Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1918 E. 2011/10881 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sebepsiz zenginleşme↗ işlemiş faiz↗ içtihadı birleştirme kararı↗ ıslah↗ asıl alacak↗ maddi tazminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete ödediği 22.000 DM kayıtlara geçirilmediği, davacıya ortaklık senedi düzenlenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait ortaklık senedi vermek üzere davalı şirket temsilcisine 22.000 DM verildiği halde pay senedi verilmediğini ve ortak edilmediğini belirterek, sebepsiz zenginleştiğini iddia ettiği davalıdan dava dilekçesinde 1.000 TL talep etmiş, Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 1.000 TL olan maddi tazminat istemini ıslah ederek 20.003 TL asıl alacak ve işlemiş faiz tutarı 27.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 17.711,76 TL asıl alacak ve 27.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir. Davanın tamamen ıslahı HUMK'nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür. Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen ıslahına izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir. Nitekim, 4.2.1948 gün ve 1944/10 Esas - 1948/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ıslah, HUMK'nun 84. maddenin açık kuralı uyarınca soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip, Yargıtayca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. Dava konusu olayda, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre anılan YİBK'na aykırı olarak davanın ıslahı kabul edilip, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15182 E. 2010/10369 K.
Ortak:ıslah · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait ortaklık senedi vermek üzere davalı şirket «temsilcisine» 22.000 DM verildiği halde pay senedi verilmediğini ve ortak edilmediğini belirterek, «sebepsiz zenginleştiğini» iddia ettiği davalıdan dava dilekçesinde 1.000 TL talep etmiş, Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 1.000 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 20.003 TL «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» tutarı 27.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 17.711,76 TL asıl alacak ve 27.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK'nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen «ıslahına» izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Benzer bu kararda2-Dava, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup,Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 2.000.000.000.TL. olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 18.150,00-YT.L.nın davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın «maddi tazminat» istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK.nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9202 E. 2013/13243 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait ortaklık senedi vermek üzere davalı şirket «temsilcisine» 22.000 DM verildiği halde pay senedi verilmediğini ve ortak edilmediğini belirterek, «sebepsiz zenginleştiğini» iddia ettiği davalıdan dava dilekçesinde 1.000 TL talep etmiş, Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 1.000 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 20.003 TL «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» tutarı 27.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 17.711,76 TL asıl alacak ve 27.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK'nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen «ıslahına» izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Benzer bu kararda2- Dava, işveren mali mesuliyet «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL'nin tahsili talep edilmiş, mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı Dairemizce bozulduktan sonra davacı tarafından 13.03.2012 tarihli dilekçe ile dava «ıslah» edilerek alacak miktarı 84.213,03 TL'ye yükseltilmiş ve mahkemece davanın kabulü ile 84.213,03 TL'nin tahsiline hükmedilmiştir.
Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca «ıslah», HUMK.
Dava konusu olayda, bozma ilamında davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle karar bozulduğuna ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre davalının kazanılmış hakkına ve YİBK.'na aykırı olarak davanın «ıslahı» kabul edilip, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü · yargılama gideri · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce «yargılama gideri» yönünden davacı yararına bozulmuştur.
2- Dava, işveren mali mesuliyet «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL'nin tahsili talep edilmiş, mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı Dairemizce bozulduktan sonra davacı tarafından 13.03.2012 tarihli dilekçe ile dava «ıslah» edilerek alacak miktarı 84.213,03 TL'ye yükseltilmiş ve mahkemece davanın kabulü ile 84.213,03 TL'nin tahsiline hükmedilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, «ıslah» ile arttırılan «bölümün» salt bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekmekte olup, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizin 18.01.20 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13793 E. 2015/10587 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait ortaklık senedi vermek üzere davalı şirket «temsilcisine» 22.000 DM verildiği halde pay senedi verilmediğini ve ortak edilmediğini belirterek, «sebepsiz zenginleştiğini» iddia ettiği davalıdan dava dilekçesinde 1.000 TL talep etmiş, Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 1.000 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 20.003 TL «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» tutarı 27.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 17.711,76 TL asıl alacak ve 27.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK'nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen «ıslahına» izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen sözleşme uyarınca davacının davalıdan toplam «komisyon alacağının» «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak 39.534,37 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın kısmen ve ya tamamen «ıslahı» mümkün ise de bozmadan sonra davanın tamamen ya da kısmen ıslahına izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Nitekim, 04.02.1948 gün ve 1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca «ıslah», soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon sözleşmesi · komisyon alacağı · komisyon
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, taraflar arasında düzenlenen ve inkar edilmeyen sözleşme uyarınca davacının davalıdan toplam «komisyon alacağının» «ıslah» dilekçesi de dikkate alınarak 39.534,37 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, «komisyon sözleşmesinin» haksız feshinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18009 E. 2014/6930 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait ortaklık senedi vermek üzere davalı şirket «temsilcisine» 22.000 DM verildiği halde pay senedi verilmediğini ve ortak edilmediğini belirterek, «sebepsiz zenginleştiğini» iddia ettiği davalıdan dava dilekçesinde 1.000 TL talep etmiş, Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 1.000 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 20.003 TL «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» tutarı 27.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 17.711,76 TL asıl alacak ve 27.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK'nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen «ıslahına» izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre; bankaların «internet bankacılığında» tüm güvenlik önlemlerini alması gerektiği ancak bankanın müşterisinin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı, davacının hesabından bilgisi dışında 28.249 TL «havale» yapıldığı, durumun davalı bankaya «ihtarname» yoluyla bildirildiği ve 5 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, «ihtarının» bankaya 17/04/2007 tarihinde tebliği edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı 5 günün dolduğu 23/04/2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/04/2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte 22.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu karar 25.02.2013 tarihinde davacı lehine bozulduktan sonra, davacı vekili 01.10.2013 tarihli dilekçesi ile davayı kısmen «ıslah» ederek 22.000,00 TL daha alacağının tahsilini istemiş, mahkemece ıslah edilen miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · internet bankacılığı · temerrüt tarihi · ihtar · havale · ihtarname · yasal faiz · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre; bankaların «internet bankacılığında» tüm güvenlik önlemlerini alması gerektiği ancak bankanın müşterisinin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı, davacının hesabından bilgisi dışında 28.249 TL «havale» yapıldığı, durumun davalı bankaya «ihtarname» yoluyla bildirildiği ve 5 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, «ihtarının» bankaya 17/04/2007 tarihinde tebliği edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı 5 günün dolduğu 23/04/2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/04/2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte 22.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Yargıtay HGK'nın 04.02.1948 tarih 1944/10 E 1948/3 K. sayılı kararına göre de, «ıslah» «tahkikat» ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3830 E. 2011/12514 K.
Ortak:ıslah · Alacak
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait ortaklık senedi vermek üzere davalı şirket «temsilcisine» 22.000 DM verildiği halde pay senedi verilmediğini ve ortak edilmediğini belirterek, «sebepsiz zenginleştiğini» iddia ettiği davalıdan dava dilekçesinde 1.000 TL talep etmiş, Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 1.000 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 20.003 TL «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» tutarı 27.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 17.711,76 TL asıl alacak ve 27.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK'nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen «ıslahına» izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Benzer bu karardaDairemizin bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda davacının alacaklı olduğu miktar (8052,35) TL olarak hesaplanmış, davacı tarafça talep (8052,35) TL'na «ıslah» olunmuş ve mahkemece ıslah olunan miktar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa; 4.2.1948 tarih ve 1944/10 esas ve 1948/3 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıkça belirtildiği üzere «ıslah», soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
Yargıtay tarafından karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak bulunmayıp mahkemenin bu hususu gözardı ederek, bozmadan sonra davacının «ıslah» talebini kabul etmek suretiyle yazılı şekilde karar vermesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen «son» bilirkişi raporuna ve bozma ilamı içeriğine göre davanın kabulü ile (8052,35) TL’nın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9460 E. 2014/16733 K.
Ortak:ıslah · Alacak
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait ortaklık senedi vermek üzere davalı şirket «temsilcisine» 22.000 DM verildiği halde pay senedi verilmediğini ve ortak edilmediğini belirterek, «sebepsiz zenginleştiğini» iddia ettiği davalıdan dava dilekçesinde 1.000 TL talep etmiş, Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 1.000 TL olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 20.003 TL «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» tutarı 27.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 17.711,76 TL asıl alacak ve 27.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK'nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen «ıslahına» izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Benzer bu kararda… temyizi üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu karar 11.09.2013 tarihinde davacı lehine bozulduktan sonra, davacı vekili 14.02.2014 tarihli dilekçesi ile davayı «ıslah» ederek toplam 75.000,00 TL alacağının tahsilini istemiş, mahkemece ıslah edilen miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar, Yargıtay HGK'nın 04.02.1948 tarih 1944/10 E 1948/3 K. sayılı kararına göre de, ıslah tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca, Yargıtayca hüküm bozulduktan sonra «ıslah» yapılamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · tahkikat
Benzer bu kararda… ı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalı banka hesabındaki 75.000,00 TL'nin davalı bankanın personeli tarafından çekilerek «zimmetine» geçirildiği, davalı bankanın soruşturduğu kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi gerekti …
1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar, Yargıtay HGK'nın 04.02.1948 tarih 1944/10 E 1948/3 K. sayılı kararına göre de, ıslah tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4876 E. 2014/6962 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:halefiyet · rücuen tahsil · görevsizlik kararı · taşıyan · hasar · görevli mahkeme
Benzer bu karardadava dışı sigortalısına ödediği «hasar» tazminatının davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
22.03.1944 tarihli 37 E.- 9 K. sayılı YİBK'da da belirtildiği üzere bu dava, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Davacı sigorta şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı Ç.Ltd.
Şti. arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak «görevli» mahkeme tespit edilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1918 E. , 2011/10881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2008/1013 - 2009/834 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25.04.2001 tarihinde çalışmakta olduğu Hollanda ülkesinde Yimpaş temsilcisi olarak bu ülkede faaliyet gösteren ... isimli şahsın müvekkiline Yimpaş A.Ş. adına ortaklık hisse senedi vermek üzere 22.000 Alman markı aldığını, buna dair yazılı belge de düzenlendiğini, müvekkilinin ülkeye kesin dönüş yaptıktan sonra ortaklık senedi vermesini talep ettiğini, ancak davalı şirket yetkililerinin müvekkilinin herhangi bir hissesinin olmadığını belirtmeleri üzerine 10.08.2004 tarihinde müvekkilinin davalı şirkete ihtar çektiğini, ancak davalı şirket yetkililerinin herhangi bir cevap vermediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıdan alınan 22.000 DM tutarından şimdilik 1.000 YTL'na karşılık gelen Alman markı tutarının Yeni Türk Lirası üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini 20.003 TL'na yükseltmiştir..
Davalı şirket vekili, yargılama sırasında; açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete ödediği 22.000 DM kayıtlara geçirilmediği, davacıya ortaklık senedi düzenlenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili müvekkilinin, davalı şirkete ait ortaklık senedi vermek üzere davalı şirket temsilcisine 22.000 DM verildiği halde pay senedi verilmediğini ve ortak edilmediğini belirterek, sebepsiz zenginleştiğini iddia ettiği davalıdan dava dilekçesinde 1.000 TL talep etmiş, Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 1.000 TL olan maddi tazminat istemini ıslah ederek 20.003 TL asıl alacak ve işlemiş faiz tutarı 27.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece 17.711,76 TL asıl alacak ve 27.000 TL işlemiş faizin tahsiline karar verilmiştir. Davanın tamamen ıslahı HUMK'nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür. Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen ıslahına izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Nitekim, 4.2.1948 gün ve 1944/10 Esas - 1948/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ıslah, HUMK'nun 84. maddenin açık kuralı uyarınca soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip, Yargıtayca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. Dava konusu olayda, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre anılan YİBK'na aykırı olarak davanın ıslahı kabul edilip, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030861300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz