6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kooperatifler kanunu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5033 E. 2010/11652 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kooperatifler kanunu sorumluluk davası yönetim kurulu kararı hasar teslim

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HUMK — HUMK 39 · TTK — TTK 341

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle satışa esas kasko bedelinin 4.589,00 YTL olduğu, bu miktardan kazanın oluşumunda kusurlu bulunan davalılar ..., ..., ... ve ...’ın sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...’dan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı kooperatife ait aracın kaza sonucu hasarlanması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı kooperatif, davalılardan ...’in kaza tarihinde yönetim kurulu üyesi olduğunu, kooperatifle ilgisi bulunmayan bir işin takibi nedeniyle aracın hasara uğradığını ve kazada sonra da aracın teslim edilmediğini ileri sürerek, bu davalının da oluşan zarardan sorumlu tutulmasını istemiştir. Bu durumda davalı ... açısından işbu dava sorumluluk davası niteliğinde olup, hükmü temyiz eden bu davalı hakkındaki davanın görülebilmesi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinin yollamasıyla TTK’nun 341. maddesi uyarınca genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması koşuluna bağlıdır.Ancak, açıklanan koşullar dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanması mümkün bulunan usuli bir eksikliktir. Somut olayda, dava genel kuruldan bu yönde bir karar alınmaksızın doğrudan kooperatif yöneticileri tarafından verilen vekalete dayalı olarak açılmıştır. O halde mahkemece, HUMK’nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca davacı tarafa uygun süre verilerek genel kurulda açıklanan şekilde bir karar alınmasının sağlanması ve kooperatif denetçilerinin davaya iştiraki veya onlardan vekaletname alınması olanağının tanınması ile davaya devam edilmesi gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin uyuşmazlığın esasına girilerek davalı yönetici ... hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle hükmü temyiz eden anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kooperatifler kanunu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5532 E. 2010/12040 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5386 E. 2014/14890 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3541 E. 2010/3730 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12299 E. 2011/276 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/5033 E.  ,  2010/11652 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2007 tarih ve 2004/145 - 2007/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili kooperatife ait kamyonetin 05.04.1999 tarihinde davalı ... tarafından kullanıldığı sırada kazaya uğradığını, kazada Ayhan’ın kusurlu bulunduğunu, diğer davalıların kaza tarihinde kooperatif yönetim kurulunda olduklarını, kazadan sonra kooperatife ait aracın kooperatife teslim edilmediğini, yönetim kurulu üyelerinin kooperatife ait olmayan bir iş takibi nedeniyle aracın hasara uğramasına neden olduklarını, davalılar eski yönetim kurulu üyeleri ve sürücünün aracın uğradığı zarardan sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, kamyonetin değeri olan 15.000,00 YTL’nın davalılardan ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, istenen miktarın Da fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle satışa esas kasko bedelinin 4.589,00 YTL olduğu, bu miktardan kazanın oluşumunda kusurlu bulunan davalılar ..., ..., ... ve ...’ın sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...’dan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı kooperatife ait aracın kaza sonucu hasarlanması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı kooperatif, davalılardan ...’in kaza tarihinde yönetim kurulu üyesi olduğunu, kooperatifle ilgisi bulunmayan bir işin takibi nedeniyle aracın hasara uğradığını ve kazada sonra da aracın teslim edilmediğini ileri sürerek, bu davalının da oluşan zarardan sorumlu tutulmasını istemiştir. Bu durumda davalı ... açısından işbu dava sorumluluk davası niteliğinde olup, hükmü temyiz eden bu davalı hakkındaki davanın görülebilmesi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinin yollamasıyla TTK’nun 341. maddesi uyarınca genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması koşuluna bağlıdır.Ancak, açıklanan koşullar dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanması mümkün bulunan usuli bir eksikliktir.

Somut olayda, dava genel kuruldan bu yönde bir karar alınmaksızın doğrudan kooperatif yöneticileri tarafından verilen vekalete dayalı olarak açılmıştır. O halde mahkemece, HUMK’nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca davacı tarafa uygun süre verilerek genel kurulda açıklanan şekilde bir karar alınmasının sağlanması ve kooperatif denetçilerinin davaya iştiraki veya onlardan vekaletname alınması olanağının tanınması ile davaya devam edilmesi gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin uyuşmazlığın esasına girilerek davalı yönetici ... hakkında hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle hükmü temyiz eden anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034709100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.