Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2187 E. 2013/1945 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cayma hakkı↗ vesayet↗ hayat sigortası↗ sigorta sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sözleşmenin yapılmasında önemli olan bilgiyi davalı sigortacı kurumdan sakladığı ve sözleşme yapıldıktan sonra sakladığı bu bilgiden dolayı maluliyete uğradığı, davalı şirketin cayma hakkının kullanmasının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin 16.07.2009 tarihinden itibaren şizofreni hastası olduğunu, hastalığının halen devam ettiğini ve tedavi görmekte olduğunu beyan etmiştir. TMK'nun 404 vd. maddelerinde vesayeti gerektiren haller düzenlenmiş olup, TMK'nın 405. maddesinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı durumunda kişiye vasi tayini gerektiği belirtilmiştir. Yine, TMK'nın 462. maddesinde vesayet altına alınan kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamının izninin alınması gerektiği düzenlenmiş olup, dava ancak vasinin alacağı izin belgesi ile açılabilecektir. Bu durumda, mahkemece bu husus gözardı edilerek şizofreni hastası olduğu iddia edilen davacının verdiği vekaletnameye dayalı olarak açılan davanın esastan görülmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9521 E. 2013/8513 K.
Ortak:vesayet
İncelediğiniz karardaTMK'nun 404 vd. maddelerinde «vesayeti» gerektiren haller düzenlenmiş olup, TMK'nın 405. maddesinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı durumunda kişiye vasi tayini gerektiği belirtilmiştir.
Yine, TMK'nın 462. maddesinde «vesayet» altına alınan kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamının izninin alınması gerektiği düzenlenmiş olup, dava ancak vasinin alacağı izin belgesi ile açılabilecektir.
Benzer bu karardaCezayı yerine getirmekle «görevli» makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine «vasi atanmak» üzere hemen yetkili «vesayet» makamına «bildirmekle yükümlüdür»." Davacı vasi ...'in ....06.2011 tarihinde ... ....
Bu durumda «vesayet» davasının sonucunun beklenip, vasiye «husumete» izin kararı almak suretiyle davacı adına davayı takip imkanı tanınmadan davanın takip edilmesi nedeniyle «açılmamış sayılma» kararı verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vasi atanması · bildirim yükümlülüğü · işlemden kaldırma · kısıtlılık · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · infaz · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «işlemden kaldırma» kararı verildiği tarihten itibaren ... ay içerisinde «yenilenmeyen» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece «işlemden kaldırma» kararının verildiği tarihten itibaren ... ay içerisinden «yenilenmeyen» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Cezayı yerine getirmekle «görevli» makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine «vasi atanmak» üzere hemen yetkili «vesayet» makamına «bildirmekle yükümlüdür»." Davacı vasi ...'in ....06.2011 tarihinde ... ....
Ancak davacı ...'in dava tarihinde kesinleşmiş ... yıl ... ay hapis cezasının bulunduğu ve davanın açıldığı gün gözaltına alınarak cezasının «infazına» başlandığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13488 E. 2012/19189 K.
Ortak:vesayet
İncelediğiniz karardaTMK'nun 404 vd. maddelerinde «vesayeti» gerektiren haller düzenlenmiş olup, TMK'nın 405. maddesinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı durumunda kişiye vasi tayini gerektiği belirtilmiştir.
Yine, TMK'nın 462. maddesinde «vesayet» altına alınan kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamının izninin alınması gerektiği düzenlenmiş olup, dava ancak vasinin alacağı izin belgesi ile açılabilecektir.
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, «vesayeti» altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olup, re'«sen gözetilmesi» gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı «kısıtlının» 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle «husumete» izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece «vesayet» altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden «husumete» izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine «mirasçıları» olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da «muvafakat» ettiklerini belirtmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · re'sen gözetilme · sözleşmenin iptali · kısıtlılık · dava şartı yokluğu · mirasçılık · hisse devir sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, «vesayeti» altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olup, re'«sen gözetilmesi» gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı «kısıtlının» 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle «husumete» izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin iptali» ile hisselerin iadesi, olmadığı taktirde hisse bedelinin tespit edilerek iadesi istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece «vesayet» altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden «husumete» izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine «mirasçıları» olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da «muvafakat» ettiklerini belirtmişlerdir.
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14754 E. 2015/475 K.
Ortak:vesayet
İncelediğiniz karardaTMK'nun 404 vd. maddelerinde «vesayeti» gerektiren haller düzenlenmiş olup, TMK'nın 405. maddesinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı durumunda kişiye vasi tayini gerektiği belirtilmiştir.
Yine, TMK'nın 462. maddesinde «vesayet» altına alınan kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamının izninin alınması gerektiği düzenlenmiş olup, dava ancak vasinin alacağı izin belgesi ile açılabilecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TMK’nın 463/3 maddesine göre «kısıtlı» adına “Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması” halinde «sulh hukuk» hakiminden izin alınması ve alınan bu iznin de asliye hukuk hakimi tarafından onaylanması gerektiği, «vesayet» mahkemesi olan ....
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin bu konuda bir izin vermediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile «vesayet» altında bulunan davacının MK’nın 462 ve 463 maddeleri gereği izin ve ilgili mahkemesinden onay alınmadan davalı Kılıçhanlar ......i’nin %96 oranda ortağı olmasının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 462/8. maddesi vasinin «vesayeti» altındaki kişi adına dava açabilmesini vesayet makamının iznine tabi kılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · kısıtlılık · yargılama giderleri · sulh hukuk mahkemesi · ticaret sicili · sulh · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAyrıca kabule göre, davalı...Memurluğu «yasal hasım» konumunda bulunup davanın açılmasına da sebebiyet vermediğinden aleyhine «harç», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi, yine, davacı taraf kendisini vekille «temsil» ettirmediği halde bu husus nazara alınmayarak davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TMK’nın 463/3 maddesine göre «kısıtlı» adına “Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması” halinde «sulh hukuk» hakiminden izin alınması ve alınan bu iznin de asliye hukuk hakimi tarafından onaylanması gerektiği, «vesayet» mahkemesi olan ....
Dava, 4721 sayılı TMK hükümleri uyarınca «kısıtlanan» davacı ...’nun davalı şirketteki ortaklığının ve müdür olarak atanması işleminin yok hükmünde olduğunun tespiti ve buna ilişkin «ticaret sicil» kayıtlarının iptali istemine ilişkindir.
2006/43 K. sayılı ilamı ile TMK’nın 406. maddesi hükmü uyarınca «kısıtlanma» kararı verilmiş, oğlu .... ise vasi olarak atanmıştır.........
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12212 E. 2013/11335 K.
Ortak:vesayet
İncelediğiniz karardaTMK'nun 404 vd. maddelerinde «vesayeti» gerektiren haller düzenlenmiş olup, TMK'nın 405. maddesinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı durumunda kişiye vasi tayini gerektiği belirtilmiştir.
Yine, TMK'nın 462. maddesinde «vesayet» altına alınan kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamının izninin alınması gerektiği düzenlenmiş olup, dava ancak vasinin alacağı izin belgesi ile açılabilecektir.
Benzer bu karardaDava, banka aleyhine açılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, dava «kısıtlı»...ye «vesayeten» vasisi ... tarafından açılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi hükmü gereğince, acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, vasinin dava açabilmesi «vesayet» makamının iznine tabidir (Dairemizin 07.06.2012 gün ve 2012/6837-9880 E.K., 27.11.2012 gün ve 2011/13488-19189 E.K. sayılı ilamlarında belirtildiği gibi).
Somut olayda vasi, «vesayet» kararını «ibraz» etmişse de vesayet makamının iznine dair kararı ibraz etmemiş, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · kısıtlılık · ibraz
Benzer bu karardaDava, banka aleyhine açılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, dava «kısıtlı»...ye «vesayeten» vasisi ... tarafından açılmıştır.
Somut olayda vasi, «vesayet» kararını «ibraz» etmişse de vesayet makamının iznine dair kararı ibraz etmemiş, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda, «vesayet» makamından dava açmaya izin kararı alması için davacı vasiye «mehil» vermek ve bu karar alındıktan sonra davaya devam edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş re'sen bozmayı gerektirmiştir.
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/280 E. 2018/6270 K.
Ortak:vesayet
İncelediğiniz karardaTMK'nun 404 vd. maddelerinde «vesayeti» gerektiren haller düzenlenmiş olup, TMK'nın 405. maddesinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı durumunda kişiye vasi tayini gerektiği belirtilmiştir.
Yine, TMK'nın 462. maddesinde «vesayet» altına alınan kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamının izninin alınması gerektiği düzenlenmiş olup, dava ancak vasinin alacağı izin belgesi ile açılabilecektir.
Benzer bu kararda4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 397. maddesinde "«vesayet» makamının «sulh hukuk» mahkemesi" olduğu aynı Kanun'un 405. maddesinde ise "akıl hastalığı veya akıl zayıflığı durumunda kişiye vasi tayini gerektiği" düzenlenmiştir.
Bu durumda davacıya vasi tayininin gerekip gerekmediği hususunda Türk Medeni Kanunu'nun 397. ve 405. maddeleri gereğince «görevli» «sulh hukuk» mahkemesine «ihbarda» bulunularak «vesayet» makamınca verilecek karara göre davacının dava «açma ehliyetinin» bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi yer …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · ticari işletme · sulh hukuk mahkemesi · taraf ehliyeti · ihbar · ticaret sicili · sulh · terkin
Benzer bu karardaBu durumda davacıya vasi tayininin gerekip gerekmediği hususunda Türk Medeni Kanunu'nun 397. ve 405. maddeleri gereğince «görevli» «sulh hukuk» mahkemesine «ihbarda» bulunularak «vesayet» makamınca verilecek karara göre davacının dava «açma ehliyetinin» bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi yer …
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 397. maddesinde "«vesayet» makamının «sulh hukuk» mahkemesi" olduğu aynı Kanun'un 405. maddesinde ise "akıl hastalığı veya akıl zayıflığı durumunda kişiye vasi tayini gerektiği" düzenlenmiştir.
Mühendislik İklimlendime Tic. ... unvanlı işletmeden dolayı kurucu olmadığını baştan ya da sonradan ortak sıfatı olmadığının kabulüne, sözü geçen «ticari işletmeye» dair ...
Ticaret Odasına yapılmış olan «kaydın» «terkin» edilerek silinmesine, davacının sözü geçen tescil ve belirtilen işletmeyle ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2187 E. , 2013/1945 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../11/2011 tarih ve 2010/432-2011/689 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında .../06/2009 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli hayat sigortası sözleşmesi düzenlendiğini, davalının bir süre sonra sözleşmeden cayma hakkını kullandığını belirterek primleri almadığını, müvekkilinin evinde meydana gelen yangın nedeniyle psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini, halen tedavi gördüğünü, alınan sağlık kurulu raporuna göre müvekkilinin 16/07/2009 tarihinden itibaren şizofreni teşhisiyle takip edilmekte olduğunun ve % 80 oranında maluliyete uğradığının belirtilmiş olduğunu, davalı şirketten maluliyet sebebi ile ödeme yapılması talep edilmiş ise de, beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığı gerekçesi ile talebin reddedildiğini belirterek şimdilik 8.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait sağlık raporunda davacının 5 yıldır şizofren hastalığına ilişkin tedavi gördüğünün belirtilmesi ve davacının bu hastalığı ile ilgili başvuru formunda beyanda bulunmaması sebebiyle 14/04/2010 tarihinde davacının tazminat talebinin reddedildiğini, daha sonra sağlık raporunda belirtilen 5 yıl ifadesi 16/07/2009 tarihi olarak düzeltilmiş ise de, hastane kayıtlarına göre davacının depresyon ve panik atak teşhisiyle .../.../2007, 27/.../2007, 09/01/2008, 14/02/2008, 28/02/2008 tarihlerinde özel bir hastanenin nöroloji bölümünde tedavi gördüğünün anlaşıldığını, davacının mevcut rahatsızlıklarını başvuru formunda beyan etmediğini, Hayat Sigortaları Genel Şartları'nın C...
maddesi uyarınca beyan yükümlülüğüne aykırı davranılması sebebiyle müvekkilinin süresi içinde cayma hakkını kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sözleşmenin yapılmasında önemli olan bilgiyi davalı sigortacı kurumdan sakladığı ve sözleşme yapıldıktan sonra sakladığı bu bilgiden dolayı maluliyete uğradığı, davalı şirketin cayma hakkının kullanmasının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, hayat sigorta sözleşmesine dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin 16.07.2009 tarihinden itibaren şizofreni hastası olduğunu, hastalığının halen devam ettiğini ve tedavi görmekte olduğunu beyan etmiştir. TMK'nun 404 vd. maddelerinde vesayeti gerektiren haller düzenlenmiş olup, TMK'nın 405. maddesinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı durumunda kişiye vasi tayini gerektiği belirtilmiştir. Yine, TMK'nın 462. maddesinde vesayet altına alınan kişi adına dava açılabilmesi için vesayet makamının izninin alınması gerektiği düzenlenmiş olup, dava ancak vasinin alacağı izin belgesi ile açılabilecektir. Bu durumda, mahkemece bu husus gözardı edilerek şizofreni hastası olduğu iddia edilen davacının verdiği vekaletnameye dayalı olarak açılan davanın esastan görülmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı iadesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481867200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz