Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9521 E. 2013/8513 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vasi atanması↗ vesayet↗ bildirim yükümlülüğü↗ işlemden kaldırma↗ kısıtlılık↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ infaz↗ yenileme↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, işlemden kaldırma kararı verildiği tarihten itibaren ... ay içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece işlemden kaldırma kararının verildiği tarihten itibaren ... ay içerisinden yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak davacı ...'in dava tarihinde kesinleşmiş ... yıl ... ay hapis cezasının bulunduğu ve davanın açıldığı gün gözaltına alınarak cezasının infazına başlandığı anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK'nın 407/... maddesi uyarınca "Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır.
Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür." Davacı vasi ...'in ....06.2011 tarihinde ... .... Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak davacıya vasi olarak atanmasını talep ettiği görülmüştür. Bu durumda vesayet davasının sonucunun beklenip, vasiye husumete izin kararı almak suretiyle davacı adına davayı takip imkanı tanınmadan davanın takip edilmesi nedeniyle açılmamış sayılma kararı verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12212 E. 2013/11335 K.
Ortak:vesayet · kısıtlılık · dava şartı
İncelediğiniz kararda4721 sayılı TMK'nın 407/... maddesi uyarınca "Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin «kısıtlanır».
Cezayı yerine getirmekle «görevli» makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine «vasi atanmak» üzere hemen yetkili «vesayet» makamına «bildirmekle yükümlüdür»." Davacı vasi ...'in ....06.2011 tarihinde ... ....
Bu durumda «vesayet» davasının sonucunun beklenip, vasiye «husumete» izin kararı almak suretiyle davacı adına davayı takip imkanı tanınmadan davanın takip edilmesi nedeniyle «açılmamış sayılma» kararı verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, banka aleyhine açılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, dava «kısıtlı»...ye «vesayeten» vasisi ... tarafından açılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi hükmü gereğince, acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, vasinin dava açabilmesi «vesayet» makamının iznine tabidir (Dairemizin 07.06.2012 gün ve 2012/6837-9880 E.K., 27.11.2012 gün ve 2011/13488-19189 E.K. sayılı ilamlarında belirtildiği gibi).
Somut olayda vasi, «vesayet» kararını «ibraz» etmişse de vesayet makamının iznine dair kararı ibraz etmemiş, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda vasi, «vesayet» kararını «ibraz» etmişse de vesayet makamının iznine dair kararı ibraz etmemiş, mahkemece de bu husus üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda, «vesayet» makamından dava açmaya izin kararı alması için davacı vasiye «mehil» vermek ve bu karar alındıktan sonra davaya devam edilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş re'sen bozmayı gerektirmiştir.
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14754 E. 2015/475 K.
Ortak:vesayet · kısıtlılık · sulh hukuk mahkemesi · sulh
İncelediğiniz kararda4721 sayılı TMK'nın 407/... maddesi uyarınca "Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin «kısıtlanır».
Cezayı yerine getirmekle «görevli» makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine «vasi atanmak» üzere hemen yetkili «vesayet» makamına «bildirmekle yükümlüdür»." Davacı vasi ...'in ....06.2011 tarihinde ... ....
Bu durumda «vesayet» davasının sonucunun beklenip, vasiye «husumete» izin kararı almak suretiyle davacı adına davayı takip imkanı tanınmadan davanın takip edilmesi nedeniyle «açılmamış sayılma» kararı verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TMK’nın 463/3 maddesine göre «kısıtlı» adına “Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması” halinde «sulh hukuk» hakiminden izin alınması ve alınan bu iznin de asliye hukuk hakimi tarafından onaylanması gerektiği, «vesayet» mahkemesi olan ....
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin bu konuda bir izin vermediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile «vesayet» altında bulunan davacının MK’nın 462 ve 463 maddeleri gereği izin ve ilgili mahkemesinden onay alınmadan davalı Kılıçhanlar ......i’nin %96 oranda ortağı olmasının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK hükümleri uyarınca «kısıtlanan» davacı ...’nun davalı şirketteki ortaklığının ve müdür olarak atanması işleminin yok hükmünde olduğunun tespiti ve buna ilişkin «ticaret sicil» kayıtlarının iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · yargılama giderleri · ticaret sicili · harç · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaAyrıca kabule göre, davalı...Memurluğu «yasal hasım» konumunda bulunup davanın açılmasına da sebebiyet vermediğinden aleyhine «harç», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekirken, aksine hüküm tesisi, yine, davacı taraf kendisini vekille «temsil» ettirmediği halde bu husus nazara alınmayarak davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı ... «temsilcisi» temyiz etmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK hükümleri uyarınca «kısıtlanan» davacı ...’nun davalı şirketteki ortaklığının ve müdür olarak atanması işleminin yok hükmünde olduğunun tespiti ve buna ilişkin «ticaret sicil» kayıtlarının iptali istemine ilişkindir.
Vesayet altına alınan kişiler (küçükler veya «kısıtlılar») taraf oldukları davalarda vasileri tarafından «temsil» edilirler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13488 E. 2012/19189 K.
Ortak:vesayet · kısıtlılık · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda «vesayet» davasının sonucunun beklenip, vasiye «husumete» izin kararı almak suretiyle davacı adına davayı takip imkanı tanınmadan davanın takip edilmesi nedeniyle «açılmamış sayılma» kararı verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
4721 sayılı TMK'nın 407/... maddesi uyarınca "Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin «kısıtlanır».
Cezayı yerine getirmekle «görevli» makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine «vasi atanmak» üzere hemen yetkili «vesayet» makamına «bildirmekle yükümlüdür»." Davacı vasi ...'in ....06.2011 tarihinde ... ....
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, «vesayeti» altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olup, re'«sen gözetilmesi» gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı «kısıtlının» 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle «husumete» izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece «vesayet» altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden «husumete» izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine «mirasçıları» olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da «muvafakat» ettiklerini belirtmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · re'sen gözetilme · sözleşmenin iptali · dava şartı yokluğu · mirasçılık · hisse devir sözleşmesi · muvafakat · kamu düzeni
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 743 sayılı MK'nun 405/8 maddesi gerekse 4721 sayılı TMK'nun 462/8 maddesi'ne göre konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, «vesayeti» altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesinin, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlı olduğu, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olup, re'«sen gözetilmesi» gerektiği, somut olayda vasinin bu izni almadan dava açtığı, bu durumda vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere süre vermesi mümkün ise de, davacı «kısıtlının» 11/02/2010 tarihinde ölmesi nedeniyle «husumete» izin kararının alınmasının artık imkansız hale geldiği gerekçesi ile dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin iptali» ile hisselerin iadesi, olmadığı taktirde hisse bedelinin tespit edilerek iadesi istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece «vesayet» altında bulunan davacı adına dava açılırken vesayet mahkemesinden «husumete» izin kararı alınmadığı ve vesayet altında olan davacının yargılama aşamasında ölmüş olması sebebiyle izni alma imkanının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, vesayet makamından husumete izin alma hususundaki eksiklik yargılama aşamasında tamamlanabileceği gibi, somut olayda vesayet altındaki davacının ölümü üzerine «mirasçıları» olan ..., ..., ... ve ... davacı vekili olarak hareket eden avukata vekaletname vermişler ve davaya da «muvafakat» ettiklerini belirtmişlerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9521 E. , 2013/8513 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Hukuk (... .... Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 30...2011 tarih ve 2011/332-2011/764 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 28.05.2009 tarihinde davalılardan ... adına kayıtlı, S.S ... Nolu ... Otobüsçüleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi tarafından işletilen, ...'in sevk ve idaresindeki, ... Anonim Türk ... Şirketinin Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza ... Poliçesi ile sigortaladığı 34 ED 5375 plakalı ... içinde yolcu olarak seyahat halinde iken meydana gelen kazada sol kolunun bütünüyle kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek ....000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 100.000,00 TL manevi tazminatın sigortacı haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının hatır için taşındığını, uygulanması gereken genel hükümler uyarınca davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, ceza davası sonucunda ... sürücüsünün kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, işlemden kaldırma kararı verildiği tarihten itibaren ... ay içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece işlemden kaldırma kararının verildiği tarihten itibaren ... ay içerisinden yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak davacı ...'in dava tarihinde kesinleşmiş ... yıl ... ay hapis cezasının bulunduğu ve davanın açıldığı gün gözaltına alınarak cezasının infazına başlandığı anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK'nın 407/... maddesi uyarınca "Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır.
Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür." Davacı vasi ...'in ....06.2011 tarihinde ... .... Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak davacıya vasi olarak atanmasını talep ettiği görülmüştür. Bu durumda vesayet davasının sonucunun beklenip, vasiye husumete izin kararı almak suretiyle davacı adına davayı takip imkanı tanınmadan davanın takip edilmesi nedeniyle açılmamış sayılma kararı verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/511644200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz