Marka hükümsüzlüğü | Terkin | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11371 E. 2013/12306 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ kötüniyet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli 135109 sayılı “...” ibareli ve 167867 sayılı “...” ibareli markaların davaya konu ve davalı adına tescilli markaların emtialarını da içerecek şekilde 8 ve 5 yıl önce tescil edildiği, bu iki marka ile davalı markasında esas unsur niteliğindeki ibarenin ... kelimesi olduğu, davacının 135109 sayılı markasındaki ... kelimesinin davacının unvanını çağrıştırır şekilde ek unsur olarak kullanıldığı, davalının tescilli ibaresindeki ... kelimesinin de bu suretle ek unsur olarak kullanıldığı, ticaret unvanındaki bu ibarenin davalı markasında ... By ... olarak yazılmasında ne By kelimesinin, ne de ek unsur niteliğindeki ... kelimesinin markaya ayrıt edicilik sağlamadığı, 20 yıla yakın süredir davacının ... ibareli markası ile aynı sektörde olması sebebiyle davalının tescilli markanın aynı sınıflarındaki ürünler için esas unsuru aynı olan ve orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibasa yol açar nitelikteki ... ibaresini kullanmasının, basiretli iş adamı gibi ve iyi niyetle hareket ettiği sonucuna vardırmayacağı, bu ibaredeki C harfının iki kez kullanılmış olmasının da ibarelerin farklı algılanmasına yetmeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı adına tescilli "... BY ... " ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına TPE nezdinde tescilli “... BY ... ” ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davalı tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Gerçekten de 556 sayılı KHK'nın 35. maddesi uyarınca kötü niyetli tescil başvurusu halinde, itiraz üzerine başvuru TPE tarafından reddedilebilir. Yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/07/2008 tarihli 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebidir. Ancak, anılan HGK kararında da belirtildiği üzere genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Somut uyuşmazlıkta, davalının markasının davacı markaları karşısında iltibasa yol açması, davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faliyette bulunması yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına kötü niyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz. Bu nedenle mahkemece kötüniyetli tescil olunduğundan bahisle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16760 E. 2014/1270 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… li markası ile aynı sektörde olması sebebiyle davalının tescilli markanın aynı sınıflarındaki ürünler için esas unsuru aynı olan ve orta düzeydeki tüketici nezdinde «iltibasa» yol açar nitelikteki ... ibaresini kullanmasının, basiretli iş adamı gibi ve iyi niyetle hareket ettiği sonucuna vardırmayacağı, bu ibaredeki C harfının iki kez ku …
Somut uyuşmazlıkta, davalının markasının davacı markaları karşısında «iltibasa» yol açması, davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faliyette bulunması yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Benzer bu kararda… li markası ile aynı sektörde olması sebebiyle davalının tescilli markanın aynı sınıflarındaki ürünler için esas unsuru aynı olan ve orta düzeydeki tüketici nezdinde «iltibasa» yol açar nitelikteki .... ibaresini kullanmasının, basiretli iş adamı gibi ve iyi niyetle hareket ettiği sonucuna vardırmayacağı, bu ibaredeki C harfının iki kez k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/272 E. 2013/826 K.
Ortak:kötü niyet · kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, davalının markasının davacı markaları karşısında «iltibasa» yol açması, davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faliyette bulunması yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
… li markası ile aynı sektörde olması sebebiyle davalının tescilli markanın aynı sınıflarındaki ürünler için esas unsuru aynı olan ve orta düzeydeki tüketici nezdinde «iltibasa» yol açar nitelikteki ... ibaresini kullanmasının, basiretli iş adamı gibi ve iyi niyetle hareket ettiği sonucuna vardırmayacağı, bu ibaredeki C harfının iki kez ku …
Bu nedenle mahkemece «kötüniyetli» tescil olunduğundan bahisle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Bu nedenle mahkemece «kötüniyetli» tescil olunduğundan bahisle davalı markasındaki 01. sınıfta tescilli emtia bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda… sunu 01. sınıf için yapmasına rağmen 17. sınıfta davacının markalarının kapsadığı emtia sınıfını da bu sınıf içinde göstererek tescil ettirmesi karşısında davalının «iyiniyetinden» bahsedilemeyeceği, davalının kullanımı tescilli marka hakkına dayandığından hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar tescilli markanın kullanımının «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13241 E. 2017/1472 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, davalının markasının davacı markaları karşısında «iltibasa» yol açması, davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faliyette bulunması yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Benzer bu karardaAncak, davacı vekili dava dilekçesinde, hükümsüzlüğe konu markanın öncelik hakkı ve kötü niyetli tescil hukuki sebeplerine dayalı olarak tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü istemiş, mahkemece «kötü niyet» hususunda hiçbir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu kararda… ay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/07/2008 tarihli 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük «sebebi» olup, genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak ve …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6997 E. 2014/10890 K.
Ortak:kötü niyet · iltibas
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, davalının markasının davacı markaları karşısında «iltibasa» yol açması, davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faliyette bulunması yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
… li markası ile aynı sektörde olması sebebiyle davalının tescilli markanın aynı sınıflarındaki ürünler için esas unsuru aynı olan ve orta düzeydeki tüketici nezdinde «iltibasa» yol açar nitelikteki ... ibaresini kullanmasının, basiretli iş adamı gibi ve iyi niyetle hareket ettiği sonucuna vardırmayacağı, bu ibaredeki C harfının iki kez ku …
Benzer bu kararda… , ancak ilgili oldukları, emtiaların 35.08 alt grupta yer alan hizmetler bakımından benzer olduğu ve bu hizmetler bakımından aralarında KHK 8/I-b madde hükmüne göre «iltibas» bulunduğu ve bu emtialar bakımından KHK 42. madde hükmü gereğince hükümsüz kılınması gerektiği, markanın kullanılması konusunda daha önce verilen iznin marka tesci …
Somut uyuşmazlıkta, davalı markasındaki hizmetlerin birbiri ile dolaylı olarak ilgili hizmetler olması «kötü niyet» için yeterli olmadığı gibi, bu hususta dinlenen tanık beyanları da dava konusu markalarda yer alan hizmetler açısından kötü niyetli bir tescilin varlığına yeterli delil olarak kabul edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10540 E. 2011/11547 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10702 E. 2018/3120 K.
Ortak:kötü niyet · kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, davalının markasının davacı markaları karşısında «iltibasa» yol açması, davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faliyette bulunması yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
… li markası ile aynı sektörde olması sebebiyle davalının tescilli markanın aynı sınıflarındaki ürünler için esas unsuru aynı olan ve orta düzeydeki tüketici nezdinde «iltibasa» yol açar nitelikteki ... ibaresini kullanmasının, basiretli iş adamı gibi ve iyi niyetle hareket ettiği sonucuna vardırmayacağı, bu ibaredeki C harfının iki kez ku …
Bu nedenle mahkemece «kötüniyetli» tescil olunduğundan bahisle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… rkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu kanıtlayamadığı, ancak 2003 ve takip eden yıllarda davacı markasını «taşıyan» ürünlerin Türkiye'de satıldığı, davalının markayı bilebileceği, fantezi olarak üretilmiş kelimenin sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından bilinmediğinin düşünülemeyeceği, dolayısıyla davalının «kötüniyetle» tescil yaptırdığı, öncelikli hak sahipliğinin davacı üzerinde bulunduğu, markaların aynıyet arzettiği, «iltibasın» oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Öte yandan HGK'nun 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı (RG 512 kararı) ve Dairemizin 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı kararları ile de benimsendiği üzere, tescil başvurusunda «kötü niyetin» varlığı başlı başına hükümsüzlük nedenidir.
Ancak, «kötü niyetin» varlığı her somut olayın özellikleri ve hükümsüzlüğü istenen marka ya da markaların tescil başvurularının yapıldığı tarihteki hukuki durumu dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… rkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu kanıtlayamadığı, ancak 2003 ve takip eden yıllarda davacı markasını «taşıyan» ürünlerin Türkiye'de satıldığı, davalının markayı bilebileceği, fantezi olarak üretilmiş kelimenin sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından bilinmediğinin düşünülemeyeceği, dolayısıyla davalının «kötüniyetle» tescil yaptırdığı, öncelikli hak sahipliğinin davacı üzerinde bulunduğu, markaların aynıyet arzettiği, «iltibasın» oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Dava konusu "..." kelimesinin üzerinde kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından «ayırt ediciliği» yüksek bir kelime olmasına karşın, belirli bir anlama sahip olduğundan bu ibarenin önceden var olmayan fantezi veya türetme kelime markası olduğundan (Ör: RG 512 markası gibi) söz edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7135 E. 2011/17206 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, davalının markasının davacı markaları karşısında «iltibasa» yol açması, davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faliyette bulunması yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Benzer bu karardaYargıtay HGK'nun 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde kötü niyetle gerçekleştirilen marka tescilinin hükümsüz kılınabileceğine dair bir hüküm olmasa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki TMK'nun 2. maddesi uyarınca «kötü niyetin» korunması mümkün olamayacağından kötü niyetin varlığının belirlenmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir.
… te kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötü niyetli marka tescili olarak kabul edileceği belirtilmekte olup, «kötü niyetin» varlığının her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
… lar belirlenip, bu mallar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, ayrıca yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davalının marka tescilinin «kötü niyete» dayanıp dayanmadığı, somut olayın özellikleri de ayrıntılı olarak değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle», yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ‘ VOLKAN’ ibaresini önceye dayalı olarak kullandığı, bilinir hale getirdiği, her iki marka arasında esaslı unsurun ‘VOLKAN’ ibaresi olduğu, davalının «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak markayı adına tescil ettirdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, markaya tecavüzün tespitine, hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
… lar belirlenip, bu mallar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, ayrıca yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davalının marka tescilinin «kötü niyete» dayanıp dayanmadığı, somut olayın özellikleri de ayrıntılı olarak değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle», yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11371 E. , 2013/12306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.02.2011 tarih ve 2009/14-2011/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli ve uzun yıllardır kullanılan "..." markasının tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin 1992 yılında ... Yeni Yetenekler yarışmasını başlatarak ülkenin her yerinde ... markasının tanınmasını sağladığını, davalı şirket adına tescil edilen "... " markasının, müvekkilinin tanınmış "... " markası ile ayırt edilemeycek derecede benzerlik arzettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı şirket adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TPE nezdinde "... " ibareli tanınmış bir markanın bulunmadığını, müvekkili markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında ayniyet, karıştırılma ve bağlantılı olma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı adına tescilli 135109 sayılı “...” ibareli ve 167867 sayılı “...” ibareli markaların davaya konu ve davalı adına tescilli markaların emtialarını da içerecek şekilde 8 ve 5 yıl önce tescil edildiği, bu iki marka ile davalı markasında esas unsur niteliğindeki ibarenin ... kelimesi olduğu, davacının 135109 sayılı markasındaki ... kelimesinin davacının unvanını çağrıştırır şekilde ek unsur olarak kullanıldığı, davalının tescilli ibaresindeki ... kelimesinin de bu suretle ek unsur olarak kullanıldığı, ticaret unvanındaki bu ibarenin davalı markasında ... By ... olarak yazılmasında ne By kelimesinin, ne de ek unsur niteliğindeki ... kelimesinin markaya ayrıt edicilik sağlamadığı, 20 yıla yakın süredir davacının ...
ibareli markası ile aynı sektörde olması sebebiyle davalının tescilli markanın aynı sınıflarındaki ürünler için esas unsuru aynı olan ve orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibasa yol açar nitelikteki ... ibaresini kullanmasının, basiretli iş adamı gibi ve iyi niyetle hareket ettiği sonucuna vardırmayacağı, bu ibaredeki C harfının iki kez kullanılmış olmasının da ibarelerin farklı algılanmasına yetmeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı adına tescilli "... BY ... " ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına TPE nezdinde tescilli “... BY ... ” ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davalı tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Gerçekten de 556 sayılı KHK'nın 35. maddesi uyarınca kötü niyetli tescil başvurusu halinde, itiraz üzerine başvuru TPE tarafından reddedilebilir. Yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/07/2008 tarihli 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebidir. Ancak, anılan HGK kararında da belirtildiği üzere genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalının markasının davacı markaları karşısında iltibasa yol açması, davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faliyette bulunması yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına kötü niyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz. Bu nedenle mahkemece kötüniyetli tescil olunduğundan bahisle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/454091000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz