İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9758 E. 2016/4646 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçim hakkı↗ münhasır yetki↗ iyiniyet kuralları↗ yabancılık unsuru↗ yetki sözleşmesi↗ hmk 115/3↗ konşimento↗ yetki itirazı↗ navlun↗ iyiniyet↗ münhasırlık↗ kamu düzeni↗ usulden reddi↗ yetki↗ taşıyan↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin şartlarını belirleyen konşimentoların 26. maddesinde ABD ile ilgili yapılan taşımalar dışında “... diğer hallerde iş bu konşimento ... Hukuku uyarınca yorumlanacak ve doğan uyuşmazlıklarda ... Yüksek Mahkemesi münhasıran yetkili olacaktır...” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin devamında “..alternatif olarak ve sadece taşıyanın seçim hakkına bağlı olarak taşıyan, tacirin yetkili iş yeri mahkemesinde de tacir aleyhine dava açabilir.” denilmiş ise de bu kısmın ancak yetki konusunda seçim hakkının davacı taşıyana geçmesi halinde uygulanacak kuralı düzenlediği gerekçesiyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan navlun ve diğer ücret alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı şirketin yabancı menşeili olması nedeniyle sözleşmenin yabancılık unsuru taşıdığı, taraflar arasında düzenlenen konşimentolarda ihtilafların çözümünde, ... Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı ve ... Hukukunun uygulanacağı yönünde düzenleme bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 E, 2000/4482 K sayılı kararında belirtildiği üzere münhasır yetki ve kamu düzeninin söz konusu olmadığı hallerde yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere iyiniyet kuralları yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Somut olayda, yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren yetki sözleşmesine rağmen yabancı uyruklu taşıyan, Türk uyruklu davalının ikametgah mahkemesinde dava açtığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının davaya bakma hususunda ... Yüksek Mahkemesi'nin yetkili bulunduğu yolundaki itirazı TMK’nın 2. maddesi hükmüne aykırılık oluşturur.
Kaldı ki, taraflar arasında düzenlenen konşimentoların Hukuk ve Yetki başlıklı 26. maddesinde "Alternatif olarak ve sadece Taşıyan'ın seçim hakkına bağlı olarak, Taşıyan, Tacir'in yetkili iş yeri mahkemesinde de Tacir aleyhine dava açıbilir" şeklinde hükme yer verilmiş olup bu hüküm uyarınca da davalının ikametgahı mahkemesinde dava açılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece davalının yetki itirazının TMK’nın 2. maddesi hükmü ile bağdaşmayacağı nazara alınarak yetki itirazının reddiyle işin esasının incelenerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11534 E. 2016/8512 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki sözleşmesi · konşimento · yetki itirazı · iyiniyet · münhasırlık · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 E, 2000/4482 K sayılı kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemece davacı şirketin yabancı menşeili olması nedeniyle sözleşmenin «yabancılık unsuru» taşıdığı, taraflar arasında düzenlenen «konşimentolarda» ihtilafların çözümünde, ...
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin şartlarını belirleyen «konşimentoların» 26. maddesinde ABD ile ilgili yapılan taşımalar dışında “... diğer hallerde iş bu konşimento ...
Benzer bu karardaDairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 Esas, 2000/4482 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 Esas, 1984/522 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olduğu, «konişmentoda» ... ahkemelerinin konişmentodan doğan veya buna ilişkin olan iddialar ya da ihtilaflar üzerine münhasır yargı yetkisine sahip olduğu belirtildiği, davacının sigortalısının da konişmentonun şartları ile bağlı olduğu gerekçesiyle davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «konşimento» gereğince ...Mahkemelerinin «münhasır» yargı «yetkisine» sahip olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» kabulü ve davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · konişmento · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olduğu, «konişmentoda» ... ahkemelerinin konişmentodan doğan veya buna ilişkin olan iddialar ya da ihtilaflar üzerine münhasır yargı yetkisine sahip olduğu belirtildiği, davacının sigortalısının da konişmentonun şartları ile bağlı olduğu gerekçesiyle davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «konşimento» gereğince ...Mahkemelerinin «münhasır» yargı «yetkisine» sahip olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» kabulü ve davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3848 E. 2017/5825 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki sözleşmesi · yetki itirazı · iyiniyet · münhasırlık · kamu düzeni · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 E, 2000/4482 K sayılı kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Yüksek Mahkemesi «münhasıran» yetkili olacaktır...” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin devamında “..alternatif olarak ve sadece «taşıyanın» «seçim hakkına» bağlı olarak taşıyan, «tacirin» yetkili iş yeri mahkemesinde de tacir aleyhine dava açabilir.” denilmiş ise de bu kısmın ancak «yetki» konusunda seçim hakkının davacı taşıyana geçmesi halinde uygulanacak kuralı düzenlediği gerekçesiyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece davacı şirketin yabancı menşeili olması nedeniyle sözleşmenin «yabancılık unsuru» taşıdığı, taraflar arasında düzenlenen «konşimentolarda» ihtilafların çözümünde, ...
Benzer bu karardaAyrıca, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemeleri’nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın Türk Mahkemeleri’nin «münhasır» «yetkisinde» bir uyuşmazlık olmadığı ve dava konusu itibari ile tarafların uygulanacak hukuku seçme özgürlük ve yetisinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın itirazının haklı olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve MÖHUK’un 47. maddesi uyarınca dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, şirket kuruluşu ve yönetim anlaşmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmede «yetki şartının» bulunduğundan bahisle davalının «yetki itirazının» kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki şartı · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, davalının «tacir» olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığına göre, mahkemece, adı geçenin tacir olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki sözleşmede bulunan «yetki şartına» itibar edilerek «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemeleri’nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın Türk Mahkemeleri’nin «münhasır» «yetkisinde» bir uyuşmazlık olmadığı ve dava konusu itibari ile tarafların uygulanacak hukuku seçme özgürlük ve yetisinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın itirazının haklı olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve MÖHUK’un 47. maddesi uyarınca dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, şirket kuruluşu ve yönetim anlaşmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmede «yetki şartının» bulunduğundan bahisle davalının «yetki itirazının» kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5517 E. 2015/12591 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · konşimento · yetki itirazı · iyiniyet · münhasırlık · kamu düzeni · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 E, 2000/4482 K sayılı kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemece davacı şirketin yabancı menşeili olması nedeniyle sözleşmenin «yabancılık unsuru» taşıdığı, taraflar arasında düzenlenen «konşimentolarda» ihtilafların çözümünde, ...
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin şartlarını belirleyen «konşimentoların» 26. maddesinde ABD ile ilgili yapılan taşımalar dışında “... diğer hallerde iş bu konşimento ...
Benzer bu karardaDairemizin 2000/3706 Esas, 2000/4482 Karar ve 22.05.2000 tarihli kararında da belirtildiği üzere, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 Esas, 1984/522 Karar ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; birleşik nakliye «konişmentosu» ve eki taşıma koşullarını düzenleyen kuralların Türkçe tercümesine göre, konişmentonun 19.maddesinde "Bu nakliye «konşimentosu» altında yapılan bütün talepler sadece Birleşik Devletler Kanununa tabidir ve yetkili mahkeme Birleşik Devletleri Güney Teksas Houston Mahkemesidir" ibaresinin yer aldığı, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzenine» ilişkin bir hususun olmadığı, MÖHUK'nın 47. maddesi gereğince tarafların yetkili mahkemeyi sözleşme ile belirledikleri, davalının «yetki itirazının» yerinde ve süresinde olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin MÖHUK 47. maddesi gereğince mahkemenin milletler arası yetki kuralları gereğincenyetkili olmadığından da …
Somut olayda yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren «konşimento» şartına rağmen malın alıcısı konumunda bulunan «taşıtan» Tusaş Motor San.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · konişmento · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; birleşik nakliye «konişmentosu» ve eki taşıma koşullarını düzenleyen kuralların Türkçe tercümesine göre, konişmentonun 19.maddesinde "Bu nakliye «konşimentosu» altında yapılan bütün talepler sadece Birleşik Devletler Kanununa tabidir ve yetkili mahkeme Birleşik Devletleri Güney Teksas Houston Mahkemesidir" ibaresinin yer aldığı, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzenine» ilişkin bir hususun olmadığı, MÖHUK'nın 47. maddesi gereğince tarafların yetkili mahkemeyi sözleşme ile belirledikleri, davalının «yetki itirazının» yerinde ve süresinde olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin MÖHUK 47. maddesi gereğince mahkemenin milletler arası yetki kuralları gereğincenyetkili olmadığından da …
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Somut olayda yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren «konşimento» şartına rağmen malın alıcısı konumunda bulunan «taşıtan» Tusaş Motor San.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1529 E. 2019/487 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki sözleşmesi · yetki itirazı · navlun · iyiniyet · münhasırlık · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 E, 2000/4482 K sayılı kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Yüksek Mahkemesi «münhasıran» yetkili olacaktır...” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin devamında “..alternatif olarak ve sadece «taşıyanın» «seçim hakkına» bağlı olarak taşıyan, «tacirin» yetkili iş yeri mahkemesinde de tacir aleyhine dava açabilir.” denilmiş ise de bu kısmın ancak «yetki» konusunda seçim hakkının davacı taşıyana geçmesi halinde uygulanacak kuralı düzenlediği gerekçesiyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan «navlun» ve diğer ücret alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de «tenfizi» imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabili …
Dairemizin 2000/3706 E, 2000/4482 K ve 22.05.2000 tarihli kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 E, 1984/522 K ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
… den kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun «münhasıran» belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından «yetki şartının» bu yönü itibari ile de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın «yetki itirazında» bulunmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava yolu taşıma sözleşmesi · hava yolu ile taşıma · yetki şartı · hava taşıması · navlun sözleşmesi · hakkın kötüye kullanılması · taşıma sözleşmesi · tenfiz
Benzer bu karardaKiralama Sözleşmesi” isimli «hava yolu taşıma sözleşmesinin» “Uygulanabilir Hukuk” başlıklı 14. maddesinde “"İşbu sözleşme ve onun ifası, Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olacaktır.
Ancak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de «tenfizi» imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabili …
… den kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun «münhasıran» belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından «yetki şartının» bu yönü itibari ile de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın «yetki itirazında» bulunmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden …
Dava, «hava taşımasından» kaynaklanmakta olup, davacının BAE uyruklu olması nedeniyle sözleşmenin «yabancılık unsuru» taşıdığı ve «navlun sözleşmesinde» «yetki» düzenlemesi yapıldığı yanlar arasında çekişmesizdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9758 E. , 2016/4646 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2015 tarih ve 2014/243-2015/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının yüklerin göndereni/yükleteni sıfatına haiz olduğu dört ayrı konşimento tahtında ... Limanı'ndan ....'nin .... Limanı'na taşıma işi yaptığını, taşınan malların süresinde ve hasarsız biçimde alıcısına teslim edilerek navlun ve diğer ücretlere hak kazandığını, davalının söz konusu ücretleri ödememesi nedeniyle 124.797,72 USD'nin takip gününde karşılığı olan 261.026,91 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibine başlanıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, ileri sürerek davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/5257 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşımalara ilişkin konşimentolarda uyuşmazlıkların çözümünde ... mahkemelerinin yetkili olduğuna ve ... Hukuku'nun uygulanacağına dair düzenleme bulunduğunu, bu düzenleme uyarınca mahkemenin davaya bakma hususunda yetkili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin şartlarını belirleyen konşimentoların 26. maddesinde ABD ile ilgili yapılan taşımalar dışında “... diğer hallerde iş bu konşimento ... Hukuku uyarınca yorumlanacak ve doğan uyuşmazlıklarda ... Yüksek Mahkemesi münhasıran yetkili olacaktır...” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin devamında “..alternatif olarak ve sadece taşıyanın seçim hakkına bağlı olarak taşıyan, tacirin yetkili iş yeri mahkemesinde de tacir aleyhine dava açabilir.” denilmiş ise de bu kısmın ancak yetki konusunda seçim hakkının davacı taşıyana geçmesi halinde uygulanacak kuralı düzenlediği gerekçesiyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan navlun ve diğer ücret alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı şirketin yabancı menşeili olması nedeniyle sözleşmenin yabancılık unsuru taşıdığı, taraflar arasında düzenlenen konşimentolarda ihtilafların çözümünde, ... Yüksek Mahkemesi'nin münhasıran yetkili olacağı ve ... Hukukunun uygulanacağı yönünde düzenleme bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 E, 2000/4482 K sayılı kararında belirtildiği üzere münhasır yetki ve kamu düzeninin söz konusu olmadığı hallerde yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere iyiniyet kuralları yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Somut olayda, yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren yetki sözleşmesine rağmen yabancı uyruklu taşıyan, Türk uyruklu davalının ikametgah mahkemesinde dava açtığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının davaya bakma hususunda ... Yüksek Mahkemesi'nin yetkili bulunduğu yolundaki itirazı TMK’nın 2. maddesi hükmüne aykırılık oluşturur.
Kaldı ki, taraflar arasında düzenlenen konşimentoların Hukuk ve Yetki başlıklı 26. maddesinde "Alternatif olarak ve sadece Taşıyan'ın seçim hakkına bağlı olarak, Taşıyan, Tacir'in yetkili iş yeri mahkemesinde de Tacir aleyhine dava açıbilir" şeklinde hükme yer verilmiş olup bu hüküm uyarınca da davalının ikametgahı mahkemesinde dava açılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece davalının yetki itirazının TMK’nın 2. maddesi hükmü ile bağdaşmayacağı nazara alınarak yetki itirazının reddiyle işin esasının incelenerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221492700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz