Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13241 E. 2017/1472 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı şirketin hükümsüzlüğü istenen “...” markasının başvuru tarihinden önce davacı şirketin “...” markası üzerinde .... sınıfa giren “her türlü malzemeden yapılmış iç dış giysiler ayak giysileri baş giysiler” yönünden 556 sayılı KHK'nın .../3 maddesi gereğince eskiye dayalı kullanımının ve gerçek hak sahipliğinin tespit edildiği, davacı şirketin dava konusu markanın tescilli olduğu diğer sınıf bakımından eskiye dayalı kullanımını ve gerçek hak sahipliğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2007/10330 sayılı “...” markasının .... sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
...- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, öncelik hakkı ve kötü niyetli tescil hukuki sebeplerine dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacının .... sınıfta gerçek hak sahipliğini ispat ettiği, ancak 03. sınıfta gerçek hak sahipliğinin ispat edilemediği gerekçesiyle markanın .... sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde, hükümsüzlüğe konu markanın öncelik hakkı ve kötü niyetli tescil hukuki sebeplerine dayalı olarak tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü istemiş, mahkemece kötü niyet hususunda hiçbir inceleme yapılmamıştır. Oysa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/07/2008 tarihli 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebi olup, genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Bu nedenle, mahkemece, davacının kötü niyetli tescil iddiasında da bulunduğu dikkate alınarak, davalının marka tescilinde kötü niyetli olup olmadığı hususu tartışılmaksızın, markanın kapsadığı mal ve hizmetlerden 03. sınıf bakımından hükümsüzlük talebinin reddi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/272 E. 2013/826 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz karardaAncak, davacı vekili dava dilekçesinde, hükümsüzlüğe konu markanın öncelik hakkı ve kötü niyetli tescil hukuki sebeplerine dayalı olarak tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü istemiş, mahkemece «kötü niyet» hususunda hiçbir inceleme yapılmamıştır.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet · kötüniyet · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… sunu 01. sınıf için yapmasına rağmen 17. sınıfta davacının markalarının kapsadığı emtia sınıfını da bu sınıf içinde göstererek tescil ettirmesi karşısında davalının «iyiniyetinden» bahsedilemeyeceği, davalının kullanımı tescilli marka hakkına dayandığından hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar tescilli markanın kullanımının «haksız rekabet» oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Bu nedenle mahkemece «kötüniyetli» tescil olunduğundan bahisle davalı markasındaki 01. sınıfta tescilli emtia bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4273 E. 2014/11367 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davada «hukuki yarar» bulunmadığından reddine dair verilen kararın davacılar,davayı üstlenen TMSF ve fer'i müdahil vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/10330 E,2013/16936 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13241 E. , 2017/1472 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2015 tarih ve 2014/104-2015/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin 1995 yılında Beyrut'ta kurulduğunu, kişiye özel tasarım tekstil sektöründe tüm dünyaca tanınmış "" markasıyla hizmet verdiğini, markanın yaratıcısı olan ünlü tasarımcı ...'ın kendi isminden hareketle yaratıldığını ve aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret ünvanının kök unsurunu oluşturduğunu, davalı adına 03. ve .... sınıfta tescilli 2007/... sayılı "..." markası ile müvekkilinin markasının birebir aynısı olduğunu, müvekkili şirketin önceye dayalı hakkı bulunduğunu, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu ileri sürerek, 2007/... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sürekli alışveriş yaptığı Iraklı başka bir ...'ın kendi bölgesinde tanınmış olduğunu, bu kişinin Türkiye'de tanınmış hale getirilmesi ve müvekkili şirket ile bu isimde ortak işler yapmak istemesi üzerine müvekkilince marka başvurusu yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı şirketin hükümsüzlüğü istenen “...” markasının başvuru tarihinden önce davacı şirketin “...” markası üzerinde .... sınıfa giren “her türlü malzemeden yapılmış iç dış giysiler ayak giysileri baş giysiler” yönünden 556 sayılı KHK'nın .../3 maddesi gereğince eskiye dayalı kullanımının ve gerçek hak sahipliğinin tespit edildiği, davacı şirketin dava konusu markanın tescilli olduğu diğer sınıf bakımından eskiye dayalı kullanımını ve gerçek hak sahipliğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2007/10330 sayılı “...” markasının .... sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
...- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, öncelik hakkı ve kötü niyetli tescil hukuki sebeplerine dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacının .... sınıfta gerçek hak sahipliğini ispat ettiği, ancak 03. sınıfta gerçek hak sahipliğinin ispat edilemediği gerekçesiyle markanın .... sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde, hükümsüzlüğe konu markanın öncelik hakkı ve kötü niyetli tescil hukuki sebeplerine dayalı olarak tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü istemiş, mahkemece kötü niyet hususunda hiçbir inceleme yapılmamıştır. Oysa, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/07/2008 tarihli 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebi olup, genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir.
Kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Bu nedenle, mahkemece, davacının kötü niyetli tescil iddiasında da bulunduğu dikkate alınarak, davalının marka tescilinde kötü niyetli olup olmadığı hususu tartışılmaksızın, markanın kapsadığı mal ve hizmetlerden 03. sınıf bakımından hükümsüzlük talebinin reddi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/320389900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz