Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7844 E. 2018/1868 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uygun illiyet bağı↗ objektif özen yükümlülüğü↗ kusursuz sorumluluk↗ özen yükümlülüğü↗ rücu hakkı↗ rücuen tahsil↗ illiyet bağı↗ üçüncü kişi↗ rücu↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ dava sebebi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların, girişe engel olacak şekilde binanın etrafını çevirdikleri, buna rağmen binaya girilmiş olması halinde davalıların bu olaydan sorumlu tutulamayacağı, yangın raporunda yangın çıkış sebebinin tahmine dayandırıldığı, davacı tarafından yangının anılan raporda belirtildiği gibi çıktığının kanıtlanamadığı, iddia edildiği gibi 3. kişiler tarafından binaya girilmesi sebebiyle yangının çıktığı kabul edilse dahi 3. kişinin ağır kusurunun davalıların kanundan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Hasar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 58. maddesi uyarınca bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur. Bu cihetten dolayı kendisine karşı mesul olan şahıslar aleyhindeki rücu hakkı mahfuzdur. Bu sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalıların kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, sigortalının zarar görmesine sebep olan yangının davalılara ait evden başladığı, anılan binanın uzun süredir metruk bir vaziyette bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda, davalıların maliki oldukları binanın muhafazasında, yeterli özeni gösterdiklerinden ve metruk binaya dışarıdan giren kişilerin eylemi ya da binanın içine yanıcı madde atılması suretiyle çıkan yangında illiyet bağının kesildiğinden söz edilemeyeceği nazara alınmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/818 E. 2023/7638 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · kusursuz sorumluluk · rücu hakkı · rücuen tahsil · illiyet bağı · rücu · sigorta poliçesi · kusur
İncelediğiniz karardaYapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Bu cihetten dolayı kendisine karşı mesul olan şahıslar aleyhindeki «rücu hakkı» mahfuzdur.
Dava, Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… muhafazasında, yeterli özeni gösterdiklerinden ve metruk binaya dışarıdan giren kişilerin eylemi ya da binanın içine yanıcı madde atılması suretiyle çıkan yangında «illiyet bağının» kesildiğinden söz edilemeyeceği, alınan 10.04.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı ... şirketi ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen yangın «sigorta poliçesinin» varlığı, «rizikonun» poliçe süresi içinde gerçekleşmesi, yangın rizikosunun poliçede «teminat» altına alınmış olması, zararın meydana gelmesinde dava dışı «sigortalının teminat» dışı hale yol açabilecek herhangi bir kusurunun olmaması, poliçe ve «teminat kapsamındaki» yangın sebebiyle davacı ... şirketinin dava dışı kendi sigortalısına «sigorta tazminatını» ödemesi, bu suretle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesi uyarınca davacı ... şirketi bakımından «rücu» koşullarının oluştuğu, yangına davalıların maliki olduğu binanın muhafazasında yeterli ... göstermemeleri ve binadaki yangında davalıların 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 58 ... maddesi uyarınca («kusursuz) sorumlu» olmaları, illiyet bağını kesen bir durumun da davalılar tarafından ispatlanamaması sebebiyle davacı ... şirketinin ödediği sigorta tazminatının rücusunu davalılardan talep edebileceği, ancak davacı ... şirketi tarafından her ne kadar sigorta tazminatı olarak dava dışı sigortalıya toplam 51.247,00 TL ödenmiş ise de, eşya «hasarı» olarak ödenen 3.460,00 TL ve bir adet tablo bedeli olarak ödenen 1.426,48 TL olmak üzere toplam 4.886,48 TL ödemenin poliçe teminatı kapsamında olmadığı, bu ödemen …
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
A.Ş. tarafından itirazda bulunulduğu, ancak itirazlar «illiyet bağının kesilmesi» sebebiyle davalıların sorumluluğunun bulunmadığına dayandığından, mahkemece bozma ilamına uyulmakla bu yöndeki itirazların yerinde görülmediği, davacı ... şirketinin asıl dava dosyasında ödeme yaptığı 51.247,00 TL' nin tamamının asıl dosya davalısından tahsilini talep ederken, birleşen dava dosyasında ise birleşen davalılardan ödediği tutardan 34.164,66 TL' sinin (davalıların toplam 2/3 hissesine isabet eden) taşınmazdaki hisseleri oranında tahsilini talep ettiği, tüm davalılar 818 sayılı Kanun'un 58 ... maddesi uyarınca «kusursuz sorumlu» olup, ayrıca davacıya / zarar görene karşı dış ilişkide «müteselsilen sorumlu» oldukları, bu itibarla, davacının, «rücu alacağını» müteselsil borçlulardan birinden, bir kaçından ya da davalıların tümünden tahsilini talep edebileceği, bu konuda alacaklının «seçim hakkı» mevcut olup, müteselsil borçluların tamamının alacaklıya karşı sorumlu olduğu, ancak müteselsil borçlulardan biri ödeme yapmakla diğerleri de «borçtan kurtulacağından» alacaklının «mükerrer» olarak alacağını tahsil etmesi mümkün olamayacağı, dolayısıyla hüküm kurulurken bu ilke ve kuralların nazara alındığı gerekçesiyle asıl dava dosyası yönünden davan …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücu alacağı · seçim hakkı · borçtan kurtulma · taleple bağlılık ilkesi · sözlü yargılama · taleple bağlılık · ağır kusur
Benzer bu karardaA.Ş. tarafından itirazda bulunulduğu, ancak itirazlar «illiyet bağının kesilmesi» sebebiyle davalıların sorumluluğunun bulunmadığına dayandığından, mahkemece bozma ilamına uyulmakla bu yöndeki itirazların yerinde görülmediği, davacı ... şirketinin asıl dava dosyasında ödeme yaptığı 51.247,00 TL' nin tamamının asıl dosya davalısından tahsilini talep ederken, birleşen dava dosyasında ise birleşen davalılardan ödediği tutardan 34.164,66 TL' sinin (davalıların toplam 2/3 hissesine isabet eden) taşınmazdaki hisseleri oranında tahsilini talep ettiği, tüm davalılar 818 sayılı Kanun'un 58 ... maddesi uyarınca «kusursuz sorumlu» olup, ayrıca davacıya / zarar görene karşı dış ilişkide «müteselsilen sorumlu» oldukları, bu itibarla, davacının, «rücu alacağını» müteselsil borçlulardan birinden, bir kaçından ya da davalıların tümünden tahsilini talep edebileceği, bu konuda alacaklının «seçim hakkı» mevcut olup, müteselsil borçluların tamamının alacaklıya karşı sorumlu olduğu, ancak müteselsil borçlulardan biri ödeme yapmakla diğerleri de «borçtan kurtulacağından» alacaklının «mükerrer» olarak alacağını tahsil etmesi mümkün olamayacağı, dolayısıyla hüküm kurulurken bu ilke ve kuralların nazara alındığı gerekçesiyle asıl dava dosyası yönünden davan …
… ket yönünden tapudaki hisse oranında tazminat talep edilmediği halde birleşen dava dosyasında davacının tapudaki pay oranında davalılardan tazminat talep ettiğinden «taleple bağlılık ilkesi» gereğince bina maliki olan davalılardan müşterek ve «müteselsil sorumluluğa» bağlı olarak 46.360,51 TL tazminat tutarını aşmayacak şekilde ve «mükerrer» ödemeye neden olunmadan tahsilat sağlanmasına, «infaz» aşamasında gözetilmesine karar verilmiştir.
… edilen tinercilerin veya başkaca kişilerin müvekkilinin binasına girmemesi için yeterli önlemi alınmış olduğu ... iken, binada çıkan yangından ötürü, 3 üncü kişinin «ağır kusuru» ve eylemi bu sorumluluğu ortadan kaldırarak illiyet bağını kesmesi ortada iken Yerel Mahkemenin haklı gerekçe olmaksızın bunun aksi yönde değerlendirmede bulunmasının doğru olmadığını, Yerel Mahkemece «sözlü yargılamaya» dahi geçilmeden karar verdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8947 E. 2012/944 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Kusursuz sorumlulukta «illiyet bağının» kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, kusurunun bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · kusur sorumluluğu · rücuen tazminat · tazminat davası · dahili dava
Benzer bu kararda2-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; dava, TTK’nun 1301. maddesi gereğince açılan «rücuen tazminat davası» olup, davacıya sigortalı iş yerine davalıya ait temiz su borusunun patlaması sonucu verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait temiz su rögarı da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına «dahil» olup, davalı rögarın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan «kusursuz sorumludur».
Bu itibarla mahkemece, «hasar» davalıya ait temiz su borusunun patlamasından kaynaklandığına göre, davalının BK’nun 58. maddesine dayalı sorumluluğu olduğundan sorumluluktan ancak yukarıda bahsedilen hallerde kurtulabileceği nazara alınarak bir karar vermek gerekirken, davalının «kusur sorumlusu» gibi değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3258 E. 2012/9935 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Kusursuz sorumlulukta «illiyet bağının» kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBK'nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalıya ait işyerinde «dahili» suyla ıslanma nedeniyle meydana geldiği «ekspertiz raporu» ile tespit olunan «hasara» binaya ait inşaat kusurunun neden olmadığı, davalının davaya konu edilen hasarın oluşumunda herhangi bir «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · eksper raporu · rücuan tazminat · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · dahili dava
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalıya ait işyerinde «dahili» suyla ıslanma nedeniyle meydana geldiği «ekspertiz raporu» ile tespit olunan «hasara» binaya ait inşaat kusurunun neden olmadığı, davalının davaya konu edilen hasarın oluşumunda herhangi bir «kusuru» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1549 E. 2011/10473 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Kusursuz sorumlulukta «illiyet bağının» kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · kusur sorumluluğu · rücuen tazminat · tazminat davası · dahili dava
Benzer bu karardaDava, TTK’nun 1301. maddesi gereğince açılan «rücuen tazminat davası» olup, davacıya sigortalı işyerine davalıya ait ana atık su giderinin geri tepmesi sonucu verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait temiz su rögarı da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına «dahil» olup, davalı rögarın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan «kusursuz sorumludur».
Bu durumda, mahkemece, öncelikle «hasarın» hangi nedenle meydana geldiği, daha doğru bir deyişle hasarın ASKİ’ye ait borulardaki hatadan mı kaynaklandığı belirlenip, şayet bu nedenle meydana gelmiş ise davalının BK’nun 58. maddesine dayalı sorumluluğu olduğundan sorumluluktan ancak yukarıda bahsedilen hallerde kurtulabileceği nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken davalının «kusur sorumlusu» gibi değerlendirilerek karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4660 E. 2010/4579 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · sigorta poliçesi · kusur
İncelediğiniz karardaBu sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Kusursuz sorumlulukta «illiyet bağının» kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre B.K.nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuan tazminat · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaDava, konut «sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Mahkemece, su tesisatının patlamasından doğan hasardan binanın inşasını yapan kişinin sorumlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davalının maliki olduğu dairenin duvar içinden geçen su borusu davalının tasarruf alanına «dahil» olup, bu boruların eskimesinden, çürümesinden dolayı sızan suyun alt kattaki sigortalı daireye gitmesinden davalı BK’nun 58. maddesi uyarınca sorumludur.
Bu itibarla, mahkemece, davalının bina maliki olarak BK’nın 58. maddesi hükmüne göre oluşan hasardan sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Konut sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5969 E. 2011/16413 K.
Ortak:objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · rücu hakkı · rücuen tahsil · rücu · sigorta poliçesi · kusur
İncelediğiniz karardaBu sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Bu cihetten dolayı kendisine karşı mesul olan şahıslar aleyhindeki «rücu hakkı» mahfuzdur.
Dava, Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu cihetten dolayı kendisine karşı mesul olan şahıslar aleyhindeki «rücu hakkı» mahfuzdur” hükmü mevcut olup, bu maddedeki sorumluluk, «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Zararın, hukuka aykırı bir davranıştan doğması, yani objektif koşulun gerçekleşmesi yeterli olup, ayrıca subjektif koşula diğer anlatımla «kusura» ihtiyaç yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10562 E. 2013/9057 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur
İncelediğiniz karardaBu sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Kusursuz sorumlulukta «illiyet bağının» kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nın anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · rücuen tazmin · peşin karar harcı · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda… valının kanalizasyon rögarının yetersiz kalması veya tıkanması sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır ki, bu halde, sigortalı binanın kaçak yapı sıfatında olması davalının «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldırmaz, zira bu durumda davalının sorumluluğunu gerektiren «illiyet bağı kesilmemiştir».Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, oluşan zarardan davalının BK’nın 58. maddesi hükmüne göre kusursuz sorumlu olduğunun kabulü ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava, davacıya sigortalı konuta davalıya ait kanalizasyon şebekesinden geri teptiği iddia edilen suların verdiği zararın «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Ancak, imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Davalıya ait atık su kanalizasyon rögarı da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına «dahil» olup, davalı bu rögarın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan «kusursuz sorumludur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3898 E. 2010/9742 K.
Ortak:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · kusursuz sorumluluk · özen yükümlülüğü · illiyet bağı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Kusursuz sorumlulukta «illiyet bağının» kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Benzer bu karardaYerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun anılan maddesindeki sorumluluk «objektif özen yükümlülüğüne» aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir «kusursuz sorumluluk» halidir.
Yapı maliki de, «kusurun» bulunmadığı savunmasının ötesinde «uygun illiyet bağının» kesildiğini kanıtlamalıdır.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · keşif · sigorta sözleşmesi · riziko · eksik inceleme · dahili dava · görevli mahkeme
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf, «dahili» su basma «rizikolarına» karşı sigortaladığı konuta üst katında bulunan davalıya ait daireden su sızdığını ve bu nedenle «hasar» meydana geldiğini iddia etmiş ve bu iddiasına delil olarak mahallinde inceleme yapan ekspertizin hazırlamış olduğu rapor ve sigortalısına yapmış olduğu ödemeye ilişkin belgeleri dosyaya sunmuştur.
Oysa, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, zararın nasıl meydana geldiğinin gerektiğinde mahallinde «keşif» yapılmak suretiyle somut olarak tesbit edilip, davalının BK’nun 58. maddesi hükmüne göre «kusursuz sorumluluğunu» ortadan kaldıran nedenlerin olayda mevcut olup olmadığının belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, konut «sigorta sözleşmesine» dayalı rucüen tazminat istemine ilişkindir.
Ancak; imal olunan şey malikinin ek «kusuru» varsa, «illiyet bağının kesilmesi» malikin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7844 E. , 2018/1868 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/01/2016 tarih ve 2012/105-2016/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, müvekkilinin Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı işyerinde, yan binada çıkan yangının sirayeti ve binadan düşen parçalar nedeniyle hasar meydana geldiğini, yangın raporunda davalılara ait metruk bina içine girenlerin attığı sigara izmaritinin yangına sebep olduğunun belirtildiğini ileri sürerek müvekkilinin sigortalıya ödediği 51.247 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte hisseleri oranında davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, yangının başladığı iddia olunan binanın hisseli olduğunu, ekspertiz raporunun şifai bilgilerle ve dayanaksız düzenlendiğini, tüm tedbirleri alan müvekkiline bir kusur izafe edilemeyeceğini, yangın raporunun tahmine dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyanın davalılarından ... ve ..., davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların, girişe engel olacak şekilde binanın etrafını çevirdikleri, buna rağmen binaya girilmiş olması halinde davalıların bu olaydan sorumlu tutulamayacağı, yangın raporunda yangın çıkış sebebinin tahmine dayandırıldığı, davacı tarafından yangının anılan raporda belirtildiği gibi çıktığının kanıtlanamadığı, iddia edildiği gibi 3. kişiler tarafından binaya girilmesi sebebiyle yangının çıktığı kabul edilse dahi 3. kişinin ağır kusurunun davalıların kanundan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Hasar tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 58. maddesi uyarınca bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur. Bu cihetten dolayı kendisine karşı mesul olan şahıslar aleyhindeki rücu hakkı mahfuzdur. Bu sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin, yani davalıların kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de, kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır.
Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, sigortalının zarar görmesine sebep olan yangının davalılara ait evden başladığı, anılan binanın uzun süredir metruk bir vaziyette bulunduğu tüm dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda, davalıların maliki oldukları binanın muhafazasında, yeterli özeni gösterdiklerinden ve metruk binaya dışarıdan giren kişilerin eylemi ya da binanın içine yanıcı madde atılması suretiyle çıkan yangında illiyet bağının kesildiğinden söz edilemeyeceği nazara alınmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467102200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz