Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16939 E. 2012/19876 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluktan kurtulma↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ ibra↗ hizmet sözleşmesi↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ yasal faiz↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda kusuru oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı ibra tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece taşıyan davalının sözleşme gereğince meydana gelen kazada kusuru oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak yolcu taşımacılığına ilişkin TTK'nın 806. maddesi uyarınca taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ salim ulaştırmakla ve yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Tazmin yükümlülüğünden kazanın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün olan bir kusurdan doğmadığını ispat ettiği takdirde kurtulabilir. Somut olayda davalı taşıyıcının taşınan işçilerin yaralandığı kazada kusurlu olduğu ceza dosyasına ibraz edilen bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile sabittir. Bu durumda davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulma konusunda şart olan kusursuzluğunu kanıtlayamadığından davalının kusuruna isabet eden miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin talebin reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yönleri hedefleyen temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7491 E. 2013/11265 K.
Ortak:ibra · hizmet sözleşmesi · yasal faiz · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «hizmet sözleşmesinin» 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda «kusuru» oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı «ibra» tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece «taşıyan» davalının sözleşme gereğince meydana gelen kazada «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında imzalanan «hizmet sözleşmesinin» 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda «kusuru» oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı «ibra» tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/12/2012 tarihli kararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2113 E. 2013/2905 K.
Ortak:sorumluluktan kurtulma · taşıyıcının sorumluluğu · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz karardaBu durumda davalı «taşıyıcının sorumluluktan kurtulma» konusunda şart olan kusursuzluğunu kanıtlayamadığından davalının kusuruna isabet eden miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin talebin reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yönleri hedefleyen temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «hizmet sözleşmesinin» 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda «kusuru» oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı «ibra» tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacıların murisi ile davalı .... arasında «taşıma sözleşmesi» kurulmuş olup, ...’nın 806/1. maddesine göre «taşıyıcı» yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla yükümlü ise de anılan maddenin .... fıkrasına göre, yolcuların uğradıkları zarar nedeniyle «taşıyıcının sorumluluktan kurtulması» için kazanın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün olan bir kusurdan doğmadığını ispat etmesi gerekir.
… adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin ... zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu düzenlenmiş olup, anılan Yasanın 86/1. maddesinde; işletenin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulacağı» belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece tarafların «kusur» durumlarının tesbiti için HUMK’nın 275 ve devamı maddelerine göre bilirkişi heyeti oluşturularak «denetime elverişli rapor» alınması veya açılmış bulunan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, anılan hususlar yerine getirilmeden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · trafik kazası · müteselsil sorumluluk · denetime elverişlilik · üçüncü kişi · temerrüt faizi · eksik inceleme · temerrüt
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece tarafların «kusur» durumlarının tesbiti için HUMK’nın 275 ve devamı maddelerine göre bilirkişi heyeti oluşturularak «denetime elverişli rapor» alınması veya açılmış bulunan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, anılan hususlar yerine getirilmeden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için ....000,00 TL’den toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin ... zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu düzenlenmiş olup, anılan Yasanın 86/1. maddesinde; işletenin kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin «kusuru» bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir «üçüncü kişinin» ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulacağı» belirtilmiştir.
Dava, davacıların murisinin «trafik kazası» sonucu vefatı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7845 E. 2013/12404 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «hizmet sözleşmesinin» 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda «kusuru» oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı «ibra» tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece «taşıyan» davalının sözleşme gereğince meydana gelen kazada «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYine aynı Kanun'un 782. maddesinde, «taşıyıcının» kullandığı kimselerin veya maiyetinde çalışanların «kusurlarının» kendi kusurları hükmünde olduğu belirtilmiştir.
Mülga TTK'nın 806. maddesinde «taşıyıcının», yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olduğu belirtilmiştir.
… dövülerek yaralandığı, bu suretle davalı şirketin aracında yolculuk yapan davacıyı gideceği yere sağ ve salim olarak götürme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek gerek «taşıma sözleşmesinden» gerekse yasadan kaynaklanan edim yükümüne aykırı davrandığı, bu nedenle mülga TTK'nın 806 ve 782. maddeleri uyarınca davalı şirket de davaya konu zarardan diğer da …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · hakkaniyet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… suçunu işlediklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği, talep edilen manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun ve ödeme gücü ile de orantılı olduğu gerekçesiyle davalı-gerçek şahıslar yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davalı şirketin davalı-gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı-gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının sözkonusu olması karşısında BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden «husumet itirazının» kabulü ile şirket yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.01.2013 günlü ilamıyla davac …
Mahkemece, davalı şirketin davalı gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının söz konusu olması nedeniyle BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı şirketin de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmesi yerinde görülmeyip, kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın açıklanan yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17957 E. 2014/7383 K.
Ortak:taşıyıcı · taşıyan · yasal faiz · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan «hizmet sözleşmesinin» 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda «kusuru» oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı «ibra» tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece «taşıyan» davalının sözleşme gereğince meydana gelen kazada «kusuru» oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak yolcu taşımacılığına ilişkin TTK'nın 806. maddesi uyarınca «taşıyıcı», yolcuları gidecekleri yere sağ salim ulaştırmakla ve yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları tazmin etmekle yükümlüdür.
Benzer bu karardaY.. «taşıyan» olmadıkları için TTK.'nın 806.maddesi kapsamı dışında kalıp, «kusurlarının» bulunduğunun davacı tarafından ispatlanamaması «sebebi» ile adı geçen davalılara kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle; davalı D.A.Deniz Taşımacılık A.Ş. yönünden kısmen kabulü ile 6.574,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 23.05.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalı D.
… onra iç yolcu salonunda düşerek yaralandığı, olay sebebiyle davalı şirket tarafından herhangi bir tutanak tanzim edilmediği, kaza bildiriminin yapılmadığı, dinlenen «tanık beyanlarına» göre davacının ayağının kayması sonucu düştüğü, TTK'nın ilgili maddesi gereğince «taşıyıcı», yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olup, yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları taşıyıcının tazmin edeceğ …
Somut olayda, dava, denizde yolcu taşıması nedeniyle meydana gelen kaza sonucu «taşıyıcı» aleyhine açılan «tazminat davası» olup,işbu dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Mülga 6762 sayılı TTK'nın "Deniz Ticareti" başlıklı 4.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı çevresi · deniz ticareti · tanık beyanı · tazminat davası · görevsizlik kararı · dava sebebi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu itibarla, dava tarihinde özel mahkeme olan İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi «görevli» olduğundan, genel mahkeme olarak davaya bakan mahkemece, açıklanan düzenleme gereğince «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… onra iç yolcu salonunda düşerek yaralandığı, olay sebebiyle davalı şirket tarafından herhangi bir tutanak tanzim edilmediği, kaza bildiriminin yapılmadığı, dinlenen «tanık beyanlarına» göre davacının ayağının kayması sonucu düştüğü, TTK'nın ilgili maddesi gereğince «taşıyıcı», yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellef olup, yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları taşıyıcının tazmin edeceğ …
Y.. «taşıyan» olmadıkları için TTK.'nın 806.maddesi kapsamı dışında kalıp, «kusurlarının» bulunduğunun davacı tarafından ispatlanamaması «sebebi» ile adı geçen davalılara kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle; davalı D.A.Deniz Taşımacılık A.Ş. yönünden kısmen kabulü ile 6.574,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın 23.05.2008 olay tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalı D.
1- Dava tarihinden önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabı'nda yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12636 E. 2010/4128 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · taşıyıcı
İncelediğiniz kararda1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Ancak yolcu taşımacılığına ilişkin TTK'nın 806. maddesi uyarınca «taşıyıcı», yolcuları gidecekleri yere sağ salim ulaştırmakla ve yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları tazmin etmekle yükümlüdür.
Somut olayda davalı «taşıyıcının» taşınan işçilerin yaralandığı kazada kusurlu olduğu ceza dosyasına «ibraz» edilen bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile sabittir.
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
TTK'nun 806 ncı maddesine göre «taşıyıcı» her türlü tedbiri alarak yolcuları sağ ve salim olarak, gidecekleri yere ulaştırmakla yükümlüdür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamına göre, trenle yolculuk sırasında tren dışından açık arazide trene taş atılması durumunda ülkenin iç güvenliğini teminle «görevli» İçişleri Bakanlığı'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın pasif dava «ehliyeti» yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle «pasif husumet» yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16939 E. , 2012/19876 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2008/190-2011/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 06.08.2003 tarihinde imzalanan sözleşme ile Kangal Termik Santrali İşletme Müdürlüğünde çalışan personelin 2003-2004 döneminde taşıma işinin davalı kooperatife verildiğini, davalı tarafından bu sözleşme kapsamında taşıma işi yapılırken 14.01.2004 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, sonucunda davacı kurum personelinin yaralandığını, yaralanan personel tarafından Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi'nde müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat davaları açıldığını, işçiler lehine verilen manevi tazminat kararlarına istinaden müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, bu takipler sonucunda müvekkilince sunduğu teminat mektubunun nakde çevrilmesi yoluyla 30.373,17 TL ve bir icra dosyasından gönderilen muhtıra gereğince 929,80 TL olmak üzere toplamda 31.302,97 TL ödeme yapıldığını, müvekkili ile davalı arasında imzalanan hizmet alımlarına ait tip sözleşmenin 22.
maddesi uyarınca davalının ödemesi gereken tazminatın müşterek sorumluluk çerçevesinde müvekkilince ödendiğini belirterek 30.373,17 TL'nın teminat mektuplarının paraya çevrilme tarihinden, 929,80 TL'sının ise ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ceza dosyasında müvekkilinin 2/8 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun kusuru oranında olacağını, önceki dosyalarda kazazede işçiler hakkında hükmedilen manevi tazminatın davacının ekonomik durumuna göre belirlendiğini, kendilerine bir ihbar yapılmış olsa idi Borçlar Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca daha az bir tazminat belirleneceğinin açık olduğunu, müvekkilinin aracını sürenin kusurunun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 22. maddesindeki "Sözleşme süresi içerisinde meydana gelecek her türlü zarar ve ziyanlarda kusuru oranında yüklenici sorumlu olacaktır." cümlesi uyarınca taşıma işini yapan kooperatifin alt taşeronu olan sürücünün kusuru nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı bedelden kusuruna düşen miktarı ibra tarihinden itibaren isteyebileceği gerekçesiyle 7.825,74 TL'nın 13.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece taşıyan davalının sözleşme gereğince meydana gelen kazada kusuru oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak yolcu taşımacılığına ilişkin TTK'nın 806. maddesi uyarınca taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ salim ulaştırmakla ve yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Tazmin yükümlülüğünden kazanın kendisine veya yardımcılarına yükletilmesi mümkün olan bir kusurdan doğmadığını ispat ettiği takdirde kurtulabilir. Somut olayda davalı taşıyıcının taşınan işçilerin yaralandığı kazada kusurlu olduğu ceza dosyasına ibraz edilen bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporları ile sabittir.
Bu durumda davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulma konusunda şart olan kusursuzluğunu kanıtlayamadığından davalının kusuruna isabet eden miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilerek fazlaya ilişkin talebin reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin bu yönleri hedefleyen temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066134600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz