Husumet itirazı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7845 E. 2013/12404 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet itirazı↗ hakkaniyet↗ taşıma sözleşmesi↗ husumet yokluğu↗ taşıyıcı↗ kusur↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı-gerçek şahıslar yönünden bu şahısların, davacıya karşı kasten yaralama suçunu işlediklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği, talep edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun ve ödeme gücü ile de orantılı olduğu gerekçesiyle davalı-gerçek şahıslar yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davalı şirketin davalı-gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı-gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının sözkonusu olması karşısında BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden husumet itirazının kabulü ile şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.01.2013 günlü ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, davalılar aleyhine daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminata karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasten yaralama suçu nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının, davalıların işleteni, sürücüsü ve muavini oldukları otobüste yolculuk yaptığı sırada sürücü ve muavin olan davalı gerçek kişiler ile tartıştığı, otobüsten indirilerek başka bir araca bindirildiği, bindiği aracın da başka bir yöne gidecek olması nedeniyle o araçtan da indiği, bu sırada davalı gerçek kişilerin gelerek davacıyı dövdükleri, bu nedenle kasten yaralama suçundan mahkum oldukları anlaşılmıştır. Mahkemece, davalı şirketin davalı gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının söz konusu olması nedeniyle BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı şirket, davalı gerçek kişilerin sürücüsü ve muavini oldukları otobüsün işleteni olup, yolcu taşımacılığı yapmaktadır. Mülga TTK'nın 806. maddesinde taşıyıcının, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Kanun'un 782. maddesinde, taşıyıcının kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların kusurlarının kendi kusurları hükmünde olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davalı şirketin aracında yolculuk yapan davacıyı gideceği yere kadar sağ ve salim bir şekilde götürmekle yükümlü olduğu, ancak bu yükümlülüğün yerine getirilmeyerek yolcu olan davacının yolda indirildiği, sonrasında da davalı şirkette çalışan diğer davalılar tarafından dövülerek yaralandığı, bu suretle davalı şirketin aracında yolculuk yapan davacıyı gideceği yere sağ ve salim olarak götürme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek gerek taşıma sözleşmesinden gerekse yasadan kaynaklanan edim yükümüne aykırı davrandığı, bu nedenle mülga TTK'nın 806 ve 782. maddeleri uyarınca davalı şirket de davaya konu zarardan diğer davalılarla birlikte davacıya karşı sorumlu bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi yerinde görülmeyip, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın açıklanan yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Manevi Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18587 E. 2013/605 K.
Ortak:husumet itirazı · hakkaniyet · husumet yokluğu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… suçunu işlediklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği, talep edilen manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun ve ödeme gücü ile de orantılı olduğu gerekçesiyle davalı-gerçek şahıslar yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davalı şirketin davalı-gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı-gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının sözkonusu olması karşısında BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden «husumet itirazının» kabulü ile şirket yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.01.2013 günlü ilamıyla davac …
Mahkemece, davalı şirketin davalı gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının söz konusu olması nedeniyle BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı şirketin de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmesi yerinde görülmeyip, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın açıklanan yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… suçunu işlediklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği, talep edilen manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun ve ödeme gücü ile de orantılı olduğu gerekçesiyle, davalı-gerçek şahıslar yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davalı şirketin davalı-gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı-gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının sözkonusu olması karşısında, BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden «husumet itirazının» kabulü ile şirket yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16939 E. 2012/19876 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz karardaYine aynı Kanun'un 782. maddesinde, «taşıyıcının» kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların «kusurlarının» kendi kusurları hükmünde olduğu belirtilmiştir.
Mülga TTK'nın 806. maddesinde «taşıyıcının», yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olduğu belirtilmiştir.
… dövülerek yaralandığı, bu suretle davalı şirketin aracında yolculuk yapan davacıyı gideceği yere sağ ve salim olarak götürme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek gerek «taşıma sözleşmesinden» gerekse yasadan kaynaklanan edim yükümüne aykırı davrandığı, bu nedenle mülga TTK'nın 806 ve 782. maddeleri uyarınca davalı şirket de davaya konu zarardan diğer da …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «hizmet sözleşmesinin» 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda «kusuru» oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı «ibra» tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece «taşıyan» davalının sözleşme gereğince meydana gelen kazada «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · ibra · hizmet sözleşmesi · taşıyan · yasal faiz · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «hizmet sözleşmesinin» 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda «kusuru» oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı «ibra» tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda davalı «taşıyıcının sorumluluktan kurtulma» konusunda şart olan kusursuzluğunu kanıtlayamadığından davalının kusuruna isabet eden miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin talebin reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yönleri hedefleyen temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece «taşıyan» davalının sözleşme gereğince meydana gelen kazada «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davalı «taşıyıcının» taşınan işçilerin yaralandığı kazada kusurlu olduğu ceza dosyasına «ibraz» edilen bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile sabittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/740 E. 2013/6851 K.
Ortak:taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz karardaYine aynı Kanun'un 782. maddesinde, «taşıyıcının» kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların «kusurlarının» kendi kusurları hükmünde olduğu belirtilmiştir.
Mülga TTK'nın 806. maddesinde «taşıyıcının», yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaŞen'in olayı doğrudan etkileyen bir eylemi ve «kusuru» bulunmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, araç işleteni davalı Halk Otobüsleri Taş.
Her ne kadar mahkemenin de kabulünde olduğu üzere araç işleteninin sorumluluğu tehlike sorumluluğu ve trafik sigortacısı da işletenin sorumluluğunu temin etmekte ise de 2918 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde «mücbir sebep», «üçüncü kişinin» «ağır kusuru» veya zarar görenin ağır kusurunun varlığı halinde işleten ve dolayısıyla trafik sigortacısının sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.
Ayrıca, 6762 sayılı TTK’nun 806. maddesi uyarınca da yolcuları gidecekleri yere sağ salim götürmekle yükümlü olan «taşıyıcı» aynı maddenin 2.fıkrasının 3. cümlesindeki durumun varlığını kanıtlaması halinde tazminattan kurtulacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · mücbir sebep · mükerrer tahsilat · ağır kusur · mükerrerlik · illiyet bağı · üçüncü kişi · ıslah
Benzer bu kararda… sinin ne de sürücü ile aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurunun aranmayacağı, zararın motorlu aracın kullanılması sonucu meydana geldiğine ilişkin «illiyet bağının» varlığının yeterli olduğu, objektif sorumluluğun ağırlaştırılmış biçimi olan tehlike sorumluluğu kapsamında araç işleteninin sorumlu olduğu, araç sigortacısının da aracın işletilmesi sırasında meydana gelen maddi zararlardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki, maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davacının davalı araç işleteni Halk Otobüsleri Taşımacılık Petrol Ürün San ve Tic.A.Ş.ve davalı araç sigortacısı Liberty Sigorta A.Ş.(Şeker sigorta A.Ş.) haklarındaki «maddi tazminat» davasının kabulü ile dava ve «ıslah» dilekçesi gözetilerek toplam 70.418,00 TL.maddi tazminatın davalı işletenden 12.12.2003 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile davalı Sigorta şirketi yönünden «poliçe limiti» ile sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte «mükerrer tahsile» neden olmayacak şekilde müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının davalı araç işleteni hakkındaki manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000TL.manevi …
Her ne kadar mahkemenin de kabulünde olduğu üzere araç işleteninin sorumluluğu tehlike sorumluluğu ve trafik sigortacısı da işletenin sorumluluğunu temin etmekte ise de 2918 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde «mücbir sebep», «üçüncü kişinin» «ağır kusuru» veya zarar görenin ağır kusurunun varlığı halinde işleten ve dolayısıyla trafik sigortacısının sorumluluğu söz konusu olmayacaktır.
2 benzer karar daha
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12636 E. 2010/4128 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… suçunu işlediklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği, talep edilen manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun ve ödeme gücü ile de orantılı olduğu gerekçesiyle davalı-gerçek şahıslar yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davalı şirketin davalı-gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı-gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının sözkonusu olması karşısında BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden «husumet itirazının» kabulü ile şirket yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.01.2013 günlü ilamıyla davac …
Mahkemece, davalı şirketin davalı gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının söz konusu olması nedeniyle BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mülga TTK'nın 806. maddesinde «taşıyıcının», yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nun 806 ncı maddesine göre «taşıyıcı» her türlü tedbiri alarak yolcuları sağ ve salim olarak, gidecekleri yere ulaştırmakla yükümlüdür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · taraf ehliyeti · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamına göre, trenle yolculuk sırasında tren dışından açık arazide trene taş atılması durumunda ülkenin iç güvenliğini teminle «görevli» İçişleri Bakanlığı'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın pasif dava «ehliyeti» yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2113 E. 2013/2905 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz karardaYine aynı Kanun'un 782. maddesinde, «taşıyıcının» kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların «kusurlarının» kendi kusurları hükmünde olduğu belirtilmiştir.
Mülga TTK'nın 806. maddesinde «taşıyıcının», yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olduğu belirtilmiştir.
… dövülerek yaralandığı, bu suretle davalı şirketin aracında yolculuk yapan davacıyı gideceği yere sağ ve salim olarak götürme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek gerek «taşıma sözleşmesinden» gerekse yasadan kaynaklanan edim yükümüne aykırı davrandığı, bu nedenle mülga TTK'nın 806 ve 782. maddeleri uyarınca davalı şirket de davaya konu zarardan diğer da …
Benzer bu karardaSomut olayda, davacıların murisi ile davalı .... arasında «taşıma sözleşmesi» kurulmuş olup, ...’nın 806/1. maddesine göre «taşıyıcı» yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla yükümlü ise de anılan maddenin .... fıkrasına göre, yolcuların uğradıkları zarar nedeniyle «taşıyıcının sorumluluktan kurtulması» için kazanın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün olan bir kusurdan doğmadığını ispat etmesi gerekir.
… adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin ... zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu düzenlenmiş olup, anılan Yasanın 86/1. maddesinde; işletenin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulacağı» belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece tarafların «kusur» durumlarının tesbiti için HUMK’nın 275 ve devamı maddelerine göre bilirkişi heyeti oluşturularak «denetime elverişli rapor» alınması veya açılmış bulunan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, anılan hususlar yerine getirilmeden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · sorumluluktan kurtulma · trafik kazası · taşıyıcının sorumluluğu · müteselsil sorumluluk · denetime elverişlilik · üçüncü kişi · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin ... zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu düzenlenmiş olup, anılan Yasanın 86/1. maddesinde; işletenin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulacağı» belirtilmiştir.
Somut olayda, davacıların murisi ile davalı .... arasında «taşıma sözleşmesi» kurulmuş olup, ...’nın 806/1. maddesine göre «taşıyıcı» yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla yükümlü ise de anılan maddenin .... fıkrasına göre, yolcuların uğradıkları zarar nedeniyle «taşıyıcının sorumluluktan kurtulması» için kazanın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün olan bir kusurdan doğmadığını ispat etmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece tarafların «kusur» durumlarının tesbiti için HUMK’nın 275 ve devamı maddelerine göre bilirkişi heyeti oluşturularak «denetime elverişli rapor» alınması veya açılmış bulunan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, anılan hususlar yerine getirilmeden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için ....000,00 TL’den toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7845 E. , 2013/12404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.05.2011 gün ve 2010/506-2011/195 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.01.2013 gün ve 2012/18587-2013/605 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'nun ve bu şahsın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta muavin olarak görev yapan ...'ün, müvekkilini 06/11/2008 tarihinde kasten darp ettiklerini ve müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, sözkonusu olay nedeniyle ...
2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/127 esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada, davalı şahısların mahkum olduğunu, davalı şirketin ... plakalı aracın maliki-işleteni olduğunu ve olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği ileri sürülerek, 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı... Nak. İnş. Gıda Maden. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin davalı şahısların şoför ve muavinliğini yaptığı aracın maliki olduğunu ve olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ..., davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, davalı-gerçek şahıslar yönünden bu şahısların, davacıya karşı kasten yaralama suçunu işlediklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği, talep edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun ve ödeme gücü ile de orantılı olduğu gerekçesiyle davalı-gerçek şahıslar yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davalı şirketin davalı-gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı-gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının sözkonusu olması karşısında BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden husumet itirazının kabulü ile şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalılar ...
ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.01.2013 günlü ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek, davalılar aleyhine daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminata karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasten yaralama suçu nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının, davalıların işleteni, sürücüsü ve muavini oldukları otobüste yolculuk yaptığı sırada sürücü ve muavin olan davalı gerçek kişiler ile tartıştığı, otobüsten indirilerek başka bir araca bindirildiği, bindiği aracın da başka bir yöne gidecek olması nedeniyle o araçtan da indiği, bu sırada davalı gerçek kişilerin gelerek davacıyı dövdükleri, bu nedenle kasten yaralama suçundan mahkum oldukları anlaşılmıştır. Mahkemece, davalı şirketin davalı gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının söz konusu olması nedeniyle BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket, davalı gerçek kişilerin sürücüsü ve muavini oldukları otobüsün işleteni olup, yolcu taşımacılığı yapmaktadır. Mülga TTK'nın 806. maddesinde taşıyıcının, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Kanun'un 782. maddesinde, taşıyıcının kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların kusurlarının kendi kusurları hükmünde olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davalı şirketin aracında yolculuk yapan davacıyı gideceği yere kadar sağ ve salim bir şekilde götürmekle yükümlü olduğu, ancak bu yükümlülüğün yerine getirilmeyerek yolcu olan davacının yolda indirildiği, sonrasında da davalı şirkette çalışan diğer davalılar tarafından dövülerek yaralandığı, bu suretle davalı şirketin aracında yolculuk yapan davacıyı gideceği yere sağ ve salim olarak götürme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek gerek taşıma sözleşmesinden gerekse yasadan kaynaklanan edim yükümüne aykırı davrandığı, bu nedenle mülga TTK'nın 806 ve 782.
maddeleri uyarınca davalı şirket de davaya konu zarardan diğer davalılarla birlikte davacıya karşı sorumlu bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi yerinde görülmeyip, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın açıklanan yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Dairemizin 14.01.2013 günlü, 2012/18587 Esas-2013/605 Karar sayılı ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467202700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz