6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket zararı tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5 E. 2012/20733 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket yöneticisinin sorumluluğu ttk 309/4 dolaylı zarar kötüleme yönetici sorumluluğu malvarlığına ilişkin dava şirket müdürü şirket zararı tazminat davası anonim şirket limited şirket havale taşıyan temsil görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 309TTK 336TTK 340

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen 01.06.2010 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden davanın reddine, 33.600,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılardan ... yönünden verilen hükme yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacı ve davalılardan ...’nın ortağı olduğu limited şirketin davalı ... tarafından kötü şekilde yönetilmesi sonucu şirketin ve dolayısıyla davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.

Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa ait olup, böyle bir davanın açılabilmesi genel kurulun bu yönde bir karar alması koşuluna bağlıdır. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortak tarafından açılacak dava, ortaklığın dava açabilmesi için alınması gerekli genel kurul kararına bağlı da değildir. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortak TTK’nun 309 ve 340. maddeleri uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.

Somut olayda davacı ve davalılardan ....., Harıpçılar Ltd. Şti.’nin yarı oranında ortakları olup, davalı ... aynı zamanda anılan şirketin müdürü sıfatıyla şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkilidir. TTK’nun limited şirketlere ilişkin düzenlediği hükümler arasında “Anonim şirket hükümlerine yapılan atıflar” başlığını taşıyan 556. maddesinde, şirket yöneticilerinin sorumluluğu hakkında anonim şirketlerin bu konudaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı yöneticinin şirket malvarlığını azaltıcı eylemlerde bulunduğunu, şirketi zarar etmiş gibi göstererek kendi malvarlığını çoğalttığını ileri sürdüğü davada şirketin doğrudan, kendisinin ise dolaylı olarak yani şirkete verildiği iddia olunan zarardan dolayı uğradığı zararın tazminini istemiştir. Yöneticilerin sorumluluğu genel olarak TTK’nun 336 ve 337. maddesinde düzenlenmiştir. Limited şirket yöneticileri hakkında da geçerli olan bu hükümler uyarınca şirket yöneticisi hakkında ortakların ve şirket alacaklılarının tazminat davası açma hakkını düzenleyen TTK’nun 340. maddesinde 309. maddeye yapılan atıf uyarınca hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesi gerekmektedir. Davacı ise şirket yöneticisine karşı açtığı sorumluluk davasında tazminatın kendisine verilmesini istemiş olup, şirkete verilmesi yönünde bir istemi olmadığından usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğinden, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin davalı ...’ya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirket yöneticisinin sorumluluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1739 E. 2013/18575 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kar payı dağıtımı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6692 E. 2013/10066 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8965 E. 2018/2193 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Şirket zararı tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18180 E. 2015/2931 K.

    Ortak: · Şirket zararı tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/5 E.  ,  2012/20733 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Datça Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.07.2010 tarih ve 2006/13-2010/204 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.12.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü

Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...'nın 26.11.1993 tarihinde “Harıpçılar Turizm Ticaret İhr. İth. San. Ltd. Şti.”ni kurduklarını, şirketin kurulduğu 1993 yılından bu yana bir çok iş kolunda faaliyet gösterip, yoğun bir çalışma içinde olduğu halde bilançolar ve maliye kayıtlarına göre çoğu yıllarda zarar etmiş göründüğünü, şirketin kuruluşundan beri müdürü olan davalı ...'nın şirketi basiretli bir tacir gibi yönetmediğini, aslında şirketin kar etmiş olmasına rağmen davalı ...’in bu karları şirkete değil kendi malvarlığına aktardığını, şirketten elde ettiği gelirlerle kardeşi ... adına kamyonlar, traktör ve iş makineleri satın aldığını, bu araçların şirketin malvarlığı ve kazancıyla satın alındığını, müvekkilinin bu nedenle doğrudan ve dolaylı olarak zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL alacağın (tazminatın) yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın dayanağının olmadığını ve varsayımlardan ibaret olduğunu savunarak, reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin davacının hissedarı olduğu şirketle hiçbir ilişkisinin bulunmadığını savunarak, müvekkili hakkındaki davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, benimsenen 01.06.2010 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden davanın reddine, 33.600,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılardan ... yönünden verilen hükme yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davacı ve davalılardan ...’nın ortağı olduğu limited şirketin davalı ... tarafından kötü şekilde yönetilmesi sonucu şirketin ve dolayısıyla davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.

Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa ait olup, böyle bir davanın açılabilmesi genel kurulun bu yönde bir karar alması koşuluna bağlıdır. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortak tarafından açılacak dava, ortaklığın dava açabilmesi için alınması gerekli genel kurul kararına bağlı da değildir. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar.

Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortak TTK’nun 309 ve 340. maddeleri uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.

Somut olayda davacı ve davalılardan ....., Harıpçılar Ltd. Şti.’nin yarı oranında ortakları olup, davalı ... aynı zamanda anılan şirketin müdürü sıfatıyla şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkilidir. TTK’nun limited şirketlere ilişkin düzenlediği hükümler arasında “Anonim şirket hükümlerine yapılan atıflar” başlığını taşıyan 556. maddesinde, şirket yöneticilerinin sorumluluğu hakkında anonim şirketlerin bu konudaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı yöneticinin şirket malvarlığını azaltıcı eylemlerde bulunduğunu, şirketi zarar etmiş gibi göstererek kendi malvarlığını çoğalttığını ileri sürdüğü davada şirketin doğrudan, kendisinin ise dolaylı olarak yani şirkete verildiği iddia olunan zarardan dolayı uğradığı zararın tazminini istemiştir.

Yöneticilerin sorumluluğu genel olarak TTK’nun 336 ve 337. maddesinde düzenlenmiştir. Limited şirket yöneticileri hakkında da geçerli olan bu hükümler uyarınca şirket yöneticisi hakkında ortakların ve şirket alacaklılarının tazminat davası açma hakkını düzenleyen TTK’nun 340. maddesinde 309. maddeye yapılan atıf uyarınca hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesi gerekmektedir. Davacı ise şirket yöneticisine karşı açtığı sorumluluk davasında tazminatın kendisine verilmesini istemiş olup, şirkete verilmesi yönünde bir istemi olmadığından usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğinden, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin davalı ...’ya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılardan ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ...’ya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...'ya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066745800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.