Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/917 E. 2013/1929 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter ibrazı↗ ticari defter↗ fatura↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ticaret odasına yazılan müzekkere cevabında gemilerin çekek ücretlerinin bir kısmının tekne çekildiği esnada bir kısmına da tekne denize indikten sonra alındığı, davacının 2000-2004 yıllarına ait çekek ücretini talep ettiği, dosyada bulunan 02.07.2005 tarihli davacının sahip olduğu tersaneye ait fatura içeriğinden teknede yapılan marangoz malzemesi ve işçiliği için 16.236.80 TL alındığı, bu tarihten 5.5 yıl öncesine ait çekek ücretinin ödenmemiş olmasının ve teknenin yıllık yüksek bakım ve tamirat onarımları dikkate alındığında bu kadar yüksek bakım ve onarım ücretinin ödenmesine rağmen yıllık çekek ücreti 1.500 Euro'nun ödenmemesinin ve davalının yüksek miktarlı bakım ücretini tahsil etmesine rağmen düşük miktarda çekek ücretini talep etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, basit usulü göre defter tutulup ticari defteri de ibraz edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekek ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davalıya ait teknenin davacıya ait tersanede 2005 yılında bakım onarımının yapıldığı ve tamir ücretinin ödendiğinden geçmiş dönemlere ilişkin çekek ücretinin istenmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, dosyaya ibraz edilen kışlama sözleşmelerinde o tarihte davacının azledildiği iddia edilmeyen vekilinin imzası bulunmaktadır. Davalı tarafın vekilinin kendisini zarara uğratmak amacıyla bu sözleşmeleri imzaladığı yolundaki savunması vekil ile sözleşme yapan davacı tarafından dinlenmesi mümkün bulunmayan bir savunmadan ibarettir. Bu nedenle yetkili vekil tarafından imzalanmış sözleşmeler uyarınca davanın sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4045 E. 2014/7427 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · gerçek zarar · ziya · riziko · zayi · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın teknenin «tam ziya» olup olmadığı noktasında toplandığı, sigorta tekniği yönünden yatın hükmi tam ziya olduğu, sigortacının «gerçek zararı» ödemekle yükümlü bulunduğu, tam ziya için «rizikonun» gerçekleşme anındaki (Tekne) değerinin esas alınması gerekeceği, tam ziya tazminatın hesaplanmasında teknenin «hasar» tarihindeki değerinin değil, onarılmış değerinin esas alınması gerektiği, «sigorta ettirenin» kendisine verilmesi istenmedikçe sigortacı tarafından hurda bedelinin tazminattan düşürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve hasar fark tazminatı olarak 89.244 Euro alacağın 15.000 Euro'luk kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek, 74.244 Euro'nun ise «ıslah» tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren TCMB tarafından Euro cinsi mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile beraber davalıdan …
Davacıya ait yatın davalı nezdinde sigorta örtüsüne alındığı, 28.09.2009 tarihinde sigortalı yatın danizde kayalıklara çarpması sonucu tam «zayi» kabul edilecek şekilde «hasara» uğradığı, davalının bir kısım tazminat ile 10.700 Euro çekek ücreti ödemesi yaptığı, işbu davanın bakiye «sigorta tazminatının» tahsili için açıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15179 E. 2010/437 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:değer kaybı · kâr kaybı · hasar · eksik inceleme · teslim · husumet
Benzer bu kararda… nin 2001 yılı Kasım ayında davalı kooperatife ait çekek yerine çektirildiği, 28.05.2005 tarihinde teknede yangın meydana geldiği, bu yangın sonucu 19.500,00 YTL'lik «hasar» oluştuğu, davalı kooperatife davacı tarafından teknenin çekek yerinde durması nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı ile davalı Kooperatif arasında düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunmadığı, ancak davalı kooperatifin fiili hakimiyeti altındaki bir alanda 3,5 yıl bırakılmış olan bir tekne ile ilgili olarak gösterdiği davranışın basiretli bir davranış sayılamayacağı, bu sebeple olayda %10 oranında kusurlu olduğu, buna göre 19.500,00 YTL tazminatın %10 oranına isabet eden 1.950,00 YTL hasar bedelinden sorumlu tutulduğu, davalı Tarım İl Müdürlüğü tarafından teknenin bulunduğu barınak ve çekek yerinin davalı kooperatife 22.07.2002 tarihinde kiraya verildiği, 25.07.2002 tarihinde «teslim» edildiği, bu itibarla davalı Tarım İl Müdürlüğü yönünden açılan davanın «husumetten» reddi gerektiği gerekçesiyle, davalı Tarım İl Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı Kooperatif aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar …
… valı kooperatife yönelik temyiz itirazlarına gelince, Dava, davacıya ait teknenin bu davalının kiralayarak işlettiği balıkçı barınağı ve çekek yerinde yangın sonucu «hasara» uğraması nedeniyle meydana gelen hasar ve «değer kaybının» tazmini istemine ilişkin olup, söz konusu balıkçı barınağı ve çekek yerinin Maliye Bakanlığı'nca 10 yıllığına davalı kooperatife kiralandığı hususu çekişmesiz ve b …
Oysa, mahkemenin kabulünün aksine, davacı ile davalılardan kooperatif arasında her ne kadar yazılı bir sözleşme bulunmasa bile davacıya ait tekne gerek «teslim» gerekse «hasar» tarihinde davalı kooperatifin işletmiş olduğu çekek yerine bırakılmış ve yaklaşık 3.5 yıldan beri de tekne orada kalmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu yangın nedeni ile doğan tüm zararından davalı kooperatifin sorumlu olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, sonuçta yanlış ilkeye ve «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14574 E. 2012/20527 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi sicili · ispat külfeti · kötü niyet tazminatı · anonim şirket · kötü niyet · yönetim kurulu kararı · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «menfi tespit» davasına konu...bey isimli teknenin 18 Gros tondan küçük olması nedeniyle «gemi siciline» kayıt görmediği, Beşiktaş Belediyesi'nden denize elverişlilik belgesi muadili olan muayene belgesi aldığı, teknenin hacmi göz önüne alındığında günlük çekek yeri ücretinin 60 USD ve teknenin çekek yerinde kalma yılının 4 yıl olacağı ve bu bedel toplamının 2.880,00 USD olacağı, Beşiktaş Belediyesine yazılan yazı cevabında teknenin 13/09/1996 yılında Besin Mısır San.A.Ş.ne satıldığı, 09/03/2004 yılına kadar bu şirket uhdesinde bulunduğu, bu tarihten sonra ise Varol Turunç'a satıldığının bildirildiği, Besin Mısır A.Ş'nin 24/08/2008 tarihinde tasfiyeye girdiği, davacı ...'ün ise şirketin 1 payına sahip bulunduğu, davacı aleyhine İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün 2003/4148 Esas sayılı dosyasından yapılan takibin 6.000,00 USD üzerinden başlatılarak, bilirkişi raporuna göre tekne bağlama bedelinin 2.880,00 USD olduğuna dair raporun benimsendiği, gerekçesiyle, davacının 3.120,00 USD borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli takibe giriştiği ispat olunamadığından davacının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
… rlendikten sonra teknenin davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde, taraflar arasında sözlü olarak yapılmış bir çekek anlaşmasının bulunup bulunmadığı yönündeki «ispat külfetinin» de davalıya ait olduğu gözetilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, davacının salt dava dışı «anonim şirketin» hissedarı olduğundan söz edilerek kısmen kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelere göre dava konusu teknenin mülkiyetinin dava dışı Besin Mısır A.Ş’ne ait olduğuna ilişkin Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenmiş bir tescil ve muayene belgesinin bulunduğu, davacının ise adı geçen şirketin «yönetim kurulu» başkanı olduğu anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/645 E. 2013/310 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tam ziya · özel dava şartı · donatan · sigorta tazminatı · muafiyet · ziya · sigorta sözleşmesi · riziko
Benzer bu kararda… rak, davalı ... ile davacı arasında düzenlenen çekek sözleşmesi gereğince bu davalının her hangi bir kusurunun veya sorumluluğunun bulunmadığı, davaya konu teknenin «hasarlarının» giderilmesi ve bakım yapılması amacıyla çekek yerinde karaya çekili vaziyette bulunduğu ve gündüzleri teknenin işleri ile ilgilenen aşçı, mobilyacı ve tekne yardımcısından oluşan üç personelin, geceleri de teknede kaldıkları, yangının teknede yakılan mumdan kaynaklandığı, davaya konu tekne «sigorta poliçesi» Instıtute Yacht Clauses 1.11.85 «özel şartının» 2.1.2 maddesinde belirtilen hükmün konuluş nedeninin, teknenin tahsis ve kullanım amacının sonlandırılarak ikametgah olarak kullanılmaya başlanması durumunda meydana gelecek «rizikoları» «teminat» dışında bırakmak olduğu, somut olaydaki gibi çekek yerinde bulunan teknede görev yapan tekne çalışanlarının geceleri de teknede kalmalarının, anılan kloz hükümlerine göre teknenin ev olarak kullanıldığını kabule yeterli bulunmadığı, teknenin tam «zayi» olduğu ve bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmede atıf yapılan ve Uluslar arası alanda tekne poliçelerine uygulanan İYC'nin «muafiyete» dair hükümleri dikkate alınarak muafiyet indirimi yapılmadığı gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 247.000 TL tazminatın 14.04.2003 «ihbar» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… e uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre, mahkemece dava konusu teknenin meydana gelen yangın sonucunda «tam ziyaya» uğramış olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına, bu durumda TTK’nun 1418/2. maddesi uyarınca, «sigorta tazminatının» ödenmesiyle sigortalının sigorta edilmiş şey üzerindeki haklarının sigortacıya geçeceği tabii olduğundan, davacıya ait teknenin hasarlı değerinin tazminattan indirilmesine de gerek bulunmamasına, yine Dairemize ait bozma ilamı sonucu dava konusu teknenin ev olarak kullanılmadığı hususu kesinleştiğinden, Instıtute Yatch Clauses 2.1.2. maddesi uyarınca dava konusu «hasarın» «teminata» «dahil» edilmesi için ek «prim» ödenmesine de gerek olmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar …
3- Ayrıca, Instıtute Yatch Clauses 16.2. maddesine göre, sigortacılar hiçbir şekilde, sigorta süresi veya uzatılmış sigorta süresi esnasında ortaya çıkan sonraki «tam ziya» halinde, onarılmayan hasardan sorumlu olmayacaktır.
2- Ancak dava, tekne «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/917 E. , 2013/1929 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/11/2010 tarih ve 2004/733-2010/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ... Gemi Sicili'nde tescilli, ... Limanı'na kayıtlı bulunan Aylin2 adlı ticari yatın donatanı olduğunu, teknenin bakım ve onarımının dava dışı ... ... tarafından yapıldığını, vekil kaptanın 2000 yılından bu yana davalının teknesini müvekkilinin işlettiğini tersaneye çektiğini, çekek bedellerinin her yıla mahsus kışlama sözleşmesi imzalanmak suretiyle belgelendiğini, davalının sözleşmelerdeki bedelleri ödemediğini ileri sürerek, toplam 11.589,27 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı ... ...'e yat ile işlemleri yerine getirmesi için vekaletname verdiğini, kendisinden yatı teslim alacağını öğrenen ... ...'in dava dilekçesinde belirtilen yat kışlama sözleşmelerini eski tarihli muvazaalı olarak imzaladığını, davacının kışlama sözleşmelerine ilişkin faturaları ibraz etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ticaret odasına yazılan müzekkere cevabında gemilerin çekek ücretlerinin bir kısmının tekne çekildiği esnada bir kısmına da tekne denize indikten sonra alındığı, davacının 2000-2004 yıllarına ait çekek ücretini talep ettiği, dosyada bulunan 02.07.2005 tarihli davacının sahip olduğu tersaneye ait fatura içeriğinden teknede yapılan marangoz malzemesi ve işçiliği için 16.236.80 TL alındığı, bu tarihten 5.5 yıl öncesine ait çekek ücretinin ödenmemiş olmasının ve teknenin yıllık yüksek bakım ve tamirat onarımları dikkate alındığında bu kadar yüksek bakım ve onarım ücretinin ödenmesine rağmen yıllık çekek ücreti 1.500 Euro'nun ödenmemesinin ve davalının yüksek miktarlı bakım ücretini tahsil etmesine rağmen düşük miktarda çekek ücretini talep etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, basit usulü göre defter tutulup ticari defteri de ibraz edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekek ücretinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davalıya ait teknenin davacıya ait tersanede 2005 yılında bakım onarımının yapıldığı ve tamir ücretinin ödendiğinden geçmiş dönemlere ilişkin çekek ücretinin istenmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, dosyaya ibraz edilen kışlama sözleşmelerinde o tarihte davacının azledildiği iddia edilmeyen vekilinin imzası bulunmaktadır. Davalı tarafın vekilinin kendisini zarara uğratmak amacıyla bu sözleşmeleri imzaladığı yolundaki savunması vekil ile sözleşme yapan davacı tarafından dinlenmesi mümkün bulunmayan bir savunmadan ibarettir. Bu nedenle yetkili vekil tarafından imzalanmış sözleşmeler uyarınca davanın sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481749300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz