Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1529 E. 2019/487 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava yolu taşıma sözleşmesi↗ hava yolu ile taşıma↗ münhasır yetki↗ genel yetki↗ iyiniyet kuralları↗ yabancılık unsuru↗ yetki şartı↗ hava taşıması↗ yetki sözleşmesi↗ navlun sözleşmesi↗ yetki itirazı↗ hakkın kötüye kullanılması↗ navlun↗ iyiniyet↗ münhasırlık↗ taşıma sözleşmesi↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ yetki↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun münhasıran belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından yetki şartının bu yönü itibari ile
de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın yetki itirazında bulunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden tespit ve tayin etmekte bir çok yararlarının göz ardı edilemeyeceği, aksi durumda uluslararası ticaret yapan ve hukuki durumlarını belirlemek amacıyla yetkili yabancı mahkemeyi tayin etmek amacıyla iradelerini açıkça ortaya koyan, buna göre ticari pozisyon alan davalının hukuki güvenliğinin ihlaline yol açacağı, sözleşmeye uygulanması kararlaştırılan Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarını somut olaya uygulayacak ve sözleşmeye göre bu kanunları en iyi yorumlayacak mahkemenin ... Mahkemesi olacağı, tarafların bu açık iradeleri karşısında ... Mahkemesi dışında Türk Mahkemelerinin yetkili olabileceğini kabul etmenin sözleşmenin amacına ve ruhuna aykırı olacağı, bu değerlendirmelere göre mahkemenin milletlerarası yetkisizliği karşısında, diğer hususların değerlendirilmesinin mümkün görülmediği, dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili olmadığı gerekçesiyle mahkemenin milletlerarası yetkisizliği nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki 31.03.2016 tarihli “... Kiralama Sözleşmesi” isimli hava yolu taşıma sözleşmesinin “Uygulanabilir Hukuk” başlıklı 14. maddesinde “"İşbu sözleşme ve onun ifası, Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olacaktır. İşbu sözleşmeden veya onun ifasından doğan anlaşmazlıklar ile görüş ayrılıkları, tarafların vekilleri arasındaki görüşmeler yoluyla çözülecektir. Ancak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak yetki sözleşmesinin tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası yetki şartının şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde yetki itirazında bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek hakkın kötü kullanılması olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de tenfizi imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabiliyetinin ayrı konular olduğu ve ayrı değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca tarafların yabancı mahkemenin vereceği karardan o ülkede veya tenfiz imkanı bulunan bir başka yabancı ülkede faydalanma imkanı olduğu gibi, kararın verileceği ana kadar ülkemizde de tenfiz şartlarının oluşabileceği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava taşımasından kaynaklanmakta olup, davacının BAE uyruklu olması nedeniyle sözleşmenin yabancılık unsuru taşıdığı ve navlun sözleşmesinde yetki düzenlemesi yapıldığı yanlar arasında çekişmesizdir.
Dairemizin 2000/3706 E, 2000/4482 K ve 22.05.2000 tarihli kararında belirtildiği üzere münhasır yetki ve kamu düzeninin söz konusu olmadığı hallerde yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 E, 1984/522 K ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere iyiniyet kuralları yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Somut olayda yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren yetki sözleşmesine rağmen yabancı uyruk taşıyan davacı, Türk uyruklu bulunan davalının ikametgah mahkemesinde dava açtığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının davaya bakmaya ... Mahkemelerinin yetkili bulunduğu yolundaki yetki itirazı MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmaz.
Açıklanan nedenlerle mahkemece davalının yetki itirazının MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağı nazara alınarak davalının yetki itirazının reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4290 E. 2023/3502 K.
Ortak:hava yolu taşıma sözleşmesi · hava yolu ile taşıma · münhasır yetki · yabancılık unsuru · yetki şartı · hava taşıması · yetki sözleşmesi · yetki itirazı · yetki/yetkisizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de «tenfizi» imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabili …
… den kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun «münhasıran» belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından «yetki şartının» bu yönü itibari ile de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın «yetki itirazında» bulunmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden …
Kiralama Sözleşmesi” isimli «hava yolu taşıma sözleşmesinin» “Uygulanabilir Hukuk” başlıklı 14. maddesinde “"İşbu sözleşme ve onun ifası, Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olacaktır.
Benzer bu kararda… cak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde Abu Dhabi, Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede «tenfiz» kabiliyetinin ayrı konular olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 17.0.1.2019 tarih, 2017/1529 E. ve 2019/487 K. sayılı kararıyla, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.05.1984 tarih, 1982/12-524 E. ve 1984/522 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere «iyiniyet kurallarının» yetki konusunda da uygulama yeri olduğu, somut olayda yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren «yetki sözleşmesine» rağmen yabancı uyruk taşıyan davacı, Türk uyruklu olan davalının ikametgah mahkemesinde dava açtığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının davaya bakmaya Abu Dhabi Mahkemelerinin yetkili olduğu yolundaki «yetki itirazının» 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi hükümleri ile bağdaşmadığından Mahkemece davalının yetki itirazının reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi gereki …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2017 tarih, 2017/44 E., ve 2017/39 K. sayılı kararıyla; taraflar arasındaki 31.03.2016 tarihli “Çarter Kiralama Sözleşmesi” isimli «hava yolu taşıma sözleşmesinin» “Uygulanabilir Hukuk” başlıklı 14. maddesinde "İşbu sözleşme ve onun ifası, Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme def'i · ticari teamül · navlun bedeli · imza inkarı · iyiniyet kuralı · lehdar · teamül · tanıma
Benzer bu kararda160331" şeklinde bir sefer, bedelinin 65.000,00 USD, ödeme usulünün peşin, «lehdarın» Biader General Trading LLC ve lehdar bankasının Mashreq Bank Dubai Mall şubesi olduğu, davacının düzenlediği ve alacak mesnedi olarak ileri sürdüğü 04.04.2016 faturada, işi yapanın davacı, uçak tedarik edenin davalı, iş «tanımının» "...160331" şeklinde bir sefer, bedelinin 65.000,00 USD, ödeme usulünün peşin, lehdarın davacı, ve lehdar bankasının National Bank of Abudhabi Khalidiye şubesi olduğu, her iki faturada Samir Ramadan-Vp Commercial şeklinde kaşe ve imza ile davacı şirketin «temsil» edildiği, faturaların her ikisinin de doğrudan şüphe uyandırmadığı, ancak davalının ödeme yapmış olduğu faturanın, ödeme yapılacak firma bilgileri ile banka bilgilerinin sözleşmeden farklı olduğu, yanlış olduğu ileri sürülen mail yazışmalarının, taşıma operasyonunda emir ve talimatları veren yazışma adresleri ile aynı adresten yapıldığı, taşıma süreci mail yazışmalarıyla bire bir örtüştüğünü ve yapılan yazışmaların silsile halinde birbiri ile uyumlu olduğunu, sadece mail uzantısında bir harfin değiştirilerek sürecin işletildiği, davalı tarafından 65.000,00 USD'nin 04.04.2016 tarihinde dava dışı Biader General Trading LLC firması hesabına yapılan ödemenin sözleşmede yazılı bankaya dolayısıyla davacıya yapılmadığı, kural olarak 3. kişiye yapılan ödemenin, karışılıklı olarak teyit edilip sözleşme tadil edilmedikten sonra ve yine «rızaya» dayalı olmadıktan sonra borcu sona erdirmediği, taraflar arasındaki sefer çarter sözleşmesinde ödemenin peşin yapılmasının kararlaştırıldığı, «ticari teamüller» bakımından da uçak tedarik edenlerin ödemelerini almadan seferlerine başlamadığı, 06.04.2016 tarihli taşıma organizasyonunun tamamlandığı, taşıma işleminin yapıldığı, bu hali ile davalı tarafından 03.04.2016 tarihli faturaya dayalı olarak davacı dışındaki 3. bir kişiye ve farklı bir bankaya yapılan ödemenin davacının rızası, bilgisi dahilinde sözleşme kapsamında yapıldığının kabulü gerektiği, ödeme teyidi yapılmadan, taşıma işleminin yapılmaması gerektiği, aksini iddia eden, farklı mail adresinden gönderilen faturaya dayalı yapılan ödemenin borcu sona erdirmediğini belirten davacı tarafın bu iddiasını ispat edemediği, aksine taşıma işlemini gerçekleştirdiği, ispata yarar herhangi bir «yazılı delili» sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 17.0.1.2019 tarih, 2017/1529 E. ve 2019/487 K. sayılı kararıyla, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.05.1984 tarih, 1982/12-524 E. ve 1984/522 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere «iyiniyet kurallarının» yetki konusunda da uygulama yeri olduğu, somut olayda yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren «yetki sözleşmesine» rağmen yabancı uyruk taşıyan davacı, Türk uyruklu olan davalının ikametgah mahkemesinde dava açtığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının davaya bakmaya Abu Dhabi Mahkemelerinin yetkili olduğu yolundaki «yetki itirazının» 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi hükümleri ile bağdaşmadığından Mahkemece davalının yetki itirazının reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmesi gereki …
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ödemesine dayalı 03.04.2016 faturada, işi yapanın davacı, uçak tedarik edenin davalı, iş «tanımının» "...
Değerlendirme Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun bedeline» yönelik alacak istemine ilişkin olup, Mahkemece, taşımanın gerçekleştiği ve davalının da sözleşme gereğince navlun bedelini e-mail yazısında belirtilen hesaba ödediği, taşımanın gerçekleşmiş olmasıyla kural olarak ücretin de ödendiğinin kabulü gerektiği, davacının ispat yükünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11534 E. 2016/8512 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki sözleşmesi · yetki itirazı · iyiniyet · münhasırlık · kamu düzeni · yetki/yetkisizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de «tenfizi» imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabili …
Dairemizin 2000/3706 E, 2000/4482 K ve 22.05.2000 tarihli kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 E, 1984/522 K ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
… den kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun «münhasıran» belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından «yetki şartının» bu yönü itibari ile de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın «yetki itirazında» bulunmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden …
Benzer bu karardaDairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 Esas, 2000/4482 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 Esas, 1984/522 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olduğu, «konişmentoda» ... ahkemelerinin konişmentodan doğan veya buna ilişkin olan iddialar ya da ihtilaflar üzerine münhasır yargı yetkisine sahip olduğu belirtildiği, davacının sigortalısının da konişmentonun şartları ile bağlı olduğu gerekçesiyle davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «konşimento» gereğince ...Mahkemelerinin «münhasır» yargı «yetkisine» sahip olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» kabulü ve davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · konişmento · konşimento
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olduğu, «konişmentoda» ... ahkemelerinin konişmentodan doğan veya buna ilişkin olan iddialar ya da ihtilaflar üzerine münhasır yargı yetkisine sahip olduğu belirtildiği, davacının sigortalısının da konişmentonun şartları ile bağlı olduğu gerekçesiyle davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «konşimento» gereğince ...Mahkemelerinin «münhasır» yargı «yetkisine» sahip olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» kabulü ve davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9758 E. 2016/4646 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki sözleşmesi · yetki itirazı · navlun · iyiniyet · münhasırlık · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAncak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de «tenfizi» imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabili …
Dairemizin 2000/3706 E, 2000/4482 K ve 22.05.2000 tarihli kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 E, 1984/522 K ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
… den kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun «münhasıran» belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından «yetki şartının» bu yönü itibari ile de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın «yetki itirazında» bulunmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden …
Benzer bu karardaDairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 E, 2000/4482 K sayılı kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Yüksek Mahkemesi «münhasıran» yetkili olacaktır...” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin devamında “..alternatif olarak ve sadece «taşıyanın» «seçim hakkına» bağlı olarak taşıyan, «tacirin» yetkili iş yeri mahkemesinde de tacir aleyhine dava açabilir.” denilmiş ise de bu kısmın ancak «yetki» konusunda seçim hakkının davacı taşıyana geçmesi halinde uygulanacak kuralı düzenlediği gerekçesiyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan «navlun» ve diğer ücret alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:seçim hakkı · konşimento · usulden reddi · tacir
Benzer bu karardaYüksek Mahkemesi «münhasıran» yetkili olacaktır...” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin devamında “..alternatif olarak ve sadece «taşıyanın» «seçim hakkına» bağlı olarak taşıyan, «tacirin» yetkili iş yeri mahkemesinde de tacir aleyhine dava açabilir.” denilmiş ise de bu kısmın ancak «yetki» konusunda seçim hakkının davacı taşıyana geçmesi halinde uygulanacak kuralı düzenlediği gerekçesiyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kaldı ki, taraflar arasında düzenlenen «konşimentoların» Hukuk ve Yetki başlıklı 26. maddesinde "Alternatif olarak ve sadece Taşıyan'ın «seçim hakkına» bağlı olarak, Taşıyan, Tacir'in yetkili iş yeri mahkemesinde de Tacir aleyhine dava açıbilir" şeklinde hükme yer verilmiş olup bu hüküm uyarınca da davalının ikametgahı mahkemesinde dava açılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin şartlarını belirleyen «konşimentoların» 26. maddesinde ABD ile ilgili yapılan taşımalar dışında “... diğer hallerde iş bu konşimento ...
Mahkemece davacı şirketin yabancı menşeili olması nedeniyle sözleşmenin «yabancılık unsuru» taşıdığı, taraflar arasında düzenlenen «konşimentolarda» ihtilafların çözümünde, ...
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3848 E. 2017/5825 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki şartı · yetki sözleşmesi · yetki itirazı · iyiniyet · münhasırlık · yetki/yetkisizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAncak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de «tenfizi» imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabili …
Dairemizin 2000/3706 E, 2000/4482 K ve 22.05.2000 tarihli kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 E, 1984/522 K ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
… den kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun «münhasıran» belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından «yetki şartının» bu yönü itibari ile de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın «yetki itirazında» bulunmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden …
Benzer bu karardaAyrıca, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Dava, şirket kuruluşu ve yönetim anlaşmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmede «yetki şartının» bulunduğundan bahisle davalının «yetki itirazının» kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemeleri’nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın Türk Mahkemeleri’nin «münhasır» «yetkisinde» bir uyuşmazlık olmadığı ve dava konusu itibari ile tarafların uygulanacak hukuku seçme özgürlük ve yetisinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın itirazının haklı olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve MÖHUK’un 47. maddesi uyarınca dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, davalının «tacir» olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığına göre, mahkemece, adı geçenin tacir olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki sözleşmede bulunan «yetki şartına» itibar edilerek «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca, yalnız «tacirler» ve kamu tüzel kişileri tarafından «yetki sözleşmesi» yapılabilir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11795 E. 2018/5009 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · kötüniyet · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede, taraf markalarını meydana getirilen ibarelerin «iltibas» ihtimali taşıdığı, birleşen davada davalı ...
… bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacı adına ülkemizde 2006/00394 sayısı ile tescilli “GOLD MOUNT” markasından doğan hakların ihlal edildiği, bu eylemlerin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun tespitine karar verilmiştir.
Şirketi tarafından, ortağı ... adına "GOLD MONT" ibareli Birleşik Arap Emirlikleri ülkesindeki tescilli markası ve Avrupa Birliğine dair 28 ülkede geçerli olan topluluk markası ile Suudi Arabistan ülkesindeki "GOLD MONT" ibareli marka başvurusuna rağmen aynı emtialar yönünden davalı tarafından Türkiye'de "GOLD MOUNT" ibareli marka başvurusunun «kötüniyetli» tescil edildiği ileri sürülerek hükümsüzlük talebinde bulunulmuştur.
… lunmaması, ancak Türkiye'den transit olarak geçerken Global Tobacco tarafından menşei ülkede hukuka uygun olarak üretilen malların ticaretine engel olması eyleminin «kötüniyetli» marka tescili olarak değerlendirilmesi ve 556 sayılı KHK'nın 42/1-a uyarınca bu tür markalara karşı dava açma süresinin 5 yıl ile sınırlandırılamayacağı hususu göz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5517 E. 2015/12591 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki itirazı · iyiniyet · münhasırlık · taşıma sözleşmesi · kamu düzeni · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDairemizin 2000/3706 E, 2000/4482 K ve 22.05.2000 tarihli kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 E, 1984/522 K ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Ancak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de «tenfizi» imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabili …
… den kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun «münhasıran» belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından «yetki şartının» bu yönü itibari ile de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın «yetki itirazında» bulunmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden …
Benzer bu karardaDairemizin 2000/3706 Esas, 2000/4482 Karar ve 22.05.2000 tarihli kararında da belirtildiği üzere, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 Esas, 1984/522 Karar ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; birleşik nakliye «konişmentosu» ve eki taşıma koşullarını düzenleyen kuralların Türkçe tercümesine göre, konişmentonun 19.maddesinde "Bu nakliye «konşimentosu» altında yapılan bütün talepler sadece Birleşik Devletler Kanununa tabidir ve yetkili mahkeme Birleşik Devletleri Güney Teksas Houston Mahkemesidir" ibaresinin yer aldığı, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzenine» ilişkin bir hususun olmadığı, MÖHUK'nın 47. maddesi gereğince tarafların yetkili mahkemeyi sözleşme ile belirledikleri, davalının «yetki itirazının» yerinde ve süresinde olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin MÖHUK 47. maddesi gereğince mahkemenin milletler arası yetki kuralları gereğincenyetkili olmadığından da …
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · konişmento · konşimento
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; birleşik nakliye «konişmentosu» ve eki taşıma koşullarını düzenleyen kuralların Türkçe tercümesine göre, konişmentonun 19.maddesinde "Bu nakliye «konşimentosu» altında yapılan bütün talepler sadece Birleşik Devletler Kanununa tabidir ve yetkili mahkeme Birleşik Devletleri Güney Teksas Houston Mahkemesidir" ibaresinin yer aldığı, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzenine» ilişkin bir hususun olmadığı, MÖHUK'nın 47. maddesi gereğince tarafların yetkili mahkemeyi sözleşme ile belirledikleri, davalının «yetki itirazının» yerinde ve süresinde olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin MÖHUK 47. maddesi gereğince mahkemenin milletler arası yetki kuralları gereğincenyetkili olmadığından da …
Somut olayda yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren «konşimento» şartına rağmen malın alıcısı konumunda bulunan «taşıtan» Tusaş Motor San.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1529 E. , 2019/487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/12/2016 tarih ve 2016/724 E - 2016/954 K sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 07/02/2017 tarih ve 2017/44-2017/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.01.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Birleşik Arap Emirlikleri Hukukuna göre kurulan ve hava taşımacılığı alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, taraflar arasında akdedilen 31.03.2016 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalının müşterisine ait yükü 06.04.2016 tarihinde ... Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan ...’ye taşımayı üstlendiğini, davalı tarafın ise bu taşıma karşılığında sözleşmenin 10. maddesi uyarınca 65.000 USD müvekkili şirkete ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin üstlendiği tüm edimlerini tam, eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin sözleşme gereğince ödemesi gereken bedeli ödemediğini, temerrüde düştüğünü ileri sürerek, 65.000 USD'nin 04.04.2016 tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava şartı olan yabancılık teminatının yatırılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 14 numaralı bendinde bu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarının uygulanacağının ve Birleşik Arap Emirliklerinde ... mahkemesinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, dolayısıyla mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin davacıya taşıma ücretini bildirdiği hesaba ödediğini, davacının talebinde haksız olduğunu savunarak, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun münhasıran belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından yetki şartının bu yönü itibari ile
de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın yetki itirazında bulunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden tespit ve tayin etmekte bir çok yararlarının göz ardı edilemeyeceği, aksi durumda uluslararası ticaret yapan ve hukuki durumlarını belirlemek amacıyla yetkili yabancı mahkemeyi tayin etmek amacıyla iradelerini açıkça ortaya koyan, buna göre ticari pozisyon alan davalının hukuki güvenliğinin ihlaline yol açacağı, sözleşmeye uygulanması kararlaştırılan Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarını somut olaya uygulayacak ve sözleşmeye göre bu kanunları en iyi yorumlayacak mahkemenin ...
Mahkemesi olacağı, tarafların bu açık iradeleri karşısında ... Mahkemesi dışında Türk Mahkemelerinin yetkili olabileceğini kabul etmenin sözleşmenin amacına ve ruhuna aykırı olacağı, bu değerlendirmelere göre mahkemenin milletlerarası yetkisizliği karşısında, diğer hususların değerlendirilmesinin mümkün görülmediği, dava konusu uyuşmazlık açısından mahkemenin yetkili olmadığı gerekçesiyle mahkemenin milletlerarası yetkisizliği nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki 31.03.2016 tarihli “... Kiralama Sözleşmesi” isimli hava yolu taşıma sözleşmesinin “Uygulanabilir Hukuk” başlıklı 14. maddesinde “"İşbu sözleşme ve onun ifası, Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olacaktır. İşbu sözleşmeden veya onun ifasından doğan anlaşmazlıklar ile görüş ayrılıkları, tarafların vekilleri arasındaki görüşmeler yoluyla çözülecektir. Ancak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak yetki sözleşmesinin tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası yetki şartının şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde yetki itirazında bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek hakkın kötü kullanılması olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de tenfizi imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabiliyetinin ayrı konular olduğu ve ayrı değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca tarafların yabancı mahkemenin vereceği karardan o ülkede veya tenfiz imkanı bulunan bir başka yabancı ülkede faydalanma imkanı olduğu gibi, kararın verileceği ana kadar ülkemizde de tenfiz şartlarının oluşabileceği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava taşımasından kaynaklanmakta olup, davacının BAE uyruklu olması nedeniyle sözleşmenin yabancılık unsuru taşıdığı ve navlun sözleşmesinde yetki düzenlemesi yapıldığı yanlar arasında çekişmesizdir.
Dairemizin 2000/3706 E, 2000/4482 K ve 22.05.2000 tarihli kararında belirtildiği üzere münhasır yetki ve kamu düzeninin söz konusu olmadığı hallerde yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 E, 1984/522 K ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere iyiniyet kuralları yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Somut olayda yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren yetki sözleşmesine rağmen yabancı uyruk taşıyan davacı, Türk uyruklu bulunan davalının ikametgah mahkemesinde dava açtığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının davaya bakmaya ... Mahkemelerinin yetkili bulunduğu yolundaki yetki itirazı MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmaz.
Açıklanan nedenlerle mahkemece davalının yetki itirazının MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağı nazara alınarak davalının yetki itirazının reddiyle uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481102900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz