6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Hükümsüzlük

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14672 E. 2012/5245 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet ücreti takdiri mükerrerlik sicilden terkin olumsuz oy kamu düzeni yargılama gideri terkin yetkisizlik kararı vekalet ücreti

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kuruma, markanın tescili sırasındaki işlemler yönünden inceleme ve değerlendirme yetkisinin tanındığı, markanın terkinine davacının resen karar veremeyeceği, ancak KHK'nun 7. maddesinde düzenlenen şartları taşımayan bir markanın söz konusu olması halinde davacının hükümsüzlük davası açma yetkisine sahip olduğunun kabulünün gerektiği, aynı işaretin birden fazla kişi adına aynı hizmet ve mal için tescilinin, ticari kamu düzenini olumsuz etkileyeceği, mükerrer tescilin giderilmesi yolunda karar vermekte fayda olduğu, hatalı işlem yapan davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı markanın tescilli olduğu emtialardan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafetarya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri, yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın açılmasına davacının hatalı işleminin yol açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiştir. Ancak, davalı taraf yargılama sırasında davayı kabul etmemiş ve esas hakkında savunma yaparak davanın reddini istemiş olduğundan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi neticesinde davalı aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Markanın Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3488 E. 2024/1089 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/430 E. 2018/6278 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7909 E. 2022/603 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9981 E. 2010/1035 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari Marka Tescilinin Hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11548 E. 2016/9222 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/14672 E.  ,  2012/5245 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.06.2010 tarih ve 2009/32-2010/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının başvurusu üzerine “MERCAN” ibareli markanın, daha önce 1997 yılında Gökhan Taşkaynak adına tescil edilmiş olmasına rağmen sehven davalı adına da tescil edildiğini, her iki markanın da yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerini kapsadığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK'nun 7/1-b maddesi uyarınca davalı markasının eşya listesinden anılan hizmetlerin çıkartılması suretiyle kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, 556 sayılı KHK'nun 43. maddesinde markanın hükümsüzlüğünü isteyebilecek kişilerin tahdidi olarak sayıldığını ve davacının bunlar arasında bulunmadığını, müvekkilinin 1957 yılından beri “MERCAN RESTORAN” unvanı ile faaliyet gösterdiğini, bu ibarenin adına tescil edildiği diğer kişinin balık restoranı olarak değil kafe olarak faaliyet gösterdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kuruma, markanın tescili sırasındaki işlemler yönünden inceleme ve değerlendirme yetkisinin tanındığı, markanın terkinine davacının resen karar veremeyeceği, ancak KHK'nun 7. maddesinde düzenlenen şartları taşımayan bir markanın söz konusu olması halinde davacının hükümsüzlük davası açma yetkisine sahip olduğunun kabulünün gerektiği, aynı işaretin birden fazla kişi adına aynı hizmet ve mal için tescilinin, ticari kamu düzenini olumsuz etkileyeceği, mükerrer tescilin giderilmesi yolunda karar vermekte fayda olduğu, hatalı işlem yapan davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı markanın tescilli olduğu emtialardan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafetarya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, snack bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri, yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın açılmasına davacının hatalı işleminin yol açtığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemiştir. Ancak, davalı taraf yargılama sırasında davayı kabul etmemiş ve esas hakkında savunma yaparak davanın reddini istemiş olduğundan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi neticesinde davalı aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056360300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.