Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7972 E. 2018/2136 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari dürüstlük↗ rekabet hukuku↗ infazda tereddüt↗ bozma sonrası karar↗ ticari işletme↗ davanın konusu↗ tescilsiz tasarım↗ münhasırlık↗ infaz↗ uyuşmazlık konusu↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
dava ise asıl davada davacı adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, birleşen davada 554 sayılı KHK'nın .... maddesinde düzenlenen görünürlük unsurunun, dava konusu tasarımlarda bulunmadığı gerekçesi ile işbu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiş, asıl dava ise birleşen davada tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekçesi ile reddedilmiştir. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi ile birleşen davada dava konusu çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne dair verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleşmiş bulunmaktadır.
Asıl davada verilen karar ise, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen davacının ürününün aynısının davalı tarafından taklit edildiğine dair eyleminin, ... 54, 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil edip etmediği yönünde bir değerlendirme yapılması gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmadan yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere (11HD. ....03.2008 tarih 2008-1816 E 2008-3687 K), tescilli sınai hak konusu olmayan bir ürünü Türkiye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve iltibasa sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın ticari dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve haksız rekabet oluşturacağının kabulü gerekmektedir. Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki ticari işletme arasında iltibasa meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle üstün hak sahibi olduğu da kabul edilemeyecek, böyle bir davranış dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan bir davranış olarak nitelendirilemeyecektir. Davacı adına tescilli çoklu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne dair kesinleşen kararın sonuçları 554 sayılı KHK'nin 45/1. maddesi uyarınca geçmişe etkili sonuç doğuracağından, işbu asıl dava bakımından da tescilsiz tasarım haline gelmiştir.
Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez. Böyle bir üstün hakkın varlığının kabulü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o
mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez. Mahkemece açıklanan hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken sadece ürünlerin benzer olduğundan bahisle haksız rekabetin olduğu gerekçesi ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca kabule göre de münhasıran uyuşmazlık konusu ve tecavüz oluşturduğu kabul edilen ürünlerin üretiminde kullanılan kalıpların imhasına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde üretim kalıplarının imhasına şeklinde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7095 E. 2018/1019 K.
Ortak:ticari dürüstlük · rekabet hukuku · ticari işletme · bilirkişi incelemesi · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… iye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle …
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu kararda21.03.2008 tarih 2008-1816 E 2008-3687 K), tescilli sınai hak konusu olmayan bir ürünü Türkiye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle …
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · ilan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın açıldığı ve «görevsizlik» kararı verilen mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda davacıya ait hazneli kesme tahtası ürünü ile davalıya ait ürünlerin birbirinden ayırt edilmeyecek düzeyde benzer oldukları yönünde görüş bildirildiği, alınan raporda yer alan teknik tespitlerle mahkemenin bağlı olduğu, benzer ürün kullanmak suretiyle başkasına ait ürünün karıştırılmasına yol açması suretiyle «haksız rekabetin» oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından geliştirildiği iddia edilen “hazneli kesme tahtası” ürününün davalı tarafından taklit edilmek suretiyle üretilip satışa arz edildiği, bu hususunda «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti, haksız rekabetin men'i ve ürünlerin toplatılması, hükmün «ilanı», istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1124 E. 2017/3694 K.
Ortak:ticari dürüstlük · ticari işletme · bilirkişi incelemesi · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… iye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle …
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaBu şekilde tanıtılan ürünün bir başkası tarafından sırf bu tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ilk kez piyasaya sunan gerçek veya tüzel kişiyle «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde bu ürünü aynen kullanmaya kalkışır ise, bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bununla birlikte, kullanılan tanıtma vasıtaları ve üretilen ürünler itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle üstün hak sahibi olduğu da kabul edilemeyecek böyle bir davranış dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan bir davranış olarak da nitelendirilemeyecektir.
Bu ilkeler üzerinden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken sadece ürünlerin benzer olduğundan bahisle «haksız rekabetin» olduğu sonucuna varılan yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · havale · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ürününü satın almayı hedeflemeyen tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacak nitelikte olduğu ve TTK'nın 54. ve 55. maddeler çerçevesinde davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, «ihtiyati tedbir» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekiline 28.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup bu karar davacı vekilince 05.01.2016 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz edilmiştir.
HUMK 432/«son» madde ve fıkrasında belirtilen 7 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz dilekçesi verildiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1456 E. 2015/8754 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · tescilsiz tasarım · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… iye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle …
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarının uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması ve «iltibası» önleyecek tedbirleri almaması gereklidir.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · ilan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ğı, davalılar tarafından satışı yapılan ürünlerde davacıya ait tasarımın kullanıldığı, davalıların bu eylemlerinin mülga 6762 sayılı TTK'nın 57/5 maddesi kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabetin önlenmesine, davalılarca satılan "S." markalı ürünlerin toplatılmasına, 2.503,40 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalı S, Motorlu Araçlar Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden, 33.672,93 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte diğer davalı şirketten tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraflarca kullanılan tasarımlar arasında benzerlik ve «iltibas» bulunup bulunmadığı «denetime elverişli» bir biçimde incelenmemiş, dava açılmazdan evvel davacı tarafından yaptırılan tespit sonucu düzenlenen ve davalı tarafça itiraz edilen rapora atıfla kanaat bildirilmiştir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davalıların eyleminin «haksız rekabet» teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10703 E. 2018/6467 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · tescilsiz tasarım · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… iye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle …
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu kararda1- Dava, davalı tarafından ithal edilen ürünlerin davacı adına yurtdışında «tescilli tasarımlar» ile «iltibas» oluşturmak suretiyle «haksız rekabete» yol açtığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Aynı yasanın 57/5. fıkrasında, «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtal …
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması («iltibas» oluşturması) gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu karardaBu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması («iltibas» oluşturması) gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10921 E. 2015/7758 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… iye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle …
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yaratılan tencere seti tasarımı ile «iltibas» oluşturacak derecede benzerinin davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulduğu, bu eylemin «haksız rekabet» oluşturduğu, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, bilirkişi aracılığıyla davaya konu ürünlerin, belirlenen satış hasılat tutarlarından, maliyet bedelleri düşülerek ve ortalama kar marjı saptanarak davacının isteyebileceği «maddi tazminat» miktarının saptandığı, kaldı ki tazminatın tespit edilememesi halinde mülga BK'nun 42 ve 43. maddeleri uyarınca uygun bir tazminatın takdir edileceği, bilirkişi ta …
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, kendisine ait bulunan tescilsiz tencere tasarımının aynısının, davalı tarafça üretilerek satışa sunulduğunu ve bu eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş, mahkemece de davacıya ait tencere tasarımı ile «iltibas» oluşturacak derecede benzerinin davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulmasının haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar veri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yaratılan tencere seti tasarımı ile «iltibas» oluşturacak derecede benzerinin davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulduğu, bu eylemin «haksız rekabet» oluşturduğu, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, bilirkişi aracılığıyla davaya konu ürünlerin, belirlenen satış hasılat tutarlarından, maliyet bedelleri düşülerek ve ortalama kar marjı saptanarak davacının isteyebileceği «maddi tazminat» miktarının saptandığı, kaldı ki tazminatın tespit edilememesi halinde mülga BK'nun 42 ve 43. maddeleri uyarınca uygun bir tazminatın takdir edileceği, bilirkişi ta …
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılmak ve gerekirse bilirkişi raporu alınmak suretiyle yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Şirketlerin fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7602 E. 2013/22318 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… iye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle …
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ayıklama makinasının «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği , davalı makinasındaki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sair taleplerin ve karşı davanın reddine krar verilmiştir.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ve ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11783 E. 2014/20103 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · tescilsiz tasarım · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… iye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle …
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
… , davacı tarafça üretilen Muson, Marine Breeze, Marine Dowel ve Hayat isimli ürünlerin özgün olmadıkları, dolayısıyla davalı tarafça üretilen ürünlerin bu ürünlerle «iltibas» yaratmadığı, buna karşılık yine davacı tarafından üretilen ve özgün oldukları değerlendirilen Text-tiles Towel ve Long Island isimli havluların benzerlerinin davalı tarafından piyasaya sunulduğu, bu iki ürün yönünden «haksız rekabetin» yaratıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı tarafça üretilen "Long İsland" ve "Text-Tiles Towel" isimli havlu modellerini farklı adlar altında üretip satışa arz etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu ürünlerin satışlarının önlenmesine ve toplatılmalarına, bu ürünlerin reklamlarının yapılmasının önlenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarının uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanmaması ve «iltibası» önleyecek tedbirleri alması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu kararda… , davacı tarafça üretilen Muson, Marine Breeze, Marine Dowel ve Hayat isimli ürünlerin özgün olmadıkları, dolayısıyla davalı tarafça üretilen ürünlerin bu ürünlerle «iltibas» yaratmadığı, buna karşılık yine davacı tarafından üretilen ve özgün oldukları değerlendirilen Text-tiles Towel ve Long Island isimli havluların benzerlerinin davalı tarafından piyasaya sunulduğu, bu iki ürün yönünden «haksız rekabetin» yaratıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı tarafça üretilen "Long İsland" ve "Text-Tiles Towel" isimli havlu modellerini farklı adlar altında üretip satışa arz etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu ürünlerin satışlarının önlenmesine ve toplatılmalarına, bu ürünlerin reklamlarının yapılmasının önlenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7972 E. , 2018/2136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....04.2016 tarih ve 2016/52-2016/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacılar-birleşen davada davalı vekili ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar vekili, müvekkili şirketin alüminyum panel ve bölme panel üretim ve satışıyla ilgili faaliyette bulunduğunu, diğer müvekkili ... adına tescilli panel/profil tasarımların tescil edildiğini, müvekkillerinden ...'in diğer müvekkilinin yetkilisi olduğunu, davalı şirketin tasarımların aynısını taklit ederek piyasaya sürdüğünü, davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, müvekkillerinin piyasadaki itibarından hukuka aykırı olarak menfaat elde etmek istendiğini, ...'nın 54. maddesi uyarınca davalının benzerlik yaratarak müvekkili ürünlerini kataloglarda basmasının, üretmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, ....000 TL yoksun kalınan kazanç kaybı ile 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili, birleşen davada davacının tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte bulunmadığını, benzerlerinin daha önceden kamuya sunulduğunu ileri sürerek, davacı tasarımlarının hükümsüzlüğünü, haksız şekilde elde edilen tasarım tescil belgeleri ile yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, menini talep ve dava etmiş, asıl davanın ise reddini istemiştir.
Mahkeme uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı tarafa ait endüstriyel tasarımların hükümsüz sayılmış olsa bile bir işletmenin tescilsiz tasarımının başkası tarafından teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı halde yanıltıcı benzerlik oluşturacak şekilde küçük farklılıklar dışında benzetilmesi haksız rekabet teşkil edeceği, somut olayda davalı tarafın davacıya ait profillerin iç kısımlarının zorunluluk olmadığı halde birebir aynı şekilde kullanımı olduğu, söz konusu kullanımın bilerek ve isteyerek meydana getirildiği ve haksız rekabeti önleyecek tedbirlerin alınmadığı gerekçesiyle taklit şekilde kullanıma konu ürünlerin haksız rekabet teşkil ettiği, bu nedenle davalı tarafın kullanımının engellenmesine, ürünlere ve üretim kalıplarına el konulmasına, imhasına, davalı tarafın ürünlerinin ne kadar kullanıldığı hususu tam olarak belli olmaması dikkate alındığında daha önceki mali bilirkişi raporu ve borçlar kanunu hükümleri hakkaniyet gereği talep ile bağlı kalınarak ....000 TL maddi tazminata, 5.000 TL manevi tazminata ve hükmün ilanına, birleşen davada verilen karar kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacılar-birleşen davada davalı vekili ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, davacı adına tescilli tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve tazminat istemine, birleşen dava ise asıl davada davacı adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, birleşen davada 554 sayılı KHK'nın .... maddesinde düzenlenen görünürlük unsurunun, dava konusu tasarımlarda bulunmadığı gerekçesi ile işbu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiş, asıl dava ise birleşen davada tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekçesi ile reddedilmiştir. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi ile birleşen davada dava konusu çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne dair verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleşmiş bulunmaktadır.
Asıl davada verilen karar ise, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen davacının ürününün aynısının davalı tarafından taklit edildiğine dair eyleminin, ... 54, 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil edip etmediği yönünde bir değerlendirme yapılması gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmadan yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere (11HD. ....03.2008 tarih 2008-1816 E 2008-3687 K), tescilli sınai hak konusu olmayan bir ürünü Türkiye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve iltibasa sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın ticari dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve haksız rekabet oluşturacağının kabulü gerekmektedir. Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki ticari işletme arasında iltibasa meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle üstün hak sahibi olduğu da kabul edilemeyecek, böyle bir davranış dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan bir davranış olarak nitelendirilemeyecektir.
Davacı adına tescilli çoklu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne dair kesinleşen kararın sonuçları 554 sayılı KHK'nin 45/1. maddesi uyarınca geçmişe etkili sonuç doğuracağından, işbu asıl dava bakımından da tescilsiz tasarım haline gelmiştir.
Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez.
Böyle bir üstün hakkın varlığının kabulü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o
mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez. Mahkemece açıklanan hususlarda bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken sadece ürünlerin benzer olduğundan bahisle haksız rekabetin olduğu gerekçesi ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca kabule göre de münhasıran uyuşmazlık konusu ve tecavüz oluşturduğu kabul edilen ürünlerin üretiminde kullanılan kalıpların imhasına karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde üretim kalıplarının imhasına şeklinde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 ve ... nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile asıl davanın davalı yararına BOZULMASINA, ... nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/468637800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz