Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14188 E. 2018/5106 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici sıfatı↗ çekişmesiz yargı↗ ön inceleme aşaması↗ ticari dava niteliği↗ kâr mahrumiyeti↗ ara karar↗ taşıma sözleşmesi↗ kamu düzeni↗ taşıyıcı↗ görevsizlik kararı↗ hasar↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının uzun mesafe taşıma, ara aktarmaları, elleçlemeleri, istiflemeleri, dikkate alarak eşyayı taşımaya uygun hale getirmesini davacıdan istemesi, istiflemeye uygun hale getirmeden bu taşımayı yapmaması ve özenli taşımasının gerektiği, tespite konu balların petekli bal özelliğini kaybettiği, satış değerini yitirdiği, söz konusu balların satın alım bedelinin 86.400 TL olduğu, balların zarar görmesinde davacının 1/4 oranında, davalının ise .../4 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 64.800 TL davacı zararının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, taşıma sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yine, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk
mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Davacı, davalı tarafından taşınan bal emtiasının hasar gördüğünü, malları müşterilerine teslim edemediğini, bu ballardan elde etmeyi umduğu gelirden mahrum kaldığını ileri sürerek tazmin talebinde bulunmuş olup dava taşıma sözleşmesine dayalıdır. Taşıma işleri 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun dördüncü kitabında düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 4/1-a maddesi uyarınca, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılır. Davacının mesleki amaçla hareket etmesi nedeniyle tüketici sıfatı taşımayacağı da gözetildiğinde tüketici mahkemelerinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın ticaret mahkemesine gönderilmesine hükmetmek gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/12 E. 2020/3403 K.
Ortak:ara karar · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı tarafından taşınan bal emtiasının «hasar» gördüğünü, malları müşterilerine «teslim» edemediğini, bu ballardan elde etmeyi umduğu gelirden «mahrum» kaldığını ileri sürerek tazmin talebinde bulunmuş olup dava «taşıma sözleşmesine» dayalıdır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» uzun mesafe taşıma, «ara» aktarmaları, elleçlemeleri, istiflemeleri, dikkate alarak eşyayı taşımaya uygun hale getirmesini davacıdan istemesi, istiflemeye uygun hale getirmeden bu taşımayı …
1-) Dava, «taşıma sözleşmesi» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında davaya konu balların İzmir’e taşınması için «taşıma sözleşmesi» yapıldığı, davacının 1720 kg balı 86 adet kapaklı alüminyum tencere içerisinde çuvala sarılı halde davalıya «teslim» ettiği, davalı taşımacının uzun mesafe taşıma «ara» aktarmaları, elleçmeleri, istiflemeleri dikkate alarak eşyayı taşımaya uygun hale getirmesini davacıdan istemesi veya kendisi istiflemeye uygun hale getirmesi gere …
Davacının 86 adet tencere içindeki 1720 kg balı, çuvala sarılı şekilde 07/12/2014 tarihinde davalıya «teslim» ettiğini, taşıma sırasında oluşan «hasar» sonrası bal peteklerini kırılmış, akmış ve bal özelliğini kaybetmiş bir şekilde teslim aldığını iddia etmiş, İzmir 3.
Mahkemece «hasarın» her iki taraf kusuruna bağlı olarak gerçekleştiği kabul edilerek sonuca gidilmişse de, davalının “kasten veya pervasızca bir davranışta bulunduğu” ispat edilememiş olmakla, 6102 sayılı TTK 886. madde koşulları bulunmayan somut olayda tazminat hesabının «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» düzenlendiği TTK 882. madde uyarınca yapılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · teslim tutanağı · sınırlı sorumluluk · cy/cy şerhi · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece «hasarın» her iki taraf kusuruna bağlı olarak gerçekleştiği kabul edilerek sonuca gidilmişse de, davalının “kasten veya pervasızca bir davranışta bulunduğu” ispat edilememiş olmakla, 6102 sayılı TTK 886. madde koşulları bulunmayan somut olayda tazminat hesabının «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» düzenlendiği TTK 882. madde uyarınca yapılması gerekir.
Ayrıca, kabule göre de, dosya içinde bulunan 06/12/2014 tarihli «teslim tutanağında» “14 adet hasarlı teslim” «şerhini» içeren tutanak bulunması karşısında taşıma konusu emtianın bütünü üzerinde «hasarın» varlığını gösterecek kabul gerekçelerinin de karar yerinde tartışılmaması ve aradaki süre dikkate alındığında muhafazaya ilişkin koşulların düşünülüp tartışılmadan …
Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/17 D.İş sayılı dosyasından 24/04/2015 tarihinde yapılan tespitte 70 adet farklı boyutlardaki tencereler içinde bulunan balın hasarlanmış, satış değerini yitirmiş olduğu tespit edilmiş, hükme esas alınan 29/04/2016 tarihli bilirkişi raporunda da tespit raporunda yer alan adet üzerinden ve taraf «kusur» oranları dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin somut itirazlarını da karşılayacak yeni bir bilirkişi raporu veya ek rapor alınarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve araştırma ile ve yetersiz olduğu anlaşılan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6825 E. 2023/6563 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · ara karar · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı, davalı tarafından taşınan bal emtiasının «hasar» gördüğünü, malları müşterilerine «teslim» edemediğini, bu ballardan elde etmeyi umduğu gelirden «mahrum» kaldığını ileri sürerek tazmin talebinde bulunmuş olup dava «taşıma sözleşmesine» dayalıdır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» uzun mesafe taşıma, «ara» aktarmaları, elleçlemeleri, istiflemeleri, dikkate alarak eşyayı taşımaya uygun hale getirmesini davacıdan istemesi, istiflemeye uygun hale getirmeden bu taşımayı …
1-) Dava, «taşıma sözleşmesi» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 01.07.2020 tarih, 2020/12 E. ve 2020/3403 K. sayılı kararıyla Mahkemece «hasarın» her iki taraf kusuruna bağlı olarak gerçekleştiği kabul edilerek sonuca gidilmişse de, davalının “kasten veya pervasızca bir davranışta bulunduğu” ispat edilememiş olmakla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 886 ncı maddesi koşulları bulunmayan somut olayda tazminat hesabının «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» düzenlendiği aynı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca yapılması gerektiği, anılan Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında yapılmadığı anlaşılan hesaplamaya dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, kabule göre de, dosya içinde bulunan 06.12.2014 tarihli «teslim tutanağında» “14 adet hasarlı teslim” «şerhini» içeren tutanak bulunması karşısında taşıma konusu emtianın bütünü üzerinde hasarın varlığını gösterecek kabul gerekçelerinin de karar yerinde tartışılmaması ve aradaki süre dikkate alındığında muhafazaya ilişkin koşulların düşünülüp tartışılmadan teslimden dört ay sonra yapılan tespit raporundaki verilerin esas alınarak tazminat hesabının yapılması da doğru olmadığı, bu durumda Mahkemece, davalı vekilinin somut itirazlarını da karşılayacak yeni bir bilirkişi raporu veya ek rapor alınarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve araştırma ile ve yetersiz olduğu anlaşılan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması yerinde görülmediği gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
… ın kabulünde olduğunu, aksini iddia etmediğini, sorumluluk belgesinde davacının zararlardan sorumluluğu kabul ettiğini, bilirkişinin bozma gerekçesini anlamadığını, «teslim» ile tespit tarihleri arasında 16 ayın bulunduğunu, muhafaza koşulları tartışılmadan yapılan değerlendirmenin hatalı ve noksan incelemeye dayandığını, bozma ilamı ile 6102 sayılı Kanun’un 882 nci maddesi uyarınca «sınırlı sorumluluğun» kesinlik kazandığını, müvekkilinin gönderinin niteliğine uygunsuz ambalajlandığı yönündeki uyarısı ile sorumluluğunu yerine getirdiğini, 1.440 kg. üzerinde hesaplama yapılmasının da bozma ilamına aykırılık taşıdığını, tespit aşamasındaki fotoğraflardan anlaşılacağı üzere tencerelerde ezilme ve kırılma bulunmadığını, iki yıldan fazla davacı uhdesinde bulunan balların bu süreçte «hasar» görmesinin ve özelliğini kaybetmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkili yönünden «müktesep hak» teşkil eden bozma gerekçeleri dikkate alındığında kararın usul ve yasaya aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.07.2020 tarih, 2020/12 E. ve 2020/3403 K. sayılı kararıyla Mahkemece «hasarın» her iki taraf kusuruna bağlı olarak gerçekleştiği kabul edilerek sonuca gidilmişse de, davalının “kasten veya pervasızca bir davranışta bulunduğu” ispat edilememiş olmakla, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesi koşulları bulunmayan somut olayda tazminat hesabının «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» düzenlendiği aynı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca yapılması gerektiği, anılan Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında yapılmadığı anlaşılan hesaplamaya dayanan bilir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pervasızca hareket · taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırı · teslim tutanağı · taşıtan · sınırlı sorumluluk · teamül · delil tespiti
Benzer bu kararda… ı belirtilen kararı ile davalının kasten veya pervasızca bir davranışta bulunması halinin ispatı açısından davalının aktif, icrai bir hareketi görülmemekle birlikte «pervasızca hareket» bağlamında değerlendirilebilecek surette ihmali davranışının bulunduğu, zira alelade tencereler içerisinde ve tenceleri koli, kasa-sandık vb. muhafaza edici eşya içinde değil yine alelade çuvallara doldurulmuş şekilde davalı tarafından kabul edildiği, halin icabı ve genel «teamüller», ticari standartlar bağlamında yetersiz ambalajlamanın her halükarda «taşıtan» taraf için sınırsız ve istisnasız bir mükellefiyet getirmediği, ek raporda da «delil tespiti» sonrası düzenlenen rapora atfen “bal peteklerinin kırılmış, bozulmuş, birbiri içine geçip bütünlüğü bozulmuş” olmasına dair tespitten hareketle bu halin malın evsafı ve kalitesine yönelik olması itibari ile malın tüketim ve satım kabiliyetine tesir eder vasıfta olduğundan, ayrıca muhafaza yükümlülüğün bulunmadığı, bu durumun muhafaza süresi ve bu esnada davacının muhafaza yükümlülüğünden değil 135 gün geçse de uygun olmayan taşıma koşullarından kaynaklandığı, «illiyet bağının» kusurlu taşımadan ileri geldiği, zira tencere ve kapakların da vuruk ve eziklerin, darbe ve isabetlerin bulunduğunun belirtildiği, davalı taşımacının uzun mesafe taşıma «ara» aktarmaları, elleçmeleri, istiflemeleri dikkate alarak eşyayı taşımaya uygun hale getirmesini davacıdan istemesi veya kendisi istiflemeye uygun hale getirmesi gerekmesine rağmen bu hususlara riayet etmeden taşıma yaptığı, özenli taşıma yükümlülüğünü yerine getirmediği, nakliye sonrasında davaya konu balların petekli bal özelliğini kaybettiği ve satış değerini yitirdiği, davalının zararın meydana gelmesindeki kusurunun 3/4 oranında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, evvelki kararın sadece davalı tarafça temyizi sebepli usuli «müktesep hak» ilkesi mucibince 64.800,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 01.07.2020 tarih, 2020/12 E. ve 2020/3403 K. sayılı kararıyla Mahkemece «hasarın» her iki taraf kusuruna bağlı olarak gerçekleştiği kabul edilerek sonuca gidilmişse de, davalının “kasten veya pervasızca bir davranışta bulunduğu” ispat edilememiş olmakla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 886 ncı maddesi koşulları bulunmayan somut olayda tazminat hesabının «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» düzenlendiği aynı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca yapılması gerektiği, anılan Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında yapılmadığı anlaşılan hesaplamaya dayanan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, kabule göre de, dosya içinde bulunan 06.12.2014 tarihli «teslim tutanağında» “14 adet hasarlı teslim” «şerhini» içeren tutanak bulunması karşısında taşıma konusu emtianın bütünü üzerinde hasarın varlığını gösterecek kabul gerekçelerinin de karar yerinde tartışılmaması ve aradaki süre dikkate alındığında muhafazaya ilişkin koşulların düşünülüp tartışılmadan teslimden dört ay sonra yapılan tespit raporundaki verilerin esas alınarak tazminat hesabının yapılması da doğru olmadığı, bu durumda Mahkemece, davalı vekilinin somut itirazlarını da karşılayacak yeni bir bilirkişi raporu veya ek rapor alınarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve araştırma ile ve yetersiz olduğu anlaşılan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması yerinde görülmediği gerekçeleriyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
… reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.07.2020 tarih, 2020/12 E. ve 2020/3403 K. sayılı kararıyla Mahkemece «hasarın» her iki taraf kusuruna bağlı olarak gerçekleştiği kabul edilerek sonuca gidilmişse de, davalının “kasten veya pervasızca bir davranışta bulunduğu” ispat edilememiş olmakla, 6102 sayılı Kanun'un 886 ncı maddesi koşulları bulunmayan somut olayda tazminat hesabının «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» düzenlendiği aynı Kanun'un 882 nci maddesi uyarınca yapılması gerektiği, anılan Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında yapılmadığı anlaşılan hesaplamaya dayanan bilir …
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla davalı yararına oluşan yöntemsel «kazanılmış hak» uyarınca 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında davalının «sorumluluk sınırlarına» göre bir inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bozmaya aykırı olarak davalının tazmin yükümünün 6102 sayılı Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında kalmadığı, ihmali davranışla 886 ncı maddesi kapsamına girdiği kabul edilip «sınırlı sorumluluk» hükümlerinin uygulanmaması yerinde olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14297 E. 2018/5353 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · kamu düzeni · görevsizlik kararı · hasar · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Davacı, davalı tarafından taşınan bal emtiasının «hasar» gördüğünü, malları müşterilerine «teslim» edemediğini, bu ballardan elde etmeyi umduğu gelirden «mahrum» kaldığını ileri sürerek tazmin talebinde bulunmuş olup dava «taşıma sözleşmesine» dayalıdır.
Benzer bu karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
1-) Dava, davacı tarafından nakliyat poliçesi ile sigortalanan emtianın davalılarca taşınması esnasında meydana gelen «hasarın» «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı, sigortalısının halefi olarak işbu davayı açmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, «kamu düzenine» ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil
Benzer bu kararda1-) Dava, davacı tarafından nakliyat poliçesi ile sigortalanan emtianın davalılarca taşınması esnasında meydana gelen «hasarın» «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı, sigortalısının halefi olarak işbu davayı açmıştır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2366 E. 2010/11480 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · yemin delili · maktu vekalet ücreti · yemin · husumet yokluğu · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu kararda… ...Ş. arasında yapılmış bir sözleşme olmadığı,davacının davalı .... bünyesinde faaliyet gösterdiği, sözleşmenin içeriği ve alacak miktarı konusunda davacının delil «ibraz» etmediği, «yemin delilini» kullanmadığı gerekçesiyle, davalı ...Ş. yönünden davadan vazgeçilmesi nedeniyle, davalı ...Ş. yönünden «husumet yokluğundan», davalı .... yönünden, davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, ...Ü.T.’nin 7.maddesi gereğince adı geçen davalılara «maktu vekalet ücreti» verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru olmamış,bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18147 E. 2014/5893 K.
Ortak:ara karar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» uzun mesafe taşıma, «ara» aktarmaları, elleçlemeleri, istiflemeleri, dikkate alarak eşyayı taşımaya uygun hale getirmesini davacıdan istemesi, istiflemeye uygun hale getirmeden bu taşımayı …
Benzer bu kararda… in 14'ncü maddesinde markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz «ara» verilmesi halinde markanın iptal edileceği, tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla kullanılmasının, markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılmasının, marka sahibinin izni ile kullanılmasının ve markayı «taşıyan» malın ithalatının markayı kullanma olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat yükü · kâr kaybı · taşıyan · zamanaşımı
Benzer bu kararda… lduğu göz önüne alındığında markalar bakımından hükümsüzlük davasının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğinden, davanın bu haliyle «zamanaşımına» uğradığı, keza davalının markasına yönelik olarak açılmış davanın sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» neden olduğu, bu yönüyle davacının dava hakkını yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… lduğu göz önüne alındığında markalar bakımından hükümsüzlük davasının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğinden, davanın bu haliyle «zamanaşımına» uğradığı, keza davalının markasına yönelik olarak açılmış davanın sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» neden olduğu, bu yönüyle davacının dava hakkını yitirdiği, davacı tarafın tanınmış marka olduğu iddiası kabul edilse bile davacı markanın 2008 yılı itibariyle tanı …
… in 14'ncü maddesinde markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz «ara» verilmesi halinde markanın iptal edileceği, tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla kullanılmasının, markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılmasının, marka sahibinin izni ile kullanılmasının ve markayı «taşıyan» malın ithalatının markayı kullanma olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
Ancak buna rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmiş, red kararının gerekçesinde de davanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılmadığı, davacının sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı ve dava açma hakkını yitirdiği hususlarına dayanılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14188 E. , 2018/5106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2016 tarih ve 2015/232-2016/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 86 tencere 1720 kg. olarak ...'dan ...'e taşınması için davalı şirkete sağlam bir şekilde teslim edilen balların varış yerinde tencereleri ezilmiş, bal petekleri kırılmış, birbirine karışmış, akmış ve bal özelliğini kaybetmiş bir şekilde olduğunun anlaşıldığını, istiflemenin yanlış yapıldığını, aktarma istasyonlarında gerekli özenin gösterilmediğini, balları kilogramı 60 TL'den satın aldığını, ...'de kilogramının 175-200 TL karşılığında satıldığını, diğer zararlarının yanında kilogram başına 20 TL kâr mahrumiyetinin bulunduğunu ileri sürerek 142.170 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gönderici tarafından taşıyıcının hasarlardan sorumlu olmadığına dair imzalanan belge uyarınca müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, ambalajlamanın yetersiz olduğunu, teslim tutanağında sadece 14 adet tencerenin hasarlı olduğunun belirtildiğini, tüm emtianın hasarlı olduğu iddiasını kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının uzun mesafe taşıma, ara aktarmaları, elleçlemeleri, istiflemeleri, dikkate alarak eşyayı taşımaya uygun hale getirmesini davacıdan istemesi, istiflemeye uygun hale getirmeden bu taşımayı yapmaması ve özenli taşımasının gerektiği, tespite konu balların petekli bal özelliğini kaybettiği, satış değerini yitirdiği, söz konusu balların satın alım bedelinin 86.400 TL olduğu, balların zarar görmesinde davacının 1/4 oranında, davalının ise .../4 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 64.800 TL davacı zararının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava, taşıma sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yine, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk
mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Davacı, davalı tarafından taşınan bal emtiasının hasar gördüğünü, malları müşterilerine teslim edemediğini, bu ballardan elde etmeyi umduğu gelirden mahrum kaldığını ileri sürerek tazmin talebinde bulunmuş olup dava taşıma sözleşmesine dayalıdır. Taşıma işleri 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun dördüncü kitabında düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 4/1-a maddesi uyarınca, ...'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılır. Davacının mesleki amaçla hareket etmesi nedeniyle tüketici sıfatı taşımayacağı da gözetildiğinde tüketici mahkemelerinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın ticaret mahkemesine gönderilmesine hükmetmek gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452002700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz