Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6997 E. 2014/10890 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının benzer olmadığı, ancak ilgili oldukları, emtiaların 35.08 alt grupta yer alan hizmetler bakımından benzer olduğu ve bu hizmetler bakımından aralarında KHK 8/I-b madde hükmüne göre iltibas bulunduğu ve bu emtialar bakımından KHK 42. madde hükmü gereğince hükümsüz kılınması gerektiği, markanın kullanılması konusunda daha önce verilen iznin marka tescil hakkı vermeyeceği, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraf markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmalarına ve davalı markasının kapsadığı 35. sınıf hizmetlerin ''Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemlerle sağlanabilir.)'' alt grupta sayılan hizmetler ile davacı markası kapsamındaki malların benzer türden mal ve hizmetlerden sayılacak olmalarına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Ancak mahkemece davalı markasındaki 35.sınıf hizmetlerden benzer türden olan 35.08 alt gruptaki ''Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemlerle sağlanabilir.)''hizmetleri dışındaki diğer hizmetler bakımından da davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle hükümsüzlük kararı verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/07/2008 tarihli 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebidir. Ancak, anılan HGK kararında da belirtildiği üzere genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Somut uyuşmazlıkta, davalı markasındaki hizmetlerin birbiri ile dolaylı olarak ilgili hizmetler olması kötü niyet için yeterli olmadığı gibi, bu hususta dinlenen tanık beyanları da dava konusu markalarda yer alan hizmetler açısından kötü niyetli bir tescilin varlığına yeterli delil olarak kabul edilemez. Bu bakımdan yukarıda bahsi geçen hizmetler açısından davanın reddi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle bu hizmetler bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/272 E. 2013/826 K.
Ortak:kötü niyet · iltibas
İncelediğiniz kararda… , ancak ilgili oldukları, emtiaların 35.08 alt grupta yer alan hizmetler bakımından benzer olduğu ve bu hizmetler bakımından aralarında KHK 8/I-b madde hükmüne göre «iltibas» bulunduğu ve bu emtialar bakımından KHK 42. madde hükmü gereğince hükümsüz kılınması gerektiği, markanın kullanılması konusunda daha önce verilen iznin marka tesci …
Somut uyuşmazlıkta, davalı markasındaki hizmetlerin birbiri ile dolaylı olarak ilgili hizmetler olması «kötü niyet» için yeterli olmadığı gibi, bu hususta dinlenen tanık beyanları da dava konusu markalarda yer alan hizmetler açısından kötü niyetli bir tescilin varlığına yeterli delil olarak kabul edilemez.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet · kötüniyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda… sunu 01. sınıf için yapmasına rağmen 17. sınıfta davacının markalarının kapsadığı emtia sınıfını da bu sınıf içinde göstererek tescil ettirmesi karşısında davalının «iyiniyetinden» bahsedilemeyeceği, davalının kullanımı tescilli marka hakkına dayandığından hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar tescilli markanın kullanımının «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece «kötüniyetli» tescil olunduğundan bahisle davalı markasındaki 01. sınıfta tescilli emtia bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6997 E. , 2014/10890 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FETHİYE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 23/05/2013
NUMARASI 2011/227-2013/251
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/05/2013 tarih ve 2011/227-2013/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ''Tufanlar'' markasının sahibi olduğunu, davalının müvekkili şirkete ait marka ile benzer olan ''Tufanlaraltın'' markasını 35. sınıfta tescil ettirdiğini, bu markanın müvekkilinin markası ile büyük benzerlik gösterdiğini ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalıya ait ''Tufanlaraltın'' markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ''Tufanlar'' isimli firmanın muris İbrahim Tufan tarafından kurulduğunu, onun vefatından sonra da çocuklarının faaliyetleri devam ettirdiğini, davacının müvekkilinin Tufanlar ismini kullanabileceğine muvafakat ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının benzer olmadığı, ancak ilgili oldukları, emtiaların 35.08 alt grupta yer alan hizmetler bakımından benzer olduğu ve bu hizmetler bakımından aralarında KHK 8/I-b madde hükmüne göre iltibas bulunduğu ve bu emtialar bakımından KHK 42. madde hükmü gereğince hükümsüz kılınması gerektiği, markanın kullanılması konusunda daha önce verilen iznin marka tescil hakkı vermeyeceği, davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraf markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmalarına ve davalı markasının kapsadığı 35. sınıf hizmetlerin ''Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemlerle sağlanabilir.)'' alt grupta sayılan hizmetler ile davacı markası kapsamındaki malların benzer türden mal ve hizmetlerden sayılacak olmalarına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Ancak mahkemece davalı markasındaki 35.sınıf hizmetlerden benzer türden olan 35.08 alt gruptaki ''Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri(belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemlerle sağlanabilir.)''hizmetleri dışındaki diğer hizmetler bakımından da davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle hükümsüzlük kararı verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/07/2008 tarihli 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebidir. Ancak, anılan HGK kararında da belirtildiği üzere genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Somut uyuşmazlıkta, davalı markasındaki hizmetlerin birbiri ile dolaylı olarak ilgili hizmetler olması kötü niyet için yeterli olmadığı gibi, bu hususta dinlenen tanık beyanları da dava konusu markalarda yer alan hizmetler açısından kötü niyetli bir tescilin varlığına yeterli delil olarak kabul edilemez.
Bu bakımdan yukarıda bahsi geçen hizmetler açısından davanın reddi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle bu hizmetler bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101917300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz