6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Pay Devrinin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/13488 E. 2012/19189 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir sözleşmesinin iptali vesayet re'sen gözetilme sözleşmenin iptali kısıtlılık dava şartı yokluğu mirasçılık hisse devir sözleşmesi muvafakat kamu düzeni limited şirket husumet

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 462

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, vesayeti altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup, re'sen gözetilmesi gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı kısıtlının 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle husumete izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinin iptali ile hisselerin iadesi, olmadığı taktirde hisse bedelinin tespit edilerek iadesi istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece vesayet altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden husumete izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine mirasçıları olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da muvafakat ettiklerini belirtmişlerdir. Bu itibarla, dava şartı yönünden eksikliğin giderildiğinin kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hisse Devirinin İptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6459 E. 2013/11042 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14754 E. 2015/475 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12212 E. 2013/11335 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9521 E. 2013/8513 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/13488 E.  ,  2012/19189 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.05.2011 tarih ve 2009/437-2011/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, psikolojik ve fiziksel olarak rahatsız olan müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketteki 12.000 adet hissesinin müvekkilinin onayı bulunmaksızın ve imzası sahte olarak atılmak suretiyle vekili sıfatıyla hareket eden davalı ... tarafından diğer davalı ...’e devredildiğini, ...'in ise bu şekilde sahip olduğu hisseleri davalı ...’e devrettiğini, tüm davalıların birlikte hareket ettiklerini belirterek hukuka aykırı olarak yapılan devir ve tescil işleminin iptalini, devredilen payın müvekkilinin üzerine devir ve tescilinin sağlanmasını, bu mümkün olmadığı takdirde bedel tespiti yapılarak bedel iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, vesayeti altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup, re'sen gözetilmesi gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı kısıtlının 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle husumete izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinin iptali ile hisselerin iadesi, olmadığı taktirde hisse bedelinin tespit edilerek iadesi istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece vesayet altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden husumete izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine mirasçıları olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da muvafakat ettiklerini belirtmişlerdir.

Bu itibarla, dava şartı yönünden eksikliğin giderildiğinin kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064701000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.