Şirketlerin fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7602 E. 2013/22318 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet hukuku↗ ticari işletme↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ayıklama makinasının iltibas yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği , davalı makinasındaki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sair taleplerin ve karşı davanın reddine krar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, haksız rekabetin tespiti ve meni, karşı dava ise haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6762 Sayılı TTK'nun 56. maddesi uyarınca, haksız rekabet aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Aynı yasanın 57/5. fıkrasında haksız rekabet olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Dairemizin 30.05.2002 tarih ve 2240/5406 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ilk defa yurt dışında kamuya sunulmuş bir tasarımın belli bir süre sonra Türkiye'de kullanılması durumunda şayet, Türkiye'de bu tasarımı ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak bu tasarımın kullanıldığı ürünü tanıtmış ve bir başkası da sırf bu tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu tasarımı aynen kullanmaya kalkışır ise, bu davranışın haksız rekabet olduğunun kabulü gerekmektedir. Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ve ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez. Böyle bir üstün hakkın varlığının kabulü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez. Yine, Dairemizin 05.12.2012 tarih ve 2011/13441-2012/19913 E. K. sayılı ilamında da davaya konu makine üzerinde davacının üstün bir hakkının bulunmaması, fikri çaba ve emeğe dayanmaması, herkes tarafından üretilmesi yani harcı alem nitelikte olması durumunda haksız rekabetten söz edilemeyeceğine işaret olunmuştur.
Somut olayda, davacı taraf, patent hakkına dayanmadıklarını, ARGUS isimli makineleri bulunduğunu, davalının iltibas yaratarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olan EFESUS isimli makineyi ürettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış, davalı taraf ise ayıklama makinesinin ilk defa Elbison NV isimli firma tarafından üretildiği, makinenin harcı alem olduğunu, uzun yıllar önce yurt dışında piyasaya sunulduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacının ayıklama makinesinin iltibas yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği, davalı makinesindeki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespit ve menine, karşı davanın reddine karar verilmiş olup, yukarıda açıklandığı üzere dava konusu makinenin herkes tarafından üretilen, yani harcı alem bir makine olup olmadığı tartışılmadığı gibi, davacının bu makine üzerinde ne gibi üstün hakkı olduğu üzerinde de durulmamıştır.
Ayrıca, davalı ... davacı şirketin çalışanı olmayıp, dava dışı SEKOM şirketinin personeli olmakla, eylemlerinin işbu davada haksız rekabet olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacının ARGUS isimli ayıklama makinesinin daha önceden başka firmalar tarafından uzun yıllardır üretilip üretilmediği, yani makinenin harcı alem olup olmadığı, davacının bu makineyi büyük emek ve para harcayarak tanıtıp tanıtmadığı, davalının da sırf bu tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu makineyi aynen kullanıp kullanmadığı ve iltibasa yol açılmaması için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı hususları üzerinde durularak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketlerin fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/651 E. 2019/3363 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas · Şirketlerin fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ayıklama makinasının «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği , davalı makinasındaki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sair taleplerin ve karşı davanın reddine krar verilmiştir.
Aynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ve ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaŞti.'nin Efesus ayıklayıcı makinesinin, davacı ...V.'nin Argus ayıklama makinesi ile «iltibas» yarattığının ve bu suretle «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men'ine, haksız rekabet neticesi yanlış ve yanıltıcı beyanların ve reklam ile tanıtımların önlenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın esastan reddine, karşı davanın kesinleşmiş olmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.
Dairemizin yukarıda bahsi geçen «son» bozma ilamında, Dairemizin daha önceki bozma ilamlarına işaretle, davacı şirketin «tescilsiz tasarıma» konu ürünü Türkiye'ye getiren büyük emek ve para harcayarak tanıtan firma olup olmadığı keza davacının tasarım üzerinde üstün bir hakkının bulunup bulunmadığı ve harcı alem olup olmadığı ile davalının piyasa sürdüğü ürünün davacı tarafça daha önce tanıtımı yapılan ürüne «iltibas» oluşturacak şekilde benzer olup olmadığı ve davalının bu davranışının dürüst ve serbest rekabete aykırı bir eylem niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davalılardan ...’ın eylemlerinin ise «haksız rekabet» olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
2- Dava, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · davadan feragat · feragat · dosya masrafı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDairemizin yukarıda bahsi geçen «son» bozma ilamında, Dairemizin daha önceki bozma ilamlarına işaretle, davacı şirketin «tescilsiz tasarıma» konu ürünü Türkiye'ye getiren büyük emek ve para harcayarak tanıtan firma olup olmadığı keza davacının tasarım üzerinde üstün bir hakkının bulunup bulunmadığı ve harcı alem olup olmadığı ile davalının piyasa sürdüğü ürünün davacı tarafça daha önce tanıtımı yapılan ürüne «iltibas» oluşturacak şekilde benzer olup olmadığı ve davalının bu davranışının dürüst ve serbest rekabete aykırı bir eylem niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davalılardan ...’ın eylemlerinin ise «haksız rekabet» olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
… ldığı, davalı üretimine konu FM'in, davacıya ait ürüne nazaran teknik yeniliğe sahip olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve davacının temyiz aşamasında «davadan feragat» etmesi nedeniyle davanın nihai olarak reddedildiği, böylelikle davalının üretimine konu makine üzerinde davacının üstün hakkı olmadığı tespit edildiği halde davanı …
Mahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın emek ve «masraf» sarfetmek suretiyle dünyada ve Türkiye'de ilk kez tanıttığı ARGUS ayıklama makinasının marka,model, dış görüntü, fiyat, tanıtım malzemeleri gibi hususlarda tamamen …
-
Şirketlerin fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4431 E. 2021/4252 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas · Şirketlerin fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ayıklama makinasının «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği , davalı makinasındaki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sair taleplerin ve karşı davanın reddine krar verilmiştir.
Aynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ve ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaŞti.'nin Efesus ayıklayıcı makinesinin, davacı Best N.V.'nin Argus ayıklama makinesi ile «iltibas» yarattığının ve bu suretle «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men'ine, haksız rekabet neticesi yanlış ve yanıltıcı beyanların ve reklam ile tanıtımların önlenmesine, davalı ... ale …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın emek ve «masraf» sarfetmek suretiyle dünyada ve Türkiye'de ilk kez tanıttığı ARGUS ayıklama makinasının marka, model, dış görüntü, fiyat, tanıtım malzemeleri gibi hususlarda tamamen benzerinin davalı VİSYS Makina ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1456 E. 2015/8754 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ayıklama makinasının «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği , davalı makinasındaki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sair taleplerin ve karşı davanın reddine krar verilmiştir.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ve ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarının uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması ve «iltibası» önleyecek tedbirleri almaması gereklidir.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · denetime elverişlilik · ilan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ğı, davalılar tarafından satışı yapılan ürünlerde davacıya ait tasarımın kullanıldığı, davalıların bu eylemlerinin mülga 6762 sayılı TTK'nın 57/5 maddesi kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabetin önlenmesine, davalılarca satılan "S." markalı ürünlerin toplatılmasına, 2.503,40 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalı S, Motorlu Araçlar Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden, 33.672,93 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte diğer davalı şirketten tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Dava konusu tasarım uzun yıllar önce yurt dışında piyasaya sunulmuş ve Türkiye'de herhangi bir kişi adına «tescilli tasarım» niteliğinde olmadığına göre, ilke olarak söz konusu tescilsiz tasarımlar herkesin serbestçe kullanımına açık olup, bu tasarımların uygulandığı ürünler nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar da genel hükümlere göre çözümlenecektir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraflarca kullanılan tasarımlar arasında benzerlik ve «iltibas» bulunup bulunmadığı «denetime elverişli» bir biçimde incelenmemiş, dava açılmazdan evvel davacı tarafından yaptırılan tespit sonucu düzenlenen ve davalı tarafça itiraz edilen rapora atıfla kanaat bildirilmiştir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davalıların eyleminin «haksız rekabet» teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Şirketlerin fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4298 E. 2023/3268 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas · Şirketlerin fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ayıklama makinasının «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği , davalı makinasındaki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sair taleplerin ve karşı davanın reddine krar verilmiştir.
Aynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ve ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaŞti.'nin Efesus ayıklayıcı makinesinin, davacı Best N.V.'nin Argus ayıklama makinesi ile «iltibas» yarattığının ve bu suretle «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men'ine, haksız rekabet neticesi yanlış ve yanıltıcı beyanların ve reklam ile tanıtımların önlenmesine, davalı ... ale …
Bozma Kararı Dairemizin 02.05.2019 tarih, 2018/651 E. ve 2019/3363 K. sayılı kararıyla davaya konu makinenin üretimi ile ilgili olarak, davalı tarafın tescilli faydalı modele dayalı üretimi yapması nedeniyle eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturmadığı sözkonusu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü için davacı tarafından İstanbul 1.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu makinenin üretimi ile ilgili olarak, davalı tarafın tescilli faydalı modele dayalı üretimi yapması nedeniyle eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturmadığı sözkonusu faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü için davacı tarafından İstanbul 1.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · ikrar · feragat · esastan ret · dosya masrafı · dahili dava
Benzer bu kararda… in (6.) ve (7.) istemler bakımından hükümsüzlük kararı verildiğini, diğer istemler yönünden davanın reddine karar verildiğini, davalıya ait makine, faydalı model de «dahil» olmak üzere herhangi bir tescilli hak ile korunmadığını, nitekim davalı - karşı davacı Mahkemeye sunduğu dilekçelerinde birçok defa faydalı model koruması altında olan Efesus ibareli makinelerinin «haksız rekabet» ettiği davacıya ait Argus isimli makineden oldukça farklı olduğunu «ikrar» ettiğini, diğer davalı ...'ın da davacı aleyhinde haksız rekabet yaratan eylemlerinin varlığı dava sırasında birçok kez tespit edildiğini ve bu nedenle davalı ... hakkında verilen «esastan ret» kararının da bozulması gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
… alı üretimine konu faydalı modelin, davacıya ait ürüne nazaran teknik yeniliğe sahip olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve davacının temyiz aşamasında «davadan feragat» etmesi nedeniyle davanın nihai olarak reddedildiği, böylelikle davalının üretimine konu makine üzerinde davacının üstün hakkı olmadığı tespit edildiği halde davanı …
… alı üretimine konu faydalı modelin, davacıya ait ürüne nazaran teknik yeniliğe sahip olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve davacının temyiz aşamasında «davadan feragat» etmesi nedeniyle davanın nihai olarak reddedildiği, böylelikle davalının üretimine konu makine üzerinde davacının üstün hakkı olmadığı tespit edildiği gerekçesiyle …
Mahkemece 18.11.2016 tarih, 2014/281 E. ve 2016/834 K. sayılı kararı ile davacının emek ve «masraf» sarfetmek suretiyle dünyada ve Türkiye'de ilk kez tanıttığı ARGUS ayıklama makinasının marka, model, dış görüntü, fiyat, tanıtım malzemeleri gibi hususlarda tamamen benzerinin davalı VİSYS Makina...Ltd.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10921 E. 2015/7758 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ayıklama makinasının «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği , davalı makinasındaki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sair taleplerin ve karşı davanın reddine krar verilmiştir.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ve ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yaratılan tencere seti tasarımı ile «iltibas» oluşturacak derecede benzerinin davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulduğu, bu eylemin «haksız rekabet» oluşturduğu, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, bilirkişi aracılığıyla davaya konu ürünlerin, belirlenen satış hasılat tutarlarından, maliyet bedelleri düşülerek ve ortalama kar marjı saptanarak davacının isteyebileceği «maddi tazminat» miktarının saptandığı, kaldı ki tazminatın tespit edilememesi halinde mülga BK'nun 42 ve 43. maddeleri uyarınca uygun bir tazminatın takdir edileceği, bilirkişi ta …
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, kendisine ait bulunan tescilsiz tencere tasarımının aynısının, davalı tarafça üretilerek satışa sunulduğunu ve bu eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş, mahkemece de davacıya ait tencere tasarımı ile «iltibas» oluşturacak derecede benzerinin davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulmasının haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar veri …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yaratılan tencere seti tasarımı ile «iltibas» oluşturacak derecede benzerinin davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulduğu, bu eylemin «haksız rekabet» oluşturduğu, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, bilirkişi aracılığıyla davaya konu ürünlerin, belirlenen satış hasılat tutarlarından, maliyet bedelleri düşülerek ve ortalama kar marjı saptanarak davacının isteyebileceği «maddi tazminat» miktarının saptandığı, kaldı ki tazminatın tespit edilememesi halinde mülga BK'nun 42 ve 43. maddeleri uyarınca uygun bir tazminatın takdir edileceği, bilirkişi ta …
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılmak ve gerekirse bilirkişi raporu alınmak suretiyle yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11783 E. 2014/20103 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ayıklama makinasının «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği , davalı makinasındaki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sair taleplerin ve karşı davanın reddine krar verilmiştir.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ve ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Benzer bu karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
… , davacı tarafça üretilen Muson, Marine Breeze, Marine Dowel ve Hayat isimli ürünlerin özgün olmadıkları, dolayısıyla davalı tarafça üretilen ürünlerin bu ürünlerle «iltibas» yaratmadığı, buna karşılık yine davacı tarafından üretilen ve özgün oldukları değerlendirilen Text-tiles Towel ve Long Island isimli havluların benzerlerinin davalı tarafından piyasaya sunulduğu, bu iki ürün yönünden «haksız rekabetin» yaratıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı tarafça üretilen "Long İsland" ve "Text-Tiles Towel" isimli havlu modellerini farklı adlar altında üretip satışa arz etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu ürünlerin satışlarının önlenmesine ve toplatılmalarına, bu ürünlerin reklamlarının yapılmasının önlenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarının uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanmaması ve «iltibası» önleyecek tedbirleri alması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · ilan
Benzer bu kararda… , davacı tarafça üretilen Muson, Marine Breeze, Marine Dowel ve Hayat isimli ürünlerin özgün olmadıkları, dolayısıyla davalı tarafça üretilen ürünlerin bu ürünlerle «iltibas» yaratmadığı, buna karşılık yine davacı tarafından üretilen ve özgün oldukları değerlendirilen Text-tiles Towel ve Long Island isimli havluların benzerlerinin davalı tarafından piyasaya sunulduğu, bu iki ürün yönünden «haksız rekabetin» yaratıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı tarafça üretilen "Long İsland" ve "Text-Tiles Towel" isimli havlu modellerini farklı adlar altında üretip satışa arz etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu ürünlerin satışlarının önlenmesine ve toplatılmalarına, bu ürünlerin reklamlarının yapılmasının önlenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Dava konusu edilen desenli havlu ve paspaslar Türkiye'de herhangi bir kişi adına «tescilli tasarım» niteliğinde olmadıklarına göre, ilke olarak söz konusu tescilsiz tasarımlar herkesin serbestçe kullanımına açık olup, bu tasarımların uygulandığı ürünler nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar da genel hükümlere göre çözümlenecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7602 E. , 2013/22318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.02.2012 tarih ve 2009/34-2012/50 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.12.2013 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin özellikle gıda sektöründe lazer, kamera, flüorışıl, led ve x-ray teknolojilerini kullanarak, iyi ürünleri kötü ve yabancı maddelerden ayıklama işleminde kullanılan makineler üretip piyasaya sunduğunu, müvekkilinin sözkonusu buluş ve icatları için tüm Dünya'da ve Türkiye'de koruma altında olan birçok patent ve endüstriyel tasarımların sahibi olduğunu, özellikle kuru üzüm ve fındık sektöründe devrim yaratan ARGUS isimli makinenin de TTK'nun 57'nci maddesi anlamında müvekkilinin iş mahsulü ve en önemli tanıtım aracı bulunduğunu, davalı ...'ın müvekkilinin eski çalışanı olduğunu, davalı şirketin de...'ın eşi tarafından kurulduğunu, Erkan'ın bu şirkette gerçekte gizli ortak olduğunu ve müvekkilinden öğrendiği tüm ticari sırları davalı şirkete taşıdığını, davalı şirketin böylece hiçbir teknik zorunluluktan kaynaklanmadığı halde müvekkilinin makinesiyle aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan EFESUS isimli makineyi üretmeye başladığını, bununla da yetinmeyerek müvekkillerinin müşterilerini kendilerine taşımaya çalıştıklarını ileri sürerek, davalıların fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının Türkiye'de tescilli hiçbir patentinin bulunmadığını, davacının makinesinde kullanılan tekniğin uzun yıllardır bilindiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, iltibas ve haksız rekabetin sözkonusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise, davacının delilleri mahkemeden saklayarak haksız ve kötüniyetle aldığı ihtiyati tedbir kararı dolayısıyla müvekkillerinin zarara uğradığını ileri sürerek, davacı-karşı davalının fiilinin TTK'nun 57/1 ve 3'ncü maddesi uyarınca haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini, şimdilik müvekkili şirket için (5.000) TL maddi ve (50.000) TL manevi, müvekkili... için (5.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ayıklama makinasının iltibas yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği , davalı makinasındaki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, önlenmesine, sair taleplerin ve karşı davanın reddine krar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, haksız rekabetin tespiti ve meni, karşı dava ise haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6762 Sayılı TTK'nun 56. maddesi uyarınca, haksız rekabet aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Aynı yasanın 57/5. fıkrasında haksız rekabet olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Dairemizin 30.05.2002 tarih ve 2240/5406 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ilk defa yurt dışında kamuya sunulmuş bir tasarımın belli bir süre sonra Türkiye'de kullanılması durumunda şayet, Türkiye'de bu tasarımı ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak bu tasarımın kullanıldığı ürünü tanıtmış ve bir başkası da sırf bu tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu tasarımı aynen kullanmaya kalkışır ise, bu davranışın haksız rekabet olduğunun kabulü gerekmektedir. Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ve ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez. Böyle bir üstün hakkın varlığının kabulü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez. Yine, Dairemizin 05.12.2012 tarih ve 2011/13441-2012/19913 E.
K. sayılı ilamında da davaya konu makine üzerinde davacının üstün bir hakkının bulunmaması, fikri çaba ve emeğe dayanmaması, herkes tarafından üretilmesi yani harcı alem nitelikte olması durumunda haksız rekabetten söz edilemeyeceğine işaret olunmuştur.
Somut olayda, davacı taraf, patent hakkına dayanmadıklarını, ARGUS isimli makineleri bulunduğunu, davalının iltibas yaratarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olan EFESUS isimli makineyi ürettiğini ileri sürerek, işbu davayı açmış, davalı taraf ise ayıklama makinesinin ilk defa Elbison NV isimli firma tarafından üretildiği, makinenin harcı alem olduğunu, uzun yıllar önce yurt dışında piyasaya sunulduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacının ayıklama makinesinin iltibas yaratacak şekilde kullanıldığı, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği, davalı makinesindeki farklılıkların ayırt edici nitelik taşımadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespit ve menine, karşı davanın reddine karar verilmiş olup, yukarıda açıklandığı üzere dava konusu makinenin herkes tarafından üretilen, yani harcı alem bir makine olup olmadığı tartışılmadığı gibi, davacının bu makine üzerinde ne gibi üstün hakkı olduğu üzerinde de durulmamıştır.
Ayrıca, davalı ... davacı şirketin çalışanı olmayıp, dava dışı SEKOM şirketinin personeli olmakla, eylemlerinin işbu davada haksız rekabet olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacının ARGUS isimli ayıklama makinesinin daha önceden başka firmalar tarafından uzun yıllardır üretilip üretilmediği, yani makinenin harcı alem olup olmadığı, davacının bu makineyi büyük emek ve para harcayarak tanıtıp tanıtmadığı, davalının da sırf bu tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu makineyi aynen kullanıp kullanmadığı ve iltibasa yol açılmaması için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı hususları üzerinde durularak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yaranına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacı Visys Makine San. ve Tic. Ltd. Şti'ye iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/570101200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz