Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/272 E. 2013/826 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyet↗ kötü niyet↗ kötüniyet↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK kapsamında benzer olduğu, davalının davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterip davacı markalarından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığı, ayrıca davalının marka başvurursunu 01. sınıf için yapmasına rağmen 17. sınıfta davacının markalarının kapsadığı emtia sınıfını da bu sınıf içinde göstererek tescil ettirmesi karşısında davalının iyiniyetinden bahsedilemeyeceği, davalının kullanımı tescilli marka hakkına dayandığından hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar tescilli markanın kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı adına tescilli markanın kapsadığı 17. sınıf emtianın, niteliği itibariyle dava konusu markanın tescilli olduğu 35. sınıf hizmetler bakımından Dairemiz kararlarında da benimsendiği üzere benzer hizmetlerden bulunması nedeniyle mahkemece 35. sınıf yönünden verilen hükümsüzlük kararının açıklanan bu gerekçelerle isabetli bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, davalı markasındaki "endüstriyel cam filmi üretim ve pazarlama" mal ve hizmeti dışında kalan ve 01. sınıfta tescilli diğer emtia bakımından da davalının tescil başvurusu sırasında kötü niyetli davrandığından bahisle hükümsüzlük kararı verilmiştir. Gerçekten de 556 Sayılı KHK'nın 35. maddesi uyarınca kötü niyetli tescil başvurusu halinde, itiraz üzerine başvuru TPE tarafından reddedilebilir ve HGK'nın 16.07.2008 tarihli 501/507 sayılı kararında da ifade edildiği üzere kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebidir. Ancak, anılan HGK kararında da belirtildiği üzere kötü niyetli tescil genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından iltibas tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına kötü niyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz. Bu nedenle mahkemece kötüniyetli tescil olunduğundan bahisle davalı markasındaki 01. sınıfta tescilli emtia bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Terkin | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11371 E. 2013/12306 K.
Ortak:kötü niyet · kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Bu nedenle mahkemece «kötüniyetli» tescil olunduğundan bahisle davalı markasındaki 01. sınıfta tescilli emtia bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davalının markasının davacı markaları karşısında «iltibasa» yol açması, davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faliyette bulunması yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
… li markası ile aynı sektörde olması sebebiyle davalının tescilli markanın aynı sınıflarındaki ürünler için esas unsuru aynı olan ve orta düzeydeki tüketici nezdinde «iltibasa» yol açar nitelikteki ... ibaresini kullanmasının, basiretli iş adamı gibi ve iyi niyetle hareket ettiği sonucuna vardırmayacağı, bu ibaredeki C harfının iki kez ku …
Bu nedenle mahkemece «kötüniyetli» tescil olunduğundan bahisle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10540 E. 2011/11547 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13241 E. 2017/1472 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Benzer bu karardaAncak, davacı vekili dava dilekçesinde, hükümsüzlüğe konu markanın öncelik hakkı ve kötü niyetli tescil hukuki sebeplerine dayalı olarak tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü istemiş, mahkemece «kötü niyet» hususunda hiçbir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu kararda… ay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/07/2008 tarihli 2008/11-501 Esas, 2008/507 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük «sebebi» olup, genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak ve …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6997 E. 2014/10890 K.
Ortak:kötü niyet · iltibas
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Benzer bu kararda… , ancak ilgili oldukları, emtiaların 35.08 alt grupta yer alan hizmetler bakımından benzer olduğu ve bu hizmetler bakımından aralarında KHK 8/I-b madde hükmüne göre «iltibas» bulunduğu ve bu emtialar bakımından KHK 42. madde hükmü gereğince hükümsüz kılınması gerektiği, markanın kullanılması konusunda daha önce verilen iznin marka tesci …
Somut uyuşmazlıkta, davalı markasındaki hizmetlerin birbiri ile dolaylı olarak ilgili hizmetler olması «kötü niyet» için yeterli olmadığı gibi, bu hususta dinlenen tanık beyanları da dava konusu markalarda yer alan hizmetler açısından kötü niyetli bir tescilin varlığına yeterli delil olarak kabul edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7135 E. 2011/17206 K.
Ortak:kötü niyet
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Benzer bu karardaYargıtay HGK'nun 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı kararında da açıklandığı üzere, 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde kötü niyetle gerçekleştirilen marka tescilinin hükümsüz kılınabileceğine dair bir hüküm olmasa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki TMK'nun 2. maddesi uyarınca «kötü niyetin» korunması mümkün olamayacağından kötü niyetin varlığının belirlenmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir.
… te kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötü niyetli marka tescili olarak kabul edileceği belirtilmekte olup, «kötü niyetin» varlığının her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
… lar belirlenip, bu mallar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, ayrıca yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davalının marka tescilinin «kötü niyete» dayanıp dayanmadığı, somut olayın özellikleri de ayrıntılı olarak değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle», yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ‘ VOLKAN’ ibaresini önceye dayalı olarak kullandığı, bilinir hale getirdiği, her iki marka arasında esaslı unsurun ‘VOLKAN’ ibaresi olduğu, davalının «dürüstlük kurallarına» aykırı olarak markayı adına tescil ettirdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, markaya tecavüzün tespitine, hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
… lar belirlenip, bu mallar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, ayrıca yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak, davalının marka tescilinin «kötü niyete» dayanıp dayanmadığı, somut olayın özellikleri de ayrıntılı olarak değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle», yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10702 E. 2018/3120 K.
Ortak:kötü niyet · kötüniyet · iltibas
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Bu nedenle mahkemece «kötüniyetli» tescil olunduğundan bahisle davalı markasındaki 01. sınıfta tescilli emtia bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… rkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu kanıtlayamadığı, ancak 2003 ve takip eden yıllarda davacı markasını «taşıyan» ürünlerin Türkiye'de satıldığı, davalının markayı bilebileceği, fantezi olarak üretilmiş kelimenin sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından bilinmediğinin düşünülemeyeceği, dolayısıyla davalının «kötüniyetle» tescil yaptırdığı, öncelikli hak sahipliğinin davacı üzerinde bulunduğu, markaların aynıyet arzettiği, «iltibasın» oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Öte yandan HGK'nun 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı (RG 512 kararı) ve Dairemizin 16.07.2008 tarih 501/507 sayılı kararları ile de benimsendiği üzere, tescil başvurusunda «kötü niyetin» varlığı başlı başına hükümsüzlük nedenidir.
Ancak, «kötü niyetin» varlığı her somut olayın özellikleri ve hükümsüzlüğü istenen marka ya da markaların tescil başvurularının yapıldığı tarihteki hukuki durumu dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… rkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu kanıtlayamadığı, ancak 2003 ve takip eden yıllarda davacı markasını «taşıyan» ürünlerin Türkiye'de satıldığı, davalının markayı bilebileceği, fantezi olarak üretilmiş kelimenin sektörde faaliyet gösteren davalı tarafından bilinmediğinin düşünülemeyeceği, dolayısıyla davalının «kötüniyetle» tescil yaptırdığı, öncelikli hak sahipliğinin davacı üzerinde bulunduğu, markaların aynıyet arzettiği, «iltibasın» oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Dava konusu "..." kelimesinin üzerinde kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından «ayırt ediciliği» yüksek bir kelime olmasına karşın, belirli bir anlama sahip olduğundan bu ibarenin önceden var olmayan fantezi veya türetme kelime markası olduğundan (Ör: RG 512 markası gibi) söz edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1842 E. 2021/1878 K.
Ortak:kötü niyet · kötüniyet
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından «iltibas» tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına «kötü niyet» ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz.
Bu nedenle mahkemece «kötüniyetli» tescil olunduğundan bahisle davalı markasındaki 01. sınıfta tescilli emtia bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… sayılı GUTTERIDGE marka başvuruları ve davalının (davadan sonra çekilip çekilmediği tespit edilemeyen) gömlek fotoğrafları dışında markanın kullanıldığını gösterir «fatura» ve benzeri delil «ibraz» edilmediği, davacının yurt dışı marka tescillerinden haberdar olduğu ve yedekleme amacıyla kötü niyetle markayı tescil ettirdiği gerekçesiyle mahkemenin hükümsüzlük kararı doğruysa da kararın «gerekçesinin düzeltilerek» mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, davalı markasının «kötüniyetle» tescil edilmesi nedeniyle hükümsüzlüğüne ve TPMK kayıtlarından terkinine karar verilmiştir.
Yargıtay HGK'nın Dairemiz'ce de benimsenen 16.07.2008 tarih ve 2008/11-501 E., 2008/507 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 556 sayılı KHK'nın 35/1. maddesi uyarınca tescil başvurusu sırasında «kötü niyetin» başlı başına bir itiraz «sebebi» olarak ileri sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de KHK'nın ruhuna ve amacına uygundur.
Bu husus 556 sayılı KHK'nın 42. maddesinde başlı başına bir hükümsüzlük hali olarak düzenlenmemiş olsa dahi, genel hüküm ve temel prensip niteliğindeki MK'nın 2. maddesi uyarınca «kötü niyetin» korunması söz konusu olamayacağından aynı sonuca ulaşılmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçenin düzeltilmesi · güveni kötüye kullanma · karine · fatura · terkin · dava sebebi · ibraz
Benzer bu kararda… sayılı GUTTERIDGE marka başvuruları ve davalının (davadan sonra çekilip çekilmediği tespit edilemeyen) gömlek fotoğrafları dışında markanın kullanıldığını gösterir «fatura» ve benzeri delil «ibraz» edilmediği, davacının yurt dışı marka tescillerinden haberdar olduğu ve yedekleme amacıyla kötü niyetle markayı tescil ettirdiği gerekçesiyle mahkemenin hükümsüzlük kararı doğruysa da kararın «gerekçesinin düzeltilerek» mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, davalı markasının «kötüniyetle» tescil edilmesi nedeniyle hükümsüzlüğüne ve TPMK kayıtlarından terkinine karar verilmiştir.
… çesiyle; davanın kabulü ile 2013/105964 sayılı “Gabriele Pasıni” markasının kötü niyetli tescil ve gerçek hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlüğüne, TPMK kayıtlarından «terkin» edilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay HGK'nın Dairemiz'ce de benimsenen 16.07.2008 tarih ve 2008/11-501 E., 2008/507 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 556 sayılı KHK'nın 35/1. maddesi uyarınca tescil başvurusu sırasında «kötü niyetin» başlı başına bir itiraz «sebebi» olarak ileri sürülebilmesi mümkün olduğu gibi, sonradan aynı nedenle hükümsüzlük davasının açılabilmesi de KHK'nın ruhuna ve amacına uygundur.
Bununla birlikte uygulamada ve öğretide, kendisine duyulan «güveni kötüye kullanan» kişilerin başvurusu, markayı kullanmak amacıyla değil başkalarının ticaretine engel olmak amacıyla, başkalarından para koparma veya şantaj yapma amacıyla yapılan başvurular kötü niyetli marka başvuruları olarak kabul edilmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/272 E. , 2013/826 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (... Fikri ve Sînai Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 27.04.2011 tarih ve 2008/92-2011/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalıların, müvekkili adına tescilli "..." ve "..." markalarının ana unsurlarını birleştirerek iltibasa neden olacak derecede benzeri olan"..." ibaresini kötü niyetli olarak adlarına tescil ettirdiklerini, davalıların uğraş alanı içerisinde yer almayan ürünler arasına gizlenmek suretiyle, cam filmlerinde kullanılmak ve haksız kazanç sağlamak amacıyla tescil ettirildiğini, davalıların müvekkili tarafından kullanılan ürünlerin sahte olduğunu sektörde yaymak suretiyle müvekkilinin ticari faaliyetini baltalama çabası içerisinde olduklarını, davalıların bu eylemleri sonucu müvekkilinin zarara uğradığını, sektörde itibar kaybına uğradığını ileri sürerek davalılar adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, müvekkilinin gerçek hak sahipliğinin tespitine, 1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve haksız rekabetin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin yasal haklarını kullanarak "..." ibareli markayı tescil ettirdiklerini, ancak bu markanın müvekkilleri tarafından ticari hayatta kullanılmadığını, bu nedenle davacı tarafın ne maddi ne de manevi kaybının olmadığını, davacı markaları ile müvekkili markasının benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK kapsamında benzer olduğu, davalının davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterip davacı markalarından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığı, ayrıca davalının marka başvurursunu 01. sınıf için yapmasına rağmen 17. sınıfta davacının markalarının kapsadığı emtia sınıfını da bu sınıf içinde göstererek tescil ettirmesi karşısında davalının iyiniyetinden bahsedilemeyeceği, davalının kullanımı tescilli marka hakkına dayandığından hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar tescilli markanın kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı adına tescilli markanın kapsadığı 17. sınıf emtianın, niteliği itibariyle dava konusu markanın tescilli olduğu 35. sınıf hizmetler bakımından Dairemiz kararlarında da benimsendiği üzere benzer hizmetlerden bulunması nedeniyle mahkemece 35. sınıf yönünden verilen hükümsüzlük kararının açıklanan bu gerekçelerle isabetli bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, davalı markasındaki "endüstriyel cam filmi üretim ve pazarlama" mal ve hizmeti dışında kalan ve 01. sınıfta tescilli diğer emtia bakımından da davalının tescil başvurusu sırasında kötü niyetli davrandığından bahisle hükümsüzlük kararı verilmiştir. Gerçekten de 556 Sayılı KHK'nın 35. maddesi uyarınca kötü niyetli tescil başvurusu halinde, itiraz üzerine başvuru TPE tarafından reddedilebilir ve HGK'nın 16.07.2008 tarihli 501/507 sayılı kararında da ifade edildiği üzere kötü niyetli tescil başlı başına bir hükümsüzlük sebebidir. Ancak, anılan HGK kararında da belirtildiği üzere kötü niyetli tescil genel olarak tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir.
Kötü niyetin varlığı her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak belirlenmelidir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 01. sınıftaki emtia, esasen davacı markası kapsamında bulunmadığından iltibas tehlikesine yol açmadığı gibi davalının başvuru esnasında aslında 17. sınıfta olması gereken bir kısım emtianın 01. sınıfta göstermesi yukarıda belirtilen HGK kararında benimsenen esaslara göre başlı başına kötü niyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmaz. Bu nedenle mahkemece kötüniyetli tescil olunduğundan bahisle davalı markasındaki 01. sınıfta tescilli emtia bakımından da hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252872300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz