6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4681 E. 2013/9650 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme aşaması yapılmamış sayılma peşin karar harcı itirazın iptali davası iyiniyet iptal davası alacak davası ıslah

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK — HMK 179 · BK — BK 4

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, başlangıçta itirazın iptali istemine ilişkin olarak açılmış ise de, davacı vekilince 26.04.2010 tarihinde alacak davası olarak ıslah edilmiş olup, mahkemece itirazın iptali istemi üzerinden karar verilmiştir. 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 83 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 180. maddelerine göre ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Diğer bir söyleyişle, ıslah, iyiniyetli tarafın, davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur (YİBK’nın 04.02.1948 gün ve 1944/10 E., 1948/3 K.; YHGK’nın 16.03.2005 gün ve 2005/13-97 E., 150 K. sayılı ilamları).Az önce de ifade edildiği üzere ıslahın konusu, tarafların yapmış oldukları usul işlemleridir (usule müteallik muamelelerdir; m. 83). Yani, ancak tarafların yapmış oldukları usul işlemleri ıslah edilebilir (ıslah yolu ile düzeltilebilir). Tarafların yaptıkları usul işlemleri, yargılamanın ilerlemesi için yapılan, şartları ve etkileri usul hukuku tarafından düzenlenmiş olan işlemlerdir. Islahın tamamlanması için ne diğer tarafın ve ne de mahkemenin kabulüne ihtiyaç vardır. Madem ki, ıslah müessesesi tarafların yaptıkları usul muamelelerine ilişkindir, o halde bir taraf muamelesi sayılan dava dilekçesi ve cevap dilekçesi de ıslah ile düzeltilebilecektir.Dava, davacı tarafça tamamen ıslah edilebilir. Tamamen ıslahta davacı, davasını baştan, yani dava dilekçesinden itibaren ıslah eder ve bu yola o zamana kadarki bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması için başvurur (HMK m. 179/1). Bu durumda mahkeme, davayı yeni şekline göre yürütür ve ilk dava dilekçesi, hiç verilmemiş sayılır ve mahkeme davayı yeni dava dilekçesine göre yürütür.Bu hukuksal açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı tarafça başlangıçta dava itirazın iptali davası olarak açılmış ancak, daha sonra davaya alacak davası olarak devam edildiği beyan edilerek, dava ıslah edilmiştir. Bundan sonra mahkemece somut davanın ıslah edilmiş şekliyle, alacak davası olarak yürütülmesi ve buna göre sonuçlandırılması gerekirken, mahkeme hatalı bir değerlendirme ile itirazın iptali davasına ilişkin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız rekabet | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11858 E. 2016/9302 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1397 E. 2013/9047 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1918 E. 2011/10881 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9202 E. 2013/13243 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15182 E. 2010/10369 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmenin feshi | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13793 E. 2015/10587 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4876 E. 2014/6962 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/4681 E.  ,  2013/9650 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2012 tarih ve 2009/716-2012/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK.'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilince davalı aleyhine kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibinin, davalının itirazı ile icra mahkemesince iptali üzerine, müvekkilince takip konusu senedin keşidecisi ve hamili davalıya gönderilen ihtarname ile borcun ödenmesinin istenildiğini, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davalının icra mahkemesinde dava konusu senedi rızası ile müvekkiline verdiğini ve borcu kabul ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını ve davalının kötüniyeti nedeniyle % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 26.04.2010 tarihinde davasını alacak davası olarak, 04.02.2011 tarihinde ise alacak miktarını 7.105.00 TL asıl alacak ve 6.895.00 TL dava tarihine kadar işlemiş faizden oluşan toplam 14.000.00 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu takip iptal edildiğinden davanın usulen reddinin gerektiğini, alacağın yazılı delillerle kanıtlamasının zorunlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece; iddia, savunma ile işlemiş faiz yönünden alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından davacıya ciro edilen davaya konu senet altındaki imzanın davalı tarafından inkar edilmediği, davacıya borcunun olmadığını ispata elverişli yazılı bir belgenin de ibraz edilmediği, her ne kadar kısa kararda dava sehven itirazın iptali olarak değerlendirilip icra inkar tazminatına hükmedilmiş ise de bu değerlendirmenin doğru olmadığının gerekçeli karar aşamasında anlaşıldığı, bu yanılgının düzeltilmesinin Yargıtay denetimine tabi bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ...

12. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14307 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 7.105,00 TL asıl alacak ve 5.271,37 TL işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %40’ı oranında 2.842,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. Dava, başlangıçta itirazın iptali istemine ilişkin olarak açılmış ise de, davacı vekilince 26.04.2010 tarihinde alacak davası olarak ıslah edilmiş olup, mahkemece itirazın iptali istemi üzerinden karar verilmiştir. 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 83 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 180.

maddelerine göre ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Diğer bir söyleyişle, ıslah, iyiniyetli tarafın, davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur (YİBK’nın 04.02.1948 gün ve 1944/10 E., 1948/3 K.; YHGK’nın 16.03.2005 gün ve 2005/13-97 E., 150 K. sayılı ilamları).Az önce de ifade edildiği üzere ıslahın konusu, tarafların yapmış oldukları usul işlemleridir (usule müteallik muamelelerdir;

m.

83) . Yani, ancak tarafların yapmış oldukları usul işlemleri ıslah edilebilir (ıslah yolu ile düzeltilebilir). Tarafların yaptıkları usul işlemleri, yargılamanın ilerlemesi için yapılan, şartları ve etkileri usul hukuku tarafından düzenlenmiş olan işlemlerdir. Islahın tamamlanması için ne diğer tarafın ve ne de mahkemenin kabulüne ihtiyaç vardır. Madem ki, ıslah müessesesi tarafların yaptıkları usul muamelelerine ilişkindir, o halde bir taraf muamelesi sayılan dava dilekçesi ve cevap dilekçesi de ıslah ile düzeltilebilecektir.Dava, davacı tarafça tamamen ıslah edilebilir. Tamamen ıslahta davacı, davasını baştan, yani dava dilekçesinden itibaren ıslah eder ve bu yola o zamana kadarki bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması için başvurur (HMK m.

179/1). Bu durumda mahkeme, davayı yeni şekline göre yürütür ve ilk dava dilekçesi, hiç verilmemiş sayılır ve mahkeme davayı yeni dava dilekçesine göre yürütür.Bu hukuksal açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı tarafça başlangıçta dava itirazın iptali davası olarak açılmış ancak, daha sonra davaya alacak davası olarak devam edildiği beyan edilerek, dava ıslah edilmiştir. Bundan sonra mahkemece somut davanın ıslah edilmiş şekliyle, alacak davası olarak yürütülmesi ve buna göre sonuçlandırılması gerekirken, mahkeme hatalı bir değerlendirme ile itirazın iptali davasına ilişkin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449470000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.