Marka hükümsüzlüğü | Marka iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1319 E. 2023/1183 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ikrar↗ uyuşmazlık konusu↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli "BRAUMASTER" ibareli markanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (f) ve (k) bentlerine göre marka olarak tescil ettirilemeyecek işaretlerden olup olmadığı ve buradan varılacak sonuca göre hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (f) ve (k) bentleri ile aynı KHK'nın 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/430 E. 2018/6278 K.
Ortak:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… a açık olması gerektiği, oysa "..." ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu, bu ibarenin «ortalama tüketici» kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık
Benzer bu kararda556 sayılı KHK'nın 7/1-d maddesinde ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları «münhasıran» veya esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Hükümsüzlük
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14672 E. 2012/5245 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · mükerrerlik · sicilden terkin · olumsuz oy · kamu düzeni · yargılama gideri · terkin · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kuruma, markanın tescili sırasındaki işlemler yönünden inceleme ve değerlendirme «yetkisinin» tanındığı, markanın terkinine davacının resen karar veremeyeceği, ancak KHK'nun 7. maddesinde düzenlenen şartları taşımayan bir markanın söz konusu olması halinde davacının hükümsüzlük davası açma yetkisine sahip olduğunun kabulünün gerektiği, aynı işaretin birden fazla kişi adına aynı hizmet ve mal için tescilinin, ticari «kamu düzenini» «olumsuz» etkileyeceği, «mükerrer» tescilin giderilmesi yolunda karar vermekte fayda olduğu, hatalı işlem yapan davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı markanın tescilli olduğu emtialardan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafetarya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri, yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın açılmasına davacının hatalı işleminin yol açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı lehine «vekalet ücretine» ve «yargılama giderine» hükmedilmemiştir.
Ancak, davalı taraf yargılama sırasında davayı kabul etmemiş ve esas hakkında savunma yaparak davanın reddini istemiş olduğundan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi neticesinde davalı aleyhine «yargılama giderine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3488 E. 2024/1089 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · hak düşürücü süre · terkin · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece 18.11.2019 tarih, 2019/24 E. ve 2019/185 K. sayılı kararı ile tescilli marka için mutlak ret «sebebinin» devam ettiği ve mutlak ret sebeplerinin her durumda incelenebileceği, dava açma süresi, sadece tanınmış markalar bakımından düzenlenmiş olup mutlak ret sebepleri bakımından herhangi bir sürenin söz konusu olmadığı, davacının dava «hakkını kötüye kullandığının» söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı adına kayıtlı 2004/42800 nolu markanın tescilli olduğu emtialardan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri" yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, «terkin» edilmesine, sair emtialar bakımından tescilin devamına karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davacı tarafça sessiz kalınması ve ret «sebebine» ilişkin beş yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıya ait marka için mutlak ret sebeplerinin gerçekleştiğini, 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» tanınmamış markalar için kıyas yoluyla uygulanmayacağını, mutlak ret nedenlerinin her koşulda incelenmesi gerektiğini, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, mülga 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen mutlak red «sebebine» dayalı hükümsüzlük iddiasına ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7909 E. 2022/603 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkın kötüye kullanılması · kamu düzeni · hak düşürücü süre · kötü niyet · terkin · kötüniyet · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyarak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; mutlak red «sebebi» devam ettiğinden, davalı markasının tescilinden bu yana geçen süreye rağmen hükümsüzlük koşullarının geçerli bulunduğu, MarkKHK kapsamında dava açma süresi, sadece tanınmış markalar bakımından düzenlenmiş olup mutlak red bakımından herhangi bir süre söz konusu olmadığından, TMK'nın 2.md dava «hakkının kötüye kullanılıp» kullanılmadığı değerlendirildiğinde davacı kurumun, bu konudaki istikrarsızlığı ve ihmaline rağmen, yasaya aykırı tescil kısmını düzeltmek istemesi nedeniyle, dava hakkını kötüye kullandığının söylenemeyeceği, piyasa düzeninin arzu edilen biçimde işlemesi, mal ve hizmetlerin karışmaması, tüketicilerin alışveriş ve hizmet alımı sırasında tercihte zorlanmamaları ve kısa zamanda kararlarını verebilmeleri bakımından aynı işaretin, aynı mal için bir başka kişiye tescili problemi, «kamu düzenine» ilişkin olduğundan dava hakkının kötüye kullanıldığı söylenemeyeceğinden Yargıtay'ın «kötü niyet» kapsamındaki bozması yerinde olmamakla birlikte, mutlak red nedenlerinin her durumda incelenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüyle davalı adına kayıtlı 2004/42800 nolu markanın tescilli olduğu emtialardan "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri: Restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri" yönünden, MarkKHK’nin 7/1 – b maddesi uyarınca, kısmi hükümsüzlüğüne, «terkin» edilmesine, sair emtialar bakımından tescilin devamına karar verilmiştir.
Bu kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28/11/2018 tarih, 2017/1772 E.- 2018/7440 K. sayılı ilamıyla; hükümsüzlük davası 5 yıllık «hak düşürücü süreye» tabi olmakla birlikte davalının tescilde «kötüniyetli» olduğu hususunun araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, karar bozulmuştur.
Mahkemece mutlak red sebepleri yönünden herhangi bir sürenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dayanılan red «sebebi» KHK m.
7/1-b’de düzenlenen “aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer” olma «sebebi» olduğuna, davalının kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispat edilememiş bulunmasına ve bozma ilamına uyulduğuna göre sessiz kalınması ve beş yıllık hak düşümü süresinin geçmesi karşısında davacının bu davayı açma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
-
Ticari Marka Tescilinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11548 E. 2016/9222 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaAncak, dava tarihi olan .../06/2013 tarihinden önce, 28/05/2013 tarihinde taraflar arasında inhisari olmayan marka lisans sözleşmesi yapıldığı ve anılan sözleşme ile davalı tarafından, dava konusu markanın, hükümsüzlüğü talep edilen hizmet sınıfında süresiz kullanım hakkının davacıya verildiği anlaşılmakta olup, bu husus taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» da değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:idari işlem · iyiniyet kuralı · iyiniyet · yenileme · husumet
Benzer bu karardaŞti. görünmesi nedeniyle markanın bir kısmının .....'na devrinin «husumet» yönünden bir etkisinin olmayacağı, davalının kullanma olarak iddia ettiği markanın devrinin, lisans verilmesinin ve turizm imarlı arsanın varlığının markanın esaslı kullanımını göstermeyeceği, markasal kullanımda birincil amacın markanın tüketici nezdinde algılanabilir şekilde ekonomik kullanılması olduğu, bir markanın tescilinin belirlenmesinin veya devredilmesinin kullanma hali sayılmayacağı, markanın «yenileme» işleminin bir «idari işlem» olduğu ve markasal kullanım niteliğini taşımadığı, davalıya ait .... no’lu "..............." markasının 42. sınıfta yer alan "geçici konaklama hizmetlerinde" 556 s …
4721 sayılı TMK'nın .... maddesi uyarınca, herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada «iyiniyet kurallarına» riayetle mükellef olup, bir hakkın sırf başkasını ızrar eden kötüye kullanımını kanun himaye etmez.
… re, 2001/06739 nolu "..............." markasının ..., 27, 35, 38, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda .../04/2001 tarihinde tescil edildiği ve 04/04/2011 tarihinde «yenilenerek» "geçici konaklama hizmetleri" yönünden davalı adına tescilli olduğu, markanın 05/09/2013 tarihinde kısmi olarak "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, kafeterya …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1319 E. , 2023/1183 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın reddi
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2003/22717 numaralı "BRAUMASTER" ibareli markayı adına marka olarak tescil ettirdiğini, ancak markanın esas ve tek unsuru olan "BRAUMASTER" ibaresinin ayırt edici niteliği bulunmayan, vasıf bildiren ve bir mesleğin adı olan bir ibare olduğunu, bu nedenle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (f) ve (k) bentlerine göre marka olarak tescil ettirilemeyecek işaretlerden olduğunu, ayrıca davalının anılan markayı tescil ettirdiği sınıflarda kullanmadığını ileri sürerek davaya konu markanın hükümsüzlüğü ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin markasının ayırt edicilik şartlarını taşıdığını, herkesin kullanımına açık olmadığını, halkı yanıltıcı nitelikte olmadığını ve kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 17.02.2016 tarih, 2014/211 E. ve 2016/14 karar sayılı kararı ile davalı tarafın markasını dava konusu tescilli sınıflar bakımından kullandığını ispat edemediği, ayrıca davalı markasının bira ustası anlamına gelip bir meslek adı olduğu, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi anlamında dava konusu 43. sınıfta tescil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, sinek bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri, yiyecek ve içecek araçlarının kiralanması" hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, diğer sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine, davalı markasının kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 15.10.2018 tarih, 2017/430 E. ve 2018/6272 karar sayılı kararı ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davalı vekilinin temyiz itirazları bakımından ise, markanın tescil edilmek istendiği 43. sınıfta yer alan yiyecek-içecek hizmetlerinde bu alanda hizmet veren tüm tacirlerin kullanımına açık olması gerektiği, oysa "BRAUMASTER" ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu, bu ibarenin ortalama tüketici kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu yönde bir ispatta da bulunulmadığına göre Mahkemece, dava konusu markanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre hükümsüz kılınmasının doğru olmadığı, ayrıca Mahkemece, 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir .
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden kullanmama nedeniyle iptal talebinin yasal dayanağını kaybettiği ve konusuz kaldığı, "BRAUMASTER" ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu, bu ibarenin ortalama tüketici kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu yönde bir ispat vasıtası sunulmadığı gerekçesiyle kullanmama nedeniyle iptal davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; "BRAUMASTER" ibaresinin ayırt edici niteliği bulunmayan, cins ve vasıf bildiren, bir mesleğin adı olan ve halkı yanıltıcı nitelikte bir ibare olduğunu, bu nitelikleri itibarıyla marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olduğunu, bizzat davalının dahi taraflar arasında görülen davalarda ibarenin bu nitelikte olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, ibarenin belirtilen niteliğini ikrar etmesine rağmen uyuşmazlık konusu markayı adına tescil ettiren ve iş bu davaya direnen davalının kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında görülüp Yargıtaya intikal eden bir kısım davalarda "bira uzmanı" anlamına gelen çeşitli kelimelerin marka olarak tescil ettirilemeyecek işaretlerden olduğunun Yargıtay tarafından da kabul edildiğini, bu nedenle huzurdaki davaya ilişkin bozma ilamının yargıda yeknesaklık ve adil yargılanma haklarının ihlali niteliğinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli "BRAUMASTER" ibareli markanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (f) ve (k) bentlerine göre marka olarak tescil ettirilemeyecek işaretlerden olup olmadığı ve buradan varılacak sonuca göre hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (f) ve (k) bentleri ile aynı KHK'nın 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906672600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz