Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3848 E. 2017/5825 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasır yetki↗ iyiniyet kuralları↗ yabancılık unsuru↗ yetki şartı↗ yetki sözleşmesi↗ yetki itirazı↗ iyiniyet↗ möhuk 47↗ münhasırlık↗ kamu düzeni↗ yetki↗ taşıyan↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen sözleşme gereğince uyuşmazlık halinde ... Mahkemeleri’nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın Türk Mahkemeleri’nin münhasır yetkisinde bir uyuşmazlık olmadığı ve dava konusu itibari ile tarafların uygulanacak hukuku seçme özgürlük ve yetisinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın itirazının haklı olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve MÖHUK’un 47. maddesi uyarınca dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket kuruluşu ve yönetim anlaşmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmede yetki şartının bulunduğundan bahisle davalının yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca, yalnız tacirler ve kamu tüzel kişileri tarafından yetki sözleşmesi yapılabilir. Bu durumda, davalının tacir olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığına göre, mahkemece, adı geçenin tacir olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki sözleşmede bulunan yetki şartına itibar edilerek eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, münhasır yetki ve kamu düzeninin söz konusu olmadığı hallerde yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere iyiniyet kuralları yetki konusunda da uygulama yeri bulur. Somut olayda, yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren yetki sözleşmesine rağmen yabancı uyruklu davacı, Türk uyruklu davalının ikametgah mahkemesinde dava açtığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının davaya bakma hususunda ... Mahkemeleri'nin yetkili bulunduğu yolundaki itirazı TMK’nın 2. maddesi hükmüne aykırılık oluşturur. Bu durumda, mahkemece davalının yetki itirazının TMK’nın 2. maddesi hükmü ile bağdaşmayacağı nazara alınarak yetki itirazının reddiyle işin esasının incelenerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11534 E. 2016/8512 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki sözleşmesi · yetki itirazı · iyiniyet · münhasırlık · kamu düzeni · yetki/yetkisizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemeleri’nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın Türk Mahkemeleri’nin «münhasır» «yetkisinde» bir uyuşmazlık olmadığı ve dava konusu itibari ile tarafların uygulanacak hukuku seçme özgürlük ve yetisinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın itirazının haklı olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve MÖHUK’un 47. maddesi uyarınca dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, şirket kuruluşu ve yönetim anlaşmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmede «yetki şartının» bulunduğundan bahisle davalının «yetki itirazının» kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 Esas, 2000/4482 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 Esas, 1984/522 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olduğu, «konişmentoda» ... ahkemelerinin konişmentodan doğan veya buna ilişkin olan iddialar ya da ihtilaflar üzerine münhasır yargı yetkisine sahip olduğu belirtildiği, davacının sigortalısının da konişmentonun şartları ile bağlı olduğu gerekçesiyle davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «konşimento» gereğince ...Mahkemelerinin «münhasır» yargı «yetkisine» sahip olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» kabulü ve davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki itirazı · milletlerarası yetki · konişmento · konşimento
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, mahkemenin «yetkisinin» «münhasır yetki» esasına göre düzenlenmemiş olduğu, «konişmentoda» ... ahkemelerinin konişmentodan doğan veya buna ilişkin olan iddialar ya da ihtilaflar üzerine münhasır yargı yetkisine sahip olduğu belirtildiği, davacının sigortalısının da konişmentonun şartları ile bağlı olduğu gerekçesiyle davalının «milletlerarası yetki itirazının» kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «konşimento» gereğince ...Mahkemelerinin «münhasır» yargı «yetkisine» sahip olduğu gerekçesiyle «yetki itirazının» kabulü ve davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9758 E. 2016/4646 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki sözleşmesi · yetki itirazı · iyiniyet · münhasırlık · kamu düzeni · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAyrıca, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemeleri’nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın Türk Mahkemeleri’nin «münhasır» «yetkisinde» bir uyuşmazlık olmadığı ve dava konusu itibari ile tarafların uygulanacak hukuku seçme özgürlük ve yetisinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın itirazının haklı olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve MÖHUK’un 47. maddesi uyarınca dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, şirket kuruluşu ve yönetim anlaşmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmede «yetki şartının» bulunduğundan bahisle davalının «yetki itirazının» kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin 22.05.2000 tarih ve 2000/3706 E, 2000/4482 K sayılı kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Yüksek Mahkemesi «münhasıran» yetkili olacaktır...” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin devamında “..alternatif olarak ve sadece «taşıyanın» «seçim hakkına» bağlı olarak taşıyan, «tacirin» yetkili iş yeri mahkemesinde de tacir aleyhine dava açabilir.” denilmiş ise de bu kısmın ancak «yetki» konusunda seçim hakkının davacı taşıyana geçmesi halinde uygulanacak kuralı düzenlediği gerekçesiyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece davacı şirketin yabancı menşeili olması nedeniyle sözleşmenin «yabancılık unsuru» taşıdığı, taraflar arasında düzenlenen «konşimentolarda» ihtilafların çözümünde, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:seçim hakkı · konşimento · navlun · usulden reddi
Benzer bu karardaYüksek Mahkemesi «münhasıran» yetkili olacaktır...” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin devamında “..alternatif olarak ve sadece «taşıyanın» «seçim hakkına» bağlı olarak taşıyan, «tacirin» yetkili iş yeri mahkemesinde de tacir aleyhine dava açabilir.” denilmiş ise de bu kısmın ancak «yetki» konusunda seçim hakkının davacı taşıyana geçmesi halinde uygulanacak kuralı düzenlediği gerekçesiyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Kaldı ki, taraflar arasında düzenlenen «konşimentoların» Hukuk ve Yetki başlıklı 26. maddesinde "Alternatif olarak ve sadece Taşıyan'ın «seçim hakkına» bağlı olarak, Taşıyan, Tacir'in yetkili iş yeri mahkemesinde de Tacir aleyhine dava açıbilir" şeklinde hükme yer verilmiş olup bu hüküm uyarınca da davalının ikametgahı mahkemesinde dava açılmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin şartlarını belirleyen «konşimentoların» 26. maddesinde ABD ile ilgili yapılan taşımalar dışında “... diğer hallerde iş bu konşimento ...
Dava, deniz taşımasından kaynaklanan «navlun» ve diğer ücret alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5517 E. 2015/12591 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki itirazı · iyiniyet · münhasırlık · kamu düzeni · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAyrıca, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemeleri’nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın Türk Mahkemeleri’nin «münhasır» «yetkisinde» bir uyuşmazlık olmadığı ve dava konusu itibari ile tarafların uygulanacak hukuku seçme özgürlük ve yetisinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın itirazının haklı olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve MÖHUK’un 47. maddesi uyarınca dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, şirket kuruluşu ve yönetim anlaşmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmede «yetki şartının» bulunduğundan bahisle davalının «yetki itirazının» kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemizin 2000/3706 Esas, 2000/4482 Karar ve 22.05.2000 tarihli kararında da belirtildiği üzere, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 Esas, 1984/522 Karar ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; birleşik nakliye «konişmentosu» ve eki taşıma koşullarını düzenleyen kuralların Türkçe tercümesine göre, konişmentonun 19.maddesinde "Bu nakliye «konşimentosu» altında yapılan bütün talepler sadece Birleşik Devletler Kanununa tabidir ve yetkili mahkeme Birleşik Devletleri Güney Teksas Houston Mahkemesidir" ibaresinin yer aldığı, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzenine» ilişkin bir hususun olmadığı, MÖHUK'nın 47. maddesi gereğince tarafların yetkili mahkemeyi sözleşme ile belirledikleri, davalının «yetki itirazının» yerinde ve süresinde olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin MÖHUK 47. maddesi gereğince mahkemenin milletler arası yetki kuralları gereğincenyetkili olmadığından da …
A.Ş, Türk Kanunlarına göre kurulan ve ikameti Türkiye'de olan davalı «taşıyan» aleyhine kendi ikametgah mahkemesinde dava açtığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının davaya bakmaya Birleşik Devletler Güney Teksas Houston Mahkemeleri'nin yetkili bulunduğu yolundaki «yetki itirazı» MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · konişmento · konşimento · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; birleşik nakliye «konişmentosu» ve eki taşıma koşullarını düzenleyen kuralların Türkçe tercümesine göre, konişmentonun 19.maddesinde "Bu nakliye «konşimentosu» altında yapılan bütün talepler sadece Birleşik Devletler Kanununa tabidir ve yetkili mahkeme Birleşik Devletleri Güney Teksas Houston Mahkemesidir" ibaresinin yer aldığı, davada «münhasır yetki» ve «kamu düzenine» ilişkin bir hususun olmadığı, MÖHUK'nın 47. maddesi gereğince tarafların yetkili mahkemeyi sözleşme ile belirledikleri, davalının «yetki itirazının» yerinde ve süresinde olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin MÖHUK 47. maddesi gereğince mahkemenin milletler arası yetki kuralları gereğincenyetkili olmadığından da …
Somut olayda yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren «konşimento» şartına rağmen malın alıcısı konumunda bulunan «taşıtan» Tusaş Motor San.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1529 E. 2019/487 K.
Ortak:münhasır yetki · iyiniyet kuralları · yabancılık unsuru · yetki şartı · yetki sözleşmesi · yetki itirazı · iyiniyet · münhasırlık · yetki/yetkisizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaAyrıca, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Dava, şirket kuruluşu ve yönetim anlaşmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmede «yetki şartının» bulunduğundan bahisle davalının «yetki itirazının» kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemeleri’nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın Türk Mahkemeleri’nin «münhasır» «yetkisinde» bir uyuşmazlık olmadığı ve dava konusu itibari ile tarafların uygulanacak hukuku seçme özgürlük ve yetisinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın itirazının haklı olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve MÖHUK’un 47. maddesi uyarınca dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de «tenfizi» imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabili …
Dairemizin 2000/3706 E, 2000/4482 K ve 22.05.2000 tarihli kararında belirtildiği üzere «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; yine örneği dosya içerisinde bulunan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1982/12-524 E, 1984/522 K ve 09.05.1984 tarihli ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
… den kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun «münhasıran» belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından «yetki şartının» bu yönü itibari ile de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın «yetki itirazında» bulunmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava yolu taşıma sözleşmesi · hava yolu ile taşıma · hava taşıması · navlun sözleşmesi · hakkın kötüye kullanılması · navlun · taşıma sözleşmesi · tenfiz
Benzer bu karardaKiralama Sözleşmesi” isimli «hava yolu taşıma sözleşmesinin» “Uygulanabilir Hukuk” başlıklı 14. maddesinde “"İşbu sözleşme ve onun ifası, Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olacaktır.
Dava, «hava taşımasından» kaynaklanmakta olup, davacının BAE uyruklu olması nedeniyle sözleşmenin «yabancılık unsuru» taşıdığı ve «navlun sözleşmesinde» «yetki» düzenlemesi yapıldığı yanlar arasında çekişmesizdir.
Ancak bu şekilde anlaşma sağlanamadığı takdirde ..., Birleşik Arap Emirlikleri yetkili mahkemesinde dava açılacaktır" şeklinde düzenleme bulunduğu, genel olarak «yetki sözleşmesinin» tarafların iradi olarak ihtilafların çözümleneceği mahkemeyi seçebilme imkânlarını ifade ettiği, başka bir ifadeyle yer itibariyle yetkinin «kamu düzeni» veya «münhasır yetki» esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, böylece bu sözleşmeye hukuki sonuç tanındığında, ihtilafın sözleşme ile yetkisi üzerinde anlaşma yapılan mahkemede çözümleneceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların özgürce oluşmuş iradelerinin karşılıklı beyanı ile kurulduğu, sözleşmedeki milletler arası «yetki şartının» şekli ve esas yönünden geçerli olduğu, o halde davalı tarafın süresi içinde «yetki itirazında» bulunmasının sırf davanın davalının kendi ülkesinde ve yerleşim yerinde açılmış olduğu ileri sürülerek «hakkın kötü kullanılması» olarak görülemeyeceği, öte yandan yabancı mahkemenin vereceği bir kararın Türkiye’de «tenfizi» imkanının bulunmaması kural olarak yetki sözleşmesine etki tanınmasının bir şartı olmadığı, mahkemenin yetkisi ile verdiği kararın yabancı bir ülkede tenfiz kabili …
… den kaynaklı uyuşmazlıkların Birleşik Arap Emirlikleri kanunlarına tabi olduğu, bu kanunlara göre çözüleceği, yargı yerinin ... şehrindeki yetkili mahkeme olduğunun «münhasıran» belirtildiği, somut olayda Türk Mahkemesinin yargı hakkının bulunmadığı ve tarafları şirket olan dava açısından «yetki şartının» bu yönü itibari ile de geçerli olduğu, yapılan açıklamalar karşısında dava şartının da oluşmadığı, davalı tarafın «yetki itirazında» bulunmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olmadığı, zira tarafların gidebilecekleri yetkili devlet mahkemesini hemen akdin başında bilmeleri ve kendilerine uygulanacak hukuk kaidelerini önceden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7486 E. 2016/1775 K.
Ortak:yabancılık unsuru · yetki itirazı · yetki · taşıyan · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAyrıca, «münhasır yetki» ve «kamu düzeninin» söz konusu olmadığı hallerde «yabancılık unsuru» «taşıyan» ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere «iyiniyet kuralları» yetki konusunda da uygulama yeri bulur.
Mahkemeleri’nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın Türk Mahkemeleri’nin «münhasır» «yetkisinde» bir uyuşmazlık olmadığı ve dava konusu itibari ile tarafların uygulanacak hukuku seçme özgürlük ve yetisinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın itirazının haklı olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve MÖHUK’un 47. maddesi uyarınca dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, şirket kuruluşu ve yönetim anlaşmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmede «yetki şartının» bulunduğundan bahisle davalının «yetki itirazının» kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHukuk Mevzuatı uyarınca kurulan «yabancılık unsuru» «taşıyan» «tüzel kişilik» olduğu, MÖHUK'nın 40. maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin milletlerarası «yetkisinin» iç hukukun yer itibariyle «yetki» kurallarına göre belirleneceği, bu durumda «genel yetki» hükümleri gereği davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olacağı, Türk Mahkemelerinin dava konusu uyuşmazlıkta yetkili olmalarını gerektirir herhangi bir hüküm ya da yazılı nitelikte belge bulunmadığı, mahkemenin MÖHUK’nın 40. ve 47. maddeleri uyarınca davaya bakmakta «görevli» ve yetkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ... adlı yabancı uyruklu «şirketin merkezi» ...’da olduğundan uyuşmazlığın «yabancı unsur» içerdiği kuşkusuz olup, davalının «yetki itirazının» yukarıda anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alınması gerekmektedir.
Ancak 5718 sayılı MÖHUK’nın «milletlerarası yetki» başlıklı 40. maddesi "Türk mahkemelerinin milletlerarası «yetkisini», iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder." hükmünü haiz olup, 6100 sayılı HMK’nın «genel yetkili» mahkeme başlıklı 6. maddesi, "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki «yerleşim yeri» mahkemesidir." şeklindeki düzenlemeyi içermektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:milletlerarası yetki · sözleşmenin ifa yeri · genel yetki · genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yerleşim yeri · şirket merkezi mahkemesi · sözleşmeden doğan dava
Benzer bu karardaAncak 5718 sayılı MÖHUK’nın «milletlerarası yetki» başlıklı 40. maddesi "Türk mahkemelerinin milletlerarası «yetkisini», iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder." hükmünü haiz olup, 6100 sayılı HMK’nın «genel yetkili» mahkeme başlıklı 6. maddesi, "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki «yerleşim yeri» mahkemesidir." şeklindeki düzenlemeyi içermektedir.
Bu nedenle davacı istemleri de gözetilerek fesh edilmiş sözleşmeye dayalı olarak dahi olsa HMK’nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmenin ifa yeri» mahkemesinde de dava açılabileceği ve esasen sözleşmedeki karakteristik edimin ifa yerinin de İstanbul olduğunun kabulü gerekir.
Hukuk Mevzuatı uyarınca kurulan «yabancılık unsuru» «taşıyan» «tüzel kişilik» olduğu, MÖHUK'nın 40. maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin milletlerarası «yetkisinin» iç hukukun yer itibariyle «yetki» kurallarına göre belirleneceği, bu durumda «genel yetki» hükümleri gereği davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olacağı, Türk Mahkemelerinin dava konusu uyuşmazlıkta yetkili olmalarını gerektirir herhangi bir hüküm ya da yazılı nitelikte belge bulunmadığı, mahkemenin MÖHUK’nın 40. ve 47. maddeleri uyarınca davaya bakmakta «görevli» ve yetkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yine 6100 sayılı HMK’nın «sözleşmeden doğan» davalarda «yetki» başlıklı 10. maddesine göre, sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin «ifa» edileceği yer mahkemesinde de açılabilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3848 E. , 2017/5825 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/07/2015 tarih ve 2015/355-2015/581 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile yapılan “şirket kuruluşu ve yönetim anlaşması” gereğince davalı adına iki şirketin kuruluşunu ve yönetimini üstlendiğini, bu faaliyet karşılığında düzenlenen faturalara davalı tarafça itiraz edilmediğini, ancak 25.02.2013 tarihli ihtarnameye rağmen 21.148,20 CHF tutarındaki fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek 21.148,20 CHF alacağın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre uyuşmazlığın çözümünde ... Mahkemeleri'nin tek yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen sözleşme gereğince uyuşmazlık halinde ... Mahkemeleri’nin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, uyuşmazlığın Türk Mahkemeleri’nin münhasır yetkisinde bir uyuşmazlık olmadığı ve dava konusu itibari ile tarafların uygulanacak hukuku seçme özgürlük ve yetisinin bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın itirazının haklı olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine ve MÖHUK’un 47. maddesi uyarınca dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket kuruluşu ve yönetim anlaşmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, taraflar arasındaki sözleşmede yetki şartının bulunduğundan bahisle davalının yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca, yalnız tacirler ve kamu tüzel kişileri tarafından yetki sözleşmesi yapılabilir. Bu durumda, davalının tacir olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığına göre, mahkemece, adı geçenin tacir olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki sözleşmede bulunan yetki şartına itibar edilerek eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, münhasır yetki ve kamu düzeninin söz konusu olmadığı hallerde yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkün ve böyle bir halde kural olarak davanın yetkili kılınan yabancı devlet mahkemesinde açılması gerekir ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.05.1984 gün ve 1982/12-524 E, 1984/522 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere iyiniyet kuralları yetki konusunda da uygulama yeri bulur. Somut olayda, yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren yetki sözleşmesine rağmen yabancı uyruklu davacı, Türk uyruklu davalının ikametgah mahkemesinde dava açtığından, kendi ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olan davalının davaya bakma hususunda ...
Mahkemeleri'nin yetkili bulunduğu yolundaki itirazı TMK’nın 2. maddesi hükmüne aykırılık oluşturur. Bu durumda, mahkemece davalının yetki itirazının TMK’nın 2. maddesi hükmü ile bağdaşmayacağı nazara alınarak yetki itirazının reddiyle işin esasının incelenerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/378438900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz