşturmayacağı göz önüne alınarak mahkemece haksız rekabetin tespit ve men’i …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.
Ortak:ticaret unvanı
İncelediğiniz kararda… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın açıldığı tarihte davalının tescilli bir markaya sahip bulunduğu, dava tarihi itibariyle, tarafların «ticaret unvanı» yönünden yaklaşık ... yıl ve marka yönünden yaklaşık 14 yıl boyunca birbirlerinden haberdar olarak ve üstelik aralarında «organik bağ» bulunmak suretiyle ticari faaliyet gösterdikleri, buna rağmen marka ve ticaret unvanları arasında karışıklık olduğu iddialarının, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, çok uzun yıllar boyunca birbirlerine tolerans gösteren, uyum içinde ticari faaliyette bulunan şirketlerden birisinin, diğeri hakkında markaya tecavüz ve «ticaret unvanına tecavüz», «terkin» taleplerinde bulunmasının TMK'nın .... maddesine aykırı olduğu, davalı şirketin ticaret unvanındaki “METRANS” ibaresinin unvandan terkini talebinde bulunulmuş ise de sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, davalı şirketin 1991 yılında ...'da kurulduğu, daha sonra ... isimli şahıs ortak alınmak suretiyle davacı şirketin kurulduğu, bu şirketin kurucu …
Benzer bu karardaDava, “İpekersoli” markasının hükümsüzlüğü, davalının bu ibareyi «ticaret unvan» olarak tescil ettirmesinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkindir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · ilan · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/647 E. 2011/4741 K.
Ortak:terkin
İncelediğiniz kararda… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın açıldığı tarihte davalının tescilli bir markaya sahip bulunduğu, dava tarihi itibariyle, tarafların «ticaret unvanı» yönünden yaklaşık ... yıl ve marka yönünden yaklaşık 14 yıl boyunca birbirlerinden haberdar olarak ve üstelik aralarında «organik bağ» bulunmak suretiyle ticari faaliyet gösterdikleri, buna rağmen marka ve ticaret unvanları arasında karışıklık olduğu iddialarının, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, çok uzun yıllar boyunca birbirlerine tolerans gösteren, uyum içinde ticari faaliyette bulunan şirketlerden birisinin, diğeri hakkında markaya tecavüz ve «ticaret unvanına tecavüz», «terkin» taleplerinde bulunmasının TMK'nın .... maddesine aykırı olduğu, davalı şirketin ticaret unvanındaki “METRANS” ibaresinin unvandan terkini talebinde bulunulmuş ise de sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, davalı şirketin 1991 yılında ...'da kurulduğu, daha sonra ... isimli şahıs ortak alınmak suretiyle davacı şirketin kurulduğu, bu şirketin kurucu …
Benzer bu kararda… ici vurgu eki olduğu, davacı kullanımı ve tescili önceye dayandığından TTK'nun 54. maddesi uyarınca davalı unvanından bu kelimenin silinmesinin gerektiği, davalının «ticaret siciline tescili» unvanını «terkin» edilinceye kadar kullanmasının yasaya aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı unvanında yer alan “Berrteks” ibaresinin unvandan çıkartılarak ticaret sicilinden terkinine, «haksız rekabetin» tespit ve men’ine ilişkin talebin ise reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin, 01.11.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicili tescili · ticaret sicili · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ici vurgu eki olduğu, davacı kullanımı ve tescili önceye dayandığından TTK'nun 54. maddesi uyarınca davalı unvanından bu kelimenin silinmesinin gerektiği, davalının «ticaret siciline tescili» unvanını «terkin» edilinceye kadar kullanmasının yasaya aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı unvanında yer alan “Berrteks” ibaresinin unvandan çıkartılarak ticaret sicilinden terkinine, «haksız rekabetin» tespit ve men’ine ilişkin talebin ise reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin, 01.11.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3646 E. 2010/11029 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin
İncelediğiniz kararda… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın açıldığı tarihte davalının tescilli bir markaya sahip bulunduğu, dava tarihi itibariyle, tarafların «ticaret unvanı» yönünden yaklaşık ... yıl ve marka yönünden yaklaşık 14 yıl boyunca birbirlerinden haberdar olarak ve üstelik aralarında «organik bağ» bulunmak suretiyle ticari faaliyet gösterdikleri, buna rağmen marka ve ticaret unvanları arasında karışıklık olduğu iddialarının, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, çok uzun yıllar boyunca birbirlerine tolerans gösteren, uyum içinde ticari faaliyette bulunan şirketlerden birisinin, diğeri hakkında markaya tecavüz ve «ticaret unvanına tecavüz», «terkin» taleplerinde bulunmasının TMK'nın .... maddesine aykırı olduğu, davalı şirketin ticaret unvanındaki “METRANS” ibaresinin unvandan terkini talebinde bulunulmuş ise de sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, davalı şirketin 1991 yılında ...'da kurulduğu, daha sonra ... isimli şahıs ortak alınmak suretiyle davacı şirketin kurulduğu, bu şirketin kurucu …
Benzer bu kararda1-Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, «terkini», bu ibareyi kullanmasının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve karar özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
TTK’nun 47/«son» maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapması zorunludur.
Davacı şirketin “...” şeklindeki «ticaret unvanı» 1993 yılında tescil edilmiş, davalı şirketin “...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · şirket merkezi mahkemesi · ticaret sicili tescili · iyiniyet · dürüstlük kuralı · tüzel kişilik · ticaret sicili · ilan
Benzer bu karardaTicaret «şirketlerinin merkezleri» ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43, 47, 54 ve 57/5. maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilirse ise de, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri «iyiniyetle» kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacaktır.
Tekstil Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 28.12.2001 tarihinde «ticaret siciline tescil» edilmiş olup, iş bu dava ise 29.06.2007 tarihinde açılmıştır.
Bu durumda, davalının tesciline yaklaşık 6 yıl süre ile suskun kalan davacının iddiası TMK'nun 2. maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde artık dinlenemeyecektir.
1-Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, «terkini», bu ibareyi kullanmasının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve karar özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4094 E. 2019/1069 K.
Ortak:ticaret unvanına tecavüz · ticaret unvanı
İncelediğiniz kararda… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın açıldığı tarihte davalının tescilli bir markaya sahip bulunduğu, dava tarihi itibariyle, tarafların «ticaret unvanı» yönünden yaklaşık ... yıl ve marka yönünden yaklaşık 14 yıl boyunca birbirlerinden haberdar olarak ve üstelik aralarında «organik bağ» bulunmak suretiyle ticari faaliyet gösterdikleri, buna rağmen marka ve ticaret unvanları arasında karışıklık olduğu iddialarının, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, çok uzun yıllar boyunca birbirlerine tolerans gösteren, uyum içinde ticari faaliyette bulunan şirketlerden birisinin, diğeri hakkında markaya tecavüz ve «ticaret unvanına tecavüz», «terkin» taleplerinde bulunmasının TMK'nın .... maddesine aykırı olduğu, davalı şirketin ticaret unvanındaki “METRANS” ibaresinin unvandan terkini talebinde bulunulmuş ise de sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» söz konusu olduğu, davalı şirketin 1991 yılında ...'da kurulduğu, daha sonra ... isimli şahıs ortak alınmak suretiyle davacı şirketin kurulduğu, bu şirketin kurucu …
Benzer bu kararda50.maddesine göre usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı sadece sahibine ait olduğu, aynı Yasa'nın 54.maddesine göre de ticaret unvanının «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde bunun değiştirilmesi ve silinmesinin talep edilebileceği, davacı şirket ile davalı şirketin unvanlarındaki benzerliğin karışıklık yaratacağı ve «ticaret unvanına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açılan davanın, davalı tarafın «ehliyeti» olmadığından ve işbu dosya da «husumet» yöneltilemeyeceğindin «usulden reddine», davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı şirketin unvanında yer alan ... ibaresinin unvandan silinmesine, sicilden terkinine ve kararın ticaret sic …
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 52. maddesi uyarınca, «ticaret unvanının» bir başkası tarafından «ticari dürüstlüğe» aykırı olarak kullanılması halinde koruma talebinde bulunabileceği, her iki tarafın unvanında ... ibaresi yer almakla birlikte, unvanların sonraki kısımları oldukça farklı olduğu, ... ibaresinden sonra davacının unvanında, proje danışmanlık ibaresi bulunduğu halde, davalının unvanında, ... kelimesinden sonra makine doğalgaz ibarelerinin geldiği, unvanlarda karışıklığa yer vermeyecek ve tacirlerin birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak kadar farklı ilavelerin bulunduğu, bu nedenlerle tarafların unvanlarının aynı olduğundan ya da «iltibas» yarattığından ve davalının, davacının unvanını «dürüstlük kuralına» aykırı olarak kullandığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle HMK 353/1.b...maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının «ticaret sicil» memurluğu aleyhine yönelttiği davanın, davalı «ehliyeti» olmadığından «usulden reddine», davalı şirket aleyhindeki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı ...'nın 52. maddesine dayalı «ticaret unvanının» terkinine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · dürüstlük kuralı · taraf ehliyeti · usulden reddi · ticaret sicili · ilan · iltibas · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 52. maddesi uyarınca, «ticaret unvanının» bir başkası tarafından «ticari dürüstlüğe» aykırı olarak kullanılması halinde koruma talebinde bulunabileceği, her iki tarafın unvanında ... ibaresi yer almakla birlikte, unvanların sonraki kısımları oldukça farklı olduğu, ... ibaresinden sonra davacının unvanında, proje danışmanlık ibaresi bulunduğu halde, davalının unvanında, ... kelimesinden sonra makine doğalgaz ibarelerinin geldiği, unvanlarda karışıklığa yer vermeyecek ve tacirlerin birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak kadar farklı ilavelerin bulunduğu, bu nedenlerle tarafların unvanlarının aynı olduğundan ya da «iltibas» yarattığından ve davalının, davacının unvanını «dürüstlük kuralına» aykırı olarak kullandığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle HMK 353/1.b...maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının «ticaret sicil» memurluğu aleyhine yönelttiği davanın, davalı «ehliyeti» olmadığından «usulden reddine», davalı şirket aleyhindeki davanın esastan reddine karar verilmiştir.
50.maddesine göre usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı sadece sahibine ait olduğu, aynı Yasa'nın 54.maddesine göre de ticaret unvanının «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde bunun değiştirilmesi ve silinmesinin talep edilebileceği, davacı şirket ile davalı şirketin unvanlarındaki benzerliğin karışıklık yaratacağı ve «ticaret unvanına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açılan davanın, davalı tarafın «ehliyeti» olmadığından ve işbu dosya da «husumet» yöneltilemeyeceğindin «usulden reddine», davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile davalı şirketin unvanında yer alan ... ibaresinin unvandan silinmesine, sicilden terkinine ve kararın ticaret sic …
Karara karşı davalı şirket tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
6102 sayılı ...'nın 52. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, «ticaret unvanının», «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1830 E. , 2019/1206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... (KAPATILAN) 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../11/2015 tarih ve 2006/255-2015/204 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen ....02.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av..... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı adına 2001/21028 sayılı “METRANS+şekil” unsurlu markanın tescil edildiğini, davalının müvekkiline ait markayı ve unvanı haksız bir şekilde kullandığını, lisans bedeli ödemediğini, davalı şirket unvanında geçen “METRANS” ibaresi nedeniyle karışıklığın ortaya çıktığını, müşterilerin, distribütörlerin yanıldığını, davalı tarafın, müvekkiline ait “METRANS” isminden yararlandığını, davacının maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, markaya tecavüzün men'ini, davalının ticaret unvanındaki “METRANS” ibaresinin sicilden terkinini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla marka lisans bedeli olarak 20.000 TL ve uğranılan maddi zarar olarak 20.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dayandığı 2001/21028 sayılı “METRANS” ibareli markanın, davacı şirketin kurucu ortağı ve tek başına temsile yetkili müdürü tarafından 556 sayılı KHK'nın 46. maddesi gereğince vazgeçme yolu ile marka sicilinden silindiğini, bu nedenle davacı şirketin marka korumasının sona erdiğini, marka mevcut olmadığından davacının markaya dayalı olarak dava açma hakkını haiz olmadığını, davalı şirketin 1991 yılında ...'da... tarafından kurulduğunu, daha sonra ...'da da faaliyet göstermek için...'ın ortak alınarak 1993 yılında davacı şirketin ...'da kurulup faaliyete geçirildiğini,...'nin davacı şirkette de ortak olması nedeniyle, davacı şirketin kurulmasına muvafakat ettiğini, METRANS logosunun 1991 yılında...
tarafından bir tasarımcıya özel olarak yaptırıldığını, logunun davalıya ait olduğunu, esasen her iki şirketin de “METRANS” markasını kullanmayıp, bu ibareyi ticaret unvanı olarak kullandıklarını, davacı şirketin diğer ortağı ...'ın haksız davranışları nedeniyle müvekkili olan diğer ortak...'nin ortaklığı devam ettirmek istemediğini ve müdür .....'ın, müdürlükten azli ile davacı şirketin feshi ve tasfiyesi için davalar açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın açıldığı tarihte davalının tescilli bir markaya sahip bulunduğu, dava tarihi itibariyle, tarafların
ticaret unvanı yönünden yaklaşık ... yıl ve marka yönünden yaklaşık 14 yıl boyunca birbirlerinden haberdar olarak ve üstelik aralarında organik bağ bulunmak suretiyle ticari faaliyet gösterdikleri, buna rağmen marka ve ticaret unvanları arasında karışıklık olduğu iddialarının, ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığı, çok uzun yıllar boyunca birbirlerine tolerans gösteren, uyum içinde ticari faaliyette bulunan şirketlerden birisinin, diğeri hakkında markaya tecavüz ve ticaret unvanına tecavüz, terkin taleplerinde bulunmasının TMK'nın .... maddesine aykırı olduğu, davalı şirketin ticaret unvanındaki “METRANS” ibaresinin unvandan terkini talebinde bulunulmuş ise de sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğu, davalı şirketin 1991 yılında ...'da kurulduğu, daha sonra ...
isimli şahıs ortak alınmak suretiyle davacı şirketin kurulduğu, bu şirketin kurucu iradesinin davalı şirkete ve onun hakim ortağı...'ye ait olduğu, her iki tarafin ve şirket ortaklarının uzun yıllar boyunca birbirlerinin ticari faaliyetlerinden, unvanlarından, isim ve logo kullanımlarından haberdar olarak birbirlerine tolerans göstermeleri nazara alınarak davalının 2004 36136 sayılı markanın tescil başvuru tarihinden önceki döneme ilişkin kullanımlarının da herhangi bir tazminat sorumluluğunu gerektirmediği, davalının kullandığı iddia edilen logonun davalı şirket tarafından ... isimli bir tasarımcıya hazırlattırıldığı ve bu logonun gerçek hak sahibinin de davalı şirket olduğu yönündeki savunmanın dosya kapsamına uygun düştüğü gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye ...,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/02/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davacı adına kayıtlı 2001/21028 numaralı markaya tecavüzün men'i, unvan terkini, lisans bedeli ve maddi tazminatın tahsili istemlerinden ibarettir. Mahkemece yukarda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen söylemek gerekir ki, yerel mahkemenin davalının ticaret unvanının terkini yolundaki talebin reddine dair gerekçesi ve vardığı sonuç usul ve yasaya uygun bulunmakla bu yöndeki talebin reddine dair kararın onanması bakımından farklı bir görüşe sahip bulunmamaktayım.
Ancak, davacının markaya vaki tecavüzün men'i ve buna bağlı tazminat istemleri bakımından ortaya konulan tespitler ile gerekçenin dosya kapsamına, toplanan delillere ve uyuşmazlık konusu olayın özelliklerine uygun olmadığı, özellikle mahkemece bekletici mesele yapılmasına rağmen, taraflar arasındaki marka terkini işleminin iptali ile davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğü ve maddi-manevi tazminat istemli davada ... .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen ....11.2011 tarih ve 2006/267 E. - 2011/206 K. sayılı olup kesinleşen karar ile saptanan olgular ve varılan sonuca aykırı tespit ve gerekçeye dayalı bulunduğu gibi mahkemece varılan sonuç yine dosya kapsamı ile saptanan somut vakıalara da uygun düşmemektedir.
Davalı yanın dava tarihinden önce, dava tarihinde ve yargılama sürecinde davacıya ait dava dayanağı markayı kullandığı ve kullanmakta olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık da söz konusu değildir. Bu durumda, bu kullanmanın, hukuka uygun bir kullanım niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi iktiza eder. Yukarda değinilen ve davamızla ilgili yönleri itibariyle kesinleşmiş bulunduğu mahkemece de kabul edilen karar incelendiğinde, davalıya ait markanın kötüniyetli tescile dayalı olarak hükümsüz kılındığı, keza davalı yetkilisinin kötüniyetli eylemi sonucunda davacıya ait markanın sicilden terkini işleminin ise geçersiz bulunmakla iptal ve bu suretle davacıya ait markanın yeniden ihya edilmiş bulunduğu anlaşılmaktadır.
Söz konusu hükümsüzlük kararı, 506 sayılı KHK'nın 44/.... maddesi çerçevesinde geriye etkili sonuç doğurucu olmakla, mahkemenin dava tarihinde davalı adına tescilli bir markanın varlığına dayalı gerekçesi yerinde değildir. Öte yandan, her ne kadar, eldeki işbu davaya ilişkin kararda, dava tarihi itibariyle davacıya ait tescilli bir markanın bulunmadığı gibi bir gerekçeye yer verilmemiş ise de, davacı adına kayıtlı markanın terkin işleminin “geçersizlik” nedeniyle iptaline ilişkin hükmün kesinleşmiş olması nedeniyle, iptalin geriye etkili sonuç doğuran niteliği gözetildiğinde, bu yönde bir değerlendirme yapılmasına da, esasen, olanak yoktur.
Keza, yine anılan hükümsüzlük davasında davalının markanın gerçek hak sahibi olduğu yönündeki savunması mahkemece kabul edilmemiş ve marka bu nedenle de hükümsüz kılınmış olmasına karşın yine kesinleşen bu hususa aykırı olarak, markanın parçalanması gibi bir duruma da yol açacak biçimde ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin, davacıya ait markadaki şekil unsuru üzerinde davalının gerçek hak sahibi olduğunun kabulü de usul ve yasaya aykırıdır.
Diğer bir yandan, taraflar arasında, davacı adına kayıtlı marka üzerindeki uyuşmazlıkların, davacı adına 2001 yılında tescil edilen markanın kötüniyetle sicilden terkini ve davalı adına tescil başvurusunda bulunulması ile başladığı, bir başka söyleyişle uyuşmazlığın 2004 yılından bu yana süregeldiği ve bu çerçevede taraflar arasında bu tarihten itibaren açılan ve safahat geçiren pek çok davaya konu olduğu nazara alınmaksızın, tarafların dava dayanağı markayı uzun yıllar nizasız bir biçimde birlikte kullanageldikleri gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmiş olması dosyadaki maddi vakıalara aykırıdır.
Tüm bu nedenlerle, davalının davacıya ait markayı fiili olarak kullanmasının hukuken korunabilir bir hakka dayalı olmadığının kabulü ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken bu yöndeki istemlerin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, kararın bu yönden bozulması gerektiği kanısındayım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/486000800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz