Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13887 E. 2018/7312 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
miras ortaklığı↗ iştirak halinde mülkiyet↗ tereke↗ ön inceleme aşaması↗ sorumluluk davası↗ mirasçılık↗ sulh↗ yönetim kurulu kararı↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların araç satışından dolayı şirketin uğradığı zararla ilgili açmış oldukları davada 19.450,00 TL lik bu talep yönünden davanın (temyizde bozma nedeni yapılmamış olduğu da dikkate alınarak ve kesinleşmiş olması nedeni ile) reddine, davacıların davalarının kısmen kabulüne, 30.550,00 TL nin 01/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 md. uyarınca avans faizi ile birlikte davalılar ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ... Triko Konfeksiyon Fab. Mar. AŞ. ye ödenmesine, ıslahla artırılan fazlaya ilişkin dava ve talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, yönetim kurulu üyesi hakkındaki sorumluluk davası olup, dava dışı ... Triko Konfeksiyon Sanayi Fabrika Market A.Ş.nin bir kısım ortakları tarafından şirketin yönetim kurulu üyesi ... aleyhine açılmıştır. Yargılama sırasında davalı ...’nın 29/06/2014 tarihinde vefat ettiği, veraset ilamından mirasçılarının eşi ... ile çocukları ..., ..., ... ve ... olduğu anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın 640. maddesinde “Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz halinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre, davalının vefatıyla mirasçılar arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçılar tereke üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerdir. Ancak, davalının mirasçılarından olan ... ve ... aynı zamanda davacı olduklarından davanın TMK'nın 640. maddesine göre yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi mümkün olup, davalının terekesi için atanacak ve yetkilendirilecek temsilcinin davaya katılımı sağlanmalıdır. Bu suretle, davalının terekesine temsilci tayininin sağlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · temsil
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Ancak, davalının «mirasçılarından» olan ... ve ... aynı zamanda davacı olduklarından davanın TMK'nın 640. maddesine göre yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi mümkün olup, davalının terekesi için atanacak ve yetkilendirilecek temsilcinin davaya katılımı sağlanmalıdır.
… olması nedeni ile) reddine, davacıların davalarının kısmen kabulüne, 30.550,00 TL nin 01/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 md. uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalılar ... «mirasçılarından» müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ...
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · muvafakat · tüzel kişilik · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMiras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/195 E. 2019/7049 K.
Ortak:miras ortaklığı · iştirak halinde mülkiyet · tereke · mirasçılık · temsil · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre, davalının vefatıyla «mirasçılar» arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerdir.
Mirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Ancak, davalının «mirasçılarından» olan ... ve ... aynı zamanda davacı olduklarından davanın TMK'nın 640. maddesine göre yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi mümkün olup, davalının terekesi için atanacak ve yetkilendirilecek temsilcinin davaya katılımı sağlanmalıdır.
Benzer bu karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Davacı, dava dilekçesinde müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve kar paylarının da tespitini talep etmiş olup dava dilekçesi ekindeki 15.10.2012 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · eda davası · tespit davası · muvafakat · taraf ehliyeti · hukuki yarar · dahili dava
Benzer bu kararda… vasıyla yerine getirilmesinin mümkün olduğu, 6100 sayılı HMK’nın 109-(2) fıkrasının 01/4/2015 tarihinde 6644 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, «eda davası» açılması mümkün olan hallerde «tespit davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gereçesiyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 106/2-3 maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
1-) Dava, davacıya ve davacının müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve ödenmemiş kar paylarının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece, «hukuki yarar» yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde müteveffa babasına ait hisse senetlerinin ve kar paylarının da tespitini talep etmiş olup dava dilekçesi ekindeki 15.10.2012 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11691 E. 2010/2569 K.
Ortak:miras ortaklığı · tereke · mirasçılık · temsil
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Buna göre, davalının vefatıyla «mirasçılar» arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerdir.
Ancak, davalının «mirasçılarından» olan ... ve ... aynı zamanda davacı olduklarından davanın TMK'nın 640. maddesine göre yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi mümkün olup, davalının terekesi için atanacak ve yetkilendirilecek temsilcinin davaya katılımı sağlanmalıdır.
Benzer bu karardaTMK.nun 701/2 nci maddesinde ise “ el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.” denilmektedir.Bu hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Ayrıca, mahkemenin kabul şekline göre de, tüm «mirasçıların» birlikte hak sahibi oldukları «tereke» hesabında oluştuğu ileri sürülen tazminatın tamamının mirasçılardan sadece birisi olan davacıya ödenmesine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
09.2006 tarih 2006/19-552-589 sayılı kararında belirtildiği gibi TMK.nun 599 ncu maddesi uyarınca miras, murisin ölümü ile «mirasçılara» geçer.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti · dahili dava
Benzer bu karardaTMK.nun 701/2 nci maddesinde ise “ el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.” denilmektedir.Bu hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Bu durumda, davacının dışında iki «mirasçısının» daha bulunduğu veraset ilamından anlaşılan murise ait paraya ilişkin talebin tüm mirasçılar tarafından birlikte ileri sürülmesi gerektiğinden mahkemece, davacının aktif dava «ehliyeti» yönünden değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/674 E. 2022/4484 K.
Ortak:miras ortaklığı · iştirak halinde mülkiyet · tereke · mirasçılık · sulh · temsil · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Buna göre, davalının vefatıyla «mirasçılar» arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerdir.
Bir «mirasçı» ödemeden aciz halinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını «sulh» mahkemesinden isteyebilirler.” hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaTMK’nın 640. maddesine göre, «mirasçılar» arasında «iştirak halinde mülkiyet» hükümleri geçerli olup, mirasçılar «tereke» üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın, diğer mirasçıların «muvafakatlarının» sağlanması veya TMK'nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir.
Anılan hükümlere göre «miras ortaklığı» mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, «tereke» payları ayrılmaksızın ortaklığa «dahil» olan «mirasçılara» aittir.
Dava dilekçesi ekindeki 17.02.2014 tarihli «mirasçılık» belgesinin incelenmesinde davacının tek başına mirasçı olmadığı anlaşılmakla, 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesine göre birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri ve TMK’nın 702/1. maddesinde ise «elbirliği mülkiyetinde» ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının, ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · ibra sözleşmesi · sözleşmenin feshi · ibra · ciro · hisse devir sözleşmesi · muvafakat · fesih
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «protokole» göre devredilecek taşınmaz ... adına kayıtlı ise de davalı, bu taşınmazın bedeline karşılık gelen 80.000.-TL bedelli senedi ...'a vermiş ve «bonoda» "«hisse devir sözleşmesine» göre devredilecek arsaya karşılık «teminat» olarak verildiğinin ve «ciro» edilemeyeceğinin" belirtilmiş olduğu, ... tarafından noter «ihtarnamesi» ile taşınmaz devredilmediği takdirde bonoyu takibe koyacağını belirtilerek icra takibi başlatıldığı, miras bırakanın tercihini «sözleşmenin feshi» yerine alacağını tahsil yönünde kullandığından protokolün kandırılmak suretiyle imzalatıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, k …
Bölge Adliye Mahkemesince; «protokolde» belirtilen taşınmazın müteveffa adına kayıtlı olması nedeniyle devri mümkün olmadığından sözleşme «geçersiz» sayılabilecek ise de, müteveffanın sözleşmede devir bedeli olarak kararlaştırılan 80.000,00 TL'nın «teminatı» olan senedi icraya koymakla iradesini «fesih» yönünde kullanmadığı, davalı da sözleşmede devir bedeli olarak gösterilen tutardaki bonoyu ...'a vermekle sözleşmenin bu hükmüne göre edimi yerine getirmiş olduğundan, müteveffa ...'un aldatıldığı gerekçesiyle sözleşmenin geçersiz olduğundan bahsedilemeyeceği, «sulh» ve «ibra sözleşmesinde» hisse devir bedeline karşılık alınan diğer senetlerin ödenmemesi ise alacak davasının konusu olup protokolün geçersiz sayılmasını gerektirmeyeceği gerekçesiyle dav …
1- Dava, «geçersiz» «limited şirket» «hisse devir sözleşmesiyle» devredilen hisselerin miras «payı» oranında tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ile davacının babası arasında yapılan «hisse devir sözleşmesinin» batıl olduğunu, davacının babasının sözleşmenin ifasından sonra vefat ettiğini, sözleşmenin «geçersizliği» nedeniyle iptali ile murisin davalıya devrettiği «limited şirket» hisselerinin miras «payı» oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5676 E. 2015/12889 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · temsil
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Ancak, davalının «mirasçılarından» olan ... ve ... aynı zamanda davacı olduklarından davanın TMK'nın 640. maddesine göre yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi mümkün olup, davalının terekesi için atanacak ve yetkilendirilecek temsilcinin davaya katılımı sağlanmalıdır.
… olması nedeni ile) reddine, davacıların davalarının kısmen kabulüne, 30.550,00 TL nin 01/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 md. uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalılar ... «mirasçılarından» müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ...
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar resen nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar ver …
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçıların» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; murisin davaya konu hesabının Pamukbank'ta bulunduğu, müflis bankanın «iflas» etmesi üzerine hesapların davalı bankaya devredildiği, murisin sağlığında davalı bankada bulunan hesaplarından muris dışındaki başkaca kişilerin bazı kurumlara olan borçlarının ödendiği, nakit çekim yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, ancak murisin sağlığında uzun yıllar boyunca kendi hesabından yapılan ödemelere ve harcamalara herhangi bir itirazda bulunmadığı, murisin sağlığında kendi hesaplarından yapılan «harcamalara itiraz» etmemişken, «mirasçıları» olan davacıların bu harcamalara itiraz etmelerinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bankalar nezdinde ödeme talimatlarının müşteri hizmetleri ile yapıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcama itirazı · muvafakat · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · iflas · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; murisin davaya konu hesabının Pamukbank'ta bulunduğu, müflis bankanın «iflas» etmesi üzerine hesapların davalı bankaya devredildiği, murisin sağlığında davalı bankada bulunan hesaplarından muris dışındaki başkaca kişilerin bazı kurumlara olan borçlarının ödendiği, nakit çekim yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, ancak murisin sağlığında uzun yıllar boyunca kendi hesabından yapılan ödemelere ve harcamalara herhangi bir itirazda bulunmadığı, murisin sağlığında kendi hesaplarından yapılan «harcamalara itiraz» etmemişken, «mirasçıları» olan davacıların bu harcamalara itiraz etmelerinin iyi niyet kapsamında değerlendirilemeyeceği, bankalar nezdinde ödeme talimatlarının müşteri hizmetleri ile yapıl …
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
A..'ı bankalardaki bütün işlemler için yetkilendirdiğinin tespit edildiği, murisin banka hesaplarından lehlerine ödeme yapılan kişiler incelendiğinde bu kişilerin genellikle muris ile aynı soy ismi «taşıyan» kişiler olduğu, bu ödemelerin murisin bilgisi dışında gerçekleştiğini gösterir herhangi bir delilin sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar resen nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar ver …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1574 E. 2017/781 K.
Ortak:miras ortaklığı · mirasçılık · temsil
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin istemi üzerine «sulh» mahkemesi, «miras ortaklığına» paylaşmaya kadar bir «temsilci» atayabilir.
Ancak, davalının «mirasçılarından» olan ... ve ... aynı zamanda davacı olduklarından davanın TMK'nın 640. maddesine göre yetkili mahkemece terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi mümkün olup, davalının terekesi için atanacak ve yetkilendirilecek temsilcinin davaya katılımı sağlanmalıdır.
… olması nedeni ile) reddine, davacıların davalarının kısmen kabulüne, 30.550,00 TL nin 01/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 md. uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalılar ... «mirasçılarından» müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ...
Benzer bu karardaMiras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmay …
Anılan Yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçıların» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadar ki durumuna «miras ortaklığı» denir.
Mahkemece, muris...'in «mirasçısı» olan davacıların TMK 640 maddesi gereğince terekenin korunmasına ilişkin olarak işbu davayı açabilecekleri kabul edilerek yukarıda yazılı grekçelerle davanın esastan reddine karar verilmiş ise de; davacıların talebi sadece terekenin korunmasına ilişkin olmayıp mülkiyetin kapsamını etkileyecek nitelikte olduğundan tüm mirasçıların birlikte dava açması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · muvazaa · muvafakat · hamil · tüzel kişilik · anonim şirket · taraf ehliyeti · geçersizlik
Benzer bu kararda… ilamı ile muris ...'e ait hisselerin sermaye arttırımı dışında bırakılması nedeniyle anılı genel kurulda alınan sermaye arttırımı kararının ve buna bağlı işlemlerin «geçersizliğinin» tespiti istemi ile davacılar tarafından açılan davanın reddine dair kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi karşısında, davacıların bu yöndeki iddialarına itibar edilemeyeceği, ayrıca davacıların murisleri...'in hisselerinin müteakip yıllarda ve diğer genel kurullarda «muvazalı» ve hileli işlemler ile azaltıldığı yönündeki iddialarını somutlaştırıp ispat edemedikleri, davalı şirketin ana sözleşmesinin 6 .maddesine göre davalı şirket hisselerinin «hamiline» yazılı olduğu, bu suretle muris... tarafından hisselerinin her zaman devredilme ihtimalinin bulunduğu; birleşen davada ise, 05/09/1986 tarihli genel kurulda sermay …
Miras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçıların da davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmay …
1- Asıl dava, davacıların murisi...'in davalı «anonim şirketteki» hisselerinin hukuka aykırı ve «muvazalı» işlemlerle azaltıldığı iddiasıyla murisin davalı anonim şirketteki hisse oranının tespiti istemine ilişkindir.
2-Asıl ve birleşen dava, «muvazalı» ve hileli işlemlerle hisselerin azaltıldığı iddiasına dayalı olarak asıl davada davacıların murisinin ve birleşen davada davacının, «anonim şirketteki» hisselerinin tespiti istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13887 E. , 2018/7312 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/05/2016 tarih ve 2015/67-2016/389 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 20.11.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıların ... Triko Konfeksiyon Sanayi Fabrika Market A.Ş'nin ortakları olduğunu, davalının ise yönetim kurulu üyesi ve başkanı olup çeşitli tarihlerde yaptığı sahte işlemlerle şirketi ve dolayısıyla davacıları zarara uğrattığını, bu bağlamda davalının kötü niyetli olarak sahte işlemlerle şirkete ait iki adet aracın satış işlemini yapmak suretiyle şirkete zarar verdiğini, ayrıca yoklukla malul genel kurul kararlarına istinaden davalının, ... Triko Konfeksiyon Sanayi Fabrika Market A.Ş'nin ... Oil A.Ş. ile olan iş ilişkilerini de sahte işlemlerle iptal ederek şirketi gelir kaybına uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın, zararın doğum tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 11/03/2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile de davalının araç satışı suretiyle şirkete verdiği zarar hariç, ...
Oil ile olan kira sözleşmesini feshetmek suretiyle verdiği zarar kalemi için 293.731,74 TL tazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, zira zarar iddiasına konu olayların üzerinden 6-7 yıl gibi sürelerin geçtiğini, iki adet aracın satışından dolayı şirketin zarara uğradığı iddiasıyla tazminat taleplerinin hukuka uygun olmadığını, bu hususun kesin hükme bağlandığını, davacıların ... Oil Türkiye A.Ş'nin kiracılık ilişkisinin sona erdirilmesi nedeniyle şirketin kira gelirinden yoksun bırakılarak zarara uğratıldığı iddiasının
gerçek olmadığını, çünkü kiralamaya konu akaryakıt istasyonu ve arsasının gerçek malikinin davalı olduğunu, taraflar arasında aile sorunları nedeniyle şirketin idaresinin imkansız hale gelmesi üzerine müvekkilinin yeni bir şirket kurduğunu ve bu şirket üzerinden daha düşük bir bedelle akaryakıt istasyonunu ... Oil A.Ş'ye tekrar kiraya verildiğini savunarak, davanın husumet, zamanaşımı, kesin hüküm ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların araç satışından dolayı şirketin uğradığı zararla ilgili açmış oldukları davada 19.450,00 TL lik bu talep yönünden davanın (temyizde bozma nedeni yapılmamış olduğu da dikkate alınarak ve kesinleşmiş olması nedeni ile) reddine, davacıların davalarının kısmen kabulüne, 30.550,00 TL nin 01/01/2004 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 md. uyarınca avans faizi ile birlikte davalılar ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsiliyle ... Triko Konfeksiyon Fab. Mar. AŞ. ye ödenmesine, ıslahla artırılan fazlaya ilişkin dava ve talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, yönetim kurulu üyesi hakkındaki sorumluluk davası olup, dava dışı ... Triko Konfeksiyon Sanayi Fabrika Market A.Ş.nin bir kısım ortakları tarafından şirketin yönetim kurulu üyesi ... aleyhine açılmıştır. Yargılama sırasında davalı ...’nın 29/06/2014 tarihinde vefat ettiği, veraset ilamından mirasçılarının eşi ... ile çocukları ..., ..., ... ve ... olduğu anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın 640. maddesinde “Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Bir mirasçı ödemeden aciz halinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.” hükmü düzenlenmiştir.
Buna göre, davalının vefatıyla mirasçılar arasında murisin mal varlığı, hak ve borçları yönünden iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçılar tereke üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerdir. Ancak, davalının mirasçılarından olan ... ve ... aynı zamanda davacı olduklarından davanın TMK'nın 640. maddesine göre yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi mümkün olup, davalının terekesi için atanacak ve yetkilendirilecek temsilcinin davaya katılımı sağlanmalıdır. Bu suretle, davalının terekesine temsilci tayininin sağlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu husus nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraf vekillerine iadesine, 22/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463768300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz