6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yurt dışı tescilli tasarımın ithalinde haksız rekabetin sınırı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3406 E. 2023/3810 K. · · İlk derece: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Gerekçe özeti

Türkiye'de tescilli olmayan, yurt dışı tescilli bir tasarımın ithal edilip satışa sunulması tek başına haksız rekabet değildir; haksız rekabet için ürün üzerinde davacıyla özdeşleşen bir ibare/ayırt edici işaret kullanılarak iltibas yaratılması ve ürünün davacıyla özdeşleşmiş özgün bir ürün olduğunun ispatı gerekir. İltibası önleyici işaret (kendi markası) kullanan davalının eylemi haksız rekabet oluşturmaz; bu, ithalatçıdan satın alan satıcı bakımından da geçerlidir.

Ele alınan sorunlar

Yurt dışında tescilli tasarımın Türkiye'de ithal edilip satışa sunulmasının haksız rekabet teşkil edip etmediği → ret

İddia: Davacı, müvekkili adına yurt dışında (Hong Kong/Çin) tescilli tasarımların ayırt edilemeyecek kadar benzeri ürünlerin davalılarca promosyon amacıyla üretilip piyasaya sunulmasının ve elde bulundurulmasının 6762 sayılı Kanun m.57/5 kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu, sorumluluk için kusurun şart olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yurt dışında tescilli bir tasarımın ithal edilerek yurt içinde satışa sunulması tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Haksız rekabetin varlığı için, davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılması suretiyle iş ürünleri ve bunları pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerekir. Somut olayda satışa sunulan hediyelik eşyada davalı Pfizer firmasının markası ve alan adı kullanılarak iltibası önleyici tedbirler alınmış olduğu gibi, davacı tarafça daha önce satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün olduğu ve yaygın kullanım/tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleştiği de ispat edilememiştir. Türkiye'de tescilsiz tasarımlar herkesin serbest kullanımına açık olup uyuşmazlık genel hükümlere göre çözülür; tescilli tasarımdan bile daha uzun korumaya yol açacak biçimde koruma sağlanamaz. Bu tespitler ithalatçıdan satın alan davalılar bakımından da geçerli olduğundan davanın reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yurt dışında tescilli, Türkiye'de tescilsiz tasarımın ithal-satışında haksız rekabetin ancak davacıyla özdeşleşen işaret üzerinden iltibas ile doğacağı; iltibası önleyici kendi markasını taşıyan ürünün ve ithalatçıdan alan satıcının haksız rekabet oluşturmayacağı yönünden emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet iltibas tescilsiz tasarım ayırt edici işaret promosyon ürünü

Atıf yapılan mevzuat: 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 566762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 57/5

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1318 E. 2023/4446 K.

    Ortak: · Haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3406 E.  ,  2023/3810 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/106 Esas, 2021/169 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2014/336 E., 2018/1010 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin USB FLASH SÜRÜCÜ VE KALEMLİ KART YUVASI adlı tasarım ile ile USB BELLEK CİHAZI VE KALEMLİ KARTVİZİT KUTUSU isimli tasarımın maliki olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu ürünlerinin Hong Kong Marka ve Patent Ofisi ve Çin Marka ve Patent Ofisi nezdinde tescilli olduğunu, bu ürünlerin ayırt edilemeyecek kadar aynısı ve/veya benzeri olan USB flash sürücülü ve kalemli kartvizitlerin davalılardan Pfizer İlaçları Lmimited Şti.'nin adresinde depolandığı istihbaratı üzerine Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/610 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit davası ikame edildiğini, müvekkili ürünlerin ayırt edilemeyecek ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan USB flash sürücülü ve kalemli kartvizitliklerini müvekkil şirket ürünleriyle açıkça iltibas yaratacak şekilde kullanan promosyon amaçlı olarak üreten ve/veya ürettiren, piyasaya sunan, promosyon amaçlı satışını gerçekleştiren her çeşit ticaretinn yapan ve/veya yaptıran, piyasada çeşitli firmalara dağıtarak sipariş için teklifte bulunan ve siparişleri alan her türlü tanıtım vasıtalarında kullanan ve sergileyen davalıların bu tecavüzlerinin ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek müvekkili şirketin maddi ve manevi tazminat talep ve dava hakları ile her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, davalıların tecavüzlerinin ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, dava konusu ürünlerle ilgili basılı evraklara broşürlere, ambalajlara ve tanıtım vasıtalarına el konulmasına, toplanmasına, imhasına, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 58 inci maddesine binaen davalıların tecavüz ve haksız fiilerinin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalıların ayrı ayrı 3.000,00 TL maddi tazminat ve davalıların ayrı ayrı 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Türkmak Makine San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ürünlerin yenilik ve ayırt edicilik şartlarına haiz olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Pfizer İlaçları Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın Çin ve Hong Kong'taki tescilleri Türkiye'de tasarımının himayesini sağlamadığını, davaya konu edilen USB'li kartvizitliklerin müvekkili tarafından tedarikçi sıfatına haiz firmaların katıldığı ihale ile bu ihaleyi kazanan diğer davalıdan temin ettiğini, müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ticari amaçla elinde bulundurmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin "USB FLASH SÜRÜCÜ VE KALEMLİ KART YUVASI" isimli ürünün Hong Kong Marka ve Patent Ofisi nezdinde 02.10.2007 tarih ve 0702437.5 numara ile ve "USB BELLEK CİHAZİ VE KALEMLİ KARTVİZİT KUTUSU" isimli ürünün Çin Marka ve Patent Ofisi nezdinde 01.11.2007 tarih ve ZL200730339945.7 numara ile tescilli ürünlerin sahibi olduğu, bu ürünlerin davacı adına Hong Kong/Çin marka ve patent ofisi nezdinde tescilli olduğu, dava tarihi itibariyle davacı adına bu ürünler için Türkiye' de yapılmış bir tescil ve alınmış patent bulunmadığı, davacıya ait bu ürünler ile ayırt edilemeyecek aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan USB flash sürücülü ve kalemli kartvizitliklerini dava dışı Tuem İç ve Diş Ticaret Ltd.

Şti. tarafından yurtdışından ithal edildiği ve davalı Türmak tarafından da satın alındığı, diğer davalı Pfizer'in de Türmak'tan ürünleri satın aldığı, dava dışı Tuem İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. aleyhine mahkememiz davacısı tarafından aynı dava konusu nedeniyle açılan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/972 E., 2015/360 K. sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiği, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/114 E., 2016/5324 K. sayılı ilamı ile onandığı ve kararın kesinleştiği, dava konusu ithal edilen bu ürünlerin davacıya ait ürünlerin birebir aynısı olduğu, ürünler arasında iltibas bulunduğu, tacir olan davalıların davacıya ait ürünler ile satın aldıkları ürünler arasında iltibas olduğunu bilmeleri gerektiği, dolayısıyla davalıların kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, haksız rekabetin oluşması için davalının kusurlu olmasının da şart olmadığı, davalıların şahsi amaçlı olarak ürünleri bulundurmadıkları, ticari faaliyetleri gereğince ürünleri satın aldıkları ve ellerinde bulundurdukları, iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak unsurlarının somut olayda oluştuğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalıların bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varıldığı, davacı şirketin maliki olduğu "USB FLASH SÜRÜCÜ VE KALEMLİ KART YUVASI" isimli ürün ile "USB BELLEK CİHAZİ VE KALEMLİ KARTVİZİT KUTUSU" isimli ürün ile iltibas oluşturan davalı Türmak tarafından satın alınan ve diğer davalı Pfizer'e satılan Usb Flash Sürücülü ve Kalemli Kartvizitliklerin davalılar tarafından ithalinin, satışının, dağıtımının ve herhangi bir şekilde piyasaya sürülmesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, davalıların bu eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine, Usb Flash Sürücülü ve Kalemli Kartvizitliklere, bu ürünlerle kullanılan basılı evraklara, broşürlere, ambalajlara ve tanıtım araçlarına el konulmasına, toplatılmasına ve imhasına, ithal edilen Usb Flash Sürücülü ve Kalemli Kartvizitliklerin üretmeye yarayan araç ve makinalara el konulması toplanması ve imhası taleplerinin ürünlerin yurt dışından ithal edildiği, belirli somut bir araç ve gereç isim ve adresi bildirilmediği ve şartları oluşmadığı anlaşılmakla reddine, iltibas yaratan ürünlerin ithali nedeniyle davacının ne kadar zarara uğradığının tam olarak belirlenmesi mümkün olmadığı, bu nedenle 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun(818 sayılı Kanun) 42 nci maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi nazara alınarak her bir davalı yönünden takdiren 2.000,00 TL maddî tazminat takdirine, davalıların basiretli tacir gibi davranmayarak, gerekli izni almaksızın davacı ürünleri ile iltibas oluşturacak ithal edilen ürünleri ticari faaliyetlerinde kullanmaya devam etmesinin kusurlu bir davranış olduğu, bu suretle haksız eylemin manevi tazminatı da gerektirdiği, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, fiilin ve kusurun ağırlığı karşısında her bir davalı yönünden 1.000,00 TL manevî tazminat takdirine, davacı tarafça haksız rekabetin oluştuğu tarihten itibaren ticari faiz istenmiş olduğu değerlendirildiğinde hükmedilen miktarlara delil tespit tarihi olan 28.12.2009 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davalı Türmak Mak. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararına dayanak aldığı Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/610 E. sayılı tespit dosyası ile Mahkemenin kararına dayanak aldığı bilirkişi raporları haksız rekabetin öncelikle tespitini ve buna göre tazminat oranını belirlemek açısından yerinde olmadığını, Mahkemenin öncelikle ortada haksız rekabetin olup olmadığını tespit etmesi gerektiğini, davacının fiilin gerçekleştiği tarihte Türkiye’de herhangi bir ticaretinin olup olmadığı hususunun netleştirilmesi ve gerçekte bir haksız rekabetin olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerektiğini bu yönüyle eksik kalan incelemenin bu eksiklikten kaynaklı verilen haksız rekabetin oluştuğu kararının ve bu nedenle müvekkil aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminat kararının reddini talep ettiklerini, ayrıca İstanbul 13.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/972 E., 2015/360 K. nolu dosyası ile müvekkilin grup şirketi olan ve ithalat işlemlerini yürüten Tuem İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında da aynı haksız rekabet fiili iddiası ile tazminata hükmedilmiş olup, mahkemeye bu dosyayı sunmuş olmalarına ve usul ekonomisi açısından da mükerrer tazminat talebinin sözkonusu olduğunu belirtmiş olmalarına rağmen bu yönüyle Mahkemenin müvekkil aleyhine verdiği maddi, manevi tazminat kararının reddi gerektiğini, söz konusu emsal gösterilen dosyada davalı olan Tuem İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. promosyon işi yapan müvekkilin ithalat ihracat işlemlerini yapan diğer firması olup, grup firması olduğunu, somut olayda da Tuem İç ve Dış Tic.

Ltd. Şti. dava konusu ürünlerin ithalatını gerçekleştirdiğini, kardeş kuruluşu Türmak firmasına fatura ettiğini, dava konusu ürünlerin ihalesini alan davalı müvekkil Türmak olup, ürünleri ithal eden Tuem bu nedenle de ürünleri kardeş firması Türmak’a fatura ettiğini, somut davada hem Tuem hem de Türmak bu ticari işlemlerden dolayı iki kez ticari kazanç elde etmiş firmalar olmayıp, aksine biri ihaleyi almış, diğeri de ithalatı yaparak arada sadece fatura keserek bir işlem yapmış iki firmaya ayrı ayrı açılan haksız rekabet ve tazminat davaları usul ekonomisi açısından da mükerrer tahsilat sonucuna sebep olmuşken, bu yönü ile mükerrer tahsilatı belgeleyen Mahkemenin kararı bu yönüyle de haksız bir karar olup, reddi gerektiğini, fiili durumda müvekkil hakız rekabete konu USB Flash Sürücü ve Kalemli Kartvizit Yuvası ve USB Bellek Cihazı ve Kalemli Kartvizit Kutusunu kardeş şirketi Tuem İç ve Dış Ticaret Ltd.

Şti. üzerinden ithal ettiğini ve Tuem de ihale sahibi olan müvekkile sözkonusu ürünleri fatura ettiğini, ortada iki ticari kazanç olmayıp, bu nedenle sanki müvekkil, mükerrer kazanç elde etmiş gibi mükerrer tahsilat sonucunu doğuran maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, somut olayda haksız rekabetin varlığı için de davacının Türkiye sınırları içinde dava konusu ürünlerin ticaretini yaptığını müvekkilin kendisine eylemi ile zarar verdiğini, ticaretine engel olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının Türkiye sınırları içinde bugüne kadar ilgili ürünlerin ticaretini yaptığını da tevsi eden bir belge sunamadığını, Mahkemenin müvekkil aleyhine hükmettiği tazminat miktarını ortada olmayan hangi kazancı baz aldığı da hükmün bu yönüyle de irdelenerek reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Pfizer İlaçları Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hükümde belirtildiği gibi piyasaya sunma, ithal etme ithal etme, satış yapma, dağıtım yapma gibi bir durumu bulunmadığını, müvekkil şirketin Mahkemece gerekçeli kararda belirtildiği hiçbir eylemi ve konumu bulunmadığını, müvekkil şirket sağlık sektöründe dünya çapında bilinen ilaç üretimi, dağıtımı ve pazarlaması ile iştigal eden bir firma olduğunu, dava konusu ürünlerin müvekkil şirketin faaliyet alanı içerisinde olmadığını, müvekkil şirketin söz konusu ürünlerin üreticisi, satıcısı, ithalatçısı piyasaya sunanı olmadığını, ticari amaçla elinde bulundurmadığını, müvekkil şirketin bu ürünleri bilerek ya da bilmeyerek satışa arz etmediğini, müvekkili şirketin bu ürünleri ticari işletmenin gerekleri bakımından promosyonel olarak satın aldığını, satın aldığı diğer davalıya iade ettiğini, müvekkili şirketin dava konusu USB'li kartvizitlikleri tedarikçi sıfatına haiz firmaların katıldığı ihale ile bu ihaleyi kazanan Türmak Makine San.

ve Tic. A.Ş.’den tedarik ettiğini, müvekkil şirket ihale ile ürünleri tedarik ettiği diğer davalı Türmak Makine San. ve Tic. A.Ş.’den fikri mülkiyet haklarına aykırı hareket etmeyeceği, ürünün patentli olmadığı, bu bilginin aksi olduğunda doğabilecek her türlü zarar ve sorumluluğun Türmak’a ait olacağı hususunda diğer davalı Türmak’tan yazılı olarak taahhüt aldığını, aynı zamanda sözleşmenin ek niteliğindeki Pfizer Politikaları adlı şartnamade diğer davalı Türmak’ın müvekkil şirket ile olan çalışmalarında fikri haklarda her türlü yasal ve etik normlara riayet etmesi gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, müvekkil şirket kartvizitlikleri temin etmeden önce emtiaların TPMK nezdinde tescil ettirilmiş olup olmadığını araştırdığını ve bu emtilara ilişkin herhangi bir tescil kaydının olmadığı bilgisini aldığını, müvekkil şirket;

ürünlerin Türkiye’de tescilli olmadığını tespit etmesine, şartnamesinde fikri haklarda her türlü yasal ve etik normlara riayet edilmesi gerektiğini açıkça beyan etmesi ve kendisinden beklenenden de fazla özeni göstermesine rağmen ürünlerin ihtilaflı hale gelmesi akabinde, ürünlerin dağıtımı dahi yapılmadan derhal diğer davalıya iade edildiğini, davacının; Çin ve Hong Kong’daki tescilli tasarımlarını Türkiye’de tescil ettirmediği gibi ürünlerini Türkiye’de satışa sunmadığını, pazarlamadığını ya da başka türlü faaliyette bulunmadığını, dolayısıyla öncelikle rekabet bulunmadığından haksız rekabetin oluşmasının mümkün olmadığını, davacının Çin ve Hong Kong Devletleri nezdindeki tescillere dayanarak Türkiye'de hak iddia edebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olaya uygulanacak olan 6762 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca, haksız rekabet, aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali olduğu, aynı yasanın 57 nci maddesinin beşinci fıkrasında, haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibas meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtildiği, dava konusu ürünleri promosyon olarak kullanmak üzere davalı Pfizer'in açtığı ihaleyi diğer davalı kazandığı ve ürünleri yurtdışından davacı dışındaki başka şirketlerden tedarik etmek suretiyle davalı Pfizer'e teslim ettiği, davaya konu ürünlerin ithalatçısı Tuem İç ve Dış Tic.

A.Ş. hakkında aynı sebeblere dayalı olarak açılan davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/972 E., 2015/360 K. sayılı 25.05.2015 tarihli ilamı ile haksız rekabetin tesbiti engellenmesi için açılan davada davanın kabulüne karar verildiği, ithalatçı hakkında açılan davada verilen hükmün temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin nin 2016/10703 E., 2018/6467 K. sayılı ve 10.8.2018 tarihli ilamı ile dava konusu ürünlerin ithalinin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususunun incelendiği "... dava konusu ürünler uzun yıllar önce yurt dışında piyasaya sunulmuş ve Türkiye'de herhangi bir kişi adına tescilli tasarım niteliğinde olmadıklarına göre, ilke olarak söz konusu tescilsiz tasarımlar herkesin serbestçe kullanımına açık olup, bu tasarımların uygulandığı ürünler nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar da genel hükümlere göre çözümlenecektir.

O halde, somut uyuşmazlıkta da yukarıda açıklanan ilke ve TTK'nın 56. ve 57/5. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gereklidir.

İlk defa yurt dışında kamuya sunulmuş bir tasarımın belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmesi durumunda Türkiye'de bu tasarımı ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak bu tasarımın kullanıldığı ürünü tanıtmış ve bir başkasının da tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu tasarımı aynen kullanmaya kalkışmış olması bu davranışı haksız rekabet olarak nitelemeye yeterli değildir.

Haksız rekabetin varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması (iltibas oluşturması) gerekir.

Yukarıda da açıklandığı üzere, haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez.

Böyle bir üstün hakkın varlığının kabülü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez.

Mahkemece, açıklanan ilkeler ve somut olayın özelliklerine uygun düşmeyen şekilde davacı adına yurt dışında tescilli tasarıma konu ürünlerin benzerinin Türkiye'de davalı tarafından ithal edilerek satışa konu edilmesi haksız rekabet olarak nitelendirilmiş ise de, yurt dışında tescilli bir tasarımın ithal edilerek yurt içinde satışa sunulması tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Haksız rekabetin meydana gelebilmesi için Dairemizin 21.03.2008 tarih ve 1816/3687 sayılı "Prizmatik Modüler Su Depoları" kararında da belirtildiği üzere, davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerekmekte olup, somut olayda, davalı tarafça satışa sunulan hediyelik eşyada (Flash Bellekli ve Kalemli Kartlık) "pfizer" firmasının markası ve alan adı kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbirler alınmış oldugu gibi, daha önce davacı tarafça satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün ve yaygın kullanım ve tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğu da ispat edilemediğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle özgün olduğu dahi kanıtlanamayan tescilsiz tasarıma, tescilli tasarımlardan bile daha uzun süre koruma imkanı sağlayacak surette davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 11.05.2016 tarih ve 114/5324 sayılı ilamıyla onanmış ise de;

yukarıdaki gerekçelerle davalı vekilinin karar düzeltme talebi yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir..." denildiği, davacı ürünlerine benzer ürünlerin ithalatının haksız rekabet teşkil etmeyeceğine dair tespitler, ithalatçıdan satın alan davalılar bakımından da geçerli olup ,Türkiye'de tescilli bulunmayan ürünlerin üzerinde davacı şirket ile özdeşleşen bir ibare ya da ayırt edici bir işaret kullanılmadığı sabit olup, promosyon olarak kullanılacağından Pfizer ibaresi yazılı bulunduğunun sabit olduğu, haksız rekabetin gerçekleşmesi için, davacı ile özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerektiğinden, davalıların benzer ürünleri ithalatçıdan satın alması ve bayilere ücretsiz dağıtımının da haksız rekabet teşkil etmeyeceği, o halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne haksız rekabetin tesbiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Hong Kong Marka ve Patent Ofisi nezdinde tescilli <

> adlı tasarım ile Çin Marka ve Patent Ofisi nezdinde tescilli <

> adlı tasarımın maliki olduğunu, davalı yanın haksız rekabet oluşturan fiil ve eylemlerinin dosyaya sundukları dilekçeler, deliller ve Yerel Mahkemece dosya kapsamında verilmiş olan karar ile sübuta erdiğini, müvekkil şirket adına tescilli tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar aynısı olan USB flash sürücülü ve kalemli kartvizitliklerinin davalılar tarafından açıkça iltibas yaratacak şekilde kullanıldığını, promosyon amaçlı olarak üretildiği ve/veya ürettirildiği, piyasaya sunulduğu, promosyon amaçlı satışının gerçekleştirildiğinin her çeşit ticaretinin yapıldığı ve/veya yaptırıldığı, piyasada çeşitli firmalara dağıtılarak sipariş için teklifte bulunulduğu ve siparişler alındığı ve her türlü tanıtım vasıtalarında kullanıldığı ve sergilendiği ve işbu tecavüzlerin ve haksız rekabetin oluştuğunın ortada olduğunu, davalıların ticari faaliyetleri gereğince ürünleri satın almaları ve şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun ellerinde bulundurmalarına yönelik fiillerinin açıkça haksız rekabet halinin bulunduğunu gösterdiğini, söz konusu fiillerin gerçekleşmiş olduğunun dosyada mevcut olan bilirkişi raporları ile de sübut bulduğunu, müvekkili şirketin ispatlaması gereken başka bir hususun bulunmadığını, davalıların 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında sorumlu tutulması gerektiğini, davalıların bu halde sorumlu olmaları için de ayrıca kusurlu olup olmadığının tespitinin şart olmadığını, davalılardan Pfizer İlaçları Ltd.

Şti.’nin Türk Ticaret Kanunu kapsamında basiretli bir tacir olarak davranmadığı görülmekte olup, bu dosya kapsamında sorumluluktan kurtulabilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu ürünlerin müvekkil şirketin dava konusu orijinal ürünleri olmayıp, işbu orijinal ürünlerin birebir benzeri olan taklit ürünler olduğunu, davalılardan Pfizer İlaçları Ltd. Şti.'nin dava konusu taklit ürünleri ticari amaçla elinde bulundurduğu ve promosyon olarak ürünleri piyasaya sunduğunu, davalı Pfizer İlaçları Ltd. Şti.'nin, 6102 sayılı Kanun anlamında basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, üstleneceği yükümlülüklerin kapsam ve sonuçlarını araştırarak diğer tacirlerle hukuki ilişkiye girmesi gerektiğini, davalı Pfizer İlaçları Ltd.

Şti.'nin, dava konusu ürünleri temin etmek amacıyla açmış olduğu ihalede, tedarikçi firmalarından fiyat teklifi alırken gönderdiği ve sipariş vereceği ürünlerin numunelerini gösterir belgelerden de anlaşıldığı üzere müvekkil şirketin dava konusu ürünlerinin benzeri olan ürünleri ürettirme ve satın alma amacını taşıdığını, bu hususun dava dosyasında mübrez bilirkişi raporları ile de sübuta erdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940679900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/106 E. 2021/169 K.

Tescilsiz tasarımın ithalinde iltibas unsuru bulunmadan haksız rekabet oluşmaz

Gerekçe özeti

Yurt dışında tescilli, Türkiye'de tescilsiz bir tasarımın ithal edilerek yurt içinde satışa sunulması veya dağıtılması, tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Haksız rekabetin varlığı için, tasarımın Türkiye'de ilk kullanıcısının emek ve tanınmışlığından haksız yararlanmaya ilaveten, davacı ile özdeşleşen bir ibare ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılması suretiyle ortalama tüketici nezdinde iki firma arasında iltibasa yol açılması şarttır; bu iltibas unsuru bulunmadıkça, ürünün ithalatçıdan satın alınıp promosyon olarak ücretsiz dağıtılması dahi haksız rekabet teşkil etmez.

Emsal değeri

Yurt dışında tescilli ancak Türkiye'de tescilsiz tasarımların ithal edilerek satışa sunulmasının haksız rekabet sayılabilmesi için, salt tanınmışlıktan yararlanmanın yetmediğini, davacı ile özdeşleşen ibare/işaret kullanımı yoluyla iltibas oluşması gerektiğini vurgulaması yönünden emsal değer taşımaktadır; kararın gerekçesi ayrıca Yargıtay 11. HD'nin aynı olay örgüsüne ilişkin bozma ilamındaki ilkeleri benimseyerek oluşturulmuştur.

Kavramlar: haksız rekabet tescilsiz tasarım iltibas ayırt edici işaret TTK m. 56 TTK m. 57/5 maddi tazminat manevi tazminat üstün hak

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/106

KARAR NO 2021/169

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİH 12/10/2018

NUMARASI 2014/336 Esas-2018/1010 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/02/2021

Davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirkete ait yurt dışında tescilli, Türkiye'de tescilsiz olan ... isimli ürün ile USB BELLEK CİHAZI VE KALEMLİ KARTVİZİT KUTUSU adlı ürünün ayırt edilemeyecek kadar aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan USB flash sürücülü ve kalemli kartvizitliklerini yurtdışından ithal eden ve açıkça iltibas yaratacak şekilde kullanan piyasaya sunan, satışını gerçekleştiren, her çeşit ticaretini yapan ve/veya yaptıran, piyasada çeşitli firmalara dağıtarak sipariş için teklifte bulunan ve siparişler alan ve her türlü tanıtım vasıtalarında kullanan ve sergileyen davalının işbu tecavüzlerinin ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, müvekkili şirkete ait ürünün davalı şirketin ithal ettiği bu ürünlerle ilgili kullanılan basılı evraklara broşürlere ambalajlara ve tanıtım vasıtalarına davalı yanın belirtilen adreslerinde el konulmasına toplatılmasına imhasına, davalının bu haksız rekabetine karşılık 3.000-TL maddi, 1.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1)Davalı ....A.Ş vekili;diğer davalı ...Ltd. Şti'nin 2009 yılı nisan ayı içinde almayı planladığı ürün alımı için bir ihale yaptığı, müvekkil firmanın ihaleyi kazandığını, müvekkilinin Çin ve Hong Kong'da bulunan üretici firmalar ile çalışabilmek için Hong Kong'da mukim ... Ltd. firması ile uzun yıllardır çalıştığını, fiyat tekliflerinin araştırmasını da ... Ltd. firması vasıtasıyla yaptığını, ... Ltd'in davacı ile de temas kurduğunu, ancak davacının fiyatını Türkiye'de bir firma ile çalıştığı gerekçesi ile alınan diğer fiyatlara göre çok yüksek verdiğini, bu durumun aslında davacı firmanın rekabeti engelleyici bir fiyat politikası izlediğini gösterdiğini,ihaleden yaklaşık 4 ay sonra davacı şirketin tedarikçi firması ...

Ltd. firmasına müracaat ederek ürünlerin kendi adına tescilli olduğunu belirtmesi ile dava açacağı tehdidinde bulunduğunu, bu durumun derhal müvekkili tarafından ... bildirildiğini, ayrıca dava konusu ürünlerin yeni ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olmadığını, zira dava konusu ürünlerin birçok üretici tarafından ve dünyanın birçok yerinde üretildiğini, bu nedenle 554 sayılı KHK kapsamında koruma göremeyeceğini,davacının ancak kusur ve zararı varsa maddi tazminat isteyebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2) Davalı .... Ltd. Şti vekili; ürünlerin temininden önce araştırma yapıldığını ve tescilli olmadığı bilgisinden sonra alım sürecinin başlatıldığını, tescil ile sağlanan tasarım korumasının sadece tasarımın tescil edildiği ülke sınırları içinde geçerli olduğunu,müvekkilinin dava konusu ürünleri ticari amaçla elinde bulundurmadığını, dava konusu ürünlerin ilaç tanıtımı anlamında hatırlatıcı malzeme olarak bila bedel dağıtıldığını, 6762 sayılı TTK m. 58 hükmü gereği maddi manevi tazminat talep edilebilmesi için kusur ve zararın ispatı gerektiğini,hukuka aykırı tespit dosyası raporuna itibar edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;davacı şirketin maliki olduğu "USB Flash Sürücü ve Kalemli Kart Yuvası" isimli ürün ile "USB Bellek Cihazi ve Kalemli Kartvizit Kutusu" isimli ürün ile iltibas oluşturan davalı ... tarafından satın alınan ve diğer davalı .... satılan usb flash sürücülü ve kalemli kartvizitliklerin davalılar tarafından ithalinin, satışının ve herhangi bir şekilde piyasaya sürülmesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, davalıların haksız rekabetinin menine,ürünlerin toplatılmasına ve imhasına, her bir davalı yönünden takdiren 2.000-TL maddî tazminat takdirine, davalıların basiretli tacir gibi davranmayarak, gerekli izni almaksızın davacı ürünleri ile iltibas oluşturacak ithal edilen ürünleri ticari faaliyetlerinde kullanmasının kusurlu bir davranış olduğu, bu suretle haksız eylemin manevi tazminatı da gerektirdiği her bir davalı yönünden 1.000-TL manevî tazminat takdiri ile hükmedilen miktarlara ticari faiz işletilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davalı .... A.Ş vekili; müvekkilinin haksız rekabete konu USB Flash Sürücü ve Kalemli Kartvizit Yuvası ve USB Bellek Cihazı ve Kalemli Kartvizit Kutusunu kardeş şirketi ... Ticaret Ltd. Şti. üzerinden ithal ettiği ve ... şirketinin ihale sahibi olan müvekkiline sözkonusu ürünleri fatura ettiği, ortada iki ticari kazanç olmayıp, bu nedenle sanki müvekkili mükerrer kazanç elde etmiş gibi mükerrer tahsilat sonucunu doğuran maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı ...Ltd. Şti vekili; müvekkil şirketin piyasaya sunma,satış yapma gibi bir durumu bulunmadığını, müvekkili şirketin bu ürünleri bilerek ya da bilmeyerek satışa arz etmediğini, müvekkili şirketin bu ürünleri ticari işletmenin gerekleri bakımından promosyon olarak satın aldığını, ticari amaçla elinde bulundurmadığını, müvekkili şirketin ihale ile ürünleri tedarik ettiği diğer davalı ....A.Ş.’den fikri mülkiyet haklarına aykırı hareket etmeyeceği, ürünün patentli olmadığı, bu bilginin aksi olduğunda doğabilecek her türlü zarar ve sorumluluğun ...’a ait olacağı hususunda diğer davalı ...’tan yazılı taahhüt aldığını, müvekkil şirketin aslında ürünlerin Türkiye’de tescilli olmadığını tespit ettiğini, ürünlerin dağıtımı dahi yapılmadan derhal diğer davalıya iade ettiğini, TTK kapsamında haksız rekabetten bahsedebilmek için öncelikle rekabetin olması gerektiğini, zaten dava konusu ürünler sebebi ile Türkiye'de hiçbir satışı olmayan davacının herhangi bir zararı da bulunmadığını, haksız rekabet sebebi ile men ve refi davasında kusur aranmamakta ise de, hak sahibinin tazminat talep edebilmesi için kusur arandığını, aksine müvekkili şirketin üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini bildirerek, kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

1- Dava, davalılar tarafından satılan ve dağıtılan ithal ürünlerin davacı adına yurtdışında tescilli tasarımlar ile iltibas oluşturmak suretiyle haksız rekabete yol açtığı iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.Olaya uygulanacak olan mülga 6762 sayılı TTK'nın 56. maddesi uyarınca, haksız rekabet, aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Aynı yasanın 57/5. fıkrasında, haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibas meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir.Dava konusu ürünleri promosyon olarak kullanmak üzere davalı ....

açtığı ihaleyi diğer davalı kazanmış ve ürünleri yurtdışından davacı dışındaki başka şirketlerden tedarik etmek suretiyle davalı ... teslim etmiştir.Davaya konu ürünlerin ithalatçısı ...Tic.AŞ hakkında aynı sebeblere dayalı olarak açılan davada İstanbul 13 ATM nin 2014/972 esas-2015/360 karar sayılı 25/5/2015 tarihli ilamı ile haksız rekabetin tesbiti engellenmesi için açılan davada davanın kabulüne karar verilmiştir. İthalatçı hakkında açılan davada verilen hükmün temyizi üzerine Yargıtay 11.HD nin 2016/10703 esas -2018/6467 karar sayılı ve 10.8.2018 tarihli ilamı ile dava konusu ürünlerin ithalinin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususu incelenmiş "dava konusu ürünler uzun yıllar önce yurt dışında piyasaya sunulmuş ve Türkiye'de herhangi bir kişi adına tescilli tasarım niteliğinde olmadıklarına göre, ilke olarak söz konusu tescilsiz tasarımlar herkesin serbestçe kullanımına açık olup, bu tasarımların uygulandığı ürünler nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlıklar da genel hükümlere göre çözümlenecektir.

O halde, somut uyuşmazlıkta da yukarıda açıklanan ilke ve TTK'nın 56. ve 57/5. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gereklidir.İlk defa yurt dışında kamuya sunulmuş bir tasarımın belli bir süre sonra Türkiye'de ticarete konu edilmesi durumunda Türkiye'de bu tasarımı ilk defa kullanan kişi büyük emek ve para harcayarak bu tasarımın kullanıldığı ürünü tanıtmış ve bir başkasının da tanınmışlıktan istifadeye yönelik olarak bu tasarımı aynen kullanmaya kalkışmış olması bu davranışı haksız rekabet olarak nitelemeye yeterli değildir.Haksız rekabetin varlığı için; ilk defa yurtdışında piyasaya sunulan ve Türkiye'de de herhangi bir tescilli sınai hak ile korunmayan tasarımın uygulandığı ürünün, Türkiye'de ilk kez piyasaya sunulup, büyük emek ve para harcanarak tanınmış olması yeterli olmayıp, bir başkasının bu emek ve tanınmışlıktan haksız surette yararlanması yanında, ilaveten davalının taklit ürünleri satması nedeniyle, davacı firma ile davalıya ait firmanın aynı veya aralarında bağlantı bulunan firmalar olduğu hususunda, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karışıklığa yol açması (iltibas oluşturması) gerekir.Yukarıda da açıklandığı üzere, haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta;

mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez. Böyle bir üstün hakkın varlığının kabülü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez.

Mahkemece, açıklanan ilkeler ve somut olayın özelliklerine uygun düşmeyen şekilde davacı adına yurt dışında tescilli tasarıma konu ürünlerin benzerinin Türkiye'de davalı tarafından ithal edilerek satışa konu edilmesi haksız rekabet olarak nitelendirilmiş ise de, yurt dışında tescilli bir tasarımın ithal edilerek yurt içinde satışa sunulması tek başına haksız rekabet oluşturmaz. Haksız rekabetin meydana gelebilmesi için Dairemizin 21.03.2008 tarih ve 1816/3687 sayılı "Prizmatik Modüler Su Depoları" kararında da belirtildiği üzere, davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerekmekte olup, somut olayda, davalı tarafça satışa sunulan hediyelik eşyada (Flash Bellekli ve Kalemli Kartlık) "..." firmasının markası ve alan adı kullanılmak suretiyle iltibası önleyici tedbirler alınmış oldugu gibi, daha önce davacı tarafça satışa sunulan aynı görünümlü malların tamamen özgün ve yaygın kullanım ve tanıtım sonucu davacı firmayla özdeşleşmiş bir ürün olduğu da ispat edilemediğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle özgün olduğu dahi kanıtlanamayan tescilsiz tasarıma, tescilli tasarımlardan bile daha uzun süre koruma imkanı sağlayacak surette davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 11.05.2016 tarih ve 114/5324 sayılı ilamıyla onanmış ise de;

yukarıdaki gerekçelerle davalı vekilinin karar düzeltme talebi yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." denilmiştir. Davacı ürünlerine benzer ürünlerin ithalatının haksız rekabet teşkil etmeyeceğine dair tesbitler ,ithalatçıdan satın alan davalılar bakımından da geçerli olup ,Türkiye de tescilli bulunmayan ürünlerin üzerinde davacı şirket ile özdeşleşen bir ibare yada ayırt edici bir işaret kullanılmadığı sabit olup ,promosyon olarak kullanılacağından Pfizer ibaresi yazılı bulunduğu sabittir. Haksız rekabetin gerçekleşmesi için,davacı ile özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerektiğinden ,davalıların benzer ürünleri ithalatçıdan satın alması ve bayilere ücretsiz dağıtımı da haksız rekabet teşkil etmeyecektir.

O halde davanın reddine karar verilmek gerekirken davanın kabulüne haksız rekabetin tesbiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu sebeble davalılar vekillerinin istinaf nedenleri yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına, hükümde ki bu hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/336 Esas-2018/1010 Karar sayılı ve 12/10/2018 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davalılar aleyhinde açılan yerinde olmayan davanın reddine,İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; Davacıdan alınması gereken 59,30-TL harcın yatırılan 118,80-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 59,49-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı ... ..ltd. Şti tarafından yapılan 600-TL bilirkişi ücreti, 50-TL teb. gideri olmak üzere toplam 650-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ...

..ltd.şti'ne verilmesine, Maddi tazminat yönünden; davalılar vekilleri için ayrı ayrı takdir olunan 3.000'er -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine,Manevi tazminat yönünden; davalılar vekilleri için ayrı ayrı takdir olunan 1.000'er TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ayrı ayrı verilmesine,"Davalılar tarafından yatırılan 103-TL'er peşin istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Hükümden sonra davalı ....A.Ş tarafından yapılan 14-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye ödenmesine, Hükümden sonra davalı ... ..Ltd Şti tarafından yapılan 62,7‬0-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ...

...Ltd Şti'ne ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/02/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.