Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/14574 E. 2012/20527 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi sicili↗ ispat külfeti↗ kötü niyet tazminatı↗ anonim şirket↗ kötü niyet↗ yönetim kurulu kararı↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu menfi tespit davasına konu...bey isimli teknenin 18 Gros tondan küçük olması nedeniyle gemi siciline kayıt görmediği, Beşiktaş Belediyesi'nden denize elverişlilik belgesi muadili olan muayene belgesi aldığı, teknenin hacmi göz önüne alındığında günlük çekek yeri ücretinin 60 USD ve teknenin çekek yerinde kalma yılının 4 yıl olacağı ve bu bedel toplamının 2.880,00 USD olacağı, Beşiktaş Belediyesine yazılan yazı cevabında teknenin 13/09/1996 yılında Besin Mısır San.A.Ş.ne satıldığı, 09/03/2004 yılına kadar bu şirket uhdesinde bulunduğu, bu tarihten sonra ise Varol Turunç'a satıldığının bildirildiği, Besin Mısır A.Ş'nin 24/08/2008 tarihinde tasfiyeye girdiği, davacı ...'ün ise şirketin 1 payına sahip bulunduğu, davacı aleyhine İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün 2003/4148 Esas sayılı dosyasından yapılan takibin 6.000,00 USD üzerinden başlatılarak, bilirkişi raporuna göre tekne bağlama bedelinin 2.880,00 USD olduğuna dair raporun benimsendiği, gerekçesiyle, davacının 3.120,00 USD borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli takibe giriştiği ispat olunamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davaya konu teknenin sahibi olmadığı iddiasına dayalı olarak açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu teknenin mülkiyetinin kime ait olduğu ve davacı ile davalı arasında sözlü olarak yapılmış bir çekek anlaşmasının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine müvekkilinden alacaklı görünen davalı ile arasında akdedilmiş bir çekek sözleşmesinin esas alındığını, müvekkilinin alacaklı görünen şirket ile anlaşmasının olmadığını, müvekkili adına kayıtlı bir tekne bulunmadığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelere göre dava konusu teknenin mülkiyetinin dava dışı Besin Mısır A.Ş’ne ait olduğuna ilişkin Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenmiş bir tescil ve muayene belgesinin bulunduğu, davacının ise adı geçen şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu anlaşılmaktadır. Buna karşın mahkemece karar yerinde, davaya konu teknenin mülkiyetine ve davacı ile davalı arasında akdedilmiş bir sözleşmenin varlığına ilişkin tartışma ve değerlendirme yapılmış değildir. Bu durumda, söz konusu belgeler üzerinde durularak, öncelikle teknenin mülkiyetinin davacıya ait olup olmadığı belirlendikten sonra teknenin davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde, taraflar arasında sözlü olarak yapılmış bir çekek anlaşmasının bulunup bulunmadığı yönündeki ispat külfetinin de davalıya ait olduğu gözetilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, davacının salt dava dışı anonim şirketin hissedarı olduğundan söz edilerek kısmen kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/917 E. 2013/1929 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · fatura · ibraz · e-defter
Benzer bu kararda… nize indikten sonra alındığı, davacının 2000-2004 yıllarına ait çekek ücretini talep ettiği, dosyada bulunan 02.07.2005 tarihli davacının sahip olduğu tersaneye ait «fatura» içeriğinden teknede yapılan marangoz malzemesi ve işçiliği için 16.236.80 TL alındığı, bu tarihten 5.5 yıl öncesine ait çekek ücretinin ödenmemiş olmasının ve teknenin yıllık yüksek bakım ve tamirat onarımları dikkate alındığında bu kadar yüksek bakım ve onarım ücretinin ödenmesine rağmen yıllık çekek ücreti 1.500 Euro'nun ödenmemesinin ve davalının yüksek miktarlı bakım ücretini tahsil etmesine rağmen düşük miktarda çekek ücretini talep etmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, basit usulü göre «defter» tutulup «ticari defteri» de «ibraz» edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya «ibraz» edilen kışlama sözleşmelerinde o tarihte davacının azledildiği iddia edilmeyen vekilinin imzası bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15179 E. 2010/437 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:değer kaybı · kâr kaybı · hasar · eksik inceleme · teslim · husumet
Benzer bu kararda… nin 2001 yılı Kasım ayında davalı kooperatife ait çekek yerine çektirildiği, 28.05.2005 tarihinde teknede yangın meydana geldiği, bu yangın sonucu 19.500,00 YTL'lik «hasar» oluştuğu, davalı kooperatife davacı tarafından teknenin çekek yerinde durması nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı ile davalı Kooperatif arasında düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunmadığı, ancak davalı kooperatifin fiili hakimiyeti altındaki bir alanda 3,5 yıl bırakılmış olan bir tekne ile ilgili olarak gösterdiği davranışın basiretli bir davranış sayılamayacağı, bu sebeple olayda %10 oranında kusurlu olduğu, buna göre 19.500,00 YTL tazminatın %10 oranına isabet eden 1.950,00 YTL hasar bedelinden sorumlu tutulduğu, davalı Tarım İl Müdürlüğü tarafından teknenin bulunduğu barınak ve çekek yerinin davalı kooperatife 22.07.2002 tarihinde kiraya verildiği, 25.07.2002 tarihinde «teslim» edildiği, bu itibarla davalı Tarım İl Müdürlüğü yönünden açılan davanın «husumetten» reddi gerektiği gerekçesiyle, davalı Tarım İl Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı Kooperatif aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar …
… valı kooperatife yönelik temyiz itirazlarına gelince, Dava, davacıya ait teknenin bu davalının kiralayarak işlettiği balıkçı barınağı ve çekek yerinde yangın sonucu «hasara» uğraması nedeniyle meydana gelen hasar ve «değer kaybının» tazmini istemine ilişkin olup, söz konusu balıkçı barınağı ve çekek yerinin Maliye Bakanlığı'nca 10 yıllığına davalı kooperatife kiralandığı hususu çekişmesiz ve b …
Oysa, mahkemenin kabulünün aksine, davacı ile davalılardan kooperatif arasında her ne kadar yazılı bir sözleşme bulunmasa bile davacıya ait tekne gerek «teslim» gerekse «hasar» tarihinde davalı kooperatifin işletmiş olduğu çekek yerine bırakılmış ve yaklaşık 3.5 yıldan beri de tekne orada kalmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu yangın nedeni ile doğan tüm zararından davalı kooperatifin sorumlu olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, sonuçta yanlış ilkeye ve «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/14574 E. , 2012/20527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce (İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi) verilen 16.06.2011 tarih ve 2008/90-2011/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 203/4148 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine müvekkilinden alacaklı görünen davalı ile arasında akdedilmiş bir çekek sözleşmesinin esas alındığını, ancak var olduğu iddia olunan sözleşmenin suretinin dosyaya ibraz edilmediğini, icra takibinde müvekkilinin adresinin özellikle yanlış yazıldığını, tebligatın bila döndüğünü ve ilanen tebligat yapılarak müvekkilinin borçlu duruma düşürüldüğünü, müvekkilinin alacaklı görünen şirket ile böyle bir anlaşmasının olmadığını, müvekkili adına kayıtlı bir tekne bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin alacaklı görünen şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı hakkında % 40'tan aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin yasal prosedüre uygun olarak yerine getirildiğini, borçlu ve oğlunun borcun ödenmesi için defalarca görüşülmüş olduğunu, söz konusu teknenin menkul hükümlerine tabi olduğunu, liman başkanlığında kaydı bulunmadığını, tekneyi müvekkili şirkete mal sahibi olarak getiren ve teslim edenin davalı olduğunu, davacı ile 3.şahıs olduğu iddia edilen Besin Mısır San. A.Ş'nin arasında ilişki bulunduğunu, söz konusu teknenin liman başkanlığına değil Beşiktaş belediyesine kayıtlı olduğunu, teknenin gayrimenkul hükümlerine tabi olması için liman başkanlığında tescil edilmiş olmasının arandığını belirterek, davanın reddi ile davalı yan aleyhine icra takip tutarının % 40'ından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu menfi tespit davasına konu...bey isimli teknenin 18 Gros tondan küçük olması nedeniyle gemi siciline kayıt görmediği, Beşiktaş Belediyesi'nden denize elverişlilik belgesi muadili olan muayene belgesi aldığı, teknenin hacmi göz önüne alındığında günlük çekek yeri ücretinin 60 USD ve teknenin çekek yerinde kalma yılının 4 yıl olacağı ve bu bedel toplamının 2.880,00 USD olacağı, Beşiktaş Belediyesine yazılan yazı cevabında teknenin 13/09/1996 yılında Besin Mısır San.A.Ş.ne satıldığı, 09/03/2004 yılına kadar bu şirket uhdesinde bulunduğu, bu tarihten sonra ise Varol Turunç'a satıldığının bildirildiği, Besin Mısır A.Ş'nin 24/08/2008 tarihinde tasfiyeye girdiği, davacı ...'ün ise şirketin 1 payına sahip bulunduğu, davacı aleyhine İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün 2003/4148 Esas sayılı dosyasından yapılan takibin 6.000,00 USD üzerinden başlatılarak, bilirkişi raporuna göre tekne bağlama bedelinin 2.880,00 USD olduğuna dair raporun benimsendiği, gerekçesiyle, davacının 3.120,00 USD borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli takibe giriştiği ispat olunamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davaya konu teknenin sahibi olmadığı iddiasına dayalı olarak açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu teknenin mülkiyetinin kime ait olduğu ve davacı ile davalı arasında sözlü olarak yapılmış bir çekek anlaşmasının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine müvekkilinden alacaklı görünen davalı ile arasında akdedilmiş bir çekek sözleşmesinin esas alındığını, müvekkilinin alacaklı görünen şirket ile anlaşmasının olmadığını, müvekkili adına kayıtlı bir tekne bulunmadığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde mevcut bilgi ve belgelere göre dava konusu teknenin mülkiyetinin dava dışı Besin Mısır A.Ş’ne ait olduğuna ilişkin Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenmiş bir tescil ve muayene belgesinin bulunduğu, davacının ise adı geçen şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu anlaşılmaktadır.
Buna karşın mahkemece karar yerinde, davaya konu teknenin mülkiyetine ve davacı ile davalı arasında akdedilmiş bir sözleşmenin varlığına ilişkin tartışma ve değerlendirme yapılmış değildir. Bu durumda, söz konusu belgeler üzerinde durularak, öncelikle teknenin mülkiyetinin davacıya ait olup olmadığı belirlendikten sonra teknenin davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde, taraflar arasında sözlü olarak yapılmış bir çekek anlaşmasının bulunup bulunmadığı yönündeki ispat külfetinin de davalıya ait olduğu gözetilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, davacının salt dava dışı anonim şirketin hissedarı olduğundan söz edilerek kısmen kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066694500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz