Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1025 E. 2020/3313 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz alacak davası↗ alacak davası↗ ıslah↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının söz konusu yangın sebebiyle oluşan zararının poliçe kapsamında tazminini talep ettiği, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ıslah ile talep edilen bedelin zamanaşımına uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası
İncelediğiniz kararda… yangın sebebiyle oluşan zararının poliçe kapsamında tazminini talep ettiği, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle «belirsiz alacak davası» açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «ıslah» ile talep edilen bedelin «zamanaşımına» uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · hukuki yarar · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1025 E. , 2020/3313 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23/12/2016 gün ve 2016/509 - 2016/602 sayılı kararı bozan Daire'nin 06/11/2018 gün ve 2017/937-2018/6812 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketi tarafından 14.04.2012 tarih ve 0001-0110-01562471 nolu poliçe kapsamında sigortalı bulunan müvekkiline ait işyerinde, 08.09.2012 tarihinde Orion AVM bünyesinde meydana gelen yangın sonrasında emtiaların tamamının kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca işyerindeki demirbaşların da hasar gördüğünü ileri sürerek, her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı müvekkil şirkete ait işyerinde meydana gelen hasarın (emtia bedeli, dekorasyon bedeli, demirbaş bedeli, alternatif işyeri masrafları, iş durma tazminatı ve kira kaybı), şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline, hükmedilecek tazminata hasarın meydana geldiği 08.09.2012 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, 02.06.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle dava konusu alacağı 213.963,73 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sigorta konusu işyerinde yangın ve işyerinin bulunduğu AVM'nin çatısından sızan sular nedeniyle oluşan iki farklı hasar meydana geldiğini, çatıdan kaynaklanan hasarın teminat dışında kaldığını, emtia üzerinde bilimsel ve tıbbi uzman incelemesi yaptırılmadan tamamının kullanılamaz olduğunun söylenmesinin hatalı olduğunu, davacıya ödenebilecek tazminat miktarının eksper raporu ile belirlendiğini, bunun dışında kalan istemlerinin teminat dışı ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, ıslah talebine karşı zamanaşımı def'i ileri sürmüştür.
Mahkemece, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının söz konusu yangın sebebiyle oluşan zararının poliçe kapsamında tazminini talep ettiği, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ıslah ile talep edilen bedelin zamanaşımına uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL'nin tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/608091000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz