Zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5063 E. 2013/6434 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fiil ehliyeti↗ kesin süre↗ muvafakat↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ yönetim kurulu kararı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından ... 341. maddesi gereğince böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönünde karar alınması ve dava tarihi itibari ile şirketin denetçilerinin davaya iştirakinin sağlanması ya da onlardan alınan vekaletnamenin sunulmasının gerektiği, davacı banka tarafından davanın açılması ile ilgili genel kurul kararının sunulduğu ancak HUMK 39. ve 40. maddeleri uyarınca verilen süre ve kesin süreye rağmen dava tarihi itibari ile denetim
kurulu üyeleri olarak görev yapan ... ve ... 'nın davaya iştirakinin sağlanmadığı, bu kişilerden alınan vekaletnamenin de sunulmadığı gererkçesiyle ön koşul yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı yönetim kurulu üyeleri ve çalışanların usulsüz olarak verdikleri kredi nedeniyle davacı bankanın zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı bir anonim şirket olup, organları aracılığıyla işlemlerde bulunmaktadır. Yetkili organlarının aldığı karar ve yaptığı işlemler davacı şirket hakkında hukuki sonuç doğurur. Yetkili organları oluşturan kişilerin değişmesi, ayrılması, ölmesi veya sonradan fiil ehliyetlerini kaybetmesinin bir önemi olmayıp, önemli olan organın varlığı ve devamıdır. Şirket adına yapılacak işlerde işlem anındaki yetkili organın karar alması veya işlem yapması yeterli olup, bu kural yasal mevzuat ile şirketlerin mahiyetine de uygun bulunmaktadır.
Somut olayda, yapılan yargılama sırasında işbu davaya muvafakat verilmesine ilişkin olarak genel kurul tarafından alınan karar üzerine aynı genel kurulda seçilen denetim kurulu üyeleri tarafından verilen vekaletname ile usuli eksiklikler giderilmiş olup, mahkemece yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, dava tarihindeki denetim kurulu üyelerinin davaya iştiraki sağlanmadığı veya vekaletnameleri sunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tahsil | Zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15760 E. 2012/20145 K.
Ortak:fiil ehliyeti · muvafakat · anonim şirket · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaYetkili organları oluşturan kişilerin değişmesi, ayrılması, ölmesi veya sonradan «fiil ehliyetlerini» kaybetmesinin bir önemi olmayıp, önemli olan organın varlığı ve devamıdır.
Dava, davalı «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanların usulsüz olarak verdikleri kredi nedeniyle davacı bankanın zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı bir «anonim şirket» olup, organları aracılığıyla işlemlerde bulunmaktadır.
Benzer bu karardaYetkili organları oluşturan kişilerin değişmesi, ayrılması, ölmesi veya sonradan «fiil ehliyetlerini» kaybetmesinin bir önemi olmayıp, önemli olan organın varlığı ve devamıdır.
Dava, davalı «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanların usulsüz olarak verdikleri kredi nedeniyle davacı bankanın zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı bir «anonim şirket» olup, organları aracılığıyla işlemlerde bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar
Benzer bu karardaBu itibarla somut olayda, «bozma sonrası» yapılan yargılama sırasında işbu davaya «muvafakat» verilmesine ilişkin olarak genel kurul tarafından alınan karar üzerine aynı genel kurulda seçilen denetim kurulu üyeleri tarafından verilen vekaletname ile bozma i …
-
Zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5379 E. 2013/4871 K.
Ortak:fiil ehliyeti · muvafakat · anonim şirket · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı · Zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat
İncelediğiniz karardaYetkili organları oluşturan kişilerin değişmesi, ayrılması, ölmesi veya sonradan «fiil ehliyetlerini» kaybetmesinin bir önemi olmayıp, önemli olan organın varlığı ve devamıdır.
Dava, davalı «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanların usulsüz olarak verdikleri kredi nedeniyle davacı bankanın zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı bir «anonim şirket» olup, organları aracılığıyla işlemlerde bulunmaktadır.
Benzer bu karardaYetkili organları oluşturan kişilerin değişmesi, ayrılması, ölmesi veya sonradan «fiil ehliyetlerini» kaybetmesinin bir önemi olmayıp, önemli olan organın varlığı ve devamıdır.
Dava, davalı «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanların usulsüz olarak verdikleri kredi nedeniyle davacı bankanın zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı bir «anonim şirket» olup, organları aracılığıyla işlemlerde bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5532 E. 2010/12040 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · dava şartı yokluğu · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 30.06.2007 tarihli genel kurul toplantısında davadaki iddia ve isteme ilişkin denetçiler tarafından dava açılması yolunda alınmış bir karar ve denetçilere verilmiş bir «yetkinin» mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yöneticiler hakkında açılan işbu dava «sorumluluk davası» niteliğinde olup, bu davanın görülebilmesi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesinin yollamasıyla TTK’nun 341 nci maddesi uyarınca genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması koşuluna bağlıdır .Ancak, açıklanan koşullar dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanması mümkün bulunan usuli bir eksikliktir.
2 benzer karar daha
-
Tahsil | Zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1294 E. 2024/3689 K.
Ortak:fiil ehliyeti · muvafakat · anonim şirket · taraf ehliyeti · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaYetkili organları oluşturan kişilerin değişmesi, ayrılması, ölmesi veya sonradan «fiil ehliyetlerini» kaybetmesinin bir önemi olmayıp, önemli olan organın varlığı ve devamıdır.
Dava, davalı «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanların usulsüz olarak verdikleri kredi nedeniyle davacı bankanın zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı bir «anonim şirket» olup, organları aracılığıyla işlemlerde bulunmaktadır.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanların usulsüz olarak verdikleri kredi nedeniyle davacı bankanın zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
… nda açıkça dosya numarası da bildirilmek suretiyle banka tahsili gecikmiş alacakları portföyünde yer alan kredi takip alacaklarının, Birleşim Varlık Yönetim A.Ş.'ye «temlik»/devir edilmesinin, yönetim kurulunun 26.12.2018 tarih ve 143 no.lu kararı ile kararlaştırıldığı ve işbu davaya konu alacakların tamamının bu kapsamda temlik/devir edildiği bildirilmiş, ekinde de «yönetim kurulu» karar örneği gönderilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · müddeabih · temlik sözleşmesi · üçüncü kişi · temlik
Benzer bu karardaBir dava açıldıktan sonra (dava devam ederken), dava konusu olan mal veya hakkın («müddeabihin») bir başkasına («üçüncü kişiye») devredilmesi mümkündür.
Taraflardan birinin, dava sırasında «müddeabihi» başkasına devretmesi hâlinde artık müddeabih üzerinde bir «tasarruf yetkisi» kalmaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.02.2011 tarihli, 2010/11-689 E. ve 2011/46 K. sayılı kararı).
… ktörlüğü'nün dosyaya sunulan 14.11.2019 tarihli yazısında, banka tahsili gecikmiş alacakları portföyünde yer alan alacakların, Birleşim Varlık Yönetim A.Ş.'ye devir/«temlik» edilmesinin, yönetim kurulunun 26.12.2018 tarih ve 143 no.lu kararı ile kararlaştırıldığı, ancak 06.07.2001 tarihinden önce kullandırılan kredilerden kaynaklı bu alacakların «temlik sözleşmesinde» (Ek-2) belirlenen bedelle temlik edilmiş olmasının, iş bu davaya konu banka zararını ortadan kaldırmadığı ve bu nitelikteki banka hak ve alacaklarının devir konusu …
4.Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, dava konusu edilen alacağın da dava açıldıktan sonra devir/«temlik» edildiği anlaşılmış olup buna göre Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak (görülmekte olan davada davacı yerine devralmış olan kişinin geçmesi için gerekli usuli işlemler yapılarak) bir karar verilmesi gerekirken «müddeabihi» devretmiş davacı huzuru ile davaya devam edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5033 E. 2010/11652 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, davalı «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanların usulsüz olarak verdikleri kredi nedeniyle davacı bankanın zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı kooperatif, davalılardan ...’in kaza tarihinde «yönetim kurulu» üyesi olduğunu, kooperatifle ilgisi bulunmayan bir işin takibi nedeniyle aracın «hasara» uğradığını ve kazada sonra da aracın «teslim» edilmediğini ileri sürerek, bu davalının da oluşan zarardan sorumlu tutulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk davası · hasar · teslim
Benzer bu karardaDavacı kooperatif, davalılardan ...’in kaza tarihinde «yönetim kurulu» üyesi olduğunu, kooperatifle ilgisi bulunmayan bir işin takibi nedeniyle aracın «hasara» uğradığını ve kazada sonra da aracın «teslim» edilmediğini ileri sürerek, bu davalının da oluşan zarardan sorumlu tutulmasını istemiştir.
Bu durumda davalı ... açısından işbu dava «sorumluluk davası» niteliğinde olup, hükmü temyiz eden bu davalı hakkındaki davanın görülebilmesi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinin yollamasıyla TTK’nun 341. maddesi uyarınca genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması koşuluna bağlıdır.Ancak, açıklanan koşullar dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanması mümkün bulunan usuli bir eksikliktir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5063 E. , 2013/6434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.06.2011 tarih ve 2009/466-2011/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın genel müdürü, yönetim kurulu üyesi, daire başkanı ve şube müdürü olan davalıların, görevde bulundukları dönemde, bankacılık teamüllerine aykırı şekilde, krediye müstehak olmayan firmalara kredi verip banka öz kaynaklarını riske atmak suretiyle, müvekkili bankayı zarara uğrattıklarını ileri sürerek, şimdilik 15.410.514,65 EURO, 30.462.311,98 CHF ve 190.724.920.760 TL'nin, temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuş, bir kısım davalılar savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından ... 341. maddesi gereğince böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulda dava açılması yönünde karar alınması ve dava tarihi itibari ile şirketin denetçilerinin davaya iştirakinin sağlanması ya da onlardan alınan vekaletnamenin sunulmasının gerektiği, davacı banka tarafından davanın açılması ile ilgili genel kurul kararının sunulduğu ancak HUMK 39. ve 40. maddeleri uyarınca verilen süre ve kesin süreye rağmen dava tarihi itibari ile denetim
kurulu üyeleri olarak görev yapan ... ve ... 'nın davaya iştirakinin sağlanmadığı, bu kişilerden alınan vekaletnamenin de sunulmadığı gererkçesiyle ön koşul yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı yönetim kurulu üyeleri ve çalışanların usulsüz olarak verdikleri kredi nedeniyle davacı bankanın zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı bir anonim şirket olup, organları aracılığıyla işlemlerde bulunmaktadır. Yetkili organlarının aldığı karar ve yaptığı işlemler davacı şirket hakkında hukuki sonuç doğurur. Yetkili organları oluşturan kişilerin değişmesi, ayrılması, ölmesi veya sonradan fiil ehliyetlerini kaybetmesinin bir önemi olmayıp, önemli olan organın varlığı ve devamıdır. Şirket adına yapılacak işlerde işlem anındaki yetkili organın karar alması veya işlem yapması yeterli olup, bu kural yasal mevzuat ile şirketlerin mahiyetine de uygun bulunmaktadır.
Somut olayda, yapılan yargılama sırasında işbu davaya muvafakat verilmesine ilişkin olarak genel kurul tarafından alınan karar üzerine aynı genel kurulda seçilen denetim kurulu üyeleri tarafından verilen vekaletname ile usuli eksiklikler giderilmiş olup, mahkemece yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken, dava tarihindeki denetim kurulu üyelerinin davaya iştiraki sağlanmadığı veya vekaletnameleri sunulmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450382300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz