Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10703 E. 2018/6467 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet hukuku↗ ticari işletme↗ tescilsiz tasarım↗ ortalama tüketici↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, davalı tarafından ithal edilen ürünlerin davacı adına yurtdışında tescilli tasarımlar ile iltibas oluşturmak suretiyle haksız rekabete yol açtığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Olaya uygulanacak olan mülga 6762 sayılı ...'nın 56. maddesi uyarınca, haksız rekabet, aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Aynı yasanın 57/5. fıkrasında, haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Dava konusu ürünler uzun yıllar önce ... dışında piyasaya sunulmuş ve Türkiye'de herhangi bir kişi adına tescilli tasarım nitelğinde olmadıklarına göre, ilke olarak söz konusu tescilsiz tasarımlar herkesin serbestçe kullanımına açık olup, bu tasarımların uygulandığı ürünler nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar da genel hükümlere göre çözümlenecektir. O halde, somut uyuşmazlıkta da yukarıda açıklanan ilke ve ...'nın 56. ve 57/5. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gereklidir.
İlk defa ... dışında kamuya sunulmuş bir tasarımın belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmesi durumunda Türkiye'de bu tasarımı ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak bu tasarımın kullanıldığı ürünü tanıtmış ve bir başkasının da tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu tasarımı aynen kullanmaya kalkışmış olması bu davranışı haksız rekabet olarak nitelemeye yeterli değildir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, haksız rekabetin varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması (iltibas oluşturması) gerekir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasaya kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez. Böyle bir üstün hakkın varlığının kabülü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez.
Mahkemece, açıklanan ilkeler ve somut olayın özelliklerine uygun düşmeyen şekilde davacı adına ... dışında tescilli tasarıma konu ürünlerin benzerinin Türkiye'de davalı tarafından ithal edilerek satışa konu edilmesi haksız rekabet olarak nitelendirilmiş ise de, ... dışında tescilli bir tasarımın ithal edilerek ... içinde satışa sunulması tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Haksız rekabetin meydana gelebilmesi için Dairemizin 21.03.2008 tarih ve 1816/3687 sayılı "Prizmatik Modüler Su Depoları" kararında da belirtildiği üzere, davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerekmekte olup, somut olayda, davalı tarafça satışa sunulan hediyelik eşyada (...) "..." firmasının markası ve alan adı kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbirler alınmış oldugu gibi, daha önce davacı tarafça satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün ve yaygın kullanım ve tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğu da ispat edilemediğine göre davanın
reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle özgün olduğu dahi kanıtlanamayan tescilsiz tasarıma, tescilli tasarımlardan bile daha uzun süre koruma imkanı sağlayacak surette davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 11.05.2016 tarih ve 114/5324 sayılı ilamıyla onanmış ise de; yukarıdaki gerekçelerle davalı vekilinin karar düzeltme talebi yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1456 E. 2015/8754 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · tescilsiz tasarım · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı tarafından ithal edilen ürünlerin davacı adına yurtdışında «tescilli tasarımlar» ile «iltibas» oluşturmak suretiyle «haksız rekabete» yol açtığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Aynı yasanın 57/5. fıkrasında, «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtal …
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması («iltibas» oluşturması) gerekir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarının uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması ve «iltibası» önleyecek tedbirleri almaması gereklidir.
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · ilan · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ğı, davalılar tarafından satışı yapılan ürünlerde davacıya ait tasarımın kullanıldığı, davalıların bu eylemlerinin mülga 6762 sayılı TTK'nın 57/5 maddesi kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız rekabetin önlenmesine, davalılarca satılan "S." markalı ürünlerin toplatılmasına, 2.503,40 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalı S, Motorlu Araçlar Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden, 33.672,93 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte diğer davalı şirketten tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraflarca kullanılan tasarımlar arasında benzerlik ve «iltibas» bulunup bulunmadığı «denetime elverişli» bir biçimde incelenmemiş, dava açılmazdan evvel davacı tarafından yaptırılan tespit sonucu düzenlenen ve davalı tarafça itiraz edilen rapora atıfla kanaat bildirilmiştir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davalıların eyleminin «haksız rekabet» teşkil edip etmediğinin belirlenmesi için yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11783 E. 2014/20103 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · tescilsiz tasarım · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı tarafından ithal edilen ürünlerin davacı adına yurtdışında «tescilli tasarımlar» ile «iltibas» oluşturmak suretiyle «haksız rekabete» yol açtığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Aynı yasanın 57/5. fıkrasında, «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtal …
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması («iltibas» oluşturması) gerekir.
Benzer bu karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
… , davacı tarafça üretilen Muson, Marine Breeze, Marine Dowel ve Hayat isimli ürünlerin özgün olmadıkları, dolayısıyla davalı tarafça üretilen ürünlerin bu ürünlerle «iltibas» yaratmadığı, buna karşılık yine davacı tarafından üretilen ve özgün oldukları değerlendirilen Text-tiles Towel ve Long Island isimli havluların benzerlerinin davalı tarafından piyasaya sunulduğu, bu iki ürün yönünden «haksız rekabetin» yaratıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı tarafça üretilen "Long İsland" ve "Text-Tiles Towel" isimli havlu modellerini farklı adlar altında üretip satışa arz etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu ürünlerin satışlarının önlenmesine ve toplatılmalarına, bu ürünlerin reklamlarının yapılmasının önlenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarının uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanmaması ve «iltibası» önleyecek tedbirleri alması gereklidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu kararda… , davacı tarafça üretilen Muson, Marine Breeze, Marine Dowel ve Hayat isimli ürünlerin özgün olmadıkları, dolayısıyla davalı tarafça üretilen ürünlerin bu ürünlerle «iltibas» yaratmadığı, buna karşılık yine davacı tarafından üretilen ve özgün oldukları değerlendirilen Text-tiles Towel ve Long Island isimli havluların benzerlerinin davalı tarafından piyasaya sunulduğu, bu iki ürün yönünden «haksız rekabetin» yaratıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının, davacı tarafça üretilen "Long İsland" ve "Text-Tiles Towel" isimli havlu modellerini farklı adlar altında üretip satışa arz etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu ürünlerin satışlarının önlenmesine ve toplatılmalarına, bu ürünlerin reklamlarının yapılmasının önlenmesine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10921 E. 2015/7758 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında, «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtal …
1- Dava, davalı tarafından ithal edilen ürünlerin davacı adına yurtdışında «tescilli tasarımlar» ile «iltibas» oluşturmak suretiyle «haksız rekabete» yol açtığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması («iltibas» oluşturması) gerekir.
Benzer bu karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemler; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yaratılan tencere seti tasarımı ile «iltibas» oluşturacak derecede benzerinin davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulduğu, bu eylemin «haksız rekabet» oluşturduğu, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, bilirkişi aracılığıyla davaya konu ürünlerin, belirlenen satış hasılat tutarlarından, maliyet bedelleri düşülerek ve ortalama kar marjı saptanarak davacının isteyebileceği «maddi tazminat» miktarının saptandığı, kaldı ki tazminatın tespit edilememesi halinde mülga BK'nun 42 ve 43. maddeleri uyarınca uygun bir tazminatın takdir edileceği, bilirkişi ta …
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, kendisine ait bulunan tescilsiz tencere tasarımının aynısının, davalı tarafça üretilerek satışa sunulduğunu ve bu eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürmüş, mahkemece de davacıya ait tencere tasarımı ile «iltibas» oluşturacak derecede benzerinin davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulmasının haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar veri …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yaratılan tencere seti tasarımı ile «iltibas» oluşturacak derecede benzerinin davalı tarafından üretilerek piyasaya sunulduğu, bu eylemin «haksız rekabet» oluşturduğu, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, bilirkişi aracılığıyla davaya konu ürünlerin, belirlenen satış hasılat tutarlarından, maliyet bedelleri düşülerek ve ortalama kar marjı saptanarak davacının isteyebileceği «maddi tazminat» miktarının saptandığı, kaldı ki tazminatın tespit edilememesi halinde mülga BK'nun 42 ve 43. maddeleri uyarınca uygun bir tazminatın takdir edileceği, bilirkişi ta …
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapılmak ve gerekirse bilirkişi raporu alınmak suretiyle yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yurt dışı tescilli tasarımın ithalinde haksız rekabetin sınırı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3406 E. 2023/3810 K.
Ortak:haksız rekabet · iltibas · tescilsiz tasarım
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı tarafından ithal edilen ürünlerin davacı adına yurtdışında «tescilli tasarımlar» ile «iltibas» oluşturmak suretiyle «haksız rekabete» yol açtığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Aynı yasanın 57/5. fıkrasında, «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtal …
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması («iltibas» oluşturması) gerekir.
Benzer bu kararda… özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında «iltibasa» yol açılması gerekmekte olup, somut olayda, davalı tarafça satışa sunulan hediyelik eşyada (Flash Bellekli ve Kalemli Kartlık) "pfizer" firmasının markası ve alan adı kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbirler alınmış oldugu gibi, daha önce davacı tarafça satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün ve yaygın kullanım ve tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğu da ispat edilemediğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle özgün olduğu dahi kanıtlanamayan «tescilsiz tasarıma», tescilli tasarımlardan bile daha uzun süre koruma imkanı sağlayacak surette davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 11.05.2016 tarih ve 114/5324 sayılı ilamıyla onanmış ise de; yukarıdaki gerekçelerle davalı vekilinin karar düzeltme talebi yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." denildiği, davacı ürünlerine benzer ürünlerin ithalatının «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğine dair tespitler, ithalatçıdan satın alan davalılar bakımından da geçerli olup ,Türkiye'de tescilli bulunmayan ürünlerin üzerinde davacı şirket ile özdeşleşen bir ibare ya da ayırt edici bir işaret kullanılmadığı sabit olup, promosyon olarak kullanılacağından Pfizer ibaresi yazılı bulunduğunun sabit olduğu, haksız rekabetin gerçekleşmesi için, davacı ile özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerektiğinden, davalıların benzer ürünleri ithalatçıdan satın alması ve bayilere ücretsiz «dağıtımının» da haksız rekabet teşkil etmeyeceği, o halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne haksız rekabetin tesbiti ve meni ile maddi ve manevi tazmi …
… Hong Kong Marka ve Patent Ofisi nezdinde tescilli < > adlı tasarım ile Çin Marka ve Patent Ofisi nezdinde tescilli < > adlı tasarımın maliki olduğunu, davalı yanın «haksız rekabet» oluşturan fiil ve eylemlerinin dosyaya sundukları dilekçeler, deliller ve Yerel Mahkemece dosya kapsamında verilmiş olan karar ile sübuta erdiğini, müvekkil şirket adına «tescilli tasarımlarının» ayırt edilemeyecek kadar aynısı olan USB flash sürücülü ve kalemli kartvizitliklerinin davalılar tarafından açıkça «iltibas» yaratacak şekilde kullanıldığını, promosyon amaçlı olarak üretildiği ve/veya ürettirildiği, piyasaya sunulduğu, promosyon amaçlı satışının gerçekleştirildiğinin her çeşit ticaretinin yapıldığı ve/veya yaptırıldığı, piyasada çeşitli firmalara «dağıtılarak» sipariş için teklifte bulunulduğu ve siparişler alındığı ve her türlü tanıtım vasıtalarında kullanıldığı ve sergilendiği ve işbu tecavüzlerin ve haksız rekabetin o …
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/610 Değişik İş sayılı dosyası ile «tespit davası» ikame edildiğini, müvekkili ürünlerin ayırt edilemeyecek ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan USB flash sürücülü ve kalemli kartvizitliklerini müvekkil şirket ürünleriyle açıkça «iltibas» yaratacak şekilde kullanan promosyon amaçlı olarak üreten ve/veya ürettiren, piyasaya sunan, promosyon amaçlı satışını gerçekleştiren her çeşit ticaretinn yapan ve/veya yaptıran, piyasada çeşitli firmalara dağıtarak sipariş için teklifte bulunan ve siparişleri alan her türlü tanıtım vasıtalarında kullanan ve sergileyen davalıların bu tecavüzlerinin ve «haksız rekabetinin» tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek müvekkili şirketin maddi ve manevi tazminat talep ve dava hakları ile her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, davalıların tecavüzlerinin ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, dava konusu ürünlerle ilgili basılı evraklara broşürlere, ambalajlara ve tanıtım vasıtalarına el konulmasına, toplanmasına, imhasına, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 58 inci maddesine binaen davalıların tecavüz ve haksız fiilerinin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalıların ayrı ayrı 3.000,00 TL «maddi tazminat» ve davalıların ayrı ayrı 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1124 E. 2017/3694 K.
Ortak:ticari işletme · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaAynı yasanın 57/5. fıkrasında, «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtal …
1- Dava, davalı tarafından ithal edilen ürünlerin davacı adına yurtdışında «tescilli tasarımlar» ile «iltibas» oluşturmak suretiyle «haksız rekabete» yol açtığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması («iltibas» oluşturması) gerekir.
Benzer bu karardaBu şekilde tanıtılan ürünün bir başkası tarafından sırf bu tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ilk kez piyasaya sunan gerçek veya tüzel kişiyle «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde bu ürünü aynen kullanmaya kalkışır ise, bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bununla birlikte, kullanılan tanıtma vasıtaları ve üretilen ürünler itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle üstün hak sahibi olduğu da kabul edilemeyecek böyle bir davranış dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan bir davranış olarak da nitelendirilemeyecektir.
… ürününü satın almayı hedeflemeyen tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacak nitelikte olduğu ve TTK'nın 54. ve 55. maddeler çerçevesinde davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, «ihtiyati tedbir» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ihtiyati tedbir · bilirkişi incelemesi · havale · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ürününü satın almayı hedeflemeyen tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacak nitelikte olduğu ve TTK'nın 54. ve 55. maddeler çerçevesinde davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, «ihtiyati tedbir» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekiline 28.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup bu karar davacı vekilince 05.01.2016 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz edilmiştir.
HUMK 432/«son» madde ve fıkrasında belirtilen 7 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz dilekçesi verildiği anlaşılmıştır.
Bu şekilde tanıtılan ürünün bir başkası tarafından sırf bu tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ilk kez piyasaya sunan gerçek veya tüzel kişiyle «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde bu ürünü aynen kullanmaya kalkışır ise, bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» olduğunun kabulü gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7972 E. 2018/2136 K.
Ortak:rekabet hukuku · ticari işletme · tescilsiz tasarım · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı tarafından ithal edilen ürünlerin davacı adına yurtdışında «tescilli tasarımlar» ile «iltibas» oluşturmak suretiyle «haksız rekabete» yol açtığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Aynı yasanın 57/5. fıkrasında, «haksız rekabet» olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya «ticari işletmesiyle» «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtal …
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, «haksız rekabetin» varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması («iltibas» oluşturması) gerekir.
Benzer bu kararda… iye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Ancak, ürünler üzerinde kullanılan tanıtıcı işaretler ve üretilen ürünlerin teknik nitelikleri itibariyle her iki «ticari işletme» arasında «iltibasa» meydan verilmeksizin, aynı ürünün piyasaya sunulması durumunda ise, sadece önceki firmanın ürünü ilk kez ürettiği, emek ve sermaye harcayarak tanıttığından bahisle …
Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve «iltibastan» kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri «haksız rekabet» olarak nitelendirilemez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · infazda tereddüt · davanın konusu · münhasırlık · infaz · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece açıklanan hususlarda «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken sadece ürünlerin benzer olduğundan bahisle «haksız rekabetin» olduğu gerekçesi ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. ...- Ayrıca kabule göre de «münhasıran» «uyuşmazlık konusu» ve tecavüz oluşturduğu kabul edilen ürünlerin üretiminde kullanılan kalıpların imhasına karar verilmesi gerekirken «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde üretim kalıplarının imhasına şeklinde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin tüm temyiz i …
Mahkemece, birleşen davada 554 sayılı KHK'nın .... maddesinde düzenlenen görünürlük unsurunun, «dava konusu» tasarımlarda bulunmadığı gerekçesi ile işbu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiş, asıl dava ise birleşen davada tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekçesi ile reddedilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi ile birleşen davada «dava konusu» çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne dair verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleşmiş bulunmaktadır.
… iye'de ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak tanıtmışsa, aynı ürün bir başkası tarafından sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak ve «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde kullanıldığı takdirde bu davranışın «ticari dürüstlük» kuralıyla bağdaşmayan bir davranış ve «haksız rekabet» oluşturacağının kabulü gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10703 E. , 2018/6467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.05.2015 gün ve 2014/972-2015/360 sayılı kararı onayan Daire’nin 11.05.2016 gün ve 2016/114-2016/5324 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait ... dışında tescilli, Türkiye'de tescilsiz olan ... isimli ürün ile ... adlı ürünün ayırt edilemeyecek kadar aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ... flash sürücülü ve kalemli kartvizitliklerini yurtdışından ithal eden ve açıkça iltibas yaratacak şekilde kullanan piyasaya sunan, satışını gerçekleştiren, her çeşit ticaretini yapan ve/veya yaptıran, piyasada çeşitli firmalara dağıtarak sipariş için teklifte bulunan ve siparişler alan ve her türlü tanıtım vasıtalarında kullanan ve sergileyen davalı yanın işbu tecavüzlerinin ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, müvekkili şirkete ait ürünün davalı şirketin ithal ettiği bu ürünlerle ilgili kullanılan basılı evraklara broşürlere ambalajlara ve tanıtım vasıtalarına davalı yanın belirtilen adreslerinde el konulmasına toplatılmasına imhasına, davalının bu haksız rekabetine karşılık 3.000,00 TL maddi 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu olayda kusuru bulunmadığını, davacının davasının haksız ve usulsüz açıldığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, davalı tarafından ithal edilen ürünlerin davacı adına yurtdışında tescilli tasarımlar ile iltibas oluşturmak suretiyle haksız rekabete yol açtığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Olaya uygulanacak olan mülga 6762 sayılı ...'nın 56. maddesi uyarınca, haksız rekabet, aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Aynı yasanın 57/5. fıkrasında, haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.
Dava konusu ürünler uzun yıllar önce ... dışında piyasaya sunulmuş ve Türkiye'de herhangi bir kişi adına tescilli tasarım nitelğinde olmadıklarına göre, ilke olarak söz konusu tescilsiz tasarımlar herkesin serbestçe kullanımına açık olup, bu tasarımların uygulandığı ürünler nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar da genel hükümlere göre çözümlenecektir. O halde, somut uyuşmazlıkta da yukarıda açıklanan ilke ve ...'nın 56. ve 57/5. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gereklidir.
İlk defa ... dışında kamuya sunulmuş bir tasarımın belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmesi durumunda Türkiye'de bu tasarımı ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak bu tasarımın kullanıldığı ürünü tanıtmış ve bir başkasının da tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu tasarımı aynen kullanmaya kalkışmış olması bu davranışı haksız rekabet olarak nitelemeye yeterli değildir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, haksız rekabetin varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması (iltibas oluşturması) gerekir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasaya kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez.
Böyle bir üstün hakkın varlığının kabülü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez.
Mahkemece, açıklanan ilkeler ve somut olayın özelliklerine uygun düşmeyen şekilde davacı adına ... dışında tescilli tasarıma konu ürünlerin benzerinin Türkiye'de davalı tarafından ithal edilerek satışa konu edilmesi haksız rekabet olarak nitelendirilmiş ise de, ... dışında tescilli bir tasarımın ithal edilerek ... içinde satışa sunulması tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Haksız rekabetin meydana gelebilmesi için Dairemizin 21.03.2008 tarih ve 1816/3687 sayılı "Prizmatik Modüler Su Depoları" kararında da belirtildiği üzere, davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerekmekte olup, somut olayda, davalı tarafça satışa sunulan hediyelik eşyada (...) "..." firmasının markası ve alan adı kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbirler alınmış oldugu gibi, daha önce davacı tarafça satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün ve yaygın kullanım ve tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğu da ispat edilemediğine göre davanın
reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle özgün olduğu dahi kanıtlanamayan tescilsiz tasarıma, tescilli tasarımlardan bile daha uzun süre koruma imkanı sağlayacak surette davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 11.05.2016 tarih ve 114/5324 sayılı ilamıyla onanmış ise de; yukarıdaki gerekçelerle davalı vekilinin karar düzeltme talebi yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine,18/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/462957000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz