Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/937 E. 2018/6812 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sovtaj bedeli↗ sovtaj↗ belirsiz alacak davası↗ işyeri sigorta poliçesi↗ sigorta tazminatı↗ işyeri sigortası↗ sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ muacceliyet↗ alacak davası↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının söz konusu yangın sebebiyle oluşan zararının poliçe kapsamında tazminini talep ettiği, sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkemece keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple sovtaj bedelinin hesaba dahil edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın teminat dışında kalmadığı, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ıslah ile talep edilen bedelin zamanaşımına uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında işyerinde meydana gelen yangın sonucu oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın belirsiz alacak davası olduğu kabul edilerek istemin zamanaşımına uğramadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, davanın açılış şekli itibariyle kısmi dava olarak açıldığı gibi işbu davanın niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olması da söz konusu değildir. Bu nedenle mahkemenin zamanaşımına yönelik gerekçesi yerinde olmadığı gibi 6102 sayılı ...'nın 1420/1. maddesi uyarınca, “sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Anılan madde hükmü uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar 2 yıllık zamanaşımına tabi olup, ıslah tarihi olan 02.06.2015 tarihinde 2 yıllık zamanaşımımı süresinin dolmuş olması karşısında ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1025 E. 2020/3313 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… alep ettiği, sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkemece keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple «sovtaj bedelinin» hesaba «dahil» edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın «teminat» dışında kalmadığı, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle «belirsiz alacak davası» açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «ıslah» ile talep edilen bedelin «zamanaşımına» uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın «belirsiz alacak davası» olduğu kabul edilerek istemin «zamanaşımına» uğramadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, davanın açılış şekli itibariyle kısmi dava olarak açıldığı gibi işbu davanın niteliği itibariyle «belirsiz alacak davası» olması da söz konusu değildir.
Benzer bu kararda… yangın sebebiyle oluşan zararının poliçe kapsamında tazminini talep ettiği, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle «belirsiz alacak davası» açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «ıslah» ile talep edilen bedelin «zamanaşımına» uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası
İncelediğiniz kararda… alep ettiği, sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkemece keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple «sovtaj bedelinin» hesaba «dahil» edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın «teminat» dışında kalmadığı, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle «belirsiz alacak davası» açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «ıslah» ile talep edilen bedelin «zamanaşımına» uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın «belirsiz alacak davası» olduğu kabul edilerek istemin «zamanaşımına» uğramadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, davanın açılış şekli itibariyle kısmi dava olarak açıldığı gibi işbu davanın niteliği itibariyle «belirsiz alacak davası» olması da söz konusu değildir.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · hukuki yarar · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2607 E. 2015/8695 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası
İncelediğiniz kararda… alep ettiği, sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkemece keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple «sovtaj bedelinin» hesaba «dahil» edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın «teminat» dışında kalmadığı, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle «belirsiz alacak davası» açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «ıslah» ile talep edilen bedelin «zamanaşımına» uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın «belirsiz alacak davası» olduğu kabul edilerek istemin «zamanaşımına» uğramadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, davanın açılış şekli itibariyle kısmi dava olarak açıldığı gibi işbu davanın niteliği itibariyle «belirsiz alacak davası» olması da söz konusu değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, dava dilekçesinde açıkça «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmiş mahkemece davanın kısmi dava olduğu ve talep edilen alacak miktarının belirli olduğu gerekçesiyle davanın dinlenilmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dava dilekçesindeki istem ve davanın bu niteliği gözetilerek «belirsiz alacak davası» olarak değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kısmi dava olarak nitelenerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8301 E. 2018/1674 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · Tazminat
İncelediğiniz kararda… alep ettiği, sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkemece keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple «sovtaj bedelinin» hesaba «dahil» edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın «teminat» dışında kalmadığı, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle «belirsiz alacak davası» açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «ıslah» ile talep edilen bedelin «zamanaşımına» uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın «belirsiz alacak davası» olduğu kabul edilerek istemin «zamanaşımına» uğramadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, davanın açılış şekli itibariyle kısmi dava olarak açıldığı gibi işbu davanın niteliği itibariyle «belirsiz alacak davası» olması da söz konusu değildir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dilekçesinde alacak miktarının tam olarak belirtilmiş olduğu, «belirsiz alacak davası» açmakta «hukuki yararı» olmadığı, hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava «bankacılık işlemi» nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece alacak miktarının tam olarak belirli olduğundan «belirsiz alacak davası» açılmasında «hukuki yarar» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde hesabına yatırılan ve banka hesap cüzdanına işlenilen 41,680 Euro’nın hesabında bulunmadığını iddia ederek uğramış olduğu zararın şimdilik ....000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece davanın kısmi «alacak davası» olarak açıldığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · hukuki yarar
Benzer bu karardaDava «bankacılık işlemi» nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece alacak miktarının tam olarak belirli olduğundan «belirsiz alacak davası» açılmasında «hukuki yarar» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dilekçesinde alacak miktarının tam olarak belirtilmiş olduğu, «belirsiz alacak davası» açmakta «hukuki yararı» olmadığı, hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10538 E. 2016/6799 K.
Ortak:sovtaj bedeli · sovtaj · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · ıslah · sigorta poliçesi · dahili dava · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz kararda… alep ettiği, sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkemece keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple «sovtaj bedelinin» hesaba «dahil» edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın «teminat» dışında kalmadığı, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle «belirsiz alacak davası» açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «ıslah» ile talep edilen bedelin «zamanaşımına» uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında işyerinde meydana gelen yangın sonucu oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Bu nedenle mahkemenin «zamanaşımına» yönelik gerekçesi yerinde olmadığı gibi 6102 sayılı ...'nın 1420/1. maddesi uyarınca, “«sigorta sözleşmesinden doğan» bütün istemler, alacağın «muaccel» olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, «sigorta tazminatına» ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde «rizikonun» gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Anılan madde hükmü uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar 2 yıllık zamanaşımına tabi olup, «ıslah» tarihi olan 02.06.2015 tarihinde 2 yıllık zamanaşımımı süresinin dolmuş olması karşısında ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar veri …
Benzer bu kararda… da tazminin talep ettiği, davalının yangının söndürülmesi sırasında oluşan zarardan sorumlu olmayacağından bahisle davanın reddini talep ettiği, davalı her ne kadar «yetki itirazında» bulunmuş olsa da HMK'nın 15. maddesi gereği yetki itirazının kabul edilmediği, yangın uzmanları ve sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkememizce keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple «sovtaj bedelinin» hesaba «dahil» edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın «teminat» dışında kalmadığı, davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «işyeri sigorta poliçesi» kapsamında işyerinde meydana gelen yangın sonucu oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında davacı taraf, 02.06.2015 tarihinde yaptığı «ıslah» ile dava konusu miktarı artırmış ise de, davalı taraf ıslah istemine karşı «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · yetki itirazı · zamanaşımı def'i · olumsuz oy · def'i · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, yukarıda ki yasal düzenleme uyarınca «ıslah» edilen kısım yönünden yapılan «zamanaşımı def»'i hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… da tazminin talep ettiği, davalının yangının söndürülmesi sırasında oluşan zarardan sorumlu olmayacağından bahisle davanın reddini talep ettiği, davalı her ne kadar «yetki itirazında» bulunmuş olsa da HMK'nın 15. maddesi gereği yetki itirazının kabul edilmediği, yangın uzmanları ve sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkememizce keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple «sovtaj bedelinin» hesaba «dahil» edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın «teminat» dışında kalmadığı, davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın «ıslah» edilmiş hali ile kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama sırasında davacı taraf, 02.06.2015 tarihinde yaptığı «ıslah» ile dava konusu miktarı artırmış ise de, davalı taraf ıslah istemine karşı «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ''Islah, «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/937 E. , 2018/6812 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/12/2016 tarih ve 2016/509-2016/602 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketi tarafından 14.04.2012 tarih ve 0001-0110-01562471 nolu poliçe kapsamında sigortalı bulunan müvekkiline ait işyerinin, 08.09.2012 tarihinde ... bünyesinde meydana gelen yangın sonrasında müvekkile ait işyerinde bulunan emtiaların tamamının kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca işyerindeki demirbaşların da hasar gördüğünü ileri sürerek, her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı müvekkil şirkete ait işyerinde meydana gelen hasarın (emtia bedeli, dekorasyon bedeli, demirbaş bedeli, alternatif işyeri masrafları, iş durma tazminatı ve kira kaybı), şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline, hükmedilecek tazminata hasarın meydana geldiği 08.09.2012 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, 02.06.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle dava konusu alacağı 213.963,73 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sigorta konusu işyerinde yangın ve işyerinin bulunduğu AVM'nin çatısından sızan sular nedeniyle oluşan iki farklı hasar bulunduğunu, çatıdan kaynaklanan hasarın teminat dışında kaldığını, emtia üzerinde bilimsel ve tıbbi uzman incelemesi yaptırılmadan tamamının kullanılamaz olduğunun söylenmesinin hatalı olduğunu, davacıya ödenebilecek tazminat miktarının eksper raporu ile belirlendiğini, bunun dışında kalan istemlerinin teminat dışı ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, ıslah talebine karşı zamanaşımı def'i ileri sürmüştür.
Mahkemece, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının söz konusu yangın sebebiyle oluşan zararının poliçe kapsamında tazminini talep ettiği, sağlık uzmanı bilirkişisi raporu ve mahkemece keşifte yapılan gözlem neticesinde zarar gören emtianın yeniden kullanımının uygun olmayacağı, bu sebeple sovtaj bedelinin hesaba dahil edilmediği, poliçe şartları kapsamında davacının uğramış olduğu zararın teminat dışında kalmadığı, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ıslah ile talep edilen bedelin zamanaşımına uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında işyerinde meydana gelen yangın sonucu oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın belirsiz alacak davası olduğu kabul edilerek istemin zamanaşımına uğramadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, davanın açılış şekli itibariyle kısmi dava olarak açıldığı gibi işbu davanın niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olması da söz konusu değildir. Bu nedenle mahkemenin zamanaşımına yönelik gerekçesi yerinde olmadığı gibi 6102 sayılı ...'nın 1420/1. maddesi uyarınca, “sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Anılan madde hükmü uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar 2 yıllık zamanaşımına tabi olup, ıslah tarihi olan 02.06.2015 tarihinde 2 yıllık zamanaşımımı süresinin dolmuş olması karşısında ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/460981000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz