İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13807 E. 2013/12049 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil sözleşmesi↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ticari faiz↗ fesih↗ ticari defter↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ temerrüt↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunun denetlendiği, davacının borçluya ödeme için 5 gün süre verdiği ihtarnamenin 17.07.2009 tarihinde davalıya tebliği edildiği, dolayısıyla 25.07.2009 tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu, sözleşme fesih tarihi itibariyle %19 yıllık ticari faiz hesabı yapıldığında takipte istenen faizin yerinde olduğu, takip talebinde gösterilen alacağın ticari defterlerden tespit edildiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... 14. İcra Müdürlüğünün 2009/33158 E. sayılı takip dosyasında davacının 61.154,57 TL alacaklı olduğunun tespitine, bu miktara vaki itirazın iptaline, ana para 60.306,97 TL 'ye takipten itibaren %19' u geçmemek üzere ve değişen oranlar gözönüne alınmak kaydı ile avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatı olan 24.461,82 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında delil sözleşmesinin bulunması davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine engel teşkil etmez. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 83 ve devamı maddeleri uyarınca her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlarının, davalı rejistro defterinin getirtilerek karşılaştırılması, davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma dosyasının celbedilerek davaya etkili olup olmadığının değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davalı delilleri değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Acentelik sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1944 E. 2015/899 K.
Ortak:delil sözleşmesi · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında «delil sözleşmesinin» bulunması davalı «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesine engel teşkil etmez.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunun denetlendiği, davacının borçluya ödeme için 5 gün süre verdiği «ihtarnamenin» 17.07.2009 tarihinde davalıya tebliği edildiği, dolayısıyla 25.07.2009 tarihi itibariyle «temerrüdün» oluştuğu, sözleşme «fesih» tarihi itibariyle %19 yıllık «ticari faiz» hesabı yapıldığında takipte istenen faizin yerinde olduğu, takip talebinde gösterilen alacağın «ticari defterlerden» tespit edildiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Mülga 6762 sayılı TTK'nın 83 ve devamı maddeleri uyarınca her iki tarafa ait «ticari defter» ve kayıtlarının, davalı rejistro defterinin getirtilerek karşılaştırılması, davalı hakkında ...
Benzer bu karardaTaraflar arasında «delil sözleşmesinin» bulunması davalı tarafın «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesine engel teşkil etmez.
… ma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket kayıtlarında davacının tüm ödemelerinin kayıt altına alındığı, iptal edilen poliçelerin davacı borcundan «mahsup» edildiği, «acentelik sözleşmesinin» 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilmeyeceğinin belirtildiği, davalı lehine delil vasfına sahip defterle ve kayıtlarına göre davacıya borcu bulunmadığı gerekçes …
Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece acentelik sözleşmesinin 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilemeyeceğinin belirtildiği, davalı şirket kayıtlarında ödemelerin kayıt altına alındığı, davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · acentelik · ek prim · mahsup · komisyon
Benzer bu kararda… ma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket kayıtlarında davacının tüm ödemelerinin kayıt altına alındığı, iptal edilen poliçelerin davacı borcundan «mahsup» edildiği, «acentelik sözleşmesinin» 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilmeyeceğinin belirtildiği, davalı lehine delil vasfına sahip defterle ve kayıtlarına göre davacıya borcu bulunmadığı gerekçes …
Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece acentelik sözleşmesinin 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilemeyeceğinin belirtildiği, davalı şirket kayıtlarında ödemelerin kayıt altına alındığı, davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf ise sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, «prim» borçlarını zamanında sigortaya intikal ettirdiklerini, davalı tarafından iptal edilen poliçelerle ilgili iade «komisyon» oranlarının, prim üretimi sırasında tahakkuk ettirilen oranlardan yüksek olduğunu, uyuşmazlığın buradan kaynaklandığını ileri sürmüş, bilirkişi raporlarına itirazı …
Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının itirazında belirttiği gibi rejistro kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığı gibi, iptal edilen poliçelerle ilgili iade «komisyon» oranlarının, «prim» üretimi sırasında tahakkuk ettirilen oranlardan yüksek olduğuna ilişkin itirazı üzerinde yeterince durulmamıştır.
-
Acentelik sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3910 E. 2019/5439 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · bozma sonrası karar · acentelik
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «bozma sonrası» alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/605 E. 2019/8222 K.
Ortak:ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunun denetlendiği, davacının borçluya ödeme için 5 gün süre verdiği «ihtarnamenin» 17.07.2009 tarihinde davalıya tebliği edildiği, dolayısıyla 25.07.2009 tarihi itibariyle «temerrüdün» oluştuğu, sözleşme «fesih» tarihi itibariyle %19 yıllık «ticari faiz» hesabı yapıldığında takipte istenen faizin yerinde olduğu, takip talebinde gösterilen alacağın «ticari defterlerden» tespit edildiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
İcra Müdürlüğünün 2009/33158 E. sayılı takip dosyasında davacının 61.154,57 TL alacaklı olduğunun tespitine, bu miktara vaki itirazın iptaline, ana para 60.306,97 TL 'ye takipten itibaren %19' u geçmemek üzere ve değişen oranlar gözönüne alınmak «kaydı» ile «avans faizi» uygulanmak suretiyle takibin devamına, % 40 «icra inkar tazminatı» olan 24.461,82 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında «delil sözleşmesinin» bulunması davalı «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesine engel teşkil etmez.
Benzer bu kararda… lekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşme kapsamında oluşan borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya «ipotek» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan «ıslah» dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini is …
Ancak, mahkemece bozma ilamı öncesinde davacı sigorta şirketine ait «ticari defterler» ile dayanağı belgeler üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre, davalı ...'in davacıya 97.004,49 TL borcu olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda, davacı tarafça rejistro «defterlerinin» sunulmaması karşısında, davalının «aleyhine delil» teşkil eden kendi «ticari defterlerindeki kayıtlara» göre 95.818,64 TL «prim» borcu bulunduğunun kabulüyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aleyhe delil · acentelik sözleşmesi · ipoteğin paraya çevrilmesi · ispat külfeti · acente · ticari defter kayıtları · sözleşmenin feshi · acentelik
Benzer bu karardaDava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
… lekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşme kapsamında oluşan borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya «ipotek» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan «ıslah» dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini is …
Bu durumda, davacı tarafça rejistro «defterlerinin» sunulmaması karşısında, davalının «aleyhine delil» teşkil eden kendi «ticari defterlerindeki kayıtlara» göre 95.818,64 TL «prim» borcu bulunduğunun kabulüyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, davacı tarafa rejistro «defterinin» «ibrazı» için 15/05/2018 tarihli celsede bir sonraki celseye kadar «kesin süre» verildiği, verilen kesin sürede rejistro defterinin ibraz edilmediği, 10/07/2018 tarihli celsede rejistro defteri tutulmadığı, bu nedenle rejistro defterinin sunulamayacağına yönelik davacının beyanı dikkate alınarak, dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenemeyeceği, alacağın varlığı ve miktarını «ispat külfeti» altında bulunan davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13807 E. , 2013/12049 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2012 tarih ve 2010/306-2012/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin acentesi olan davalının, poliçe tanzim edip prim bedellerini tahsil ettiğini, müvekkili adına yaptığ prim tahsilatlarını ödememesi üzerine davalı aleyhine başlattıkları icra takibinde borca ve yetkiye itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, davacının... Bölge Müdürlüğü'ne taşındığı 2007 yılı 8. ayına kadar taraflar arasında hiç bir sorunun çıkmadığını, 31.12.2007 tarihli ekstrede de bakiyenin 0 (sıfır) olarak belirlendiğini, davacının kendi açığını müvekkiline borç olarak kaydettiğini, davacıya bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunun denetlendiği, davacının borçluya ödeme için 5 gün süre verdiği ihtarnamenin 17.07.2009 tarihinde davalıya tebliği edildiği, dolayısıyla 25.07.2009 tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu, sözleşme fesih tarihi itibariyle %19 yıllık ticari faiz hesabı yapıldığında takipte istenen faizin yerinde olduğu, takip talebinde gösterilen alacağın ticari defterlerden tespit edildiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
14. İcra Müdürlüğünün 2009/33158 E. sayılı takip dosyasında davacının 61.154,57 TL alacaklı olduğunun tespitine, bu miktara vaki itirazın iptaline, ana para 60.306,97 TL 'ye takipten itibaren %19' u geçmemek üzere ve değişen oranlar gözönüne alınmak kaydı ile avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatı olan 24.461,82 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında delil sözleşmesinin bulunması davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine engel teşkil etmez. Mülga 6762 sayılı TTK'nın 83 ve devamı maddeleri uyarınca her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlarının, davalı rejistro defterinin getirtilerek karşılaştırılması, davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma dosyasının celbedilerek davaya etkili olup olmadığının değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davalı delilleri değerlendirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451736800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz