Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13409 E. 2018/6594 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürlüğü↗ vazgeçmiş sayılma↗ dolaylı zarar↗ kötüleme↗ şirket müdürlüğü↗ sermaye artırımı↗ illiyet bağı↗ müteselsil sorumluluk↗ şirket zararı↗ acentelik↗ ek prim↗ protokol↗ limited şirket↗ iflas↗ kusur↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, müdürlerin şirketin mevcut faaliyeti içerisinde ana sözleşmenin ve kanunun yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekle sorumlu oldukları, şirket adına imzalanan sözleşme ve protokollerde imzaların olmadığı yönündeki savunmaların dinlenemeyeceği, acentelik sıfatı ile yaptıkları işlemlerden müşteri hesaplarına istinaden prim bedellerini ödemeleri gerektiği, işlemlerin müdürlerce takip edildiği, ... sözleşmesindeki imzanın davalı şirket ortağına ait olduğu, müdürlerin kasden olmasa da ihmallerinden sorumlulukları doğrultusunda davacıya ödemesi gereken prim borçlarını ödemeyerek şirket bünyesinde kaldığı, şirket ortağının da bu doğrultuda haksız kazanca neden olduğu, denetim, kontrol, bilgi verme yükümlülüğüne de
aykırı hareket ettikleri, müdürlerin sorumlu olmadıkları ve kusursuzluklarını belirleyecek bir dayanağın bulunmadığı, kaldı ki şirketin mal varlığına da rastlanmadığı, sermaye artırımı yapan şirket bünyesinde davacının alacağını tahsil imkansızlığının oluştuğu, iflas kararı verildiği, bu durumda eyleme neden olan davalıların konuları ve sorumlulukları doğrultusunda ihmalleriyle de sorumlu olup, hukuki müeyyidenin aynen veya nakden tazmin olduğu, kusur ve ihmal ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, yapılan takip ve davalar nedeniyle alacağın tahsilinde şirkete karşı sonuçsuz kalması ve nihayetinde davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 116.645,19 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ile ... ve ... temyiz etmiş, ... ve ... yönünden mahkemece temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiş ise de, anılan davalılarca işbu karar temyiz edilmemiştir.
Davacı tarafça, davalıların yetkilisi oldukları dava dışı limited şirketten olan alacağın tahsil edilememesinden kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2. maddesi gereğince, gerek zarar doğrucu olduğu iddia edilen eylemin vuku bulduğu tarihte yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı ...'nın 556. maddesi atfı ile 309. maddesi ve gerekse de 6102 sayılı ...'nın 644/1- a maddesi göndermesi ile 553. ve 556. maddeleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen limited şirket müdürleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olup, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa aittir. Ayrıca, yukarıda açıklandığı üzere, zarar gören alacaklıların da müdür aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Zira, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağından alacaklı dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. Somut uyuşmazlıkta, davalı müdürlerin kusurlu davranışları nedeniyle alacağın dava dışı şirketten tahsil edilememesi sureti ile davacı şirketi zarara uğrattıkları ileri sürüldüğüne göre, dava konusu edilen zararın davacı yönünden dolaylı zarar niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davanın mülga 6762 sayılı ...'nın 309. maddesi kapsamında açılan bir dava olup, böyle bir davanın ancak hükmedilecek tazminatın dava dışı şirket lehine hüküm altına alınması istemli olarak açılabileceği, davacı tarafça tazminatın bizzat kendisine ödenmesinin talep edilmesi karşısında işbu davanın dinlenemeyeceği nazara alınarak davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18180 E. 2015/2931 K.
Ortak:dolaylı zarar · kötüleme · limited şirket · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… tfı ile 309. maddesi ve gerekse de 6102 sayılı ...'nın 644/1- a maddesi göndermesi ile 553. ve 556. maddeleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen «limited şirket müdürleri», bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olup, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hak …
Zira, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Davacı tarafça, davalıların yetkilisi oldukları dava dışı «limited şirketten» olan alacağın tahsil edilememesinden kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
… sinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davalılar arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve «kat karşılığı inşaat sözleşmesinin» tarafı bulunmamasına, «limited şirket müdürünün sorumluluğu» davasında davalı limited şirkete «husumet» düşmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı ve davalılardan ...’ın ortağı olduğu «limited şirketin» davalı ... tarafından kötü şekilde yönetilmesi sonucu şirketin ve dolayısıyla davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkin davada da davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · terditli dava · delil değerlendirmesi · yönetici sorumluluğu · tazminat davası
Benzer bu kararda… sinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davalılar arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve «kat karşılığı inşaat sözleşmesinin» tarafı bulunmamasına, «limited şirket müdürünün sorumluluğu» davasında davalı limited şirkete «husumet» düşmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Limited şirketlere uygulanacak «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin gösterildiği dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi gereğince, «şirket yöneticilerinin sorumluluğu» hakkında anonim şirketlerin bu konudaki hükümlerinin «limited şirketlere» de uygulanacağı belirtilmiştir.
Davacı, davalı yöneticinin eylemleri ile şirketin doğrudan, kendisinin ise dolaylı olarak yani şirkete verildiği iddia olunan zarardan dolayı uğradığı zararın tazminini de «terditli» olarak istemiştir.
Limited şirket yöneticileri hakkında da geçerli olan hükümler uyarınca şirket yöneticisi hakkında ortakların ve şirket alacaklılarının «tazminat davası» açma hakkını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 555. maddesi gereğince “Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1744 E. 2019/3780 K.
Ortak:limited şirket müdürlüğü · dolaylı zarar · kötüleme · şirket müdürlüğü · limited şirket · iflas · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… tfı ile 309. maddesi ve gerekse de 6102 sayılı ...'nın 644/1- a maddesi göndermesi ile 553. ve 556. maddeleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen «limited şirket müdürleri», bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olup, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hak …
Zira, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
… rin şirketin mevcut faaliyeti içerisinde ana sözleşmenin ve kanunun yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekle sorumlu oldukları, şirket adına imzalanan sözleşme ve «protokollerde» imzaların olmadığı yönündeki savunmaların dinlenemeyeceği, «acentelik» sıfatı ile yaptıkları işlemlerden müşteri hesaplarına istinaden «prim» bedellerini ödemeleri gerektiği, işlemlerin müdürlerce takip edildiği, ... sözleşmesindeki imzanın davalı şirket ortağına ait olduğu, müdürlerin kasden olmasa da ihmallerinden sorumlulukları doğrultusunda davacıya ödemesi gereken prim borçlarını ödemeyerek şirket bünyesinde kaldığı, şirket ortağının da bu doğrultuda haksız kazanca neden olduğu, denetim, kontrol, bilgi verme yükümlülüğüne de aykırı hareket ettikleri, müdürlerin sorumlu olmadıkları ve kusursuzluklarını belirleyecek bir dayanağın bulunmadığı, kaldı ki şirketin mal varlığına da rastlanmadığı, «sermaye artırımı» yapan şirket bünyesinde davacının alacağını tahsil imkansızlığının oluştuğu, «iflas» kararı verildiği, bu durumda eyleme neden olan davalıların konuları ve sorumlulukları doğrultusunda ihmalleriyle de sorumlu olup, hukuki müeyyidenin aynen veya nakden tazmin olduğu, «kusur» ve ihmal ile zarar arasında «illiyet bağının» bulunduğu, yapılan takip ve davalar nedeniyle alacağın tahsilinde şirkete karşı sonuçsuz kalması ve nihayetinde davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 116.645,19 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nun 556. maddesi göndermesi nedeniyle aynı Kanunun «anonim şirketlerin» yönetici ve denetçilerinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen «limited şirket müdürleri», bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Müdürün ortaklığın mal varlığının azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Bu durum karşısında, dava konusu zararın «dolaylı zarar» olduğu yönündeki yerel mahkeme kabulü yerinde ise de, dava dışı şirket hakkında «iflas» durumu da söz konusu olmadığından, TTK 555. maddesine göre dolaylı zarara yönelik alacak talebinin ancak şirkete verilmesinin istenilebilecek olmasına göre, davanı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçilik alacakları · aciz vesikası · re'sen terkin · sorumluluk davası · pasif husumet ehliyeti · malvarlığına ilişkin dava · şirket müdürü · husumet ehliyeti
Benzer bu kararda… 6762 sayılı TTK nun 644 madde yollaması ile TTK'nun 553. madde hükümleri kapsamında davacı alacağından ötürü sorumlululuğun şirketin müdüründe olduğu, davalı ...'un «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığı, davalı ... kötü yönetimi ile şirketin «malvarlığını» kaybetmesine yol açtığı ve şirkette işçi olarak çalışan davacının alacaklarını alma imkanının ortadan kalktığı, dava konusu zararın «dolaylı zarar» olduğu, ancak ortada şirket olmadığından zararın doğrudan şirket müdüründen talep edebileceği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile 40.786,00 TL'nin 01/09/2010 takip tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacının, dava dışı «limited şirketin» eski çalışanı olduğu, «işçilik alacaklarının» hüküm altına alındığı iş mahkemesi kararının konu edildiği takipte alacağın tahsil edilemeyip dava dışı şirket aleyhinde «aciz vesikası» alındığı, şirketin gayrifaal olup vergi dairesince re’«sen terk» işlemi yapıldığı, davalıların şirketteki paylarını dava dışı kişilere devir ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
1- Dava, işçi alacakları ile ilgili icra takibinin sonuçsuz kaldığından bahisle TTK’nun 553 ve 644 maddesi uyarınca «şirket müdür» ve ortağı hakkında alacak istemidir.
Müdür aleyhine açılacak «sorumluluk davası», doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik içerir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5 E. 2012/20733 K.
Ortak:dolaylı zarar · kötüleme · şirket zararı · limited şirket · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… tfı ile 309. maddesi ve gerekse de 6102 sayılı ...'nın 644/1- a maddesi göndermesi ile 553. ve 556. maddeleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen «limited şirket müdürleri», bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olup, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hak …
Zira, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Somut uyuşmazlıkta, davalı müdürlerin kusurlu davranışları nedeniyle alacağın dava dışı şirketten tahsil edilememesi sureti ile davacı «şirketi zarara» uğrattıkları ileri sürüldüğüne göre, dava konusu edilen zararın davacı yönünden «dolaylı zarar» niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaYöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
2-Dava, davacı ve davalılardan ...’nın ortağı olduğu «limited şirketin» davalı ... tarafından kötü şekilde yönetilmesi sonucu şirketin ve dolayısıyla davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · malvarlığına ilişkin dava · şirket müdürü · tazminat davası · anonim şirket · havale · taşıyan
Benzer bu karardaTTK’nun «limited şirketlere» ilişkin düzenlediği hükümler arasında “Anonim şirket hükümlerine yapılan atıflar” başlığını «taşıyan» 556. maddesinde, «şirket yöneticilerinin sorumluluğu» hakkında «anonim şirketlerin» bu konudaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen 01.06.2010 «havale» tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden davanın reddine, 33.600,00 TL «tazminatın dava» tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Şti.’nin yarı oranında ortakları olup, davalı ... aynı zamanda anılan «şirketin müdürü» sıfatıyla şirketi tek başına «temsil» ve ilzama yetkilidir.
Davacı, davalı yöneticinin şirket «malvarlığını» azaltıcı eylemlerde bulunduğunu, «şirketi zarar» etmiş gibi göstererek kendi malvarlığını çoğalttığını ileri sürdüğü davada şirketin doğrudan, kendisinin ise dolaylı olarak yani şirkete verildiği iddia olunan zarardan dolayı uğradığı zararın tazminini istemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6692 E. 2013/10066 K.
Ortak:dolaylı zarar · kötüleme · limited şirket · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… tfı ile 309. maddesi ve gerekse de 6102 sayılı ...'nın 644/1- a maddesi göndermesi ile 553. ve 556. maddeleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen «limited şirket müdürleri», bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olup, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hak …
Zira, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Davacı tarafça, davalıların yetkilisi oldukları dava dışı «limited şirketten» olan alacağın tahsil edilememesinden kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOrtakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik gösterir.Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar.Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur.Bu nedenle ortak, mülga TTK’nın 309 ve 340. maddeleri uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.Somut olayda davacının ileri sürdüğü hususlar nedeniyle oluşan zarar doğrudan kendi üzerinde doğan bir zarar olmayıp, şirkete yönelik meydana gelen zarara ilişkindir.Bu itibarla davacının dava dışı şirketin yöneticisi olan davalı ...'e karşı açtığı davada ileri sürdüğü hususlara dayalı olarak şirketin uğradığı zararla ilgili olarak «maddi tazminat» isteminde bulunması mümkün ise de hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesini istemesi gerekli olup, açtığı davada kendisine verilmesini istemiş olması nedeniyle o …
2- Dava, davacı ile davalı ...'in ortağı olduğu «limited şirketin» davalı ... tarafından kötü yönetildiği, «defter» ve belgelerin usulüne uygun tutulmadığı, davalı ...'in «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, davalıların şirket hesabına girmesi gereken paraları kendi özel hesaplarına geçirdikleri iddialarına dayalı olarak meydana gelen zarar nedeniyle …
Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.Yöneticiler aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa ait olup, böyle bir davanın açılabilmesi genel kurulun veya ortaklar kurulunun bu yönde bir karar alması koşuluna bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı dağıtımı · kâr payı dağıtımı · rekabet yasağı · kar payı · oy yasağı · kâr dağıtımı · kâr payı · maddi tazminat
Benzer bu kararda4- Kabul şekline göre de, davalıların eylemleri nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zarara dayalı olarak açılan işbu davada «maddi tazminat» olarak hüküm altına alınan 9.017,00 TL'nin bilirkişiler tarafından hesaplanan davacının payına isabet eden kar tutarı olduğu anlaşılmıştır.Davada kar payına ilişkin bir istem olmadığı gibi «kar payı» istemine ilişkin davanın şirkete karşı açılması ve davadan önce «kar payı dağıtımına» ilişkin olarak alınmış, uygulanabilir bir kararın bulunması gerekmektedir.Somut olayda kar payına ilişkin bir iddia ve istem bulunmadığı halde mahkemece iddia ve i …
2- Dava, davacı ile davalı ...'in ortağı olduğu «limited şirketin» davalı ... tarafından kötü yönetildiği, «defter» ve belgelerin usulüne uygun tutulmadığı, davalı ...'in «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, davalıların şirket hesabına girmesi gereken paraları kendi özel hesaplarına geçirdikleri iddialarına dayalı olarak meydana gelen zarar nedeniyle …
… , savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararın 9.017,04 TL olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davacının «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile manevi tazminat isteminin ise paranın alım gücü, tarafların ekonomik durumu nazara alınarak kabulü gerektiği sonucuna varılarak, 9.017, …
Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik gösterir.Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar.Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur.Bu nedenle ortak, mülga TTK’nın 309 ve 340. maddeleri uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.Somut olayda davacının ileri sürdüğü hususlar nedeniyle oluşan zarar doğrudan kendi üzerinde doğan bir zarar olmayıp, şirkete yönelik meydana gelen zarara ilişkindir.Bu itibarla davacının dava dışı şirketin yöneticisi olan davalı ...'e karşı açtığı davada ileri sürdüğü hususlara dayalı olarak şirketin uğradığı zararla ilgili olarak «maddi tazminat» isteminde bulunması mümkün ise de hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesini istemesi gerekli olup, açtığı davada kendisine verilmesini istemiş olması nedeniyle o …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8965 E. 2018/2193 K.
Ortak:dolaylı zarar · kötüleme · limited şirket · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… tfı ile 309. maddesi ve gerekse de 6102 sayılı ...'nın 644/1- a maddesi göndermesi ile 553. ve 556. maddeleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen «limited şirket müdürleri», bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olup, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hak …
Zira, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Davacı tarafça, davalıların yetkilisi oldukları dava dışı «limited şirketten» olan alacağın tahsil edilememesinden kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
1- Dava, davacıların ortağı olduğu dava dışı «limited şirket» «yönetim kurulu» başkanının sorumluluğuna ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği gibi; Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanaat verici delil · yemin delili · yemin · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı ...' in dükkan satış bedelini şirket işlerinde kullandığını ispatlayamadığı, davalı savunmaları hakkında herhangi bir «kanaat verici delil» sunmadığı ve «yemin deliline» de dayanılmadığı gerekçesiyle davalının davacı ...'in payına düşen talebe konu şimdilik 625,00 TL den sorumlu olduğunun kabulü ile davacılardan ...' in davasının k …
1- Dava, davacıların ortağı olduğu dava dışı «limited şirket» «yönetim kurulu» başkanının sorumluluğuna ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5057 E. 2014/10946 K.
Ortak:dolaylı zarar · kötüleme · kusur · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaZira, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
… rin şirketin mevcut faaliyeti içerisinde ana sözleşmenin ve kanunun yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekle sorumlu oldukları, şirket adına imzalanan sözleşme ve «protokollerde» imzaların olmadığı yönündeki savunmaların dinlenemeyeceği, «acentelik» sıfatı ile yaptıkları işlemlerden müşteri hesaplarına istinaden «prim» bedellerini ödemeleri gerektiği, işlemlerin müdürlerce takip edildiği, ... sözleşmesindeki imzanın davalı şirket ortağına ait olduğu, müdürlerin kasden olmasa da ihmallerinden sorumlulukları doğrultusunda davacıya ödemesi gereken prim borçlarını ödemeyerek şirket bünyesinde kaldığı, şirket ortağının da bu doğrultuda haksız kazanca neden olduğu, denetim, kontrol, bilgi verme yükümlülüğüne de aykırı hareket ettikleri, müdürlerin sorumlu olmadıkları ve kusursuzluklarını belirleyecek bir dayanağın bulunmadığı, kaldı ki şirketin mal varlığına da rastlanmadığı, «sermaye artırımı» yapan şirket bünyesinde davacının alacağını tahsil imkansızlığının oluştuğu, «iflas» kararı verildiği, bu durumda eyleme neden olan davalıların konuları ve sorumlulukları doğrultusunda ihmalleriyle de sorumlu olup, hukuki müeyyidenin aynen veya nakden tazmin olduğu, «kusur» ve ihmal ile zarar arasında «illiyet bağının» bulunduğu, yapılan takip ve davalar nedeniyle alacağın tahsilinde şirkete karşı sonuçsuz kalması ve nihayetinde davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 116.645,19 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… tfı ile 309. maddesi ve gerekse de 6102 sayılı ...'nın 644/1- a maddesi göndermesi ile 553. ve 556. maddeleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen «limited şirket müdürleri», bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olup, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hak …
Benzer bu karardaYönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Mülga 6762 sayılı TTK hükümleri uyarınca «anonim şirketlerde» yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen yönetim ve denetim kurulu üyeleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Bu sorumluluk, «kusur» ilkesine dayanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye koyma borcu · yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu · kusursuzluk ispatı · idari para cezası · sermaye taahhüdü · ortaklık sıfatı · yönetim kurulu üyeliği · anonim şirket yönetim kurulu
Benzer bu karardaD.. ve davacı, aynı tarihli genel kurul toplantısında üç yıllığına «yönetim kurulu üyeliğine» seçilmiş, diğer davalı ise «ortaklık sıfatı» dışında bir faaliyette bulunmamış, her iki davalı da bilahare 06.07.2007 tarihinde hisselerini devrederek dava dışı şirketten ayrılmıştır.
VUK'nun 10. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyelerinin şirketin vergi ve buna bağlı borçları yönünden sorumluluğu fer'i niteliktedir.Yani borcun asıl yükümlüsü olan şirkete başvurulmadan ve başvurunun sonuçsuz kaldığı anlaşılmadan «yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna» gidilemez.
A.Ş.'nin ortağı oldukları, davalıların şirketin ½ hissesine sahip bulundukları bu dönemde EPDK tarafından şirkete 57.156.00 TL «idari para cezası» verildiği, kesinleşen para cezasının davacı tarafından 25.03.2011 tarihinde ödendiği, ödenen miktardan davalıların hisseleri oranında sorumlu oldukları gerekçesiyl …
Bir ortak şirkete karşı asli borcu olan «sermaye taahhüdünü» «ifa» etmiş ise «sınırlı sorumluluğu» da sona ermiş olur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13409 E. , 2018/6594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/02/2016 tarih ve 2012/313-2016/84 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 23/10/2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Sigorta ve Reasürans ... Ltd. Şti'den alacaklı olduğunu, prim alacağına ilişkin ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/326 E. sayılı dosyası ile 64.626,23 TL alacağa hükmedildiğini, bu alacağın tahsili için takip başlatıldığını ancak, şirketin malvarlığının tesbit edilemediğini, 07/07/2008 tarihinde 116.645,19 TL tutarlı aciz vesikası aldıklarını, ceza yargılamasının da bulunduğunu, şirket hakkında açılan iflas davasının ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/404 E. sayılı dosya ile sonuçlandığını, tasfiyenin yapıldığını, şirketin mal varlığı olmadığı için iflasın kapatılmasına karar verildiğini, davalıların şirketin hissedarı ve yetkilisi olup, ...'nın 336. m. ve BK hükümleri gereği sorumlu olduklarını ileri sürerek, 116.645,19 TL'nin 01/07/2008 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, müdürlerin şirketin mevcut faaliyeti içerisinde ana sözleşmenin ve kanunun yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekle sorumlu oldukları, şirket adına imzalanan sözleşme ve protokollerde imzaların olmadığı yönündeki savunmaların dinlenemeyeceği, acentelik sıfatı ile yaptıkları işlemlerden müşteri hesaplarına istinaden prim bedellerini ödemeleri gerektiği, işlemlerin müdürlerce takip edildiği, ... sözleşmesindeki imzanın davalı şirket ortağına ait olduğu, müdürlerin kasden olmasa da ihmallerinden sorumlulukları doğrultusunda davacıya ödemesi gereken prim borçlarını ödemeyerek şirket bünyesinde kaldığı, şirket ortağının da bu doğrultuda haksız kazanca neden olduğu, denetim, kontrol, bilgi verme yükümlülüğüne de
aykırı hareket ettikleri, müdürlerin sorumlu olmadıkları ve kusursuzluklarını belirleyecek bir dayanağın bulunmadığı, kaldı ki şirketin mal varlığına da rastlanmadığı, sermaye artırımı yapan şirket bünyesinde davacının alacağını tahsil imkansızlığının oluştuğu, iflas kararı verildiği, bu durumda eyleme neden olan davalıların konuları ve sorumlulukları doğrultusunda ihmalleriyle de sorumlu olup, hukuki müeyyidenin aynen veya nakden tazmin olduğu, kusur ve ihmal ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, yapılan takip ve davalar nedeniyle alacağın tahsilinde şirkete karşı sonuçsuz kalması ve nihayetinde davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 116.645,19 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ile ... ve ... temyiz etmiş, ... ve ... yönünden mahkemece temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiş ise de, anılan davalılarca işbu karar temyiz edilmemiştir.
Davacı tarafça, davalıların yetkilisi oldukları dava dışı limited şirketten olan alacağın tahsil edilememesinden kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2. maddesi gereğince, gerek zarar doğrucu olduğu iddia edilen eylemin vuku bulduğu tarihte yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı ...'nın 556. maddesi atfı ile 309. maddesi ve gerekse de 6102 sayılı ...'nın 644/1- a maddesi göndermesi ile 553. ve 556. maddeleri uyarınca yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen limited şirket müdürleri, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olup, müdür aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa aittir. Ayrıca, yukarıda açıklandığı üzere, zarar gören alacaklıların da müdür aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır.
Zira, müdürün ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağından alacaklı dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. Somut uyuşmazlıkta, davalı müdürlerin kusurlu davranışları nedeniyle alacağın dava dışı şirketten tahsil edilememesi sureti ile davacı şirketi zarara uğrattıkları ileri sürüldüğüne göre, dava konusu edilen zararın davacı yönünden dolaylı zarar niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davanın mülga 6762 sayılı ...'nın 309. maddesi kapsamında açılan bir dava olup, böyle bir davanın ancak hükmedilecek tazminatın dava dışı şirket lehine hüküm altına alınması istemli olarak açılabileceği, davacı tarafça tazminatın bizzat kendisine ödenmesinin talep edilmesi karşısında işbu davanın dinlenemeyeceği nazara alınarak davanın reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'e verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 23/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/463124500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz