Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11795 E. 2018/5009 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede, taraf markalarını meydana getirilen ibarelerin iltibas ihtimali taşıdığı, birleşen davada davalı ... AMERICAN firmasının “GOLD MOUNT” markası kapsamındaki emtiaların tamamının tütün ve ilgili emtialardan oluştuğu, birleşen davada davacı şirketin sonraki tarihli başvurusunun kapsamında yer alan emtiaların da aynı tür emtialardan olduğu, ancak birleşen davada davacı vekilinin kullanımda öncelik ve tanınmış marka olmaktan kaynaklı hak iddiasına ilişkin olarak yeter delil sunamadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, esas dava yönünden yapılan değerlendirmede ise tarafların birebir aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davalıların davacıya ait markaya bu denli yakınlaşmasının hayatın olağan akışı içerisinde makul olmadığı, dava konusu markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davalılarca gümrük ticaretine konu edilen marka yönünden sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacı adına ülkemizde 2006/00394 sayısı ile tescilli “GOLD MOUNT” markasından doğan hakların ihlal edildiği, bu eylemlerin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalılar vekili-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen hükümsüzlük davasında davacının aşağıda (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Birleşen hükümsüzlük davasında davacı ... Şirketi tarafından, ortağı ... adına "GOLD MONT" ibareli Birleşik Arap Emirlikleri ülkesindeki tescilli markası ve Avrupa Birliğine dair 28 ülkede geçerli olan topluluk markası ile Suudi Arabistan ülkesindeki "GOLD MONT" ibareli marka başvurusuna rağmen aynı emtialar yönünden davalı tarafından Türkiye'de "GOLD MOUNT" ibareli marka başvurusunun kötüniyetli tescil edildiği ileri sürülerek hükümsüzlük talebinde bulunulmuştur. Mahkemece, hem birleşen dosya davacısı Global Tobacco, hem de davalı/asıl dosya davacısı Kaane Tobacco firmasının Birleşik Arap Emirlikleri uyruklu olması davalı ...'nin tescilli markası olmasına rağmen Türkiye'de bu markayla herhangi bir üretim ve satış faaliyetinin bulunmaması, ancak Türkiye'den transit olarak geçerken Global Tobacco tarafından menşei ülkede hukuka uygun olarak üretilen malların ticaretine engel olması eyleminin kötüniyetli marka tescili olarak değerlendirilmesi ve 556 sayılı KHK'nın 42/1-a uyarınca bu tür markalara karşı dava açma süresinin 5 yıl ile sınırlandırılamayacağı hususu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu hususlarda bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün birleşen dosya davacısı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
3- Asıl dava yönünden, davalı tarafa ait temyiz itirazlarına gelince; asıl dava marka hakkının ihlali, birleşen dava ise asıl davada marka ihlaline dayanılan markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olmakla, mahkemece öncelikle birleşen dosyadaki markanın hükümsüzlüğü isteminin yukarıdaki bozma gerekçesi doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapıldıktan sonra marka ihlali konusunda karar verilmiş olması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçeyle karar verilmiş olması sebebiyle mümeyyiz asıl davanın davalıları lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10040 E. 2011/4166 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · iltibas · Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede, taraf markalarını meydana getirilen ibarelerin «iltibas» ihtimali taşıdığı, birleşen davada davalı ...
… bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacı adına ülkemizde 2006/00394 sayısı ile tescilli “GOLD MOUNT” markasından doğan hakların ihlal edildiği, bu eylemlerin «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGoldnet Bilgisayar" şeklinde marka olarak 31/08/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markalarındaki “Gold” sözcüğünün markanın esas unsurunu teşkil etmediği ve «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığı, davalının da “Gold” ibaresinin yanında ayırt edici ekler aldığı, markalar arasında «iltibas» olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “Gold ” ibareli markalarının davalı iş yerinde tanıtıcı işaret olarak kullanılması nedeniyle «marka hakkına tecavüzün» önlenmesini talep etmiştir.
Aksi takdirde, bu kullanım başkasının tescilli markasına «iltibas» oluşturduğundan bahisle, 556 Sayılı KHK'nin 9 ve 61. maddeleri uyarınca tescilli marka hakkı sahibinin dava açma hakkı mevcuttur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · ayırt edicilik
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının “Gold Computer”,“Gold Bilgisayar”, “Gold Techno”, “Gold Computer&Elektronics” ibareli markalarını 01/07/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davalının «ticaret unvanını» "...
Goldnet Bilgisayar" şeklinde marka olarak 31/08/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markalarındaki “Gold” sözcüğünün markanın esas unsurunu teşkil etmediği ve «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığı, davalının da “Gold” ibaresinin yanında ayırt edici ekler aldığı, markalar arasında «iltibas» olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1529 E. 2019/487 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava yolu taşıma sözleşmesi · hava yolu ile taşıma · münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki şartı · hava taşıması · yetki sözleşmesi
Benzer bu karardaAncak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de «tenfizi» imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabili …
Dairemizin 2000/3706 E, 2000/4482 K ve 22.05.2000 tarihli kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 E, 1984/522 K ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Kiralama Sözleşmesi” isimli «hava yolu taşıma sözleşmesinin» “Uygulanabilir Hukuk” başlıklı 14. maddesinde “"İşbu sözleşme ve onun ifası, Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olacaktır.
Dava, «hava taşımasından» kaynaklanmakta olup, davacının BAE uyruklu olması nedeniyle sözleşmenin «yabancılık unsuru» taşıdığı ve «navlun sözleşmesinde» «yetki» düzenlemesi yapıldığı yanlar arasında çekişmesizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12519 E. 2011/16626 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede, taraf markalarını meydana getirilen ibarelerin «iltibas» ihtimali taşıdığı, birleşen davada davalı ...
Benzer bu kararda… oldnet Bilgisayar" şeklinde marka olarak 31/08/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markalarındaki “Gold” sözcüğünün markanın esas unsurunu teşkil etmediği ve «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığı, davalının da “Gold” ibaresinin yanında ayırt edici ekler aldığı, markalar arasında «iltibas» olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/10040 E,20011/ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · ayırt edicilik
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının “Gold Computer”,“Gold Bilgisayar”, “Gold Techno”, “Gold Computer&Elektronics” ibareli markalarını 01/07/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davalının «ticaret unvanını» "...
… oldnet Bilgisayar" şeklinde marka olarak 31/08/2004 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markalarındaki “Gold” sözcüğünün markanın esas unsurunu teşkil etmediği ve «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığı, davalının da “Gold” ibaresinin yanında ayırt edici ekler aldığı, markalar arasında «iltibas» olmadığı ve marka hakkının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/10040 E,20011/ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11795 E. , 2018/5009 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2016 tarih ve 2013/24-2016/44 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalılar vekili-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Birleşik Arap Emirliklerinde mukim tütün ve tütün mamulleri sektöründe yer edinmiş bir şirket olduğunu, müvekkili adına OHIM ve TPE nezdinde 2006-00394 sayı ile tescilli “GOLD MOUNT” markasının bulunduğunu, davalılarca ithal edilen “GOLD MONT” marka sigara cinsi eşyalar ile ilgili gümrükte el koyma talebinde bulunulduğunu, davalılardan ... firmasının "GOLD MONT" ibaresini taşıyan sigaraları diğer davalı firmanın bulunduğu KKTC’de ihraç etmek istediğini, bu hususa ilişkin kesilen faturanın bulunduğunu, davalılardan ... firmasının ise "GOLD MONT" ibaresini taşıyan sigaraları KKTC’de piyasaya sunmak amacıyla ülkemiz üzerinden transit geçişi ile KKTC’ye sokmak istediğini, davalılardan Latifoğlu Denizcilik firmasının ise davalı firmalar arasındaki lojistiği sağladığını, bu yönde gümrük nezdinde işlemleri gerçekleştirdiğini, davalıların bu eylemlerinin müvekkili marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, haksız rekabetin men'i ve ref'i ile "GOLD MONT" ibaresini taşıyan tüm ürünlere el konulmasını, imhası ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalılar vekili, müvekkillerinin önceye dayalı kullanım hakkı sahibi olduklarını, sigara markalarında “gold” ibaresinin yaygın bir kullanım olduğunu, müvekkil şirket markasında, davacı yan markasında kullanılan resim, figür ve logonun bulunmadığını, tüketicinin her iki markayı da bilinçli olarak fark ederek ayırt edeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde tescilli 2013/11524 sayılı GOLD MONT ibareli markanın sahibi olduğunu ve kullanımlarının davalının 2006/00394 sayılı GOLD MOUNT ibareli markasından daha evvel başladığını, her iki marka arasında benzerlik bulunması nedeniyle karıştırılmaya neden olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2006/00394 sayılı GOLD MOUNT ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede, taraf markalarını meydana getirilen ibarelerin iltibas ihtimali taşıdığı, birleşen davada davalı ... AMERICAN firmasının “GOLD MOUNT” markası kapsamındaki emtiaların tamamının tütün ve ilgili emtialardan oluştuğu, birleşen davada davacı şirketin sonraki tarihli başvurusunun kapsamında yer alan emtiaların da aynı tür emtialardan olduğu, ancak birleşen davada davacı vekilinin kullanımda öncelik ve tanınmış marka olmaktan kaynaklı hak iddiasına ilişkin olarak yeter delil sunamadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, esas dava yönünden yapılan değerlendirmede ise tarafların birebir aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davalıların davacıya ait markaya bu denli yakınlaşmasının hayatın olağan akışı içerisinde makul olmadığı, dava konusu markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davalılarca gümrük ticaretine konu edilen marka yönünden sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacı adına ülkemizde 2006/00394 sayısı ile tescilli “GOLD MOUNT” markasından doğan hakların ihlal edildiği, bu eylemlerin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalılar vekili-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen hükümsüzlük davasında davacının aşağıda (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Birleşen hükümsüzlük davasında davacı ... Şirketi tarafından, ortağı ... adına "GOLD MONT" ibareli Birleşik Arap Emirlikleri ülkesindeki tescilli markası ve Avrupa Birliğine dair 28 ülkede geçerli olan topluluk markası ile Suudi Arabistan ülkesindeki "GOLD MONT" ibareli marka başvurusuna rağmen aynı emtialar yönünden davalı tarafından Türkiye'de "GOLD MOUNT" ibareli marka başvurusunun kötüniyetli tescil edildiği ileri sürülerek hükümsüzlük talebinde bulunulmuştur. Mahkemece, hem birleşen dosya davacısı Global Tobacco, hem de davalı/asıl dosya davacısı Kaane Tobacco firmasının Birleşik Arap Emirlikleri uyruklu olması davalı ...'nin tescilli markası olmasına rağmen Türkiye'de bu markayla herhangi bir üretim ve satış faaliyetinin bulunmaması, ancak Türkiye'den transit olarak geçerken Global Tobacco tarafından menşei ülkede hukuka uygun olarak üretilen malların ticaretine engel olması eyleminin kötüniyetli marka tescili olarak değerlendirilmesi ve 556 sayılı KHK'nın 42/1-a uyarınca bu tür markalara karşı dava açma süresinin 5 yıl ile sınırlandırılamayacağı hususu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu hususlarda bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün birleşen dosya davacısı lehine bozulmasına karar verilmiştir.
3- Asıl dava yönünden, davalı tarafa ait temyiz itirazlarına gelince; asıl dava marka hakkının ihlali, birleşen dava ise asıl davada marka ihlaline dayanılan markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olmakla, mahkemece öncelikle birleşen dosyadaki markanın hükümsüzlüğü isteminin yukarıdaki bozma gerekçesi doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapıldıktan sonra marka ihlali konusunda karar verilmiş olması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı gerekçeyle karar verilmiş olması sebebiyle mümeyyiz asıl davanın davalıları lehine bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte yazılı gerekçelerle birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı gerekçelerle hükmün birleşen dosya davacısı yararına, (3) nolu bentte yazılı gerekçelerle mümeyyiz davalı ... lehine BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/430802400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz