Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8301 E. 2018/1674 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz alacak davası↗ bankacılık işlemi↗ alacak davası↗ hukuki yarar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dilekçesinde alacak miktarının tam olarak belirtilmiş olduğu, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığı, hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava bankacılık işlemi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece alacak miktarının tam olarak belirli olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde hesabına yatırılan ve banka hesap cüzdanına işlenilen 41,680 Euro’nın hesabında bulunmadığını iddia ederek uğramış olduğu zararın şimdilik ....000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece davanın kısmi alacak davası olarak açıldığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dilekçesinde alacak miktarının tam olarak belirtilmiş olduğu, «belirsiz alacak davası» açmakta «hukuki yararı» olmadığı, hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava «bankacılık işlemi» nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece alacak miktarının tam olarak belirli olduğundan «belirsiz alacak davası» açılmasında «hukuki yarar» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde hesabına yatırılan ve banka hesap cüzdanına işlenilen 41,680 Euro’nın hesabında bulunmadığını iddia ederek uğramış olduğu zararın şimdilik ....000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece davanın kısmi «alacak davası» olarak açıldığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2607 E. 2015/8695 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dilekçesinde alacak miktarının tam olarak belirtilmiş olduğu, «belirsiz alacak davası» açmakta «hukuki yararı» olmadığı, hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava «bankacılık işlemi» nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece alacak miktarının tam olarak belirli olduğundan «belirsiz alacak davası» açılmasında «hukuki yarar» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde hesabına yatırılan ve banka hesap cüzdanına işlenilen 41,680 Euro’nın hesabında bulunmadığını iddia ederek uğramış olduğu zararın şimdilik ....000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece davanın kısmi «alacak davası» olarak açıldığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, dava dilekçesinde açıkça «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmiş mahkemece davanın kısmi dava olduğu ve talep edilen alacak miktarının belirli olduğu gerekçesiyle davanın dinlenilmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dava dilekçesindeki istem ve davanın bu niteliği gözetilerek «belirsiz alacak davası» olarak değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kısmi dava olarak nitelenerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9073 E. 2018/4718 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 5.680,35 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın asıl davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8301 E. , 2018/1674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../03/2015 tarih ve 2014/376-2015/490 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...'da işçi olarak çalıştığı, birikim amaçla ... ... Bankası Şubesinde hesap açtırdığını, annesi aracılığıyla hesaba para yatırıldığını, bu paranın hesap cüzdanına işletildiğini, toplamda 41.680 Euro para yatırdığını, müvekkilinin 2010 yılında izine geldiğinde hesabında 41.680 Euro olmadığını öğrendiğini, banka müfettişleri tarafından hazırlanan rapordan da anlaşılacağı üzere banka çalışanı ... ...'nin müvekkilinin hesabında bulunan parayı ve daha bir çok kişinin parasını bu şekilde zimmetine geçirdiğini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile ....000 TL'nin davalı bankadan 03.05.2006 yılından itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, iddia edilen paranın banka kayıtlarında görülmediğini, banka cüzdanına elle yazılmış olmasının mevduat hesabının varlığını kanıtlamayacağını, bir kişinin tek imza ile bankayı temsil etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dilekçesinde alacak miktarının tam olarak belirtilmiş olduğu, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığı, hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava bankacılık işlemi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece alacak miktarının tam olarak belirli olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde hesabına yatırılan ve banka hesap cüzdanına işlenilen 41,680 Euro’nın hesabında bulunmadığını iddia ederek uğramış olduğu zararın şimdilik ....000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece davanın kısmi alacak davası olarak açıldığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467886300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz